Özet (TL;DR) @ 2018-06-29T18:03:24.000Z: İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, DHKP/C'lilerce makamında rehin alınarak öldürülen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda 4'ü tutuklu 9'u…
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Teror ve Örgutlu Suçlar Burosu'nca, 31 Mayıs 2015'te İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın makamında şehit edilmesine ilişkin yurutulen soruşturma sonucunda 4'u tutuklu 9'u firari 14 şupheli hakkında hazırlanan iddianame uzerindeki inceleme işlemi tamamlandı. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianamenin kabulune ve ilk duruşmanın 22 Kasım'da Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde yapılmasına karar verdi.
Heyet, tutuklu sanıklar Cengiz Özel, Mithat Özturk, Murat Canım ve Mustafa Koçak'ın bu hallerinin devamına, diğer firari sanıklar Faruk Ereren, Zerrin Sarı, Nuri Eryuksel, Mesut Demirel, Huseyin Fevzi Tekin, Şadi Naci Özpolat, Şerafettin Gul, Seher Demir ve Musa Aşoğlu hakkında yakalama kararının devamına hukmetti.
İddianamede, eylemi gerçekleştiren DHKP/C'nin, gunumuzdeki en ust duzeydeki karar organının, uyeleri yurt dışında bulunan Merkez Komitesi olduğu belirtilerek, şupheliler Faruk Ereren, Zerrin Sarı ve Nuri Eryuksel'in bu komitede olduğu bildiriliyor.
Merkez Komite'nin alt hiyerarşisinde yer alan ve bu komiteye karşı sorumlu olan Genel Komite'de ise halen cezaevlerinde hukumlu olarak bulunan Ercan Kartal ve Huseyin Özarslan ile şupheliler Mesut Demirel, Huseyin Fevzi Tekin, Şadi Naci Özpolat, Şerafettin Gul, Seher Demir, Musa Aşoğlu, Mustafa Koçak, Deniz Özel, Cengiz Özel, Mithat Özturk ve Murat Canım'ın yer aldığı kaydedilen iddianamede, bu şuphelilerden Huseyin Fevzi Tekin ve Şerafettin Gul'un ayrıca askeri komuta sorumluları oldukları dile getiriliyor.
(C) Fotoğraf : DHA
' YURT DIŞINDA FAALİYETLERİNE DEVAM EDİYORLAR'
Hukumluler Ercan Kartal ve Huseyin Özarslan haricindeki şuphelilerin olay tarihinde ve halen aktif olarak yurtdışında faaliyetlerine devam ettikleri, orgutsel konumları gereği en ust duzey karar alma mekanizmasını oluşturdukları belirtilen iddianamede, orgut yapısı içerisinde, kendisine suç işlemek gibi, orgutun amacına uygun gorev verilen kişinin, bu gorevi yerine getirmemesi halinde hemen yerine bir diğer orgut uyesinin ikame edilebileceği vurgulanıyor.
Savcı Kiraz'ın şehit edilmesi olayında teror orgutunun hiyerarşisi, yapısı ve işleyişi hakkında orgut mensuplarınca verilen ifade içeriklerine gore bu eylemin orgutun merkez ve genel komiteleri içerisinde aktif olarak faaliyet yuruten şuphelilerin bilgisi, kabulu ve talimatı olmaksızın işlenmesinin mumkun bulunmadığına dikkati çekilen iddianamede, cinayetin orgut içerisinde en ust duzey karar alma mekanizmasında bulunmalarına gore, dolaylı faillik kurumu nedeniyle teror orgutunun şehirlerdeki silahlı eylemlerini gerçekleştiren silahlı propaganda birlikleri yapılanması mensupları Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol tarafından, orgutun faaliyeti çerçevesinde ve onceden yapılan planlama gereği tasarlanarak işlendiği ifade ediliyor.
Şuphelilerin Savcı Kiraz'ın gorevi sırasında makam odasında, orgute ait ruhsatsız ve vahim nitelikte olmayan silahla rehin alınarak oldurulmesi eylemlerinin vucut verdiği suçlardan sorumlu tutulmaları gerektiğinin anlaşıldığı kaydedilen iddianamede, ayrıca geçmişte orgutsel nitelikli birçok eylemden kayıtları bulunduğu tespit edilen şupheliler Faruk Ereren, Zerrin Sarı, Nuri Eryuksel, Mesut Demirel, Huseyin Fevzi Tekin, Şadi Naci Özpolat, Şerafettin Gul, Seher Demir ve Musa Aşoğlu'nun, olay sonucu oldurulen şupheliler Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol tarafından işlenen, 'tasarlayarak ve kişinin yerine getirdiği kamu gorevi nedeniyle kasten oldurme, cebir ve tehdit kullanılarak, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, kişinin yerine getirdiği kamu gorevi nedeniyle kişiyi hurriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı kanuna muhalefet ve Anayasayı ihlal' suçlarını işlediklerinin kabul edilmesi gerektiği belirtiliyor.
S İLAHLI PROPAGANDA BİRLİKLERİ ÜYESİ ŞÜPHELİLER
İddianamede, şupheliler Mustafa Koçak, Deniz Özel ve Cengiz Özel'in de, teror orgutunun silahlı kanadı olan silahlı propaganda birliklerine uye olduğu vurgulanırken, orgutun hucresel yapısı ile 'Karıncalar (gizli gruplar)' olarak adlandırılan oluşumunda haberleşme ve kuryelik faaliyeti yuruten, 7 Temmuz 2017'de duzenlenen operasyon sonucunda vahim nitelikteki silah ve muhimmatla yakalanan, etkin pişmanlık hukumlerinden yararlanma talebiyle orgutle ilgili açıklamalarda bulunan Berk Ercan'ın, başsavcılıkça ifadesinin alındığı ve bu kişiye teşhis yaptırıldığı hatırlatılıyor.
Berk Ercan'ın ifadelerini teyid eder nitelikte, eylemi gerçekleştiren orgut mensuplarından Şafak Yayla ile irtibatına ve orgutsel eylemlere dair goruntu tespit tutanaklarının soruşturma evrakına eklendiği bilgisi verilen iddianamede, yine bir orgutsel nitelikli tehdit eyleminin mağduru olan Barış Yaprak, orgut mensubu Kadir Durukan Adiyan'ın ailesinden İshak Adiyan ve Aygul Adiyan'ın da muhtelif tarihlerde alınan ifadelerinde, orgutsel konuma dair Berk Ercan'ın beyanlarını destekler nitelikte beyanlarda bulundukları vurgulanıyor.
Şupheli Mustafa Koçak'ın, eylemi gerçekleştiren Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol'a, olayda kullandıkları silahı, orgutsel amaçlarla, organik butunluk içerisinde ve kuryelik faaliyeti kapsamında temin ettiği belirtilen iddianamede, şupheliler Cengiz Özel ve Deniz Özel'in de eylemi gerçekleştiren saldırganları muhtelif tarihlerde, orgutun amacını bilerek birlikte ikamet ettikleri evde barındırdıkları ve orgute ait silahların saklanmasını sağladıkları ifade ediliyor.
İddianamede, şuphelilerden Deniz Özel'in yakalandıktan sonra orgutun yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği ve etkin pişmanlık hukumlerinden yararlanması gerektiği de anlatılırken, şupheli Mithat Özturk'un de eylem tarihinden once 31 Ocak 2015'te Ataturk Havaalanı'ndan yurt dışına çıkış yapan, 14 Mart 2015'te Sabiha Gokçen Havaalanı'ndan yurda giren, yurt dışında iken orgutun parti okulu yapılanmasında orgut yoneticilerinden aldığı ve ağzında getirdiği 'cd' kart içerisinde yazılı Savcı Kiraz'ın oldurulmesi eylem talimatını, orgutun yapılanmalarından Halkın Hukuk Burosu vasıtasıyla eylemcilere ileten Berna Yılmaz'ı (3 Mart 2016'da Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Mudurluğu onunde emniyet aracına silahlı saldırı duzenledikten sonra guvenlik guçleriyle girdiği çatışmada olu ele geçirildi) Tuzla'da bulunan ve muhasebeciliğini yaptığı bir şirkette çalışmış gibi sigortalı olarak gosterdiği kaydediliyor.
Berna Yılmaz'ın işe giriş tarihinin 16 Ekim 2014, iş yerinden çıkış tarihinin ise dikkati çekici olarak Savcı Kiraz'ın şehit edildiği eylemin tarihi olan 31 Mart 2015 olduğuna işaret edilen iddianamede, 7 Kasım 2016 tarihinde Tunceli kırsalında oldurulen orgut mensuplarından Kenan Gunyel'in aynı şirkette çalışıyormuş gibi gosterildiği, 20 Mayıs 2010'da bomba eğitimi almak uzere Yunanistan'a çıkış yapmaya çalışırken bomba tertibatlarıyla birlikte yakalanan orgut mensubu Elif Akkurt'un da aynı şirkette çalışan Aysel Akyol adına duzenlenmiş sahte kimlikle yakalandığı aktarılıyor.
(C) Fotoğraf : DHA
MURAT CANIM 'IN FAALİYETLERİ
İddianamede şupheli Murat Canım'ın ise, Çağlayan semtinde Halkın Hukuk Burosu yakınlarında bulunan, tam adresini bilmediği ancak gidilmesi halinde gosterebileceği evin orgut uyeleri tarafından kullanılan ve "temiz ev" tabir edilen evlerden olduğunu belirttiği aktarılarak, 'evde orgut mensupları ve silahların saklandığı, evi orgutun kurumlarından TAYAD'ın eskiden uyesi olan birisinin oturduğunu bildiği, Şafak Yayla ile evde birkaç kez kaldığı, soruşturma konusu eylemden yaklaşık 15-20 gun kadar once Şafak Yayla'nın orgut mensuplarına bir sure bu eve gidilmemesi talimatı verdiği, evin adliyeye yakın bir noktada bulunması ve Şafak Yayla'nın bu yonde talimat vermesi nedeniyle eylemden once Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol'un bu evde kalmasının kuvvetle muhtemel olduğu' yonunde beyanda bulunduğu ifade ediliyor.
Yapılan araştırmada, orgut içerisindeki faaliyetlerini gizlilik içerisinde deşifre etmeden yapması nedeniyle şupheli Murat Canım'ın herhangi bir kaydının olmadığı, orgutun ve yapılanmalarının organize etmiş olduğu basın açıklaması, izinsiz gosteri ve benzeri eylemlere katılmadığı, orgut gudumunde faaliyet gosteren kurumlara gidip gelmediği, kolluk takibine yakalanmamak için orgut mensuplarıyla ortak olduğu kıraathanede goruşme yaptığı ve avukat olmasına rağmen herhangi bir avukatlık faaliyetinin bulunmadığı vurgulanan iddianamede, Canım'ın gunumuz hayatın olağan akışına aykırı şekilde cep telefonu bulundurmadığı ve uzerine kayıtlı herhangi bir hattın bulunmadığına da dikkat çekiliyor.
Şupheli Murat Canım'ın teror orgutunun sansasyonel eylemlerde planlama ve lojistik temin aşamalarında kullandığı 'Gizli Gruplar (Karıncalar)' ismi verilen yapılanması içerisinde faaliyet gosterdiği ve olay oncesinde orgutsel faaliyet kapsamında kullanılacak silahı temin ederek olayın asli faillerinden Şafak Yayla'nın kuryesi Mustafa Koçak'a verdiği aktarılan iddianamede, Canım'ın orgutsel konumu itibariyle soruşturma konusu eylemi bilebilecek durumda olduğu bilgisi de veriliyor.
(C) Fotoğraf : DHA
CEZA İSTEMLERİ
İddianamede, 14 şupheliye çeşitli oranlarda hapis cezası istendi. Şupheliler, Faruk Ereren, Zerrin Sarı, Nuri Eryuksel, Mesut Demirel, Huseyin Fevzi Tekin, Şadi Naci Özpolat, Şerafettin Gul, Seher Demir ve Musa Aşoğlu'nun 'anayasal duzeni zorla değiştirmeye teşebbus' ve 'kişiyi yerine getirdiği kamu gorevi nedeniyle tasarlayarak kasten oldurme' suçlarından ikişer kez ağırlaştırılmış muebbet hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, bu şuphelilerin ayrıca, 'kişiyi hurriyetinden yoksun kılma ve ateşli silahlar kanununa muhalefet' suçlarından da 7,5 yıldan 25,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Diğer şupheliler Mustafa Koçak ve Murat Canım'ın, 'Anayasal duzeni zorla değiştirmeye teşebbus' suçundan ağırlaştırılmış muebbet hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, bu şuphelilerin ayrıca, 'kişiyi yerine getirdiği kamu gorevi nedeniyle tasarlayarak kasten oldurmeye, ateşli silahlar kanununa muhalefet ve kişiyi hurriyetinden yoksun kılmaya yardım' suçlarından 28 yıl ile 48,5 yıl arasında değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmaları da isteniyor.
İddianamede, şupheliler Deniz Özel, Cengiz Özel ve Mithat Özturk hakkında ise 'orgut içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, orgute bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçundan, 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapsi cezası isteniyor.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.