Özet (TL;DR) @ 2018-06-29 09:47:31.260335: Yönetmen koltuğuna Müfit Can Saçıntı'nın oturduğu aile komedisi Babamın Ceketi filminin çekimleri sona erdi.



Babamın Ceketi filminin çekimleri
tamamlandı

Yapımcılığını Hann Medya'nın ustlendiği film için 3 ay karate ve silah tutma eğitimi alan başrol oyuncusu Mert Turak,  "Ferhat" karakterini canlandırdığını belirterek, "Bu hikayede kendisini seven insanları sonradan anlayan, ona değer veren insanların sonradan farkına varan Ferhat'ı oynuyorum. Filmimizin boyle bir dramatik ya da trajikomik bir yanı var." dedi. Turak, filmin hem festival hem drama hem romantik komedi hem de belgesel filmi olduğunu aktararak, herkese dokunan bir film olduğunu soyledi.

Son donemde tartışılan komedi filmlerindeki espri duzeylerine de değinen Turak, "Boyle edepli, namuslu komedi filmi de olur tabii. Neden olmasın? Her şey mi belden aşağı olacak yani? Hayır. Boyle de yapılabilir. Mufit ağabey de bunu çok guzel yazmış. (Bu film) Komedide, hayatta, ilişkide, aşkta, anne ve baba ilişkilerinde yitirdiğimiz birçok şeyi hatırlatıyor. Bence değerli bir iş." değerlendirmesinde bulundu.

Dragos, Kadıkoy Boğa, Yeldeğirmeni, Altıyol ve Şile Ağva'da gerçekleşen çekimlerin çok keyifli olduğunu kaydeden Turak, "İnançlı biriyimdir. Burada hemen kendimi bıraktım, teslim oldum. İyi bir iş oldu. Bugun de Ağva'da guzel bir final yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Oyuncu Turak, tiyatro ve sinema oyunculuğu arasındaki farktan da bahsederek, şu bilgileri verdi:

"Bugunlerde yeni konservatuvar mezunu çocuklarla da sık sık konuşuyoruz. 3 yıl once olsa, 'Er meydanı tiyatrodur. Önce o var.' diye cevaplayabilirdim. Er meydanı tiyatro ama neye ve kime gore? Başlayıp 1,5 saatte bitiyor. Gel de bir filmde rol devamlılığını tut. Filmin son sahnesini ilk gun çekebilirsin. Koşullar ve hava şartları ona el verebilir. O anlamda er meydanı evet tiyatrodur ama sinemada da kaşınızı, gozunuzu, mimiğinizi hesaplamanız gerek. Butun bunların başka bir konsantrasyonu var. Bu benim birazcık yeni yeni ayıldığım bir durum. Butun filmi ve filmin performansını duşunduğunuzde tiyatrodan gelmenin yararları muhakkak var. Bizim işimiz hep en iyiyi aramak olduğu için tabii ki er meydanı tiyatrodur ama sinemanın başka bir dili var."

Ç ALIŞIRKEN EĞLENİYORUZ

**

Babamın Ceketi filminin çekimleri
tamamlandı

**

Oyuncu Erkan Can da çok guzel, yumuşacık ve naif bir senaryo olduğunun altını çizerek, "Bu filmin, senaryonun birçok şeye ufak dokunuşları, gondermeleri var. Onlar da hep filmin içinde var. Bunlar hep çok tatlı, guzel, naif bir şekilde gidiyor. Benim karakterim, filmdeki kızın babası. Laz bir adam. İyi bir baba. Kızını dinleyen, kızıyla paylaşan, dertleşen ve çare arayan bir baba. Butun babalar oyledir aslında ama biz bu filmde bunun altını biraz daha çiziyoruz." diye konuştu.

Çekimler için kurulan setin hep eğlenceli olduğunu dile getiren Can, şunları kaydetti:  "Biz çalışırken eğleniyoruz. Bu bir eğlence. Kameranın kurulması, role hazırlanmak, prova yapmak, sufle almak, bunlar hep eğlence bizim için. Biz bunu severek yapıyoruz. Severek olmazsa olmuyor. Zaten o zaman yorgunluk oluyor. Bu setin çalışması, burada, konunun içinde olmak bizim eğlencemiz. O yuzden fazla uzağa ayrılmayız biz. Bu bizi eğlendirir. Aralarda tabii makaramızı yapıyoruz. Gırgır, şamata oluyor. 'Hazır' denildiği zaman da duzenli bir şekilde çalışıyoruz. Yoksa gitmez."

Can, kendisine gelen senaryolar içinde seçici davrandığına vurgu yaparak, "Filmin tamamı, butunu ne anlatıyor? Nasıl bir senaryo, hikayesi nasıl? Hikayesi guzelse tamam diyorsun. İlk okumada içinden tamam diyorsan, o oluyor zaten. Kalbinin sesini dinle diyorlar ya onun gibi bir şey. Bir hikayenin duygusu okurken oyuncuya geçiyor." diye konuştu.