Özet (TL;DR) @ 2018-07-03 22:07:36.999230: İsviçre’de yatılı okurken zaman geçsin diye başladığı müzik çalışmaları, büyük bir maceraya dönüştü. Sabancı ailesinin dördüncü kuşak mensubu Faruk Sabancı, ilk single’ı “Your Call” ile 19 ülkede…
◊ Gen ç yaşta dunyanın en unlu DJ'leriyle işbirliklerine imza attın. Duyduğuma gore yeni projeler de yoldaymış. Nedir son durum?
- Aslında bunu cevaplamak için biraz başa donmem gerek.
◊ D onelim...
- Lise yıllarımda İsviçre'de yatılı okulda okuyordum. Dolayısıyla izole bir hayatım, çok fazla boş vaktim vardı. Bir gun bir bilgisayar programı indirdim. O program sayesinde kolayca seslerle oynamaya başladım.
◊ Ka ç yaşındaydın?
- Yanılmıyorsam 14... Bu arada bir altyapım vardı tabii muzikle ilgili. Piyano dersleri almıştım, nota biliyordum. Zamanla "Ben gerçekten muzik yapabilir miyim?" diye duşunmeye, benzer programları iyice kurcalamaya başladım. Boyle boyle parçalar çıktı.
◊ Kimleri dinliyordun o d onem?
- Tiesto'yu ve Armin van Buuren'i çok beğeniyordum. Devamında ikisiyle de yolum kesişti.
◊ Nas ıl gelişti o sureç?
- "Tamam, bu artık oldu, çok daha dinlenebilir" diye duşunduğum bir proje yaptım. Sonra Armin van Buuren'in internette bulduğum adresine bir mail gonderdim. Hem parçayı yuklemiştim hem de "Merhaba, ben 15 yaşındayım, Turkiye'de doğdum, şu an İsviçre'de yaşıyorum" falan diye kendimi tanıtmıştım.
◊ İlk denemede olumlu cevap almış olamazsın herhalde.
- Yooo... Çok geçmeden cevap geldi. Telefon numaramı istediler. Ondan sonra bir plak şirketinden aradılar. Konuşurken de dediler ki "Bir saniye Armin'e veriyoruz telefonu". Armin'den de şoyle bir teklif: "Hollanda'ya yerleşebilir misin?"
◊ Bal ıklama atladın mı teklifine?
- Okulum devam ediyordu, "Yerleşemem, mumkun değil" dedim.
TIESTO BEN İMLE İRTİBATA GEÇTİ
◊ Onca mail geliyordur kendisine, sen nas ıl dikkatini çekmişsin ki?
- İnan şu ana kadar hiç sormadım. Hollanda'ya gidemedim ama sağ olsun o zamandan beri bana hep destek verdi.
◊ Hollanda 'ya gidemediğin halde iletişiminiz nasıl devam etti?
- "Yaşın İsviçre hukukuna gore legal olsun, yani 16 yaşına bas, ondan sonra o parçanın sozleşmesini imzalarız" dedi. O parça sonra başkaları tarafından da çalınmaya başladı.
◊ Kim mesela?
- Tiesto ve Paul van Dyk gibi bir suru isim. Sonra Tiesto da benimle irtibata geçti. "Benim plak şirketim için bir parça yapar mısın?" diye sordu. Armin'den izinler alındıktan sonra Tiesto'nun plak şirketi için parçalar yaptım. Tiesto'nun turnesinin açılışlarını da yapmaya başladım.
◊ O ya şta kendi başına bu adımları nasıl atabildin, o bağlantıları nasıl kurabildin?
- Biraz fazla ozguven sayesinde aslında... Yani çocuk aklı. Bugun o kadar ozguvenli değilim mesela. Bir parçayı piyasaya çıkarmadan once çok emin olmam gerekiyor.
◊ Eskiden nas ıldı?
- O donem kaybedecek bir şeyim olmadığı için "Aman ne olacak ki" deyip gonderiyordum. Cevap beklentim bile yoktu.
◊ O zamandan bu zamana neler de ğişti, yolun hangi noktasındasın?
- Tarzımda buyuk bir değişiklik oldu. Geçmişte çok sert elektronik muzik yapıyordum, çunku benim dinlediğim, muziğiyle buyuduğum kişiler de o muziği yapıyordu. Tiesto gibi. Birkaç yıl bu sound'la dunyanın birçok noktasını turladıktan sonra "Acaba ben annemin ve kardeşimin de seveceği, berbere ya da markete gittiğimde de duyabileceğim bir şeyler yapabilir miyim?" diye duşunmeye başladım. Sonra bir yıl kadar kendimi studyoya kapattım. Uzun çalışmalar sonucu elektronik muziği popla harmanladım. İlk single'ım "Your Call" oyle çıktı.
◊ Elektronik m uzik rafa mı kalktı?
- Tabii ki hayır, hiçbir zaman elektronik muzik yapmayı bırakmadım. Sadece yoğunlaştığım alan daha pop oldu.
NEDEN MADONNA 'YLA DA BİR PROJE YAPMAYAYIM
◊ Nerelerde ne kadar tan ınıyorsun?
- Bunu kestirmek gerçekten zor. Sosyal medyadan verileri gorebiliyoruz sadece. Gerçi elektronik muzik geçmişimden oturu muziğim butun dunyaya yayıldı diyebilirim. Tabii bazı ulkelerde daha fazla ilgi goruyor; Rusya gibi, Mısır gibi, Hollanda gibi. Guney Amerika'dan da çok dinleyicim var.
◊ Bundan sonras ı için nasıl bir hedef belirledin kendine?
- Hedefim, artık bir sonraki adımı atmak, bu işi butun dunyaya nasıl yayabiliriz ona bakmak... Yeni heyecanlar arıyorum. Mesela Armin'le, Tiesto'yla birtakım projeler yapıyorum da Madonna ile neden yapmayayım? Neden bir rock band'e parça yapmayayım? Niye aynı kutunun, aynı dunyanın içinde kalayım?
◊ Var m ı bununla ilgili çalışmalar, girişimler?
- Buyuk bir vokalle goruşmelerimiz suruyor ama şu an için adını soyleyemem.
◊ M uzik yayınlarından çok magazin basınında ilginç haberlerle yer alıyorsun. Neden çıkıyor bu tur haberler? Sabancı soyadının mı, yoksa hızlı gelen şohretin mi etkisi bu?
- Yeni taşındım sayılır Turkiye'ye. 2 yıl kadar oldu. Her alanda, ozellikle eğlence sektorunde medya her zaman yeni bir isim, yeni bir heyecan arar. Dolayısıyla Sabancı ailesine mensup, daha once pek bilinmeyen, ustelik muzik yapan genç biri ilginç geldi. Ama ben sadece işimi yapıyorum. Çok gezip tozan, çok geniş sosyal ağı olan, her gece farklı mekanda gorunen biri değilim. Sabah 6'da kalkarım, 7'de evden çıkıp ofisime giderim. Saat 6.30-7 gibi de eve doner ve uyuyana kadar muzik yaparım. Ertesi gun de bu rutini aynen tekrarlarım. Sabancı ailesi mensubu olarak Sabancı'da çalışmak gibi bir sorumluluğum varken, hareketli bir sosyal hayatımın olması imkansız.
◊ M uzik mi yoksa iş dunyası mı ağır basıyor?
- Muziği meslek haline getirirsem buyusu bozulur.
PAZARLIK YAPMAKTAN UTANMAM
◊ Seninle ilgili bir haber okudum, şaşırdım. Mısırcıyla pazarlık ettiğin doğru mu?
- Tabii ki doğru değil. Ama şunu da soyleyeyim, ben pazarlığı çok severim. Bir kurşun kalem alırken bile pazarlık edebilirim.
◊ Şaka yapıyor olmalısın. Buna neden ihtiyaç duyasın ki!
- O pazarlık surecini, iki tarafın o akıl oyununu ve birbirini ikna savaşını çok seviyorum. Beni çok heyecanlandırıyor. Hiç indirim ihtimali olmayan bir urunde bile durum değişmez. Mesela bir cep telefonu alacağım, 20 dakika o savaşı veriyorum. Biliyorum fiyatı indirmeyeceklerini ama olsun. Dedim ya, seviyorum o çabayı.
◊ Şahsen pazarlık yapmaya utanıyorum ben...
- Ben utanmam, markete girip erzak aldığımda da aynı şeyi yaparım. Dedim ya, o aktiviteyi seviyorum, bağımlısıyım hatta.
◊ E m ısırcı hikayesi de doğru o zaman.
- Değil işte. O an ne hikmetse ben o mısırcıyla hiç pazarlık etmedim.
101 K İLO VERDİM ŞİMDİ ALIŞVERİŞE AÇIM
◊ Peki en çok neye para harcıyorsun?
- İşime çok para harcarım ama kişisel olarak soruyorsan kıyafete... Her zaman modaya ilgim vardı. Fakat 1.5 sene oncesine kadar istediğim hiçbir şeyi giyemiyordum. Zayıf olup da sonradan kilo alanlardan değilim, her zaman şişmandım. Dolayısıyla o noktada bir açlığım, bir gormemişlik hali var. Bir maymunu kafese koyarsınız da çıktığında delirir ya, oyle bir şey. O yuzden ciddi bir kıyafet masrafım olduğunu inkar etmiyorum. Seviyorum da alışverişi ama biliyorum ki geçecek. Şu an için 1 numaralı gider kalemim o. Çunku her şeyi sıfırdan almam gerekiyor.
◊ Ka ç kilo vermiştin?
- Totalde 101. Yani eldekileri değer- lendirmem imkansız, "Şu ceketi terziye vereyim de biraz da- raltsın" diyecek durumda
değilim.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.