Özet (TL;DR) @ 2018-06-22T21:06:00.000Z: TKP lideri Kemal Okuyan’a göre dış politika kartı bu kez Erdoğan’a yaramıyor. “Erdoğan’ın gölgesi Türkiye’nin üzerinden kalkmalı. Ancak bunu tartışmıyoruz” diyen Okuyan, borç üzerine kurulu,…



TKP lideri Kemal Okuyan'a gore dış politika kartı bu kez Erdoğan'a yaramıyor. "Erdoğan'ın golgesi Turkiye'nin uzerinden kalkmalı. Ancak bunu tartışmıyoruz" diyen Okuyan, borç uzerine kurulu, uretmeyen, sanayisi dışa bağımlı ekonomi ile 'yolun sonuna gelindiğini' belirtti.

(C) AA / Saher el Hacci

Turkiye'de 24 Haziran'daki kritik cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri oncesinde gundeme damgasını ekonomi vuruyor. Hukumetin Kandil operasyonu ve ABD ile Menbiç uzlaşması uzerinden dış politika ve guvenlik sunumu ise fazla ilgi uyandırmazken, yorumcular geçmiş seçimlerdeki gibi dış politika kartının işe yaramamış olduğunda birleşiyor.

Seçim virajındaki gelişmeler ve nedenleriyle sonuçlarını Turkiye Komunist Partisi (TKP) Genel Sekreteri ve İzmir bağımsız milletvekili adayı Kemal Okuyan ile konuştuk.

' SEÇMEN MENBİÇ PLANI YA DA KANDİL OPERASYONU İLE İLGİLENMİYOR'

Hukumetin ilgiyi dağıtmak için Kandil operasyonunu yaptığını belirten Kemal Okuyan, seçmenin Menbiç planı ya da Kandil operasyonu ile ilgilenmediğine dikkat çekti. Okuyan, AK Parti'nin ne zaman sıkışsa cebinden bir dış politika kartı çıkarttığını belitti:

(C) REUTERS / Yuri Gripas

"Turkiye'de ekonominin ilk sıraya yerleşmesinin çok maddi bir temeli var. Seçim çalışmalarında belli bir duzeyin altında gelire sahip olan mahallelere gittiğinizde muazzam bir ofke ve çaresizlik durumuyla karşılaşıyorsunuz. Biraz daha duzenli bir geliri olan insanlar biraz zorlanarak devam ediyorlar yaşantılarına. Zaten borç harç içinde olan insanlar muazzam bir yukun içine girdiler. Dolayısıyla gundemin ilk sırasında guvenlik, hukumetin teror diye kodladığı ya da dış politika başlıklarından ziyade ekonominin konuşulması son derece doğal. Hukumetin de ilgiyi dağıtmak için, ekonomiden, açlıktan, yoksulluktan, kaynamayan tencereden uzaklaştırmak için Turkiye'nin guvenlik meseleleri ve dış politikaya yonelmeye çalışıyor. Ve kimsenin ilgilenmediğini goruyor. Artık seçime iki gun kaldı. Kimsenin ABD ile uzlaşılan Menbiç planı ya da Kandil operasyonu ile ilgilenmediği goruldu. Artık insanlar ciddi bir gelecek kaygısı ile karşı karşıya. AKP'nin dış politika meselelerini 16 yıldır nasıl kullandığını bu toplum gordu. AKP ne zaman sıkışsa cebinden bir dış politika kartı çıkartıyor. Her tarafla kavgalı olan, bir savaş gerilimi içerisinde olan, surekli itişip kakışan bir dış politikanın Turkiye'de ekonomiye hiçbir faydası yok, toplum bunu da gormuş oldu."

' DIŞ BORÇLAR ÖDENMESİ İMKANSIZ NOKTADA, BU DÜZEN DEĞİŞMELİ'

Kemal Okuyan'a gore, Turkiye sahte cennetin bedelini odeyeceği bir doneme giriyor. Okuyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçimi kaybetmesiyle hiçbir şeyin değişmeyeceğine işaret etti:

(C) AA /

"Turkiye'nin borç uzerine kurulu ekonomisi, uretmeyen, sanayisi dışa bağımlı ekonomisi yolun sonuna geldi. Dolayısıyla Turkiye şimdi o sahte cennetin bedelini odeyeceği bir doneme giriyor. Turkiye'nin dış borçları çok yuksek bir oranda. Ödenmesi imkansız bir noktaya gelmiş durumda. Bu borçların tahsilatında problem olduğunda IMF devreye girer. Birtakım anlaşmalarla 'Sen halkın cebine girecek parayı şu kadar keseceksin ve bana borcunu odeyeceksin' der ve buna da 'istikrar' derler. Biz TKP olarak bu nedenle 'Bu duzen değişmeli' diyoruz. Bu borçların tamamı ozel sektorlere, patronlara gitti. Ödeyecek olan ise halk. Sadece bu bile bu duzenin yıkılması gerektiğini gosterir. Turkiye zor ve acıklı bir doneme giriyor. Ayağa kalkacaklar ve 'Biz bunu reddediyoruz' diyecekler. Mucadele etmeyi oğrenecekler. Ve bu krizin faturasını halkın uzerine yıkma niyetlerini boşa çıkaracaklar. Bunun ilk adımı olarak zaten oy istiyoruz. Hiç kimse IMF'nin Turkiye'nin kapısına dayanmak olduğundan bahsetmiyor. Herkes bol keseden vaatlerde bulunuyor. Keşke Erdoğan'ın gitmesiyle her şey gulluk gulistanlık olsa. Ama oyle olmayacak ne yazık ki. Bu sorunların çozume kavuşabilmesi için anti-emperyalizm olmalı, patronların duzenine karşı olmak olmalı, bir de şu yobaz duzenden kurtulmamız gerekir."

' ERDOĞAN'IN GÖLGESİ TÜRKİYE'DEN KALKMALI'

Okuyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın golgesinin Turkiye'den kalkması gerektiğini ifade etti. Okuyan, Erdoğan'ın gitmesinin çozum olmadığını, çozumun orgutlenmek olduğunu vurguladı:

"Erdoğan'ın gitmesi bir an once Turkiye'de siyasetin onunu açacağı gibi halkın da kendine gelmesini sağlayacak. Artık Erdoğan'ın gitmesi gerekiyor. Çunku Erdoğan durduğu surece Turkiye toplumunun butun ayarı bozuldu. Biraz taşların yerli yerine oturabilmesi için Erdoğan'ın onumuzdeki gunlerde Turkiye siyasetini terk etmesi gerekiyor. Fakat 'Erdoğan mı yoksa Muharrem İnce mi?' tartışması saçma bir tartışma. Erdoğan'ın golgesi Turkiye'den kalkmalı. Ama bizim tartıştığımız bu değil. Turkiye toplumu eğer 24 Haziran'a laiklikten uzaklaşmış NATO ve Avrupa Birliği'ne (AB) teslim olmuş, bugunku somuru duzenine hiç sorgulamayan bir ruh haliyle girerse 25'inde Turkiye toplumunu buyuk bir hayal kırıklığı ve çok zor bir donem bekliyor. Bizim gorevimiz bu. 'Bizim yıllardır halka yalan soylemek suçtur' diye bir ilkemiz var. İnsanlar umut arar. Buna bir itirazımız yok. Ama bunun altı çok boş. Erdoğan karşıtlığı bizi bu noktaya getirdi. Erdoğan bize Demirel'i, Evren'i, Özal'ı, Çiller'i unutturdu. Akşener ve Karamollaoğlu gibi siyasilerin geçmişini bile unutmaya niyetli insanlar. Boyle bir baskı kuruyor insanlar. Bu yuzden bundan kurtulmamız lazım. Turkiye toplumu yaklaşmakta olan krize hazır değil. Çok ağır bir bedel oderiz. Dolayısıyla insanlara biz 'Kafanızı dik tutun. Evet, kurtulacağız Erdoğan'dan, o kadar guçlu değil. Ama diğerleri de o kadar guçlu değil. Örgutlenilsin, bu duzen sorgulansın' diyoruz."

' SURİYE'DE DAVETSİZ MİSAFİRİZ, ASKERİ VARLIĞIMIZ SONA ERMELİ. NATO TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR'

Okuyan, Turkiye'nin Suriye'de varlığını davetsiz bir misafir gibi devam ettirdiğini belirtti. Okuyan'a gore, NATO, Turkiye'ni guvenliğini sağlamıyor ve NATO'dan çıkılmalı:

"Suriye halkına olan borcumuzu odeyeceğiz. Çunku siyasi iktidar Suriye'nin başına gelen felaketin birinci dereceden sorumlularındandır. Dolayısıyla bizim derhal Suriye'nin iç işlerine mudahaleden çıkmamız ve askeri varlığımızın derhal sona ermesi gerekir. Çunku orada davetsiz misafiriz. Dış politikadaki ikinci başlığımız NATO'dan kurtulmak. NATO, Turkiye'ni guvenliğini sağlamıyor. Aksine guvenliğini tehdit ediyor. Avrupa Birliği, Turkiye ekonomisini, hem sanayisini hem tarımını bu hale getiren temel kurumdur. AKP'nin 16 yıldır iktidarda olmasının baş sorumlularındandır. Bizim AB ile aday uyelik surecimiz bir tutsaklık surecidir, ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bizim halkımızın komşu Yunan halkı ile hiçbir sorunu yoktur. Ama siyasi iktidarlar, hem Yunan gericileri hem bizim gericilerimiz çıkarları doğrultusunda surekli bir duşmanlığı ayakta tutuyorlar ki ne zaman iç politikada bir sıkışma olsun devreye sokuyorlar."

' ERDOĞAN'IN ELİNDE HALA OYNAMADIĞI BAZI KARTLAR VAR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kolay kolay iktidarı teslim edecek bir siyasetçi olmadığını soyleyen Okuyan'a gore, Erdoğan'ın elinde hala oynamadığı bazı kartlar var:

"Erdoğan kolay kolay teslim olacak ya da iktidarı teslim edecek bir siyasetçi değil. Elinde 'zayıflamış' ama hala oynamadığı bazı kartlar var. Bunlardan bir tanesi dış politikada bir bolgesel gerilimi koruklemek olabilir. Ama bunun risklerini de biliyor, tersine de donebilir. Çunku Turkiye toplumu ekonomiye odaklanmış durumda. Dolayısıyla Turkiye'de 2015'te işe yarayan gerilim, bugun tersinden Erdoğan'ı vurabilir. Her gerilim çok kırılgan hale gelen ekonomiyi sarsacaktır. Turkiye ekonomisi Erdoğan'ın daha az bağırıp çağırması ya da Erdoğan'ın aradan çekilmesiyle duzelecek durumda değil. Ekonomideki gerçek şu: 'Deniz bitti'. Bizim yapacağımız hazırlık orgutlenmektir."