Özet (TL;DR) @ 2018-07-03T13:33:00.000Z: Türkiye'de çocuklara karşı işlenen suçların haberleri infial yaratırken, idam ve kastrasyon talepleri de dillendiriliyor. İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu cezaların artırılmasının çaresizliğin…



Turkiye

13:33 03.07.2018(Guncellendi 13:36 03.07.2018) URL'yi kısaltın

Turkiye'de çocuklara karşı işlenen suçların haberleri infial yaratırken, idam ve kastrasyon talepleri de dillendiriliyor. İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu cezaların artırılmasının çaresizliğin gostergesi olduğunu belirtirken Avukat Turgut Kazan da konu hakkında idamın kullanıldığı soyluyor.

Ankara'da Eylul Yağlıkara, Ağrı'da Leyla Aydemir isimli çocukların olu bulunmalarının ardından Turkiye'de idam ve kastrasyon (kimyasal hadım) cezaları tekrar gundemde.

' SİYASİ İKTİDAR, SONUÇLARI HEMEN GÖRMEK İÇİN…'

Sozcu'den Sevgim Begum Yavuz'a konuşan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, bu tarz durumlarda cezaların artırılmasına yonelik bir tedbiri onermenin çaresizliğin gostergesi olduğunu belirtirken şunları soyledi:

"Bizim toplumumuzun maalesef boyle bir eğilimi var. Yaygınlaşmaya başladığı andan itibaren cezaları artırırsak eğer sorunun çozulebileceğini duşunuyoruz. Oysa hem çocuğun eğitimi açısından, hem de bu eğitimin buyukler açısından yaygınlaştırılması için çok ciddi çalışmaların yapılması gerekiyor. Bunlar uzun vadeli çalışmalar olduğu için de siyasi iktidarlar sonuçları hemen gormek bakımından bu çalışmalara yonelmek yerine kastrasyon denilen tedbirlere yonelmeye çalışıyorlar."

' EĞİTİM UYGULANMALI, DÜNYA BÖYLE AŞMIŞ, YENİ BİR ŞEYLER KEŞFETMEK ZORUNDA DEĞİLİM'

(C) AA / Erçin Top

"Kastrasyonun tek onemli tarafı ilginç olmasıdır" diyen Durakoğlu, kimyasal hadımın tedbir olarak getirilebileceğini ancak bunun hiçbir zaman çozum olmayacağını vurguladı. Durakoğlu, sozlerine şoyle devam etti:

"Kastrasyon uygulamaları itibariyle de baktığınızda orneğin tedbir altında bulunduğunuzda; mesela hapishanede, tutuklama yerine uygulanan tedbirler sırasında uygulanan yontemlerdir. Oysa karşı karşıya bulunduğumuz durum kastrasyonu getirdiğin zaman her sorunu çozumluyor değildir. Bunu bilmek gerekiyor. Uygulaması itibariyle yanlış bir noktadayız. Benim için onemli olan şey ceza değil, caydırıcı tedbirlerin ortaya konulması ve her şeyden evvel de bu konuda hem çocuklar hem yetişkinler açısından belirgin bir eğitimin uygulanmasıdır. Dunya bunu boyle aşmış zaten. Yeni şeyler keşfetmek gibi bir zorunluluk içerisinde değiliz."

' HERKES KENDİNİ GÖREVLİ HİSSETMELİ'

(C) AA /

Durakoğlu çocuk guvenliği için ailelere de buyuk gorevler duştuğunu belirterek "Bir defa çocukların eğitimi çok onemli. Çocuklar kendilerine yaklaşım gosterilen noktalarda nasıl davranacaklarını bilmeli. Kolluk ise, çocukların çok olduğu yerlerde tedbir alınmasını sağlamalı. Bu konuda herkes kendisini gorevli hissetmeli, ihbar mekanizması çalışmalıdır. Bunlar gizli gizli oluyor değil. Bazen son derece açıkta oluyor. Son ornekte olduğu gibi. Biri sokağın ortasında bir çocuğu alıp goturuyor. 'Nereye goturuyor?' diye birilerinin ilgilenmesi gerekiyor. Toplum bilinci oluşmazsa, olayların onune geçemiyoruz. Her şey eğitimle ilgili. Bu olgunun aşılmasının temeli eğitim" yorumunda bulundu.

(C) Fotoğraf : DHA

KAZAN: YURTLARDA TECAV ÜZ OLAYLARININ NASIL KAPATILDIĞINI BİLİYORUZ

Avukat Turgut Kazan tartışmalar ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

"Çocuğun cinsel istismarı kamuoyunu derinden etkileyen bir sorun. Gundemde idam tartışması var. Ancak bu konuda idam cezasının kullanıldığı kanısındayım. Yurtlarda tecavuz olaylarının nasıl kapatıldığını biliyoruz. Yasalar yetersiz, cezaların artırılması gerekiyor. İdam tartışmalarının, o suçlara çozum uretmek değil. Turkiye'yi antidemokratik ulkeye donuşturmek için yapıldığını duşunuyorum. Hiçbir fail suç işleyeceği zaman 'ağırlaştırılmış muebbet verirlerse goze alırım, idam varsa goze alamam' demez. Nasıl olsa yakalanmayacaklarını, suça dair iz bırakmayacaklarını duşunur. İdam caydırıcılık sağlamaz. İdamın suç onleyici etkisi de olmamıştır. Bu ilkelliktir, Batı ile bağların koparılması demektir. Bu suçların işlenmesi hastalık gibi bir şeydir. Etkin mucadele cezanın artırılması ile olmaz."