Özet (TL;DR) @ 2018-07-15T13:53:00.000Z: Adnan Oktar grubunun en büyük mağdurlarından biri olarak nitelendirilen eski manken Ebru Şimşek "Aldığım duyuma göre çok isteyip de elde edemediği tek kadın benim ve yine aldığım duyuma göre birçok…



Turkiye

13:53 15.07.2018(Guncellendi 14:03 15.07.2018) URL'yi kısaltın

Adnan Oktar grubunun en buyuk mağdurlarından biri olarak nitelendirilen eski manken Ebru Şimşek "Aldığım duyuma gore çok isteyip de elde edemediği tek kadın benim ve yine aldığım duyuma gore birçok kediciğini zaman içinde bana benzetmeye çalışmış" dedi.

Eski manken Ebru Şimşek'in Adnan Oktar grubuyla ilgili olarak Posta gazetesinden Alev Gursoy'a verdiği roportajın one çıkan kısımları şoyle:

- Aslında 19 yıl deniyor ama benim mucadelem 25 yıl once başladı. Henuz 18 yaşındaydım. Arkamda hiçbir guç olmadan, sadece ailemin desteğiyle Adnan Oktar guruhuyla mucadele ettim. 25 yıl once ne soylediysem, bugun hepsi doğrulandı. En guzel yıllarım mahkeme salonlarında geçti avukat ordusu ile birlikte. Kullandığım her sozcuk buyuteçle tarandı ve başta İstanbul olmak uzere Turkiye'nin çeşitli illerinde surekli mahkemeler açıldı. Suç isnat edilmeye çalışıldı. Çok yoruldum, çok yıprandım ama hakkımda açılan 300 uzerinde davadan da beraat ettim.

- Adnan Oktar bana "Seni televizyonda ve gazetede gordum. Çok beğendim, pijamanı al gel, benimle burada yaşa. Altına jaguar çekeceğim, Versace'den aşağı giyinmeyeceksin, seni baştacı edeceğim" demişti. Ben kabul etmeyince hırsından gozu donmuştu. Aldığım duyuma gore çok isteyip de elde edemediği tek kadın benim ve yine aldığım duyuma gore birçok kediciğini zaman içinde bana benzetmeye çalışmış.

(C) AA /

- Mesleğimde çok guzel ilerlerken ki, o donem ATV'de 'Felekten Bir Gece' isimli muzik eğlence programını sunuyordum, bir anda hayatım altust oldu. Bana karşı linç kampanyası başlatıldı. Hiç unutmuyorum, 1999 yılında yapılan buyuk operasyondan sonra davaya muşteki ve mudahil olmuştum. Donemin emniyet muduru bana koruma teklif etmişti. Ama kabul etmemiştim. Bana, "Korkmuyor musunuz, sizi kim koruyor?" demişti. Ben de bir onur mucadelesi verdiğimi ve insanın hayatta bir kez olebileceğini, devletin polisini beni koruması için meşgul etmek istemediğimi belirtmiştim. Anneannemden oğrendiğim bir soz hep rehberim oldu: "Doğruluk dost kapısı, dolan dolan gir içeri." Dolayısıyla hiçbir illegal kişi ya da kuruluşla ilişkim olmadı. Tek başıma (kocaman yureği olan, cesareti, bilgisi ve ozverisi ile avukatım Rezzan Aydınoğlu'nun desteğini asla inkar edemem) doğru yoldan ayrılmadan bugunlere geldim.