Özet (TL;DR) @ 2018-07-13 23:40:39.167317: “Yasak Elma” dizisinde Yıldız olarak izleyici karşısına çıkan Eda Ece, Elele dergisinin yeni sayısına konuştu. Şöhret yolculuğuna 13 yaşında başlayan genç oyuncu, “Ünlü olmak için oyuncu olmadım,…



Şohret için oyuncu
olmadım

Eda Ece'nin hikayesi 13 yaşındayken Heygirl dergisine kapak olmasıyla başlıyor. O sene beş bolum de "Hayat Bilgisi"nde konuk oyuncu olarak rol alıyor. Sonra duruyor, 20 yaşına kadar eğitim hayatına devam ediyor. Üniversite son sınıfa doğru donemin yine çok izlenen gençlik dizisi "Pis Yedili" ile artık oyuncu olma yolunda adımlarını atmaya başlıyor.Üniversitede psikoloji eğitimi alıyor Eda Ece. Tiyatro ise okul yıllarından beri hayatında hep var. Zaten dikkatleri de tiyatro sahnesinde çekiyor. Peki bir insan neden oyuncu olmak ister hiç duşundunuz mu? Bunu en iyisi psikoloji eğitimi almış bir oyuncuya sormalı."Aslında goz onunde olmak için yapmıyorum bu işi. Ben tiyatro okudum, tiyatroyu da unlu olmak için yapmadım hiçbir zaman. Ben hikaye seviyorum. Okuyun bana, sabaha kadar dinlerim hikayeleri. Başka insanların hikayeleri benim için çok ilgi çekici çunku. Meslek olarak bunu canlandırmak da haliyle bana çok anlamlı geliyor. Tiyatroda kalsam belki de unlu olmazdım, televizyona bir iş yapınca ister istemez unlu oluyorsun. Ünlu olmak aslında yaptığım işin yanında gelen bir durum yani ben unlu olmak için oyuncu olmadım, oyuncu olduğum için unlu oldum."

Ö ZGÜVEN PROBLEMİ YAŞAMADIM

28 yaşına yeni basmış olmasına bakmayın, çok daha olgun bir kadın var karşımızda.Bu duruma gonderme yaparak, "28 gibi hissediyor musunuz?" diye sorduğumuzda "İki ablam var benim, 8 ve 10 yaş buyuk benden. Babam da ileri yaşta. Ailede aklı başında ve olgun bir enerji içinde buyuduğum için herhalde, bu durum beni hayata kafa olarak biraz onden başlattı. Aynı zamanda ilgi odağı olarak buyudum ve hiç ozguven problemi yaşamadım" diyor.

Peki soz çocukluk yıllarına gelmişken... Şu anda bu ozellikleriyle dikkat çeken Eda, çocukken de aynı ruhta mıydı acaba dersiniz? İşte bu noktada ters koşeden vuruyor topu; "Aşırı dışa donuk bir çocuktum ben, şu anda bile oyle değilim. Sevdiğim insanlara çok sıcağım ama dışarıdan uçuncu bir kişi beni soğuk olarak tanımlar. Kuçukken bu hiç boyle değildi. Yabancılara karşı da son derece dışa donuk ve hareketli bir çocuktum."

SEVD İKLERİME KARŞI KORUMACI TAVRIM VAR

Eda Ece ozel hayatından bahsetmekten hiç hoşlanmayanlardan: "Sevdiklerime karşı çok korumacı bir tavrım vardır. Annemin, babamın, benim için ozel şeylerin, kopeğimin bile ozel kalmasını isterim. Bu kadar ozel hayatını koruma içgudusunde olan bir insana gore unluluk getirisi olan bir mesleğe sahip olmak tezat aslında, ama hayat zaten yeterince surprizli yollar sunuyor. Bu mesleği çok seviyorum."

Şohret için oyuncu
olmadım

G ÜZELLİK ODAKLI YAŞAMIYORUM

Genetik olarak şanslı olduğu aşikar. Biz ona bakınca bunu net olarak goruyoruz, peki o aynaya bakınca ne goruyor? "Guzellik odaklı yaşamıyorum. Dalga geçerim kendimle de. Genetik bir şansım var evet, onun dışında boyle bir tipim işte. Aynaya bakıp guzel miyim çirkin miyim kısmına odaklanmıyorum. Ama tabii ki kendimi iyi bulduğum bir fotoğrafı paylaşmayı tercih ediyorum. Alışık olduğum bir Eda halim var, onu gormeyi seviyorum."

HER ŞEY YERLİ YERİNDE

Herkesin hayalinde kendine çizmiş olduğu bir mutluluk tablosu vardır. Peki Eda Ece'nin kendine belirlediği mutlu hayat tablosunda şu an her şey yerli yerinde mi: "Bir tane TED konuşması dinlemiştim, orada mutluluk bir konsepttir diyordu. Mutluluk tek bir şeye bağlanamaz; bir erkek arkadaşa, bir işe, bir nesneye bir olaya bağlı değildir mutluluk, bir konsepttir şeklinde bir konuşmaydı. O fikir çok hoşuma gitmişti. Ben şu anda kendi parasını kendi kazanan, pek çok dizi ve filmde rol alan ama hala kariyerinin başında sayılan, 30'larına yaklaşan bir insan olarak içinde bulunduğum durumdan ve yerden ise memnunum. Her şey yerli yerinde."

Peki kolay mutlu olan biri mi dersiniz? "Değilim sanıyorum" diyor ve ekliyor: "Herhangi bir mutluluk beklentim yok kimseden, kendi kendimi mutlu etmeye çalışıyorum."

İ ç gudulerimle hareket ediyorum

Eda Ece çok duşunen biri olduğunu ama sonunda yine işleri akışına bıraktığını soyluyor. "Doğum haritamda Merkur baskın, ondan mıdır bilemiyorum ama çok duşunen biriyim. Fakat neticesinde gene içgudusel hareket ediyorum. Tam bir İkizler beynim var, çok duşunen birine gore yine gunun sonunda içgudulerini takip eden... Sonuca baktığımızda çok da planlı yaşamıyorum aslında." Ya soz konusu olan rol seçimi ise? "Oyunculukta da hep bana gelen senaryolar içinde, bir yerinden beni çeken işleri tercih ettim, orada da planlı hareket ettiğim soylenemez."

Onun hakkında bunca şeyi oğrendikten sonra Yıldız ile arasındaki uç farkı da hemen tespit edebiliyorsunuz elbette. Evet, "Yasak Elma"nın Yıldız'ı aslında Eda Ece'den oldukça farklı bir karakter. Peki Yıldız rolu ozel bir hazırlık sureci gerektirmiş miydi acaba?

"Yıldız çok hayalperest ve yuksek enerjili bir kız. Benim enerjim normalde daha ağır daha oturaklıdır. Yıldız daha çocuksu; yaşıt olmamıza rağmen başına kotu bir şey gelse de modunu 'aman ne olacak?' diye yukseltebilen bir kız. Yıldız sayesinde benim için de bu sene daha yuksek enerji ile geçmiş oldu boylece."Eda Ece'yi gençlik dizilerinde de "Kocan Kadar Konuş", "Gorumce" gibi komedi filmlerinde de izledik ve yeteneğini her geçen gun geliştirdiğini açıkça gorduk.Peki kendisi oyunculukta hangi evrede olduğunu duşunuyor? "Bana verilen gorevimi hep yerine getirdiğimi duşunuyorum. Oynadığım filmler de diziler de hep reytingi yuksek olan işlerdi. Beni beğenmeyen de olabilir elbette ama disiplinli ve çalışkan bir oyuncu olduğumu biliyorum ben.

Hiçbir zaman sete geç kalmam, hiçbir zaman ezbersiz gitmem, gorevlerimi yerine getiririm. Severek oynadığım karakterler de hemen belli olur. Sonuçta çalışılabilecek bir oyuncu olduğumu duşunuyorum."

Bodrum Nerededir? | Sar ı Mikrofon

Sizce Bodrum nerededir? | Sarı Mikrofon

daha fazla video için