Özet (TL;DR) @ 2018-07-19 10:07:40.673693: Adnan Oktar grubuna yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye getirilen şüphelilerin tutuklanmasının ardından, Adnan Oktar da sabah saatlerinde tutuklandı. Toplam 168 kişi…
Anadolu Ajansı, DHA
18.07.2018 - 16:12 19.07.2018 - 12:03 Son Guncelleme : 19.07.2018 - 12:03
Adnan Oktar grubuna yonelik soruşturma kapsamında gozaltına alınarak adliyeye getirilen Adnan Oktar'ın da aralarında bulunduğu 168 şupheli tutuklandı.
Mahkemede, çocuklara cinsel istismarda bulunduğu iddialarıyla ilgili soruları yanıtlayan Adnan Oktar, iddiaları çirkin bulduğunu soyleyerek reddetti.
Atılı suçlamaları kabul etmediğini soyleyen Adnan Oktar, "Geniş bir arkadaş grubum vardır. Lakap kullanırım ancak kod adım yoktur" dedi.
İfadesinde ayda 3500 lira geliri olduğunu beyan eden Oktar, başka geliri olmadığını soyledi.
Kendisine kumpas kurulduğunu da one suren Adnan Oktar, yurt dışında yaptığı goruşmelerinin Turkiye aleyhine değil, lehine olduğunu soyledi.
Oktar, kuçuk kızları evine alarak tacizde bulunduğu iddialarını da kabul etmedi.
Adnan Oktar suçlamaları reddederken "Hukukun içinde yaşayan bir kişiyim, halkın içinde yaşayan bir kişiyim. Herkes beni gorur tanır. Gittiğim yerler bellidir. Gizli anlaşılmaz orgut lideri değilim, Durust insanlarla yaşamayı seven, dost olmayı seven, arkadaş çevresi olan bir kişiyim. İddiaları çirkin buluyorum, kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Teror ve Örgutlu Suçlar Burosunca yurutulen soruşturma doğrultusunda gozaltına alınan ve tutuklanmaları talebiyle hakimliğe sevk edilen 176 şuphelinin işlemleri tamamlandı.
Nobetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından sorgulanan, aralarında Adnan Oktar'ın da bulunduğu 168 şupheli tutuklanarak cezaevine gonderildi. 5 kişi Emniyet, 1 kişi Savcılık, 13 kişi Adli Kontrol şartıyla olmak uzere toplam 19 kişi serbest bırakıldı.
Savcılık, orgut lideri olduğu one surulen Adnan Oktar ile Didem Ürer, Alev Babuna, Ayşegul Huma Babuna ve Ahmet Oktar Babuna'nın da aralarında bulunduğu 59 şupheliyi "suç işlemek amacıyla orgut kurma", "çocuğun cinsel istismarı", "nitelikli cinsel saldırı", "şantaj", "mal varlığı değerlerini yurt dışına çıkarma", "cebir, şiddet ve tehdit kullanarak kişiyi hurriyetinden yoksun bırakma" suçlarından tutuklanmaları istemiyle nobetçi sulh ceza hakimliğine sevk etti.
Savcılığın hazırladığı sevk yazısında, şupheli Adnan Oktar'ın orgutu kurduğu ve dini değerlere zarar vermek, toplumun yapısını bozmak ve haksız elde ettikleri kazançları meşrulaştırıp luks bir hayat surerek devamlılığını sağlayacak şekilde yapılandırdığı anlatıldı.
Gruptaki birçok kişinin ise gerçeğe aykırı kuyumculuk faaliyetleri uzerinden alınan ruhsatlarla silahlandırıldıkları vurgulanan sevk yazısında, ''Yapılanmaya yurt dışından da geldiği tespit edilen paraları orgute mensup kişilerin kurmuş oldukları şirketler uzerinden akladıktan sonra orgute aktardığı MASAK raporuna gore orgut mensupları ve yoneticilerine ait şirketlerin yetkililerin şirketlerin mal satışlarından elde edilen gelirleri şirkete aktarmadan orgutle bağlantılı şahıslara vermek suretiyle parayı kaynağından uzaklaştırma, banka kredilerini odemeyerek uçuncu kişilere aktarma, yeni kurulan ticari faaliyeti olmayan şirket hesaplarına nakit yatırma ve bu hesaplardan para çekme, gayrimenkul edinme ve akabinde gayrimenkulun mulkiyet yapısını surekli değiştirerek kara para aklamaya matuf olmuşlardır.'' denildi.
Sevk yazısında, "grubun Global Yayıncılık firmasına yurt dışı şirketlerden gelen bir kısım transferlerin de yine orgutsel kaynakları gizleme ve aklamaya yonelik işlemler olduğu, aktarılan bu paraların orgut içinde guvenilir olan şahısların adına çok hisseli olacak şekilde menkul ve gayrimenkul alınarak aklandığı, kayıtlı ya da kayıt dışı olarak orgute gelen paraların nasıl değerlendirileceğine orgut elebaşısı Adnan Oktar'ın karar verdiği" kaydedildi.
Şupheli Oktar'ın ''mehdi'' olduğuna orgut uyelerini inandırdığı, orgut içerisinde hazırlanmış olduğu ''Eğer bu davadan ayrılırsam Allah'ın, meleklerin ve tum lanet edicilerin laneti uzerime olsun'' şeklinde yemin metniyle dini duygular uzerinden orgutten ayrılmayı engelleme gayreti içerisinde olduğu anlatılan sevk yazısında, yemin metnini ve mehdiye biat kavramını orgut uyeleri uzerinde mutlak bir hakimiyet sağlamak için kullandığının anlaşıldığı belirtildi.
Grubun içerisinde bulunan ''imam bacılar'', ''bacılar'' ve ''kız kardeşler'' olarak sınıflandırılan tum kadınların Adnan Oktar'ın eşi konumunda olduğu bilgisi verilen sevk yazısında, şupheli Oktar'ın yapılan sahte evliliklerden orgut içerisindeki hiyerarşiye ve turnike sistemiyle orgute kazandırılacak kişilere kadar her konuda kendisinin karar verdiği, diğer orgut mensuplarının Oktar karşısında ''esas duruş'' olarak tabir edilen mutlak itaatkar bir şekilde tavır sergilediklerinin beyanlarından anlaşıldığı ifade edildi.
Sevk yazısında, şupheli Oktar hakkındaki suçlamalar şu şekilde sıralandı;
''Goruntu tespitleri, mağdur ve muşteki ifadeleri, adli muayene raporları, goruntu ve açık kaynak tespitleri, tape kayıtları ile tum dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde şupheli Oktar'ın silahlı suç orgutunun kurucusu ve elebaşısı konumunda olduğu, orgutun faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen tum cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hurriyetinden yoksun kılma, şantaj ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından sorumlu olduğu, ayrıca 2 mağdura yonelik cinsel istismar, iki kişiye yonelik cinsel saldırı, 22 kişiyi hurriyetinden yoksun kılma suçuna bizatihi iştirak ettiği anlaşılmıştır.''
Şuphelilerin haricinde Adnan Oktar grubuna yonelik tespitlerin de bulunduğu sevk yazısında, ''Örgutun, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, suçtan elde edilen mal varlığı değerlerinin aklanması, kişiyi hurriyetinden yoksun kılma, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi ve yayılması, şantaj, dolandırıcılık, ruşvet, eziyet suçlarını işlemek amacıyla ortak bir iradeye dayalı, 80'li yıllardan itibaren devamlılık arz eden, belli bir hiyerarşi dahilinde planlı ve disiplinli bir oluşum içerisinde, amaç ve stratejisi, zihin yıkama yontemleri, FETÖ/PDY benzeri hiyerarşik yapısı, uye sayısı, sahip olduğu silahlı ve zorlayıcı gucu itibarıyla amaç suçları işlemeye elverişli bir suç orgutu olduğu hukuki kanaatine varılmıştır.'' ifadelerine yer verildi.
Şupheli Oktar'ın liderliğini yaptığı orgut ile FETÖ arasındaki benzerlikler bulunduğuna işaret edilen sevk yazısında, orgutun FETÖ gibi, "imam kardeşler", "imam bacılar", "adliye imamı", "para imamları", "infak", "himmet", "ecir" gibi isimler altında farklı alanlarda sorumluluklarının bulunduğu, Oktar'ın da FETÖ elebaşı Fetullah Gulen gibi kendisini mehdi ilan ettiği, 17-25 Aralık'ın ardından orgut mensuplarıyla ozel toplantılar yaptığı, yine FETÖ mensupları gibi onemli yayın kuruluşlarında, holdinglerde çalışan orgut mensupları aracılığıyla istihbarat topladığı vurgulandı.
Sevk yazısında, orgutun yurt dışında Turkiye Cumhuriyeti aleyhinde faaliyet gosteren yabancı ulke kurum ve kuruluşlarıyla irtibatlı olduğu, bu şekilde kişi ve kurumlara bilgi, belge temin ettiklerine dair bulgulara erişildiği anlatılarak, orgut mensuplarının kamu gorevlileri ile irtibat kurarak aleyhlerindeki olaylardan onceden haberdar oldukları, yasal gorunumde de olsa usulsuz temin edilen silahlarla orgut uyelerinin silahlandırıldığı savunuldu.
Grubun zengin ve fiziki gorunumleri iyi olan erkek mensuplarının orgute kazandırılması istenen kadınlarla once duygusal anlamda ilişki yaşadıkları belirtilen sevk yazısında, ardından da bu kişilerin orgut içerisinde oğretilen sozde "psikolojik telkin, dini telkin, ileriye donuk ideal telkin ve son olarak cennet vaadi" yontemleri ile orgute kazandırıldığı aktarıldı.
Sevk yazısında, "şupheli Oktar'ın mehdiliğine inandırılan kadınların, oncelikle orgutte yeni eleman kazandırılmasında gorevli erkek şahıslarla grup veya ayrı yarı cinsel ilişkiye zorlandıkları, çocuk yaştaki kızların dahi zorlandığı hatta cinselliği artırıcı ilaçların katıldığı içeceklerin kullanıldığı partilerin duzenlendiği, ilişkiye zorlanan kadınların kategorilere ayrılarak orgutte farklı gorevler verildiği, birçok kadına da eziyetler uygulanıp sapkın arzuları kabul eden birer kole haline getirildikleri ilişki goruntulerinin şantaj amaçlı kullanıldığı" belirtilerek, şupheli Oktar'ın "Adnan Hoca'nın kedicikleri" soyleminin de yine orgutun suç faaliyetlerini gizlemek amacıyla kullanıldığı ifade edildi.
Gruba ait A-9 televizyon kanalında dini değerlere aykırı şekilde programlar yapıldığı vurgulanan sevk yazısında, kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla orgut elemanı avukatların piyanist Fazıl Say hakkında milli değerleri aşağıladığı iddiasıyla kamu davası açılmasını sağladığı ve davayı takip ettikleri anlatıldı.
Sevk yazısında tutuklamaya sevk edilen diğer şupheliler hakkındaki suçlamalara ve bilgilere de yer verildi.
Tutuklamaya sevk edilen şupheli Ulviye Didem Ürer'in "Dido" kod adını kullandığını, orgutun iki numaralı yoneticisi olduğu, Kandilli'deki Dragos adı verilen orgut merkezinde Adnan Oktar ile birlikte yaşadığı kaydedilen sevk yazısında, şuphelinin Oktar'ın talimatıyla orgutten ayrılanları karalamak amacıyla montajlı resimleri internette yayma noktasında faaliyette bulunduğu savunuldu.
Sevk yazısında, yine tutuklamaya sevk edilen şupheli Alev Babuna'nın birinci derece orgut yoneticisi ve orgutun kasasından sorumlu "imam bacılar" grubundan olduğu, tutuklamaya sevk edilen Mehmet Alp Ünlu'nun orgutun emniyet ve yargıdaki bağlantılarını sağladığı anlatılarak, şupheli Ayşegul Huma Babuna'nın orgute nufuz sağlayıcı bağlantılar kurmakla gorevli olduğu, Ahmet Oktar Babuna'nın "imam kardeşler" grubundan olduğu, orgut uyelerine gorev dağılımı yaptığı, İsrail başta olmak uzere orgutun yurt dışı bağlantılarını sağladığı ileri suruldu.

































Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.