Özet (TL;DR) @ 2018-06-29T17:03:00.000Z: Brüksel’de yapılan Avrupa Birliği zirvesinde Avrupa’ya çeşitli yollarla gitmeye çalışan mültecilerin sayısını sınırlandırma kararı alındı. Bu amaçla mülteci akımlarını denetleyecek mülteci merkezleri…



Goruş

17:03 29.06.2018(Guncellendi 17:12 29.06.2018) URL'yi kısaltın

Bruksel'de yapılan Avrupa Birliği zirvesinde Avrupa'ya çeşitli yollarla gitmeye çalışan multecilerin sayısını sınırlandırma kararı alındı. Bu amaçla multeci akımlarını denetleyecek multeci merkezleri kurulacak. Ayrıca AB'nin dış sınırlarında sınır kontrolunun arttırılması planlanıyor.

Bu kararlar, multecilerin haklarıyla nasıl bağdaşır? Uluslararası multeci hukukuna uygun mu? Turkiye, bu yeni uygulamadan nasıl etkilenecek?
Konuyla ilgili Sputnik'e konuşan İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Özturk Turkdoğan, şunları soyledi.

Bu alınan kararlar elbette ki Multeci Sozleşmesi'ne uygun kararlar değil. Multecilik bir haktır. Hiç kimse zorunlu olmadan zaten multeci olmuyor, zorunlu nedenlerden dolayı multeci durumuna duşuyor. Dolayısıyla o insanların haklarını, ilgili sozleşme uyarınca yerine getirmek gerekir. Fakat maalesef bu konuda ozellikle Avrupa Birliği, multeci haklarıyla ilgili uluslararası sozleşmeyi ihlal etmeye devam ediyor. Bu durum bizim için çok net.

Burada şunu da anlatmak gerekir: Eğer Avrupa Birliği, kendisine multeci gelmesini istemiyorsa multeci akımının kaynaklandığı topraklarda barış politikasını geliştirmesi gerekir. Yani bu insanlar Avrupa'ya isteyerek gitmiyorlar. Zorunlu nedenlerle gitmek istiyorlar. O halde Avrupa Birliği ulkelerinin, başta Suriye'de olmak uzere Irak'ta, Afganistan'da ve dunyanın daha birçok yerinde, yani çatışma olan bolgelerde barış politikalari izlemeleri gerekir ki, orada savaşlar sona ererse, insanlar da multeci durumuna duşmezlerse, Avrupa Birliği boyle bir sorunla karşı karşıya olmayacak. Fakat somut duruma baktığımızda, orneğin Suriye'de hala iç savaş devam ediyor, ve bu konuda kalıcı bir çozumun tesis edilmesi noktasında uluslararası toplum çok ağır davranıyor.

Bu AB kararlarından Turkiye de olumsuz etkilenir. Şoyle ki, 3 milyar avro Turkiye'nin sorunlarını çozmeye yetmez. Çunku Turkiye şu ana kadar, sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığına gore 30 milyar dolar para harcamış durumdadır. Şimdi bu 30 milyar doların 7-8 milyarını Avrupa'nın karşılaması, Turkiye'nin sorunlarını çozmuyor. Turkiye zaten bu konuda çok buyuk paralar harcamış bir ulkedir. Kaldı ki, Turkiye kendi içerisinde de başka sorunlar yaşamaktadır. Multecilerin karşı karşıya kaldığı sorunlar var.

Dolayısıyla, bu zirvede alınan kararların Turkiye'ye bir faydası olmayacağını duşunuyorum. Çunku bunun en buyuk maliyetini Turkiye karşılamaktadır. Suriye'de sorun çozulmezse Turkiye yeni bir goç dalgasıyla karşılaşabilir. Yani AB zirvesinde multeci sorununa ilişkin alınan kararlar Turkiye uzerindeki multeci yukunu hafifletmiyor. Verilen para da, yapılan masrafları karşılamaya yetecek bir para değildir.