Özet (TL;DR) @ 2018-07-17T13:20:00.000Z: Gazeteci Erdem Gül, Seyr-i Sabah programında Türkiye’deki gazeteciler için özgürlükler alanını değerlendirdi. Dün yargılandığı MİT TIR'ları davasının bir kısmından beraat eden Gül, Türk gazetecilerin…
Seyr-i Sabah
13:20 17.07.2018(Guncellendi 13:44 17.07.2018) URL'yi kısaltın
Gazeteci Erdem Gul, Seyr-i Sabah programında Turkiye'deki gazeteciler için ozgurlukler alanını değerlendirdi. Dun yargılandığı MİT TIR'ları davasının bir kısmından beraat eden Gul, Turk gazetecilerin Avrupalı bir gazeteciye kıyasla çok daha yoğun ve onemli bir gundemle ama daha az ozgur olarak çalıştığını soyledi.
(C) Fotoğraf : DHA
Turkiye, basın yayın ozgurlukleri alanında çok zorlu gunler yaşıyor. Gazeteciler yazdıkları haberler yuzunden tutuklanırken yargılanmaya dahi başlamadıkları çok uzun suren tutukluluk donemleri yaşıyor. Bu konuda en buyuk zorlukları çeken bir gazeteci de Cumhuriyet gazetesi manşetine yansıyan MİT TIR'ları haberi yuzunden uzun tutukluluk donemi yaşayan Erdem Gul. Seyr-i Sabah programına katılan Erdem Gul, Turkiye'de gazetecilik yapmanın zorluklarını ve bu atmosferdeki haberciliği anlattı. Bu haberlerle ilgili suçlamaların bir kısmından beraat eden Gul, ulkemizde doğru haberlerin lukse kaçtığını dile getirdi:
' YAPTIKLARIMIZI DEVLETE DE OKURA DA ANLATAMIYORUZ'
"Aynı haber nedeniyle iki ayrı dava açılmıştı. Birincisinden beraat ettim. İkincisinden yargı devam ediyor. Henuz tam olarak beraat etmiş değilim. Biz tutuklandığımızda 15 Temmuz darbe girişiminden onceydi. Hepimizin ustune çoken abartılı ortamdı. Silahlar patlıyordu. Suruç katliamı, Ankara Gar katliamı olmuştu. Olağanustu gerilimli gunlerdi. Bugunku kadar kotuyu gormemiştik ama yine de kotuydu. Biz seçimlerden hemen sonra tutuklandık. Ben Ankara gazetecisiyim, devletin gizli kalması gereken haberlerini yazıyoruz. Ne odul almak açısından bakıyorsunuz ne de birinci sayfaya girecek haber olarak bakıyorsunuz. Ben birinci sayfaya girecek nitelikte haber için tutuklandım. Yapmak istediklerimizi devlete de okura da anlatamıyoruz. Okurumuz sabah kalktığında ekmek mi alsın belediye sorunuyla mı uğraşsın dolarla mı uğraşsın diye gune başlıyor. Biz onlara iyi ve işe yarayan bilgileri vermeye çalışıyoruz. Gerçek bilgi almak isteyenlere anlatamıyoruz bu haberleri. Ülkemizde doğru haber biraz lukse kaçıyor. Dun İlhan Kesici yeni sisteme geçerken Erdoğan'ın rakibi de olmak uzereydi az kalsın. Cumhurbaşkanını once bir mesajla tebrik etti. Sonra da Saray'a gitti ve CHP içinde tepki topladı neden tebrik ediyorsun diye. Sonra cumhurbaşkanıyla ne konuştu tartışılmaya başlandı. Ben aradım kendisini ne konuştuğunu sordum. Bana dedi ki 'İçeriğini anlatmam'. Erdoğan'ın normal gorunduğunu soyledi. Bundan sonra yumuşaması lazım ulkenin dedi.
(C) REUTERS / Murad Sezer
Bir gazeteci de bir doktor da yargılanabilir. Ama ne için? İnsanlığa karşı işlenen suçlar için. Adam olduremezsiniz, işkence yapamazsınız. Tecavuz, hırsızlık vs gibi suçları işlemedikçe yargılanamazsınız. Fikirler için yargılanırsanız bu mesleğinizi yapmanızı engeller. Devlet hızla yapılanıyor. Bir de olağanustu olmayan zaman hayatımızda hiç oldu mu diye duşunmemiz gerekiyor. Gazeteciler bir araya geldiğimizde şunu tartışıyoruz: Bir Avrupalı gazeteci için takvim ve mevsim uzun uzun yaşanıyor oysa biz Turk gazeteciler her gun tarihi yeniden yazıyoruz. Dun apoletli ve haki kıyafetli bir bakan gorduk. Bu bakanın yoneteceği genelkurmay başbakana bağlıydı, o başbakan ortadan kalktı. Milli Savunma'ya bağlandı. Yakın tarihteki en buyuk tartışmaları bununla izledik. Mecliste OHAL'in olağan hale getirilmesi sıra kapaklarına vurulmasıyla protesto edilebilir. 3 ay için başlamıştı OHAL. O zaman hem başbakan hem de turizm bakanı ağzından 15 gunde bitiririz bile denmişti. 2 yıl sonra kaldırıyor, tahribatlar ortada. Ama OHAL kalıcılaştı.
(C) Fotoğraf : DHA
OHAL, hem hukuki hem toplumsal hayatımıza yayılmış bir tecrube ve davranış biçimi haline geldi. Şimdi kaldıracağız ama cumhurbaşkanına meclisin elinden asla alamayacağı sert kararname mekanizmaları veriyoruz. Sokaktaki insan asla elindeki ozgurluk haklarını iktidara bırakmak istemez Avrupa'da. Ama bizde çok ciddi bir biçimde sahip çıkılan bir şey değil. Biz haklarına sahip çıkan bir halk değiliz. Her darbe herkesin hayatı için saldırıdır. Sokağa çıkmak gerekir. 15 Temmuz'da bizim halkımız onurlu bir sınav verdi. Peki artık olağanustu bir durum yoksa cumhurbaşkanı neden OHAL'i kaldırıyor ve buna yonelik kanunlar getiriyor? Ekonomistler ekonominin duzelmesi için ozgurluk ortamı gerekiyor diyor ki ortadan kaldırılması gereken ozgurluk kısıtlayıcı şey de zaten OHAL."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.