Özet (TL;DR) @ 2018-06-29 09:48:13.482865: Pop dünyasının efsanevi vokallerinden Anastacia, dünya turnesi kapsamında Türkiye’ye geldi, Bodrum’da sevenleriyle buluştu. Kendisiyle konser sonrası buluştum, aklımdaki her şeyi sordum. İki kez…



Yolculuk nas ıldı?

- Kolaydı, konforluydu. Arabayla kalacağımız yere giderken çok şaşırdım. Daha once İstanbul'a gelmiştim ama Bodrum'u ilk kez goruyordum. Karşılaştığım manzara karşısında "Bu yer de nereden çıktı" deyiverdim. Buyulendim. Evolution Tour devam ediyor ama 3 gun aramız olduğunda mutlaka buraya geri gelmek istiyorum.

Bo ş zamanınız olmadı mı hiç?

- Çok az... Kendi kuçuk tatilimi yapabilecek kadar zamanım olsun isterdim açıkçası. Çunku geldiğim anda kendimi kuçuk bir cennette gibi hissettim. Marinada hazırlıklar surerken de muhteşem bir goruntu vardı. Tatil için İtalya'ya gitmeye gerek yokmuş (guluyor).

Marinada konser vermek nas ıldı?

- Açıkçası konser için hazırlanan mekanlar her zaman muhteşem olmuyor. Nereye gideceğimi, hangi mekanda konser vereceğimi her zaman seçemiyorum. Burada çalmak gerçekten çok guzeldi.

Gelmeden once herhangi bir konuda beklentiniz var mıydı?

- Yoktu. Ama bu kadar modern bir yer de beklemiyordum. Uzun aradan sonra yeniden Turkiye'ye geldiğimde, kulturun geliştiğini gordum.

Sizi g uçlu bir kadın ve başarılı bir şarkıcı kılan nedir?

- Sanıyorum bu benden once annemden başlıyor. Son derece bağımsız ve ozgur bir kadındı. Bana "Dışını değil içini kullan" diyen de odur. Dış gorunuşunuz uzun sure aynı kalmaz ama içiniz hep aynıdır ve onu beslemeniz gerekir. Ben de insanları dış gorunuşleriyle değil hareketleriyle yargılamayı oğrendim. Bunu başkalarına da aktarmaya çalışıyorum. Mesela kuçukken kız kardeşimin bebeklerini izin istemeden alırdım, bazen de kazayla kırardım.

Annem o zaman kardeşime yeni bebek alır, kırılan bebeği de "Bu senin yeni bebeğin" diye bana verirdi. "Bu ne kadar kotu bir bebek" demek yerine oturur onlarla doktorculuk oynardım. Kotu bir şeyi iyi bir gibi gormeyi daha o zamanlarda oğrendim. Buna tezat olarak butun hayatım sağlık sorunlarıyla geçti. Yani kotu olana değil iyi olana odaklanabilmeniz gerek.

Ama şu an gayet sağlıklı ve genç gorunuyorsunuz. Bu işin sırrı nedir?

- Muzik sektorune girdiğimde 30 yaşındaydım, o zaman da 20 zannediyorlardı. Her zaman genç gosterdim. Ama bu omrumun sonuna kadar surmeyecek tabii ki. Aslına bakarsanız daha çok mum ışığı ya da loş ışıkta iyi gorunuyorum, bir de iki saatlik profesyonel makyajın etkisi (guluyor).

Sahneye çıktığınızda hala çok heyecanlanıyor musunuz?

- Hayır, ama sahneyi başka biriyle paylaştığımda gergin oluyorum. Luciano Pavarotti, Celine Dion ya da Elton John ile sahne aldığımda çok gergin olduğumu hatırlıyorum. Özellikle de "Bu gerçek mi?" dediğimi. Ama diğer yandan yaptığım işe guveniyorum.

Sonsuza kadar mutluluk diye bir şey
yok

ERKEKLE DE ERKEKS İZ DE  MUTLUYUM

Sesinizdeki R &B, soul tonu nereden geliyor? Bir melezlik var mı?

- Yok. Hiç eğitim de almadım. Sahneye çıkmadan alıştırma da yapmam. Hangi notadan şarkı soylediğimi bilmiyorum. Bu benim için bir lutuf. Babam ve annem muzikle ilgilenirdi ama ben ikisinin de yolundan gitmedim. Ben bu işi yapabilirim dediğim zaman da herhangi bir rol modelim yoktu. Yalnız sevdiğim herkes siyahiydi. Şirketim o donem bir risk alarak istediğim gibi muzik yapmama izin verdi ve bu tuttu.

"Artık 20'li yaşlarımdan daha seksi, bilge ve kadınsı hissediyorum" diyordunuz. 30 yılda ne değişti?

- Özguven ve cesaretim arttı. Gençken uzun boylu, mavi gozlu olmak istiyordum. Buyurken sende olmayanlara sahip olunca mukemmel goruneceğinizi sanırsınız ya, o durum. Bunu yapmayı bıraktığımda "Bu benim" dedim. Kabullenmeliydim. Yaşlandıkça zaten hayat seni bilgeleştiriyor. Özellikle bir kadın olarak kendine iyi davranmaya başlıyorsun. Gençken kendime hiç nazik davranmadığımı kabul ediyorum. Öte yandan başkalarını seviyor ve onların mukemmel olduğunu duşunuyordum.

Mutlu olmak i çin aşk şart mı?

- Bir erkekle de erkeksiz de mutluyum. Butun kadınların bunu hissetmesini istiyorum. Kendi başlarına da kendilerini iyi hissedenler, sonra başkalarıyla mutluluğu arayabilirler.

Sonuçta hepimiz Sindirella hikayesiyle buyuduk. Birini bulup, aşık olup, sonsuza dek mutlu olmak... Sonsuza dek mutlu bir hayatın mumkun olmadığını herkes bilmeli.

Bu şart da değil. Mesela kanserden olebilir, uçak kazasında kaybolabilirdim. Bunun bilincindeyim ve her anımdan keyif almaya çalışıyorum.

Bakın burada muhteşem bir gun batımı izledim, acayip mutlu oldum. 5 dakika izledim ve bitti ama o 5 dakika yetti.

KADINLAR BAZEN Ç OK KÖTÜCÜL OLABİLİYOR

Kad ın hareketine destek veriyorsunuz. Soylemlerinizle Mee Too hareketinin da yanındasınız. Kadınlara vermek istediğiniz mesaj nedir?

- Açık soyleyeyim, bugune kadar başıma "Bir erkek bana bunu yaptı" gibi bir hikaye gelmedi.

Başlangıçta masum bir genç kızdım evet ama her zaman biraz fazla guçluydum. Kaldı ki erkeklerin de boyle anları olduğunu duşunenlerdenim. Bu adamların da zayıf olduğu anlamına gelmesin, sadece kadınlar bazen çok kotucul olabiliyor!

Sorunuzun yanıtına gelince...  Kadınlar boyle hareketlerle guç kazandı, sesimiz daha gur çıkmaya başladı. Şimdi bunu nasıl kullanacağımız onemli. Bir- iki yıl içinde kadınların bireysel olarak nasıl ayakta duracağı ve nasıl seslerini çıkaracağına bakmalıyız.

Daha birçok ulkede şartlar değişmiş değil, sorun devam ederken sevinmek için çok erken. Ben bağımsız bir kadınım, bununla gurur duyuyorum ama dışarıda buna sahip olmayan çok kadın var.

H ÂLÂ AŞKA İNANIYORUM

H ala aşka inanıyor musunuz?

- Tabii ki. En başta işime aşığım. Kariyerimin başlarında bir şeyleri kaybetmekten, kaçırmaktan korkuyordum. O arada eğlenmeyi kaçırdığımı fark ettim. Şimdi 5 insan da olsa konser alanında 10 bin insan da, çıkıp şarkı soylemenin keyfini yaşıyorum. Kuçuk mekanlar bile olsa "Biz bize samimi bir konser oldu" diyorum. "Hala bunu yapabiliyorum" diyorum. Çunku kanser tedavisi için radyasyon alırken "Tanrım lutfen sesim gitmesin" diyordum. Şarkı soyleyemiyordum.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR