Özet (TL;DR) @ 2018-06-29T15:07:00.000Z: 2014'te kapatılan Karşı gazetesindeki çalışmaları nedeniyle hakkında dava açılan ve 'FETÖ'ye yardım' suçlamasıyla tutuklanan CHP'li Eren Erdem, iddianamenin FETÖ'cüler tarafından hazırlandığını…
2014'te kapatılan Karşı gazetesindeki çalışmaları nedeniyle hakkında dava açılan ve 'FETÖ'ye yardım' suçlamasıyla tutuklanan CHP'li Eren Erdem, iddianamenin FETÖ'culer tarafından hazırlandığını soyledi. Erdem, "İddianame siyasidir. Gazetenin gelir kaynaklarında da FETÖ'den gelen tek bir kuruş yoktur. İspatlanırsa idamımı isteyeceğim" dedi.
İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi, eski CHP Milletvekili Eren Erdem'in, hakkında yapılan ihbarla yasa dışı yollardan yurt dışına kaçacağı yonunde kuvvetli olgular bulunması ve gelinen aşamada adli kontrol kararının yetersiz kalacağı gerekçeleriyle tutuklanmasına karar verdi.
(C) AA /
Ankara'da gozaltına alındıktan sonra karayoluyla İstanbul'a sevk edilen ve gorevli polislerce Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirilen Erdem, 'Fethullahçı Teror Örgutu'ne yardım etmek' suçunu işlediği iddiasıyla yargılandığı İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi'nce açılan ara duruşmaya alındı.
Duruşmada Erdem'i, avukatlar Efkan Bolaç ve Onur Cingil temsil ederken, CHP Milletvekilleri Mahmut Tanal ve Ali Şeker'in yanı sıra eski CHP Milletvekilleri Hilmi Yarayıcı ve Barış Yarkadaş ile CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da izleyici olarak duruşmada yer aldı.
' İDDİANAME FETÖ'CÜLER TARAFINDAN HAZIRLANDI'
(C) Fotoğraf : Arşiv
Kimlik tespiti sırasında mesleği sorulan Erdem, "Şu anda bir şey yapmıyorum" dedi.
Savunması sorulan Erdem, iddianamenin FETÖ'culer tarafından hazırlandığını ve eşiyle yaptığı telefon goruşmesinin 'Selam-Tevhit kumpası' iddianamesinden alındığını belirterek, "FETÖ'nun iddianamesinden alıntı yapılarak, FETÖ iddiasıyla suçlanmaktayım. İlçe başkanlarıyla yaptığım goruşmeler bile delil olarak kabul edilmiştir. Gizli tanığın kimliğini ifşa ettiğim soylenmiş ancak gizli tanığın bana gonderdiği, kendisine para teklif edildiği, vergi borçlarının silineceği yonundeki mesajları da dosyaya sunmuştum. A Haber kanalında da bu mesajları kendisinin attığını kabul etmişti. Zaten bunun dışında dosyada delil yoktur" diye konuştu.
' SUÇLU OLSAM KAÇMAYI DÜŞÜNEBİLİRDİM'
FETÖ aleyhine 2012 yılında kitap yazması sebebiyle Selam-Tevhid iddianamesine sokulduğunu ve kitaplarının tumunde orgutu ifşa ettiğini one suren Erdem, şoyle konuştu:
(C) Fotoğraf : Arşiv
"Herkesin 'Hocaefendi' dediği zamanlarda ben 'terorist' diyordum. Ne nesebim ne meşrebim bu orgutle bağdaşır. Örgutun kriteri kabul edilen hiçbir husus bende yoktur. Aynısı Ahmet Şık ve diğerlerine de yapılmıştır. Bu sebeple dunyada FETÖ soruşturmalarının sulandırıldığı kabul edilmektedir. Bir sure çalıştığım Karşı gazetesinde de FETÖ aleyhine de haberler yapılmıştır. Gizli tanık Ayçiçek', 'gazete battıktan sonra Y.O isimli kişinin, kendisine vergi borçlarının silineceğini soylediği' şeklinde bana da mesaj attı. Televizyonda gizli tanık bu mesajları kabul etmiştir. Çikolata kutusunda belge geldiği iddiası ise komiktir.
CHP'de on seçimle seçilmiştim ve parti içinde 'kesmek' tabiri, 'onunu kesmek' olarak kullanılır. İddianamede farklı bir anlamın nasıl çıkarıldığını anlayamıyorum. Suçsuzum, suçlu olsam kaçmayı duşunebilirdim. Oğlumun Almanya'da gormesi gereken diş tedavisi var. Bu sebeple eşim her ay Almanya'ya gidip gelir. Dokunulmazlığım kaldırıldıktan sonra 38 kere yurt dışına gidip geldim. Kaçacak olsam zaten kaçabilirdim."
' FETÖ'CÜLER PARAYA ÇOK DÜŞKÜN'
Turkiye'de ideallerini gerçekleştirmek için çalıştığını ve ifadesini alan savcının kendisine, 'şupheliden delile gidildiğini' soylediğini aktaran Erdem, "İddianame siyasidir. Gazetenin gelir kaynaklarında da FETÖ'den gelen tek bir kuruş yoktur. İspatlanırsa idamımı isteyeceğim. Cihan Haber Ajansı (Cihan) ile goruştuğum soyleniyor. Diğer haber ajansları gibi Cihan'ın da abonesiydik. Gazete iflas edince ilk haciz koyan Cihan olmuştu. Bu FETÖ'culer paraya çok duşkun" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı'nın internete sızdırılan toplantısını, yayın yasağı geldikten sonra yayın yasağına karşı gelmek uzere diğer gazetelerle birlikte yayınladıklarını ve bunun en çok 'yayın yasağını delme' suçunu oluşturabileceğini soyleyen Erdem, gizli tanığın beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, iddianameyle FETÖ'nun temizlenmesine zarar verildiğini, dunyada alay konusu olacak bir komedya içerisine girildiğini savundu.
' AYDINLIK FETÖ'CÜ İSE HERKES FETÖ'CÜDÜR'
Erdem, "Yurekten ve namusumla soyluyorum. İstersem kaçardım. Beraat edeceğimi duşunuyorum. Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan iki dava dışında hukuki anlamda rahatsız olacağım bir durum yoktur. Bu dava Turkiye'nin itibarına zarar verir, tartışmaları buyutur. Buna katkı sunan herkes de bu ulkeye zarar vermiş olur" dedi.
Erdem, 17-25 Aralık olaylarını haber olarak gorulduğu için yayımlandığını ve gazetenin iddia edildiği gibi FETÖ matbaalarında değil Aydınlık gazetesinin matbaasında basıldığını ifade ederek, "Aydınlık FETÖ'cu ise herkes FETÖ'cudur. Benim uzerimden CHP yıpratılmak isteniyor. Bu dava vicdani ve hukuki değildir. Maddi ve manevi kulfeti oluşacaktır. Manevi olarak vicdanınızla baş başa kalacaksınız, maddi olarak da Turkiye'nin yargı sistemine guven sarsılacak. Siyasi bir karar olmasaydı gece yarısı evime giderken alınmazdım. Siyasi iradeye sorumluluğunuzu yerine getirecekseniz, Anayasa'ya karşı sorumluluğunuzu yerine getirmenizi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.
Kaçma iddiası ve tutuklama taleplerini kabul etmediğini belirten Erdem, tutuksuz olarak yargılanmasına karar verilmesini istedi.
İ LK DURUŞMA 19 EYLÜL'DE YAPILACAK
Yakalama kararı ve taleplerle ilgili kararını açıklayan mahkeme heyeti, Erdem'in, 'FETÖ'ye uye olmamakla birlikte orgute yardım etmek' suçunu işlediğine dair kuvvetli suç şuphesi bulunması, kendi Twitter hesabından 'ilk durak Maraş' şeklinde yazdıktan sonra, ertesi sabah, hakkında aynı gun konulan 'yurtdışına çıkış yasağı' tedbirinden haberi olmadan çıkış yapmak istemesi, daha sonra ise hakkında yapılan ihbarla, 'yasadışı yollardan yurtdışına kaçacağı' yonunde kuvvetli olgular bulunması, gelinen bu aşamada adli kontrol kararının yetersiz kalacağı gerekçeleriyle tutuklanmasına hukmetti.
Heyet, davaya ilişkin ilk duruşmanın yapılacağı 19 Eylul'de, 'tanık' olarak belirlenen Turan Ababey, Emre Erciş, Mehmet Bozkurt, Murat Kazancı ve Kutlu Esendemir'in dinlenilmesini de karara bağladı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.