Özet (TL;DR) @ 2018-07-01 11:19:01.567067: Şu sıralar son filmi “Ocean’s 8” ile gündemde olan Anne Hathaway, New York’ta Barbaros Tapan’la buluştu. Oscar ödüllü oyuncu, yeni projelerinden özel hayatına, MET Gala kabusundan “fantastik” nikah…



Son filminiz "Ocean's 8"deki pahalı mucevherleri gorunce aklıma takıldı. Sizin şimdiye kadar kırmızı halıda taktığınız en pahalı mucevher hangisiydi?

- Kırmızı halıda son derece pahalı takılar taktım. En pahalısı sanırım "Les Miserables" filmi ile katıldığımız Oscar gecesinde taktığım kolyeydi. İlginçtir, tersini daha çok sevdiğim için kolyeyi onu arkaya gelecek şekilde takmama izin vermişlerdi.

K ırmızı halıda kullandığınız mucevher ya da elbiselerin sizde kalmasına izin verdikleri oluyor mu?

- Bende hiç olmadı. Evime donene kadar takabilirsem şanslıyım demektir, hemen geri alıyorlar...

Favori tasar ımcılarınız hangileri?

- Çok fazla iyi tasarımcı var. Tutup da içlerinden sadece birini seçemeyeceğim şimdi. Politik olmalıyım değil mi (guluyor). Ama Valentino ile her zaman iyi ilişkilerim olmuştur. Özel tasarımlarını birkaç defa giyme şansım da olmuştu, o yuzden Valentino'nun bende ozel bir yeri var. İçinde kalan, bir gun mutlaka çalışmak istediğin kişi dersen, Hubert De Givenchy ile Audrey Hepburn'u giydirdiği donemlerde çalışmak isterdim.

Moda sizin i çin ne ifade ediyor?

- Özel hayatımda onemli değil. Hele oğlumun doğumundan beri çoğu zaman bebek bakıcısı gibi giyiniyorum. Fakat profesyonel hayatımda çok onemli bir yeri var. Giyinmek, cazibeli ve hoş gorunmek herkes gibi bana da mutluluk veriyor. İyi gorunduğumuzde kendimizi daha iyi hissediyor ve daha guçlu oluyoruz bana kalırsa...

Oğlum doğduğundan beri bebek bakıcısı gibi
giyiniyorum

K ÜÇÜKKEN O TEPEYE ÇIKAR NEW YORK'U İZLERDİM

New York 'ta yaşayan bir oyuncu olarak, sizce New York'u en iyi anlatan film ya da şarkı hangisi?

- Bence son filmimiz "Ocean's 8" oldukça iyi anlatıyor. Ama benim için New York ile ozdeşleşen asıl film Robert De Niro'nun "Taxi Driver"ıdır...

Bo ş vaktinizde ailenizle neler yaparsınız?

- Eğer hava guzelse ve dışarıdaysak, karı-koca en keyif aldığımız şey oğlumuzun liderlik yapmasına, daha doğrusu kontrolu eline almasına izin vermek. Oğlumuz metroya binmek isterse metroya iniyoruz, arabadan inip otobuse binmek istiyorsa otobuse biniyoruz. Parka gidip atları izlemek istiyorsa atları izliyoruz. New York'un en sevdiğim ozelliği de bu zaten, boş gununde yapacağım sayısız şey var.

Çocukluğunuzdan beri New York'un sizin için çok ozel bir anlamı varmış, doğru mu bu?

- Evet... Brooklyn'de doğdum, sonra New Jersey'ye taşındık. Daha kuçuk bir kızken bile şehirde yaşamak istiyordum. Evimiz tren yolunun ustunde bir mahalledeydi. Kuçuk bir yokuş vardı, akşam o yokuşu çıkınca tum şehrin ışıklarını gorebiliyordum. Yapmaktan en zevk aldığım şey de zaten o yokuşu çıkıp şehrin ışıklarına bakmaktı. Çunku baktığım yer, tum hayallerimi içinde saklayan şehirdi. Hala New York caddelerinde yururken o kız çocuğunu hatırladığım olur. "Kendi kendimize başardık, işte buradayız, ışıkların ve şehrin içindeyiz Anne" diyorum.

SANDRA 'NIN YAPTIĞI  Ç OK COOL BİR JESTTİ

"Ocean's 8"in çekimleri surerken makyaj karavanında neler yaşandı Allah aşkına? Herkesin dilinde bir karavandır gidiyor...

- Saç ve makyaj karavanı benim için eğitim alanıydı. Birbirinden başarılı kadınları gozlemlemek, eğitimden başka nasıl adlandırılabilir bilmiyorum. Özellikle Cate (Blanchet) ve Sandra (Bullock) için "Bizim sektorun kraliçeleri" diyebilirim. Karavanda birbirimize minik makyaj sırları vermenin dışında, bu iki kadının set ve ozel hayatlarını nasıl başarılı şekilde idare ettiklerini gordum. Bu bana cesaret verdi. Çunku o çekimler başladığında oğlum daha 6 aylıktı. "Eğer onlar yapabiliyorsa ben de yapabilirim" dedim. Bu arada Sandra benim için çok ozel bir şey yaptı, istersen bahsedebilirim...

Tabii ki...

- "Cast'a hoş geldin" mesajı yolladı, sonuna bir de not eklemişti...

Nas ıl bir not?

- Şoyle yazmış: "Biliyorum yeni annesin, setimizin aile dostu olduğunu bilmeni isterim. Ne zaman istersen oğlunu getirebilirsin." Bu bence çok cool bir jestti. Meslektaştan ote bir anneden boyle içten bir mesaj almak beni çok mutlu etti.

T ÜM DİNLERİ SEVİYOR, BELL İ BİRİNİ SEÇMİYORUM

Ü zerinde çalıştığınız birçok proje var ama ben ozellikle Matthew McConaughey ile çektiğiniz "Serenity"yi bekliyorum heyecanla. Mauritius'da çektiniz o filmi, değil mi?

- Evet, şimdiye kadar gorduğum en guzel ve en ozel yer Mauritius. O kadar ozel bir ada ki... Ana dinler bir arada yaşıyor ama bolunmuşluk yerine tolerans hakim. Sinagog, cami, kilise bir arada. Orada hissettiğim tek şey sevgi ve hoşgoruydu. Hala bulunduğum en guzel ve ozel yerler listesinde zirvede tutuyorum orayı.

Din konusu a çılmışken sorayım. Eşiniz (Adam Shulman) Musevi, evlenirken dininizi değiştirdiniz mi?

- Hayır değiştirmedim. Nikahımızda hem haham hem rahip vardı. Ailem Episkopal, ben ise tum dinleri seven, hepsini ayrı ayrı okuyan ama belli bir tanesini takip etmeyen biriyim. Nikahtan hemen once nikahımızı kıyacak haham acil durum nedeniyle nikaha gelemeyeceğini bildirdi, biz de yakın arkadaşımız Josh Gad'dan hahamlık yapmasını istedik. Josh, oyuncu olmasının yanında bir haham. Seromoniyi rahiple birlikte yonetti.

Hem manevi hem spirituel hem dinsel ama en onemlisi mizah dolu bir nikah oldu. İki dinin temsilcisi de fantastik bir iş çıkardı.

Her şey harikaydı.

Oğlum doğduğundan beri bebek bakıcısı gibi
giyiniyorum

GET GALA YOLUNDA FERMUARIM PATLADI

Sette hi ç kotu davranışlara maruz kaldığınız oldu mu?

- Hayatımda kotu davranışlarına maruz kaldığım birçok insan oldu. Durust olmak gerekirse setlerde gerçek hayatıma oranla daha az kotu tavıra maruz kaldım. Kaldı ki setlerde kotu ve uygunsuz hareketler sergilersek uzun bir kariyere sahip olamayız. Bizim işimiz takım işi ve Hollywood'da seçenek çok. O yuzden zirvedeki oyuncuların birçoğu aynı zamanda harika insanlar.

Bu y ıl da MET Gala'da vardınız. Hiç o galayla ilgili enteresan bir anınız var mı?

- Sarhoş olup istifra ettiğim bir anı falan bekliyorsun değil mi?

Neden olmas ın, bence uygun...

- Ama oyle bir şey anlatmayacağım tabii ki. Calvin Klein'ın kreatif direktoru Francisco Costa ile katıldığım yıl... Sanırım 2014'tu. Bana çok ozel iki parçalık bir elbise dikmişti. Galaya gitmek uzere arabaya bindim, ama yolda hapşırmamla birlikte fermuarım patladı. Araçlarımız Metropolitan Muzesi'nin onunde durdu, Francisco "Hazır mısın?" dedi. Fermuarı gosterdiğimde parlak teni yeşile dondu! Hayatımda yeşile donen bir insan hiç gormemiştim (guluyor). Hemen yardımcı terzisini aradı ve kırmızı halıya çıkmadan once elbiseyi ustumde dikti. Hayli aksiyonlu bir galaydı benim için...