Özet (TL;DR) @ 2018-07-12T20:53:13.000Z: ABD Başkanı Donald Trump'ın savunma harcamalarının 'hemen şimdi artırılması' talebini NATO liderleri kabul etti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın savunma harcamalarının 'hemen şimdi artırılması' talebini NATO liderleri kabul etti.
(C) REUTERS / Kevin Lamarque
Bruksel'de gerçekleştirilen NATO zirvesini ve zirveye damga vuran ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarını değerlendiren İstinye Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bolum Başkanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, "ABD super guç pozisyonunu kaybetti ki muttefiklerine daha fazla baskı yapıyor ve bu da NATO'nun muttefikler arasındaki 'birimiz hepimiz, hepimiz birimiz' algısını zayıflatıyor. ABD kurucu devlet olarak NATO'yu bu kadar sık eleştiriyorsa burada bir sıkıntı var demektir" dedi.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nden Doç. Dr. Toğrul İsmayıl ise zirvenin sonuç bildirgesinde yer alan Rusya eleştirileriyle ilgili "Surekli tek taraflı olarak Rusya'nın suçlanması haksızlık gibi gorunuyor. Burada Batı'nın da tahriklerini unutmamak gerekiyor" diye konuştu.
Belçika'nın başkenti Bruksel'de 29 ulke liderinin katılımıyla gerçekleştirilen NATO zirvesi sonuç bildirgesinde son donemde Rusya'nın "siyasi amaçlarına ulaşmak için kuvvet kullanımını da içeren saldırgan eylemlerinin" Avrupa- Atlantik guvenliğini ve uluslararası istikrarı azalttığı savunuldu. Bildirgede NATO'nun Rusya ile uluslararası hukuk ve uluslararası yukumluluklere saygı çerçevesinde bir ortaklığa halen inandığı ifade edilirken "Rusya'nın tutumu nedeniyle" boyle bir ilişki kurulmasının mumkun olmadığı ileri suruldu.
" ALMANYA ÜZERİNDEN TÜRKİYE'YE SOPA GÖSTERİLİYOR"
NATO zirvesinin sonuç bildirgesini Sputnik'e değerlendiren İstinye Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bolum Başkanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ile ekonomik ilişkileri uzerinden Almanya'yı eleştirdiğini ifade ederek "Burada soru şu; acaba ABD, Rusya ve Almanya açıklamaları uzerinden Turkiye'ye de mi sopa gosteriyor? Rusya'ya yonelik ekonomik yaptırımlara uymayan ulke Turkiye. Almanya'dan sonra Rusya'dan en fazla gaz alan ulke de Turkiye. Turkiye ve Rusya arasında nukleer santral anlaşması da var" dedi.
NATO'nun Turkiye'nin guvenlik endişelerini gidermediğini ifade eden Caşın, "O bakımdan Almanya uzerinden de Turkiye'ye sopa gosterildiğini duşunuyorum. Nitekim Turkiye'nin en onemli tehdit algısı olan CENTCOM'un Suriye sınırındaki varlığı devam ediyor. Her ne kadar olumlu açıdan baktığımızda Menbiç'te birtakım adımlar atılsa da henuz YPG'nin silah bırakmadığını goruyoruz. Bu bakımdan Turkiye'ye her ne kadar Suriye konusunda yardım edileceği taahhut edilse dahi Turkiye'nin guvenlik endişelerinin giderilmediğini ve terorle mucadelede istediği desteği alamadığını duşunuyorum" diye konuştu.
" TÜRKİYE'NİN İTTİFAKIN DIŞINA İTİLEMEYECEĞİ ORTAYA ÇIKTI"
Caşın, "Turkiye açısından bakıldığında Turkiye'nin ittifakın dışına itilemeyeceği ortaya çıkmıştır. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu zirvede Dışişleri Bakanı ve Milli Savunma Bakanı ile yer alması, NATO'nun guney kanadında Turkiye'nin vazgeçilmezliğini, hem Karadeniz, hem de Akdeniz'deki varlığının bolgedeki istikrar ve ozellikle Gurcistan savaşı ve Kırım'da Turkiye'nin arabulucu rolu duşunulduğunde Turkiye'nin Rusya ile NATO ve ABD ilişkilerde de onemli bir arabulucu rolu olduğunu ortaya koymuştur. Bruksel zirvesinde Turkiye'nin diplomatik ve askeri olarak goruşlerini ittifak içinde kabul ettirdiğini soyleyebiliriz. Bu, hem Turkiye hem Moskova açısından bir kazançtır" diye konuştu.
" AVRUPA VE ATLANTİK ARASINDA CİDDİ GÖRÜŞ FARKLARI VAR"
Trump'ın "Almanya savunma harcamalarını arttırmazsa Almanya'daki 35 bin askerimizi çekeriz" açıklaması yaptığını kaydeden Caşın, "Burada şunu goruyoruz ki Avrupa ve Atlantik arasında ciddi goruş farkları var. Sonunda NATO Genel Sekreteri, Avrupa ve Atlantik'in birbiri tamamladığını ve bu birlikteliğin bolunmez butun olduğunu soylese de burada Turkiye'nin birtakım endişeleri var" ifadelerini kullandı.
Trump başkanlığında ABD'nin istikrarsız bir tutum sergilediğini, bir gun Almanya'ya, bir gun Çin'e karşı başka başka açıklamalar yaptığını belirten Caşın, "[Trump'ın] NATO'yu kuran ana devlet olarak 'Kumbaramıza saldırmak için kurulan bir teşkilattır' demesinin doğru olmadığını duşunuyorum. Ama NATO'yu kuran, Washington anlaşmasıyla ABD'dir. Burada statuko devam edecek mi ve demode dediği NATO'nun içine ABD yeniden geri çekilecek mi soruları onumuzde duruyor. Eğer Rusya'yı ya da savunma harcamalarını gerekçe gostererek ABD, Almanya'daki askerlerini çekerse burada kazanan taraf Rusya olacaktır. İkinci olarak Sayın Putin'in goruşlerine bakalım: Sayın Putin Rusya'nın hiçbir zaman NATO'nun duşmanı olmadığını ifade etti ve fuze kalkanı meselesi dahil Rusya'nın uzlaşı içinde olduğunu biliyoruz" diye konuştu.
" PUTİN'İN AÇIKLADIĞI ÇOK KUTUPLULUK GÖRÜŞÜ BUGÜN ÖN PLANDA"
(C) AFP 2018 / Justin TALLIS
Soğuk Savaş sonrası NATO ile Rusya arasında ilişkileri tesis etmek için NATO-
Rusya Konseyi kurulduğunu anımsatan Caşın, sozlerini şoyle surdurdu:
"Burada soru şu; Brezinski'nin ortaya attığı gibi Rusya'yla uzlaşı içinde olan
guçlu bir NATO oluşturmak mı onemli, yoksa Rusya'yı duşman ilan edip onunla
mucadele etmek mi? Bana gore NATO'nun genel duruşu, ittifakın içindeki pek çok
ulke bu goruşu paylaşıyor, Rusya'yla bir uzlaşının Avrupa-Atlantik
coğrafyasına barış ve istikrarı getireceğini duşunuyor. Ben de boyle
duşunuyorum. Kırım'daki durum tartışılabilir ancak genel olarak Rusya-NATO
ilişkilerine baktığımızda Rusya'nın tutumuna karşı NATO'nun da Baltık'tan
Karadeniz'e kadar NATO'nun tatbikatlarını arttırması da Rusya tarafından hoş
karşılanmıyor. Rusya, Ukrayna ve Gurcistan'ın NATO uyeliğine kırmızı çizgi
olarak bakıyor. Bu bakımdan bir normalleşmenin olabilmesi için bir uzlaşı
platformunun olabilmesi gerekiyor. Ancak ben Trump'ın sıkıntısının kendi iç
politikasından kaynaklandığını duşunuyorum. Seçimin uzerinden iki sene
geçmesine rağmen Trump yargı dahil ABD içindeki sorunlardan dolayı Rusya'yla
ilişkileri normalleştiremiyor. Önumuzdeki hafta Helsinki'de yapılacak
toplantının çok onemli olduğunu duşunuyorum. Acaba Çin'e ticaretinde 300
milyar dolar, Avrupa'ya ticaretinde 125 milyar dolar açık veren ABD bu şekilde
kavgayla super devlet pozisyonunu surdurebilir mi? Ben, Başkan Putin'in
Munih'te açıklamış olduğu çok kutupluluk goruşunun bugun daha on plana çıkmış
olduğunu duşunuyorum. Yani ABD super guç pozisyonunu kaybetti ki
muttefiklerine daha fazla baskı yapıyor ve bu da NATO'nun muttefikler
arasındaki 'birimiz hepimiz, hepimiz birimiz' algısını zayıflatıyor. ABD
kurucu devlet olarak NATO'yu bu kadar sık eleştiriyorsa burada bir sıkıntı var
demektir. Ve bu sıkıntının aşılması gerekiyor. Yeniden buyuk NATO'yu kurmak,
butun muttefiklerin bunu desteklemesiyle olabilir."
"TÜRKİYE'NİN S-400'LER KONUSUNDAKİ KARARLI TUTUMU SONUÇ VERDİ"
Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nun "S-400'leri aldık, 2019'da teslimatları yapılacak. Biz NATO'dan uzaklaşmıyoruz. Yunanistan'da da S-300 var, bunlar sorun olmuyor da bizim aldığımız S-400 niye sorun oluyor?" dediğini, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in de "Turkiye çok stratejik bir muttefiktir" dediğini kaydeden Caşın, "Burada şu resmi goruyoruz; Turkiye'nin NATO uyesi olması, onun Rusya ile ilişkilerini bozmasına gerekçe değil. Burada Turkiye'nin dış politikasındaki kararlı tutumunun sonuç verdiğini duşunuyorum ki NATO Genel Sekreteri 'Her ulke kendi silah sistemini almakta serbesttir' açıklamasını yapmıştır. Yani Turkiye'nin, S-400 meselesi dahil olmak uzere Rusya ile olan işbirliğinde, ABD'nin baskısına ve F-35'leri one surmesine karşın, kararlı bir tutum sergilediğini goruyoruz" diye konuştu.
" ELEKTRONİK İSTİHBARATTAN BİRAZ ANLAYAN, S-400'LERİN F-35 BİLGİLERİNİ RUSYA'YA AKTARMASININ MÜMKÜN OLMADIĞINI BİLİR"
Caşın, Turkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması durumunda F-35'lerin bilgilerinin Rusya'nın eline geçeceği yonundeki iddiaların asılsız olduğunu vurgulayarak "Turkiye S-400'leri aldığı takdirde gizli istihbarat bilgilerini Rusya'ya aktaracağı yonundeki asılsız bilgilerin İsrail tarafından çıkarıldığını duşunuyorum ve bazı muttefikler buna çanak tutuyorlar. Ancak Turkiye hiçbir zaman egemen bir devlet olarak anlaşmalarına aykırı hareket etmemiştir, aldığı NATO bilgilerini uçuncu ulkelere aktaracak kadar guvensiz bir ulke değildir. İkincisi, S-400'ler savunma fuzesidir ve bunların kullanımı NATO'nun lehinedir. NATO Genel Sekreteri'nin soylediği gibi her ulkenin kendi hava savunmasını kurma hakkı vardır. Macaristan'dan Yunanistan'a kadar birçok NATO ulkesinin S-300'u var. Bunlar Rusya'ya bilgi aktarmıyor da S-400'ler mi aktaracak? Elektronik istihbarattan biraz anlayan biri bunun boyle olmadığını bilir. Çunku Turkiye kendi yazılımını kendisi uretecek" diye konuştu.
" PUTİN-TRUMP GÖRÜŞMESİNİN ARDINDAN SÜRPRİZLER OLABİLİR"
(C) AFP 2018 / Saul Loeb
Caşın, Bruksel zirvesinin, NATO'daki bazı anlaşmazlıkların kolay aşılamayacağını gosterdiğini ifade ederken "Ben Helsinki'de yapılacak Sayın Trump'la Sayın Putin'in goruşmesinin olumlu geçebileceğini ve aradaki bu guven eksikliğinin bir şekilde aşılabileceğini duşunuyorum. Daha once Obama ile Putin'in onculuğunde bir sureç başlatılmıştı. Helsinki'de bu olabilir mi, burada Putin'in gostereceği diplomatik başarıya bakıyorum. 16 Temmuz'daki goruşmeden sonra birtakım surprizlerin olacağını, ABD ile Rusya arasında bir yumuşama olacağını, bunun da NATO ve Turkiye ile ilişkilerde yeni bir sureci başlatabileceğini soyleyebilirim" dedi.
" SÜREKLİ TEK TARAFLI OLARAK RUSYA'NIN SUÇLANMASI HAKSIZLIK"
NATO sonuç bildirgesinde Rusya'nın Avrupa-Atlantik guvenliğine zarar verdiği ifadelerini Sputnik'e değerlendiren TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bolumunden Doç. Dr. Toğrul İsmayıl da, "Rusya'ya yonelik bu ifadelerin nedeninin son donemlerde ABD başta olmak uzere NATO'daki oncul devletlerin, Rusya'nın Ukrayna politikası ve Gurcistan politikası sonucunda gerçekleşen olay olduğunu duşunuyorum. Ama burada surekli tek taraflı olarak Rusya'nın suçlanması haksızlık gibi gorunuyor. Burada Batı'nın da tahriklerini unutmamak gerekiyor" dedi.
" NATO'NUN RUSYA'YLA İLGİLİ SÖYLEMLERİ TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİNİ ETKİLEMEZ"
NATO bildirgesindeki ifadelerin Turkiye-Rusya ilişkilerini etkilemeyeceğini belirten İsmayıl, "Rusya'nın da NATO'yla ilgili çok sert mesajları var, NATO'nun da Rusya ile ilgili çok sert mesajları var ama buna baktığımız zaman sadece Turkiye'yle ilgili değil. Mesela Almanya'nın Rusya'ya yonelik sert soylemleri olmasına rağmen Rusya ile işbirliğini surdurmeye devam ediyor. Turkiye bu konuda daha hassas davranıyor, Turkiye'nin işbirliği hassasiyeti biliniyor. Turkiye daha once de NATO uyesiydi, şimdi de NATO uyesi ama bu donemlerde Turkiye-Rusya ilişkilerine çok farklı bir çerçeveden bakmak lazım, bunlar tamamen farklı şeyler. Turkiye'nin ulusal çıkarları çoğu zaman Rusya ile ikili ilişkilerin geliştirilmesini gerektiriyor. Şunu da soylemek gerekiyor, hem NATO'nun Rusya'yla ilgili soylemlerinin hem de Rusya'nın NATO'yla ilgili soylemlerinin Turkiye-Rusya ilişkileri uzerinde etkili olacağını duşunmuyorum" diye konuştu.
Turkiye'nin Rusya'dan alacağı S-400 hava savunma sistemleri konusunda NATO'nun rahatsızlığının bilindiğini kaydeden İsmayıl, "NATO'dan ozellikle Turkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerinin alması konusunda surekli tedirginliklerini bildiriyorlar, hatta ABD bunu F-35 projesiyle bağlantılandırmaya çalıştı, surekli Turkiye'ye baskı yapıyor. Ama unutmamak gerekiyor ki maalesef uzulerek soyluyorum Rusya'nın içinde de bazı kesimler Turkiye-Rusya yakınlaşmasına sıcak bakmıyorlar. Bunlar olan şeylerdir. Turkiye, kendi ayakları uzerinde durmaya çalışan bir devlet. Dolayısıyla ulusal çıkarlar bazı konuları gerektiriyor ki bu da ABD'nin goruşleriyle ortuşmeyebilir. Turkiye ile NATO muttefiki olmasına rağmen ABD'nin Suriye'de yuruttuğu politikalar çoğu zaman Turkiye'yle ters duştu. Bu tur meselelerin siyaseten çozulmesi gerekiyor. Tabii ki Turkiye'ye, Rusya'ya baskı olabilir. Ama Turkiye-Rusya ilişkilerini NATO uzerinden Batı uzerinden okumak doğru değil. Turkiye'nin Rusya ile ilişkilerinin olumlu yonde gelişmesi gerekiyor. Bu, bolgenin istikrarı için onemli şartlardan biridir. Ne kadar zor şartlarda olsa da iki ulkenin sorunlarını işbirliği içinde çozmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.