Özet (TL;DR) @ 2018-06-26T18:20:54.000Z: 4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapan Türkiye, 24 Haziran sonrası nasıl bir Suriye politikası şekillendirecek? Suriye uzmanları Yasin Atlıoğlu ve Oytun Orhan, Şam'la doğrudan diyalog ihtimalini ve…
4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapan Turkiye, 24 Haziran sonrası nasıl bir Suriye politikası şekillendirecek? Suriye uzmanları Yasin Atlıoğlu ve Oytun Orhan, Şam'la doğrudan diyalog ihtimalini ve yeni donemde multecilere yonelik olası tutumu Sputnik'e değerlendirdi.
Yaklaşık 4 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapan Turkiye'nin 24 Haziran sonrası nasıl bir Suriye politikası izleyeceği onemli gundem maddeleri arasında. Konu, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin seçim vaatleri kapsamında goreve seçildiği takdirde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'la goruşebileceği ve Şam'a buyukelçi gonderebileceği sozleri dolayısıyla bir suredir hem uluslararası kamuoyunun hem de ulkenin gundemindeydi. Ayrıca, Suriye ordusunun yurutmekte olduğu ve hız kesmeyen operasyonlar da konuyu onemli kılıyor. Zira, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un dış ulkelerden yardım aldığını gosteren verilere sahip olduklarını açıkladığı Fetih el Şam gibi orgutlerle mucadele, kısa bir sure once Suriye ordusu ve Özgur Suriye Ordusu'nu bir araya getirdi. Suriye ordusunun, Özgur Suriye Ordusu (ÖSO) birlikleriyle ortaklaşa 'guney çatışmasızlık bolgesinin kuzey doğusunda Nusra'nın saldırısını puskurttukleri belirtildi.
Suriye'nin bir yandan Menbiç'te diplomatik çabalara; ote yandan da Suriye ordusunun hız kesmeyen operasyonlarına tanık olduğu bir donemde, akıllarda birkaç onemli soru var. Yuzde 52,40 oyla cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan'ın yeni donemdeki Suriye politikası ne olacak? Turkiye, 24 Haziran sonrası donemde, Suriye hukumetiyle doğrudan bir temas kuracak mı? Erdoğan, İnce'nin vaat ettiğine benzer şekilde Suriyelileri "davul zurnalarla" evlerine gonderebilecek mi? Konuya ilişkin olası senaryoları 21. Yuzyıl Turkiye Enstitusu uzmanı Dr. Yasin Atlıoğlu ve Menbiç yakınlarında Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Uzmanı Oytun Orhan, Sputnik'e değerlendirdi.
' İKTİDAR PARTİSİNİN DE SURİYELİLERLE İLGİLİ ÇEŞİTLİ KAYGILARI VAR'
Cumhurbaşkanlığı seçiminde yarışan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ve İYİ Parti adayı Meral Akşener'in Şam'la yeniden diyalog vaadinde bulunduklarının altını çizen Atlıoğlu "AK Parti'nin Suriye politikasında koklu bir değişim olacağını zannetmiyorum. Mevcut politika surdurulecektir. Ancak iktidardaki partinin de Suriyelilerle ilgili bazı kaygıları olduğunu soylemek mumkun. Özellikle son 6-7 ay olmak uzere, gerek Afrin gerek Cerablus operasyonları sırasında, orada guvenli bolge oluşturup Suriyelilerin bir kısmını oraya yerleştirme meselesi iktidar partisi tarafından gundeme getirildi. Dolayısıyla onumuzdeki gunlerde Suriyelilerin geri donuşu konusunda birtakım gelişmeler yaşanabilir" dedi.
' CERABLUS VEYA AFRİN YETERLİ DEĞİL ÖNEMLİ OLAN ÇOK İNSANIN DÖNEBİLECEĞİ HALEP GİBİ BÜYÜK ŞEHİRLERİN KURTARILMASI'
Suriye'ye yuksek sayıda donuşlerin yaşanmasının, ancak buyuk şehirlerin militanlardan kurtarılmasına bağlı olduğunu soyleyen Atlıoğlu "Ancak Suriyelilerin ulkelerine donuşu, Suriye'deki savaştaki gelişmelerle ve Turkiye'nin Rusya'yla kurduğu ittifakın ne kadar sureceğiyle de ilgili. İdlib meselesinin nasıl çozuleceği de onemli bir diğer konu. Turkiye'nin Şam'la dolaylı temas kurulduğu çok yaygın bir goruş. Ancak onemli olan bunun doğrudan bir temasa donuşup donuşmeyeceği. Orada meşru yonetim olarak Esad yonetimi duruyor. 3,5 milyon Suriyeli ise şu an Turkiye'de. Bu kadar insanın ulkesine donebilmesi için Suriye'deki yonetimle doğrudan bir temas gerekli. Cerablus ve Afrin'e baktığımızda çok fazla insanı alabilecek yerler değil. Suriye ordusunun Halep'i almasından sonra, Suriye'ye gidenlerin sayısı, Cerablus ve Afrin operasyonlarının ardından ulkesine donen insan sayısından çok daha fazla. Çunku buyuk şehirlerin insan kapasitesi çok fazla. Ve onemli olan bu şehirlerin yeniden canlandırılması" diye konuştu.
' ANKARA VE ŞAM DOĞRUDAN DİYALOG KURABİLİR, LÜBNAN'DA DA ŞAM'LA DOĞRUDAN DİYALOG TARTIŞILIYOR'
Bir noktadan sonra Turk ve Şam yonetimlerinin doğrudan diyalog aşamasına geçmesini olası goren Atlıoğlu "Turkiye'nin Suriyelilerin donuşu için muhatap bulması şart. Bu, bir sure daha Rusya ve İran uzerinden goturulse de; iktidar partilerinin bir noktadan sonra muhalefet partilerinin soylediği noktaya geleceğini duşunuyorum. Çunku konjonktur bunu gerektiriyor. Zira Şam'daki hukumetin tamamen tasfiyesi gibi bir durum en azından kısa vadede mumkun gorunmuyor. Bu yuzden Turkiye ve Suriye arasında diyalogun bir zaman mutlaka kurulacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
' İDLİB'TE 1-2 MİLYON SİVİL BİR ÇATIŞMA DURUMUNDA TÜRKİYE'YE GELİRSE MÜLTECİ KRİZİ DAHA DA BÜYÜR'
Lubnan'da da Mayıs'ta yapılan seçimlerin hemen ardından Suriyeli multeciler konusuna yoğunlaşıldığına işaret eden Atlıoğlu "Orada henuz hukumet kurulamasa da, Suriyeli multecilerin geri donuşu için Şam'la doğrudan temas kurulması, orada da tartışılan konuların başında yer alıyor. Turkiye'de de bu konular hem kamuoyunda hem hukumet nezdinde tartışılacaktır. Çunku artık 2012 yılından farklı olarak rejimin gideceğini duşunmuyor. Şu an hiç bir ulke boyle duşunmuyor. Bu hukumeti yok sayarak, sorunu çozemeyiz. Turkiye yarın Menbiç'i de alabilir. Ama buralar kapasite anlamında yeterli değil. Üstelik Turkiye'nin 3.5 milyon Suriyelinin tamamını vatandaşlığa alma gibi bir luksu de olmadığını duşunuyorum. Yarın obur gun Turkiye'nin Suriyeli azınlık gibi bir sorunu da ortaya çıkabilir. En azından devlet bunu stratejik planlamalarında duşunmek zorunda. Yarın obur gun, İdlib'teki çatışmanın sonucuna gore bu kriz daha da buyuyebilir. İdlib'te toplanan sivil insan sayısının 1-2 milyon gibi rakamlarla ifade ediliyor. Bu insanların gelme ihtimali var. Multeci krizinin daha da buyumemesi için geçici çozumleri bir kenara bırakıp Suriye'deki barışın sağlanmasına yonelik adımların asıl çozum olduğunu duşunuyorum" diye ekledi.
(C) Sputnik / Hikmet Durgun
' ABD'NİN TÜRK HÜKÜMETİNİN BASKILARINA DİRENME ŞANSI AZALABİLİR'
Oytun Orhan'a gore ise yeni hukumeti, kamuoyu baskısının asgari olacağı bir donem bekliyor ve bu donemin dış politikalara onemli yansımaları olacak. Orhan "Her ne kadar iktidar partisi değişmeyecek olsa da, Cumhurbaşkanı değişmemiş olsa da; yeni yonetimin onunde çok fazla iç politika kaygısı gozetmeyeceği bir 5 yıl olacak. Bunun dış politikaya yansımaları olacaktır. Ama dış politikada sureklilik de olacak. Örneğin Suriye'de siyasi çozum noktasında Rusya ve İran'la yapılan işbirliğinin etkili şekilde surduruleceğini soyleyebilirim. Munbiç ve Fırat'ın doğusu konularında ise ABD'yle mutabakat uzerinden bir çozum planı hayata geçirilmeye çalışılacaktır. Erdoğan'ın guçlu bir şekilde iktidara gelip 5 yıl boyunca gorevde kalmayı garantilemiş olması sebebiyle hem Amerika hem Rusya Erdoğan'la çalışma konusunda daha istekli olacaklardır. Belki bir değişiklik olacağı beklentisiyle Turkiye'ye taviz verme konusunda daha çekingen olan Amerika'nın yeni donemde Turkiye'nin Munbiç ve Fırat'ın doğusu konusundaki baskılarına direnme şansı azalabilir. O anlamda Turk hukumetinin eli biraz daha guçlenecektir" dedi.
Multeciler konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın soylemlerinde ufak değişimler olduğunun altını çizen Orhan "Multecilerin derhal ulkelerine gonderileceğini soylemiyor Erdoğan ama Suriye'de acilen barışın sağlanıp Turkiye'deki Suriyelilerin evlerine donuş koşullarının hazırlanacağı yonunde bir soylemi var. Suriye'de ateşkesin sağlanması konusunda çok yoğun bir çaba içerisinde olduğu ortada" ifadelerini kullandı.
Seçim sonuçlarının AK Parti'nin dış politika onceliklerinin başında gelen PKK'yla mucadele konusunda onay niteliğinde olduğunu savunan Orhan "Kuzey Irak'ta, Kandil'de ve Sincar'daki operasyonların artması beklenebilir. Munbiç ve Fırat'ın doğusu konusundaki YPG hakimiyetine donuk Turkiye baskısı artabilir. PKK'ya yonelik askeri tedbirler de aynen uygulanmaya devam edecektir" diye konuştu.
(C) REUTERS / SANA
' ERDOĞAN'LA ESAD'IN DOĞRUDAN DİYALOG KURMASINI BEKLEMEK İYİMSERLİK'
Orhan, Turkiye'nin Suriye politikasındaki onemli belirleyicilerden birisi olan "Esad'la diyalog ihtimali" konusunda çok umutlu değil:
"Turkiye doğrudan olmasa da Esad yonetimiyle koordinasyon halinde. Suriye her ne kadar Astana'nın doğrudan parçası olmasa da Rusya arabuluculuk rolu ustlenmişti. Ben Turkiye'nin yeni donemde de Esad ve Erdoğan arasında goruşme gerçekleşmesi beklentisinin oldukça iyimser bir yaklaşım olduğunu duşunuyorum. Bu konuda çok buyuk beklenti içine girilmemeli. Bu tur bir bağlantı ya uçuncu ulkeler aracılığıyla ya da devletin ilgili kurumları aracılığıyla gerçekleşebilir. Bunun otesinde yakın işbirliği ve irtibatı mumkun gormuyorum"
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.