Özet (TL;DR) @ 2018-07-05T10:14:00.000Z: Gazeteci Fatih Altaylı, Habertürk gazetesinin basılı yayınına son vermesini bugün Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Altaylı, gazetelerin yaşaması için bağımsız yargıya ihtiyaç olduğunu,…



Seyr-i Sabah

10:14 05.07.2018(Guncellendi 11:02 05.07.2018) URL'yi kısaltın

Gazeteci Fatih Altaylı, Haberturk gazetesinin basılı yayınına son vermesini bugun Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Altaylı, gazetelerin yaşaması için bağımsız yargıya ihtiyaç olduğunu, 'Direnmeliydiniz' eleştirisi getiren kimsenin o gazetelerin patronları kadar direnemeyeceğini soyledi.

(C) AA /

Haberturk, yaklaşık 10 sene suren basılı yayın macerasının ardından bugun son kez basıldı. Zaman zaman en çok satan gazete konumuna gelen, çıktığı ilk gunden beri ilk sıralarda takip edilen Haberturk, farklı formatı ve haber diliyle de ilgi topladı. Zaman zaman iktidar ilişkileri ile de adından çok soz ettiren Haberturk'un kurucu genel yayın yonetmeni Fatih Altaylı, Seyr-i Sabah programında tum yaşananları anlattı. Hemen tum yaşananların dunyada da bir sorun olarak medyanın karşısına çıktığını dile getiren Altaylı, bu sorunları çozmenin yegane yolunun bağımsız yargı olduğunu dile getirdi:

' EN BÜYÜK ÜZÜNTÜM İŞİNDEN OLANLAR İÇİN…'

"Gazeteden yana uzuntum yok. Üzuntum gazeteciler yuzunden. Buyuk bir cesaretle gazeteyi kuran arkadaşların işsiz kalması uzucu. Bir gazetenin kapanmasındaki en kotu şey bu arkadaşların durumu. Bağımsız gazetecilik artık çok mevcut bir şey değil. Biz iyi gazetecilik yapma çabası içinde olduk. Buna imkanımızın fazla olduğu zamanlar oldu, az olduğu zamanlar oldu. Oradaki 200 gazeteci ve matbaa elemanı vardı. Onların onemli bir bolumu işsiz. Bu ne ilk ne de son kapanan gazete olacak. O arkadaşların durumundan dolayı sıkıntılıyım.

(C) AFP 2018 / MUSTAFA OZER

Haberturk'un kurulmasının sebebi daha once benim yayın yonetmeni olduğum Ciner grubunun sahibi olduğu Sabah gazetesine hukumet tarafından el konulmasıydı. Biz bunun uzerine gazete kurma kararı aldık. Sıfırdan kurduk, hiçbir şeyimiz yoktu. Anadolu'yu dolaşıp matbaa için binalar aldık, makinalar aldık. Çok kapasiteli imkanlar sağlayacak sistemler kurduk. Turkiye'nin en genç ve iyi gazetecilerini aldık.

Beş ayrı gazeteden oluşan bir gazete yaptık. Başka bir boyut ve kağıt turu, farklı mizanpaj yaptık. Hurriyet gazetelerinde yapılan yazı işleri toplantılarında 10 bin satıp kapatırlar yazık harcanan paralara diyorlardı. O zaman Sabah gazetesini alan matbaalar guzelim biz alırız bunları diyorlardı. Ben çok satarız dediğimde guluyorlardı. İlk gunumuzde 250 bin satışta başladık ve yukselttik. Birinci senenin sonunda 450 bin satışlarına geldik.

Hızlı bir tiraj artışı oldu. Kamuoyu araştırmalarında etkinlikte Hurriyet ile birlikte zirveyi paylaşıyordu. Sonrasında olanlar malum. Ben bırakmak zorunda kaldım. Gelişmeler oyle gerektirdi. Zaten Turgay bey ile anlaşmam 5 yıllıktı. Heyecanım kaybolmamıştı ama bırakmak daha doğru olacaktı. Sonrasında gelen arkadaşlar başka bir habercilik yaptılar. Ama ekonomik koşullar izin vermedi. Biz bunu çıkardığımız zaman kağıdın tonu 600 dolar civarındaydı. Gazete bir liraydı. Bugun gazete hala 1 lira, kağıt 700 dolar ve dolar 4 kat pahalı. Dağıtımda adalet yok. 2000'de reklam piyasasının yuzde 60'ı gazetelerdeyken bugun yuzde 14'u orada. Dağıtım bozuldu. Reklamlar başka saiklerle veriliyor. Haberturk kapanırken ne tek bir kuruş borcu var ne tek bir kuruş kredi kullanılmış.

(C) AA /

Dijitalden kasıt ne ben tam olarak bilmiyorum. Ama benim anladığım kadarıyla internet sitesi olarak devam edilecek. Butun dunyada bu tartışılıyor. Herkes gazete oluyor diyor. Kağıda basılı gazete kalmayacak diyorlar ama bence kalacak. ABD dijitalleşme açısından bizden 10 yıl ileridedir. ABD'de WSJ yakın zamanda Murdoch tarafından satın alındı, tirajı yuzde 30 artırdı. NY Times ciddi bir mali sıkıntı içinde, o da Amazon tarafından satın alındı. O da tiraj ve gelirini artırdı. Kağıda basılı gazete bugunden yarına ortadan kalkacak değil. Bugun gazetelerin luks tuketim malzemesi haline gelmesi lazım. Haber almak isteyenleri tatmin edecek kendini yeniden yapılandırmaları editoryal kadroları oluşturmaları lazım. Vatandaş gazete ozgur olsun ama bedava olsun diyor. Öyle bir şey yok. Dışarıda tuvalete gidiyorsunuz 2 lira veriyorsunuz ama gazete 1 lira. Fransa ve Almanya'da gazeteler 5 euro.

' DÜNYANIN HER YERİNDE MEDYA-SİYASET İLİŞKİSİ SORUNLU'

Dunyanın başka ulkelerinde de medya-siyaset ilişkileri Turkiye'deki son donem kadar olmasa da sorunlu. Bu kadar iç içe olduğunuzda siyasetten çok uzak duramıyorsunuz. Turkiye'deki meselelerin başında zaman zaman destek veya muhaliflik veya işbirliği geliyor. Turkiye'de mesele siyasetin gazeteler uzerinde aşırı baskı uygulaması. Bugun Trump'ın da baskıları var. Le Monde gazetesi editorunun yayınladığı bir kitap var ve oradan Fransa'daki ilişkilerin Turkiye'den beter olduğunu goruyoruz. Medyanın siyaset karşısındaki en onemli koz bağımsız yargı olmalıydı. Yargı toplumun haklarını koruduğu gibi gazetelerin de bağımsızlık ve ozgurluğunu korumalıydı. Turkiye'de ne yazık ki bu yok. Bağımsız olmak için elimizden geleni yaptık. Gazetelerin patronları var. Onların kendilerine gelen baskılara karşı sığınabilecekleri tek yer medya ve hukuk. Hukuk işlemeyince patronların haklarını nasıl koruyacakları sıkıntılı bir sureç oluyor.

Cemaatin medya ustunde kurduğu baskıda gazete patronları da sıkıştı. Yargıyı kontrol altına almış FETÖ gerçeği, adaletten başka bir mekanizmaya donuşmuş olması karşısında pek çok dostumuz direnmeye çalıştı ama bunu kıramadık. Benimle ilgili bir suru bant çıktı. Buna ne kadar direnmeye çalıştık. Medyayı suçlayanlar aynı suçlama kendilerine gelse onlar bizim patronlar kadar direnebilir miydi? Evine kaçak bir balkon yapmak için neler yapıyor insanlar.

(C) AA /

Herkesin pişmanlığı olabilir. Benimki şu: Keşke yoneticilik donemimden daha erken ayrılsaydım dediğim olmuştur. O gun bana niye istifa etmiyorsun dediklerinde arkadaşlarımı korumak için dedim. Ben ayrıldıktan sonra oraya getirdiğim bir suru arkadaşım ayrılmak zorunda kaldı. Bunca insanın sorumluluğunu hissediyorsunuz, odedikleri taksitleri biliyorsunuz. Onları koruma içgudusu ağır basıyor. Ben bıraktıktan sonra ekibin yonetim kademesinde ciddi değişimler olmak zorunda kalındı. Sonuçta orada bir sorumluluk da var. Yazar olduğunuz zaman daha bağımsızsınız çunku yazdıklarınızın sorumluluğunu siz oduyorsunuz. Ben iki buçuk sene gazetede yazı yazamadım.

Hukuk yoksa veya bağımsız değilse patronların mesleğini değiştirmeleri çozum değil. Sozcu'nun sahibinin gazetecilik dışında işi yok. Peki sahibi nerede? Çunku hakkında kimsenin doğru diyemediği açılmış bir dava ve tutuklama kararı var. Şimdi siz Sozcu gazetesi sahibinin medya dışı işleri nedeniyle mi orada olduğunu duşunuyorsunuz? Diyelim ki bir muhalif internet sitesi kurdunuz. Adalet olmadığı için erişim yasağı getirilebilir. Bağımsız yargıdan başka bir şey değil demokrasi.

ABD'de Trump'ın yaptıklarını goruyorsunuz ve bağımsız yargı koruyor ulkeyi. Hepimizin ne iş yaparsak yapalım guvendiğimiz şey yargı. İşadamının da, vatandaşın da gazetecinin de ihtiyacı olan şey yargı. Miras davasından basit ticaret davasına kadar ihtiyacımız olan şey yargı."