Özet (TL;DR) @ 2018-07-01 11:18:44.019889: “Suriye’de eşcinsel olmak bir suç, hapis cezası var. Allah’a şükrediyorum, iyi ki Türkiye’ye bu zamanda geldim. En azından burada hürriyet var” diyen Wissam, “Burada feminen görünen Suriyelilere iş…
23 Temmuz 2016, İstanbul, Aksaray...
Suriyeli eşcinsel multeci
Muhammed Wisam Sankari'nin Turkiye'ye gelişinin uzerinden henuz bir yıl
geçmişti. Ev arkadaşı Rayan'a gore son zamanlarda çok guvensizdi. Ne olduğunu
sorduklarında onlara pek bir şey anlatmıyordu.
Beş ay once Fatih civarında tehdit edilmiş, kaçırılmış ve tecavuze uğramıştı.
O gun, yani 23 Temmuz'da ev arkadaşlarına 15-20 dakika sonra doneceğini
soyleyip kapıya yoneldi. Onu vazgeçirmeye çalıştılar ama işe yaramadı,
gitmekte ısrarcıydı. 20 dakika dolduğunda gelen giden olmadı. Ertesi sabah ya
da hava karardığında da... Hiçbir haber yoktu.
Cesedi iki gun sonra, Yenikapı'da bulunduğunda arkadaşları onu ancak
pantolonundan teşhis edebildi. O kadar çok bıçak darbesi almıştı ki tanınmaz
haldeydi. Kafası da taşla ezilmişti.
Wissam (solda), İstanbul'da bir plastik fabrikasında gunde 12 saat çalışıp,
ayda 850 lira kazanıyor, ancak 15 gunde bir izin yapabiliyordu. Emeğinin
somurulduğunu soyluyor. Ayman'sa biraz feminen gorunenlerin bir işe giremediği
goruşunde.
Suriyeli e şcinseller dayanışma içindeBu cinayetten neredeyse iki yıl
sonra, bu kez Taksim'de bir başka Suriyeli eşcinsel multeci Wissam'ın
(soyadının yazılmasını istemiyor) sozlu tacize ve fiziksel saldırıya maruz
kaldığını, hatta Mecidiyekoy'de dayak yediğini duymak insanı hırpalıyor. Hemen
yanında oturan Suriyeli avukat Ayman Menen'se, o an Wissam'ın anlattıklarını
dinlerken uzaklara dalmaktan başka bir şey yapamıyor. Üçumuzu bir araya
getiren, Ayşe Toprak'ın filmi 'Mr. Gay Syria.' Konuya gelelim: Adını aynı adlı
yarışmadan alan bir film bu. Başkahramanları, uluslararası bir yarışma olan
'Mr. Gay World'e temsilci gondermek için İstanbul'da 'Mr. Gay Syria'
yarışmasını duzenleyen Mahmud Hassino. Diğeri 'Mr. Gay Syria' seçilen Suriyeli
berber Huseyin... Gazeteci ve aktivist Hassino boyle bir organizasyonu yapmaya
iki sene once karar verdiğini anlatıyor. Amaç, filmde soylediği gibi "Suriyeli
gay'ler IŞİD videolarında oldurulenlerden ibaret" algısını değiştirmek.
Kardeşleri, annesi ve babasıyla Turkiye'ye gelen Huseyin'se haftanın altı
gunu, şehir merkezinde çalışıyor ve yaşıyor. İzin gununde ailesinin evine
gittiğinde 'onların istediği kişi' oluyor. Filmden oğrendiğimiz bir şey:
İstanbul'daki Suriyeli LGBTİ multeciler, 'Tea and Talk' (Çay ve Sohbet) adlı
bir grup sayesinde dayanışma içinde. Sırf derdi, huznu değil; eğlenceyi ve
neşeyi de boluştukleri bu grubu avukat Ayman Menen kurmuş. Wissam, grubu
Turkiye'ye geldikten sekiz ay sonra keşfetmiş: "Buraya geldiğimde bir eşcinsel
olarak çok zorluk yaşadım. Kimse bana yardımcı olmadı. Tum gay'ler gibi 'Ben
neden boyle oldum' diye soruyordum. Bu gruba katıldıktan sonra kendimi buldum.
Artık kim olduğumu biliyorum." Eşcinsel olmayan Suriyeli multecilerden pek
destek gormediği, onların hayatında sadece iş arkadaşı olarak var olduklarını
da anlatıyor, Wissam. "Arkadaşlarım sadece eşcinseller. Kendimi ancak boyle
rahat hissediyorum çunku ne istersem yapabiliyorum" diye de ekliyor.
O bir istisna!
43 yaşındaki Ayman Menen, ailesine eşcinsel olduğunu 20 sene once soylemiş ve
destek gormuş. O bir istisna. Bunu kendi soyluyor. O gunleri "Çok yalnız
hissediyordum" diyerek anlatıyor. Planlarında gunun birinde mutlaka yurduna
donmek var: "Bir gun mutlaka
Suriye'ye donup, LGBTİ hakları
için çalışacağım, homofobiyle savaşacağım." Ayrıca, eşscinsel evliliğinin de
yasal olmasını hayal ediyor.
Bugun, 1 Temmuz... İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası'nın teması bu yıl Suriyeli eşcinsel
multecilerin sesini duymuşçasına, 'sınır' ve 'multecilerin karşılaştığı
ayrımcılık ve hak ihlalleri' olarak belirlendi. 2016 ve 2017'de yuruyuşe izin
vermeyen İstanbul Valiliği bugunku yuruyuşu de yasakladığını açıkladı. Ancak
yine de LGBTİ orgutleri, herkesi 17.00'de Taksim'deki Onur Yuruyuşu'nde
buluşmaya çağırıyor.
2015'teki o son izinli Onur Yuruyuşu'ne katılmış Wissam. "Çok guzel geçmişti,
mutluydum" diyor. O gun, o farkında olmadan birisi fotoğrafını çekip Wissam'ın
Suriye'deki ailesine gondermiş... Ailesinin tepkisi, "Bu sen misin" diye
sormak olmuş. Önce "Hayır" dese de sonra kabul etmiş. Bir daha ne goruşmuşler
ne de konuşmuşlar. Ona gore Turkiye ve Suriye'de eşcinsel olmak çok farklı
şeyler: "Burada eşcinsel olmak normal" diyor ve ekliyor: "Onur Yuruyuşu bir
luks! Suriye'de eşcinsel olmak bir suç, hapis cezası var. Allah'a
şukrediyorum, iyi ki Turkiye'ye bu zamanda geldim. En azından burada hurriyet
var!"
Filmden...
' Doğduğumdan beri bir maske takıyorum'Mahmud Hassino: Yarışmaya neden
katılmak istiyorsun? Cesaretten mi umutsuzluktan mı?Huseyin: "Umutsuzluk beni
cesur yaptı" diyelim. Sorunların olduğunda, çaresiz kaldığında bir şey yapman
lazım. Doğduğumdan beri bir maske takıyorum. Ama artık gerçek yuzumu gostermem
lazım. Gostermezsem hep umutsuzluk içinde kalacağım."
' Baban seni zehirleyecek'
Huseyin: "Annem aradı, 'Baban çok kızgın, seninle konuşmak istiyor' dedi. 'Ne olabilir ki' dedim. Anlamazdan geldim. Eğer eski haline donmezsen baban seni oldurecek, seni zehirleyecek' dedi. Babam eşcinsel olduğumu oğrendikten sonra ben kendi hayatımı yaşamak için ailemden ayrıldım, eşim de beni bırakıp aile evine dondu. Nasıl ki beni eşcinsel olarak kabul etmeyen toplumun kurbanı olduysam, eşim de aynı şekilde bir kurban oldu."
' Eşcinseller kurtuldu, sağ kaldı ve İstanbul'dalar!'
Suriyeli eşcinsel multecileri İstanbul'un çatılarında fotoğraflayan Bradley
Secker, projeyi şoyle anlatıyor: "Çatı, gay Suriyelilerin IŞİD tarafından
atıldıkları yuksek yerleri temsil ediyor. Diğer yandan da olumlu mesaj
veriyor. Çunku eşcinseller kurtuldu, sağ kaldı ve İstanbul'dalar!"
' Arapça bilseydim doğallığını yakalayamayacaktım'
Yonetmen Ayşe Toprak'ın aklında, filmin hikayesini ilk kurguladığında sadece 'Mr. Gay Syria' yarışmasını takip etmek vardı. Hassino yarışma için adaylar bulacak, bu adaylardan birini seçecek, hep beraber Malta'ya gidilecek ve uluslararası kampanya başlayacaktı. Hassino da bu hikayenin başkahramanı olacaktı. Ama bu kurgunun hiçbiri gerçekleşmedi. Filmin karakterlerini zaman içinde daha yakından tanımaya başladıkça, Toprak hikayeyi ilginç kılanın bu yarışma olmadığını fark etti. Onun için çarpıcı olan, Hassino'nun aktivizminden çok Huseyin'in aile dramı, etrafındaki arkadaş çevresi ve en yakın arkadaşı Omar'ın sevgilisine kavuşma çabaları oldu. Yapım ekibi Arapça bilmediğinden film çekimleri boyunca bir çevirmenle çalıştı. Ekipten kimsenin Arapça anlamaması kamerayı unutmalarını sağladı. Toprak, "Ara sıra bizden sıkıldıkları oldu, bu da varlığımızı tamamen gormezden gelmeleri demekti. Arapça bilseydim belki de bazı sahnelerin doğallığını yakalayamayacaktım. Bu şekilde kamera mumkun olduğunca gozlemci pozisyonda kalabildi" diyor. Çekimleri 2015 ortasından 2016 sonralarına kadar, İstanbul, Berlin ve Malta'da yapılan 'Mr. Gay Syria', Chicago Film Festivali ve 'Paris Gay and Lesbian Film Festivali de dahil 12 festivalden odul kazandı.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.