Özet (TL;DR) @ 2018-07-16 08:59:22.325685: Bombalar eşliğinde büyüdüler. Çocukluk anılarına adeta futboldan çok iç savaşın dehşeti eşlik etti. Hırvatistan, ‘Rusya 2018’in finalinde bugün Fransa’ya karşı tarihe derin bir not düşmek için…
Tanıl Bora'nın 1995'te yayımlanan ve Yugoslavya'nın parçalandığı iç savaşı her yonuyle anlattığı 'Yugoslavya/Milliyetçiliğin Provokasyonu' kitabı 'mozaiğin' son başbakanı Hırvat asıllı Ante Markoviç'ten yapılan şu alıntıyla başlıyordu: "Yugoslavya bir paradokslar ulkesidir. Bir anlaşma sağlanabilmesi için, once bunalımın alabildiğine saçma bir noktaya tırmanması gerekir. Durum gerçekten saçmalaştığında çozum daha kolaylıkla bulunur."14 Mayıs 1991'de ifade edilen bu saptamanın uzerinden tam 27 yıl geçti. O gunden beri herhangi bir çozum bulunamadı, Josip Broz Tito'nun 'Kristal Kure'si paramparça oldu. Ama dağılmasına rağmen Yugoslavya topraklarında yetişen nesillerin spordaki başarılarına halel gelmedi: Kurulan her yeni ulkenin mensupları, spor organizasyonunda mutlaka insanların gonlunu bazen başarıları, bazen de yetenekleriyle çelmeyi başardılar.
En b uyuk peri masalı
Bu ekolun parlayan yıldızı Hırvatistan, bugun 'Dunya Kupası' finalinde Fransa karşısına çıkıyor ve amacı elbette ki gorkemli yuruyuşunu surdurup bir ilke imza atarak tarihe geçmek... Bu çok çok ozel yuruyuş, başkalarının seruveninden farklı bir hikayenin ve arkaplanın ifadesi... Çunku The Atlantic'ten Franklin Foer'in de altını çizdiği gibi ileride ne başaracaklarından habersiz olarak bombalardan kaçan bir grup çocuk buyudu ve bugun kupa tarihinin en buyuk peri masalını gerçekleştirmek uzere saat 18.00'de Moskova'daki Luzniki Stadı'nda sahaya çıkacak.Yugoslavya'dan ayrılarak bağımsızlığını 25 Haziran 1991'de ilan eden ve peşi sıra dort yılı savaş içinde geçiren bu Balkan ulkesinde futbol, asla sadece futbol değil... Mesela o çocukların idolu konumundaki eski yıldızlardan Zvonimir Boban, 13 Mayıs 1990'da Maksimir Stadı'nda oynanan Kızılyıldız derbisinde Dinamo Zagreb oyuncusu olarak, sahaya giren polislerden birine attığı tekmeyle iç savaşın en sembolik hareketini yapmıştı. İşte o Boban, bugun FIFA'da Genel Sekreter Fatma Samoura'nın yardımcılarından biri. Ki yıldız futbolcu, 'Fransa 98'de yarı finale yukselen Hırvatistan Milli Takımı'nın kaptanıyken de bir başka olayda başroldeydi: Ev sahibi Fransa'ya karşı Davor Suker'in 46'ncı dakikada attığı golle 1-0 one geçmişlerdi. Sonrasını Boban 12 Haziran'da The Times gazetesine verdiği mulakatta şoyle anlatıyor: "Gol attığımız anda 'Sakın gevşeme, kendine gel. Sakın tipik bir Balkan gibi davranma' diye bağırıyordum. Tam o anda, topu kaptırmamam gereken yerde kaptırdım ve golu yedik, durum 1-1 oldu." Sonrasıysa acı dolu. "Biliyorsunuz o maçı 2-1 kaybettik. 4 gun boyunca uyumadım, yemedim, içmedim. Tamamen delirmiş vaziyette kendime işkence ettim, bir odaya kapandım. Yaşadığım acıyı hala hissedebiliyorum" diyor.'Rusya 2018'de, Turkiye'nin Euro 2008'de mağlup durumdan gelip kazanmasına atıfla yapılan 'Comeback Kings' ('Geri donuşun kralları') sozunun karşılığı olan Hırvatlar, grup aşaması sonrası Danimarka, Rusya ve İngiltere'yi geriden gelerek yenmeyi başardı. Danimarka ve Rusya'yı penaltılarla, İngiltere'yi de uzatmalarda geçtiler ve kupa tarihinde uç maçı ust uste 120 dakika oynayarak ayrı rekora imza attılar.İngiltere maçında takımı 1-0 gerideyken gol atarak maçı uzatmalara taşıyan Ivan Perisiç, "1998 yılında, Hırvatistan'ı izliyordum ve Dunya Kupası'nda onemli bir gol atmanın hayallerini kuruyordum" diye anlatıyor geldiği noktayı. Şimdi sıra, "Ruyamıza çok yakınız" dediği Dunya Kupası'nı kazanmakta.Takım ruhunu yakalamış olmaları, mental olarak guçlu duruşları bugunku final oncesi onları heveslendiriyor. Ama dağılan Yugoslavya'nın butun unsurlarının onların yanında olduğunu soylemek zor. Mesela Sırp gazetesi Blic. "Spor nerede başlar, politika nerede biter" manşetini atıp "İşte Sırpları bolen yeni konu" diyerek Sırpların Hırvatları desteklemesinin doğru olup olmadığını araştırmaya koyuldular. Gazetenin bir başka haberinde de konu ilginç: "Hırvatlar 'Dunya şampiyonluğu'na yuruyorlar ama giydikleri forma nerede uretiliyor, biliyorlar mı?" Piyasaya surulmuş sahte bir formada 'Made in Serbia' ifadesini bularak kendilerine pay çıkarıyorlar. Sırp tenişçi Novak Djokovic'in "Hırvatları destekliyorum" açıklaması da buyuk tepki gordu.
Yugoslavya da ğılmasaydı
Her turnuvada "Yugoslavya dağılmasaydı, kadrosu şoyle olacaktı, boyle yıldızlar yer alacaktı" diyerek gorkemli kadrolar sunulup durur. Yugoslavya bir aradayken futboldaki en buyuk başarısı 1960 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda Sovyetler Birliği'yle oynadıkları ve 2-1 kaybettikleri finaldi. O Yugoslavya'nın parçası Hırvatistan ise gencecik bir ulke olarak bu çizgiyi çoktan aştı. 'Fransa 98'de yarı final oynadılar, bugun ise o gun kendilerine geçit vermeyen Fransa bir kez daha rakip olarak karşılarında. İpi goğuslemeseler de çoktan tarih yazdılar ama Modric ve arkadaşları 'Mutlu son'a ulaşırlarsa nesiller boyu anlatılacak bir hikayenin olumsuz kahramanlarına donuşecek. Ayrıca Dunya Kupaları tarihi de onları 'Dokuzuncu şampiyon' olarak kayıtlara dahil edecek...
Balkanlar 'ın Cruyff'u...
Onun hikayesi de, Hırvatistan Milli Takımı'ndaki arkadaşlarından farklı değil. Herkese değen iç savaş, ona biraz daha fazla dokundu. Henuz 6 yaşındayken multeci olup evini terk etmek zorunda kaldı. Çunku Sırp militanlar evlerini yaktı. Sadece bununla kalmadılar, dedesini ve altı akrabasını oldurduler. Zadar'da bir otelde yaşamaya başlarken, otelin otoparkında futbol oynarken keşfedildi! Sıskaydı. Fiziğinden dolayı onyargıyla yaklaştılar ona ve futbolcu olamayacağını soylediler hep. Ama o hırsı ve azmiyle, onyargıların ustesinden geldi. Dinamo Zagreb ve Tottenham Hotspur'da forma giydi, Real Madrid'le de kariyerinin en ust noktasına ulaştı.
Bunca başarıya ve ulkesine yaptığı katkıya rağmen Hırvatistan'da kendisine tepki gosteriliyor. Sebebi, Hırvat futbolunu derinden sarsan, ulke sporunun en guçlu ismi Zdravko Mamic'in yargılandığı vergi kaçakçılığı ve yolsuzluk soruşturması. Geçen haziranda mahkemede tanık olarak dinlenen Luka Modric'in verdiği cevaplar, butun Hırvatları hayal kırıklığına uğrattı. Mahkeme oncesi, Mamic'e karşı tanıklık anlamına gelen bir ifade veren Modric, mahkemede bunun tam tersini soyledi. 'Yalancı şahitlik'le suçlanan yıldız oyuncunun halkın en çok kalbini kırdığı noktaysa, ilk milli maçını ne zaman oynadığına ilişkin sorulan soruya "Hatırlamıyorum" cevabını vermesi oldu. Mahkeme salonunda bulunan gazeteci Dea Redzic ona o sırada bu maçı hatırlatmak zorunda kaldı: "Basel'de oynanan Arjantin maçı." 1 Mart 2006'daki hazırlık mucadelesini 'Dalmaçyalılar' son dakika goluyle 3-2 kazanmıştı. Hırvatlar sadece "Bir Hırvat ilk milli maçını nasıl hatırlamaz" diyerek tepki gostermiyor. Devamı da var. Modric'in ailesiyle beraber sığındığı Zadar'daki otelin duvarına "Luka gunun birinde bunu hatırlayacaksın" notunu duşmuşler. Bazıları da 10 numaralı Hırvatistan formasının arkasına, "Hatırlamıyorum" yazdırmış.
Fiziği ve sahadaki yaratıcılığıyla Johan Cruyff'u hatırlatan Modric, artık butun bir ulusun guvenini yeniden kazanabileceği noktada. 'Rusya 2018' boyunca çok iyi oynadı, takımını sırtlayan kaptan oldu. Bu noktada turnuva boyunca The Guardian'da kaleme aldığı enfes yazılarla dikkat çeken Arjantinli efsane Jorge Valdano'ya bırakalım sazı: "Uzatmaların sonunda, iyi savunulan Rusya kalesine yaptığı son atağın golle sonuçlanmamasının husranıyla yorgun bir şekilde diz çokmuştu. O anda, onun kalıbını alabilirdim. Ardından ornek futbolcu şerefine, altına şu basit sozu yazarak dunyadaki her sahaya konulmak uzere heykelini dikebilirdim: Futbol boyle oynanır, futbol boyle yaşanır."
' Kuçuk Prens' bu kez
mutlu r uyayı gorecek mi?
Bugunku finalde Fransa'nın en onemli kozlarından birisi kuşkusuz Antoine Griezmann olacak. Yıldız oyuncu, 'Euro 2016'da 6 golle 'Gol Kralı' olmasına rağmen kupaya erişememişti. Bu finalden once de takımı Atletico, Real Madrid'e takılarak Şampiyonlar Ligi finalinden boynu bukuk ayrılmıştı. İspanyol kulubundeki hocası Diego Simeone, "Rakibinin canını nasıl yakacağını çok iyi biliyor" diyerek ozetliyor ondaki yeteneği. Griezmann da artık gol atmakla avunmak istemiyor: "Kupa kazanmak istiyorum. Artık iyi futbol oynamanın ve goller atmanın yeterli olmadığı bir noktaya geldim."
Antoine De Saint-Exupery'nin başyapıtı 'Kuçuk Prens'ten "Hayatını ruyaya, ruyanı gerçeğe donuştur" alıntısının Arapçasını koluna kazıtan Griezmann bugun hayalini yaşayacak mı goreceğiz.
Dunya futbolunun konuşmaya başladığı ve sesin her geçen gun yukseleceğine emin olduğumuz isim Kylian Mbappe de 'Horozlar'ın bir diğer kozu. 'Dunya Kupası'ndan sonra transferiyle ilgili olarak konuşulmayı surdurecek olan Mbappe, Arjantin karşısında attığı iki golle Pele'den sonra (1958), bir eleme maçında iki gol atan en genç oyuncu oldu.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.