Özet (TL;DR) @ 2018-06-29T14:46:00.000Z: Gazeteci Tülin Daloğlu, Türkiye–ABD ilişkilerinin geldiği noktayı Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Daloğlu, rahip Andrew Brunson’ın mensup olduğu Evanjelist kilisenin ikili ilişkiler içinde…



Seyr-i Sabah

14:46 29.06.2018(Guncellendi 16:10 29.06.2018) URL'yi kısaltın

Gazeteci Tulin Daloğlu, Turkiye-ABD ilişkilerinin geldiği noktayı Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Daloğlu, rahip Andrew Brunson'ın mensup olduğu Evanjelist kilisenin ikili ilişkiler içinde oldukça onemli bir rol oynadığına dikkat çekti.

Seçimlerin bitmesinin ardından iç ve dış politikada yeniden normalleşmeler başlandı. Önumuzdeki gunlerde ABD ve Rusya arasında yapılacak ikili zirve ozellikle bolgemizdeki Suriye ve Irak meselelerine farklı bir yon çizebilir. Gazeteci ve deneyimli dış haberler yazarı Tulin Daloğlu, ABD ile ilişkilerimizi ve bu ilişkilerin geleceğini Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Daloğlu ikili ilişkileri S-400 fuzeleri, hapiste tutulan rahip Andrew Brunson ve Suriye bakış açısıyla farklı merceklerden inceledi:

' STRATEJİK ORTAK KELİMELERİNİN İÇİ BOŞALTILDI'

"ABD-Rusya zirvesi çok onemli. Çunku ABD'de seçim sonuçlarına hile karıştığı yonunde federal hukumetin yuruttuğu soruşturma var. Trump bir turlu bu soruşturma kancasından kurtulamadı. En başta Suriye'deki gelişmeler, İran, Kuzey Kore gibi başlıklar var. Bu kapsamda yuz yuze goruşmeleri dunya genelinde onemli yansımalar bulacaktır.

(C) AP Photo /

ABD'den Recep Tayyip Erdoğan'a gelen tebriklerden sonra dun akşam gelen seyahat uyarıları var. ABD vatandaşlarına Turkiye seyahat planlarını gozden geçirmelerini oneriyor. Terorizm ve keyfi goz altılar nedeniyle gozden geçirin diyorlar. ABD Dışişleri'nden seyahat uyarısı geldiğinde butun yabancı ulkelerdekiler tedirgin oluyor. Avrupa'dakiler de gelmemeyi seçiyor. Kesinlikle gitmeyin dedikleri yer Turkiye'nin Suriye sınırındaki bolgeler. Marmaris'in koylarından değil, Doğu'dan bahsediyorlar. Turkiye'de teror saldırıları olmuştu, çok şukur buyuk teror saldırısı ile karşı karşıya değiliz. Irak ve Suriye'de bitmek bilmeyen bir kaos var. Bu bitmedikçe Turkiye'ye bu saldırıların yansımaları olacak mı kaygısı var. ABD Dışişleri Bakanlığı bunları yayınladıkça sadece yabancılar değil, Turkler de oldukça korkuyor.

Turk-Amerikan ilişkileri daha once ele aldığımız gibi bir butun içinde değerlendirilmiyor, konu başlıklarına bakılıyor. Mesela Turkiye-Suriye hedeflerine bakılıyor gibi. ABD kendine gore konu başlıkları çıkarıyor. Turkiye işbirliğine yaklaşıyorsa yapılıyor bu. İlişkileri bir butun olarak değerlendirme donemi ABD için kapanmış durumda. Biz kimi kavramların içini çok boşalttık ama ABD de bunu yaptı. Stratejik ortaklık kavramının içi boşaldı mesela. Buyuk başlıklar atıp içine bakma donemi bu yuzden bitti. Ülkeler arasındaki olumsuz algı, iki tarafın katkılarıyla yapıldı. 'Stratejik ortak' kelimeleri için iki ulke aynı anda içini boşaltarak bozdu. Ama ABD de çok keyfi davranıyor. Avrupa'ya baktıklarında da çok keyfiler. Mesela İran ile nukleer denetim anlaşmasının lağvedilmesinde de bir keyfiyet var. Sadece Turkiye-ABD meselesi değil bu.

' DIŞİŞLERİ BAKANI GÖZALTINDAKİ RAHİP KONUSUNDA ÇOK HASSAS'

Mayıs sonunda ABD'deydim. Orada birinci sıraya oturmuş rahip Andrew Brunson yargılanması sureci var. Bu ABD kongresinde onemli bir noktaya geldi. ABD Dışişleri Bakanı (Mike Pompeo) bu rahiple aynı Evanjelik kiliseden geliyor. Brunson'ın tutukluluğunu çok onemsiyor. Evanjelikler ABD Kongresi'ni kuşatmış durumda. Biz bu işin dini kısmını hiç konuşmuyoruz. ABD'de dinin, Evanjelist kilisesi mensuplarının son derecede etkili olduğu bir tarz var. ABD'nin buyukelçiliği Kudus'e taşımasında da Evanjelik bakış açısı rol oynadı. Algılar Turkiye Brunson'ı Fethullah Gulen'i almak için esir tutuyor yonunde. Yetkililer gerçekte buyuk bir restleşme içinde mi bilmiyoruz.

Mike Pompeo, dışişleri bakanı, eski CIA başkanı Evanjelik. Butun bu cemaat Brunson'ın kurtarılmasını birinci oncelik yapmış durumda. Adama burda bir şeyler olursa ABD'de ulusal anma gunu duzenlenir. Bu bilinen her şeyin onune geçti. Ben Turkiye'den bunun bu kadar onemli olduğunu anlayamamıştım. ABD'de gidince farkına vardım.

' ABD S-400 KONUSUNDA CİDDİ GÖRÜNÜYOR'

ABD tarafı S-400 konusunda ciddi gorunuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı bu satın alımları gundeme getirdi ve F-35 uçaklarını transferini durdurabileceğini soyledi. Askeri casusluk yapılabileceği soyleniyor. S-400 ile Rusların NATO sistemine girmesinden korkuluyor. Turkiye bu fuzeleri sisteme sokmayacak diyor ama ABD'de fuze içine konan bir çip Ankara ustunden geçerek NATO savunma sistemine sızabilir kaygısı var. ABD, Turkiye'nin konu hakkında soylediklerini duyuyorsa da olumlu bir adım henuz yok. Turkiye, Çin ile de anlaşma imzalamıştı. ABD çok yoğun bir baskı uygulayıp Turkiye'nin o fuzeleri almasını engelledi. ABD, Rus fuzeleri için aynı beklenti içinde.

Şu anda dış politikada açısından hiçbir şey 20 sene once alıştığımız dinamiklerle gitmiyor. ABD o zaman da super guçtu. Sonrasında 11 Eylul 2001'de uğradığı teror saldırıları sonucunda super guç algısı çoktu çunku askeri mudahaleden sonra demokrasi getirmedi. ABD başkanı da ayrı bir keyfiyette bir karakter çıktı. 'Ben oyle istedim, oyle oldu' diyor. Bizim daha once konuştuğumuz tarzda bir dış politika yok. Yeni dunya duzeni yazılıyor. Herkes çıkarlarını korumak için adım atıyor. Guvenlik onemli bir kaygı oluyor ulkeler için."