Özet (TL;DR) @ 2018-06-28T12:47:00.000Z: HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Pervin Buldan’ı arayarak tehdit etmesi konusunu Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Bilgen, haberin ilk çıktığı gazetelere bakarak…
Seyr-i Sabah
12:47 28.06.2018(Guncellendi 14:21 28.06.2018) URL'yi kısaltın
HDP Sozcusu Ayhan Bilgen, İçişleri Bakanı Suleyman Soylu'nun Pervin Buldan'ı arayarak tehdit etmesi konusunu Seyr-i Sabah programında değerlendirdi. Bilgen, haberin ilk çıktığı gazetelere bakarak tehditlerin bizzat Soylu tarafından verildiğini anladıklarını dile getirdi.
(C) AA /
Seçimlerden onceki propaganda sureçleri boyunca AK Parti ve MHP, HDP'ye karşı sert yaklaşımlarıyla dikkat çekti. Seçimlerden hemen sonra verdikleri demeçler de bu tutumun devam ettiğini gosterdi. İddialara gore Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde bir kişinin PKK tarafından oldurulmesinin ardından HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ı arayan İçişleri Bakanı Suleyman Soylu, "O koyde taş taş ustunde bırakmayacağım. O teroristleri yakalayacağım. Sizi CHP bile kurtaramayacak" dedi. HDP Sozcusu Ayhan Bilgen, Seyr-i Sabah programında yaptığı değerlendirmede hiçbir vatandaşın oldurulmesinin kabul edilemeyeceğini ancak yargılama sureci sona ermeden kesin bir hukumle sorumlu belirlenemeyeceğini soyledi:
' İLETİŞİM DİYEMEYECEĞİMİZ BİR GÖRÜŞME…'
"Bir infazın olması konusunda doğruluğu ortaya çıkarmak ve sorumluluk hukumet
ve yargıya aittir. Kimsenin siyasi goru yuzunden boyle bir şeye maruz kalması
kabul edilemez. Olayın sıcaklığının uzerinden geçmeden, yargılama sureci
bitmeden olayı kesin bir hukumle sorumlu belirlemek, tehdit etmek kabul
edilebilir değil.
PKK ya da bir diğer teror orgutunden henuz bir ustlenme yok. Orada on binlerce
AKP'li var. Muşahit olarak çalışanlar var. Bir kişinin muşahit olması boyle
bir durumu doğurmaz. İster infaz olsun isterse tamamen spekulatif başka bir
operasyona maruz kalmış olalım Suruç gibi… Bunu cezalandırmak, faillerini
ortaya çıkarmak devletin gorevidir. Kim yapmış olursa olsun bunu kınıyoruz.
Bunu eş başkanlarımız dun defalarca ifade etti. Buradan hareketle partimize
yonelik yargısız infaz yapılmasını da kabul etmeyiz.
Önceki gun sabah saatlerinde bakan arayıp eş başkanımıza konuşma fırsatı bile vermeden 'Bunun hesabı sorulacak, ister Avrupa'ya sığının, ister CHP'ye verin isterseniz bunu medyaya verin" diyor. Yoneticilere yonelik çok sert bir tavır, iletişim diyemeyeceğimiz bir goruşme. Bunun bir kaydı yok. İsterseniz bunu basına verin sozlerini ilginç bulduk. Sanki basına verilmesini isteyen bir hareket var. Sadece Soylu değil muhatap. Bir genel başkanın tehdit edilmesi bir ulkenin gundemi olmalıdır. Gorduk ki bunu medyaya bizzat Soylu iletmiş. Bunu medyaya Yeni Şafak vermiş. Belli ki buradan bir başka hesap yapılıyor. Yeni bir hukumet kurulurken yeni bir gorevlendirme yapılırken bu vaka kişisel siyasi hesapların aracı yapılıyor. HDP boyle bir gorevin şamar oğlanı haline donuşturuluyor.
'Koyde taş taş utunde bırakmayacağız' dedi. Butun koyun ve butun sivillerin cezalandırılması meşrulaştırılabilir mi? İnfazlara verilen tepki en az infazlar kadar kabul edilemez. Partimizi itham etmek nasıl kabul edilemezse butun koyu cezalandıran işler de olmaz. Biz etkin, hukuka bağlı bir soruşturma sureci için çaba sarf edeceğiz. Meclis açılınca da bunun peşinde olacağız. Sağduyu ve sukunet çağrısı yapıyoruz. Bizim temel gorevimiz kimsenin zarar gormemesidir. Bunun pratik uygulamaya duşmesi hukumetle ilgilidir. 2015 Haziran seçimlerinden beri birçok çirkin olaylar gerçekleşti. Biz soru onergesi araştırma komisyonu kurulmasını onerdik. Ama her seferinde konu ortuldu. Suruç'ta parti tohmet altında bırakılıyor sonra videolar ortaya çıkıyor… Kim erken davranıp gurultu çıkarıyorsa kendi sorumluluğunu ortmeye çalışıyordur.
' GÜVENLİK KONUSU ÖZGÜRLÜKLERDEN FARKLI OLAMAZ'
Hangi yaklaşımla hareket edeceğimiz onemli. Bugune kadar gelen yaklaşım, guvenlik sorunu olarak algılamak, neden yapamadığımızın gerekçelerine donuştu. Guvenlik konusu toplum guvenliği konusudur ozgurluklerden farklı olamaz. Guvenlik sorunu toplumu tehdit ediyorsa o zaman bu konu istismar ediliyor demektir. Demokratikleşmeyle alakalı ciddi adımlar atılırsa daha iyi olur. Turkiye'nin genel demokratikleşme ihtiyacına yonelik adımlar atılmalıdır. Sadece bir bolgeden oy alan parti değil… Turkiye'deki butun toplumsal beklentileri cevaplayacak bir parti haline duşmeyi hedefliyoruz.
Sorunu doğru analiz etmek sonuca atılan onemli adımdır. Silahlı orgutlerin durumunun sebep olarak algılanmaması gerekiyor. Bu kanı durdurmanın yolu çağrı yapmaktan geçmiyor. Biz çağrıları onemsiyoruz ama siyasetin sorumluluğu bunun otesinde olmalıdır. Bu tur olaylar olduğunda mecliste hemen kınama mesajı yayınlanır kanı yerde kalmayacak diye. Ama ne yapılması lazım siyasetçi hangi riskleri almalı buna odaklanmak istemiyoruz. Bu sorunun çozumu HDP'nin siyasi hayatına mal olsa da biz buna varız. Dunyada bu sorunun çozumune yonelik çalışmış bazı çozumler var. Turkiye'de yaşayan herkesin kabul edebileceği konsepti geliştirmek hepimizin sorumluluğunda. Bu seçim kampanyası boyunca Erdoğan'ın en yaygın cumlesi bu partiye çok oy verdiniz 80 milletvekili çıkardılar. Sokağa çıkıp 80 kişi oldu diyor. Ama Erdoğan'ın bahsettiği bu teror olayı 2014 yılında yaşandı. Tarihi tepetaklak ederek sorunları çozemeyiz."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.