Özet (TL;DR) @ 2018-06-22T15:23:00.000Z: Analist Enver Erkan, piyasaların cumhurbaşkanlığı seçiminde hiçbir ihtimali dışlamadığını belirtirken, siyasi iktidarların kaderinin ekonomi ile şekillendiğine dikkat çekti. Erkan, Meclis çoğunluğu ve…
Analist Enver Erkan, piyasaların cumhurbaşkanlığı seçiminde hiçbir ihtimali dışlamadığını belirtirken, siyasi iktidarların kaderinin ekonomi ile şekillendiğine dikkat çekti. Erkan, Meclis çoğunluğu ve cumhurbaşkanının farklı taraflardan olması durumunda uzlaşının gerekliliğine de vurgu yaptı.
(C) AA /
Turkiye, 24 Haziran Pazar gunu Cumhurbaşkanı Seçimi ve 27. Donem Milletvekili Genel Seçimi için sandık başına gidecek. Seçimde ortaya çıkacak tablo, yatırımcı ve piyasalar açısından buyuk onem taşıyor. Ekonomide yeni yol haritası yeni seçilecek cumhurbaşkanına gore şekillenecek. Seçimin ilk turda sonuçlanıp sonuçlanmaması ve Turkiye Buyuk Millet Meclis'inde (TBMM) ortaya çıkacak aritmetik, çoğunluk, piyasalar uzerinde belirleyici olacak. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hiçbir aday yuzde 50 uzeri çoğunluğu yakalayamazsa, en fazla oyu alan iki aday arasında 8 Temmuz'da seçimin 2. turu gerçekleştirilecek.
24 Haziran'a geri sayım surerken, finansal analist Enver Erkan, olası senaryoları ve bu senaryolara gore ortaya çıkabilecek tabloyu RS FM'de değerlendirdi.
' BEKLENTİ, SEÇİMİN BAŞA BAŞ GEÇECEĞİ YÖNÜNDE'
GCM Menkul Kıymetler Araştırma Uzmanı Enver Erkan, Cumhurbaşkanlığı seçiminde piyasaların direkt olarak odaklandığı ve fiyatladığı bir sonuç olmadığını soyledi.
Seçimin başa baş geçeceğini ongoren ve hiçbir ihtimalin dışlanmadığını kaydeden Erkan, seçimin hangi Cumhurbaşkanı adayının kazanacağı kadar, Meclis çoğunluğunun hangi ittifakta olacağının da çok onemli olduğunu ifade etti: "Eğer Meclis çoğunluğu ve Cumhurbaşkanı farklı taraflardan olursa uzlaşmanın sağlanması lazım. Bu noktada liderlerin ve partilerin de biraz sağduyulu davranması gerekiyor, Turkiye'nin çıkarlarını on plana koymaları gerekiyor."
' EKONOMİ, SİYASİ İKTİDARLARIN KADERİNİ BELİRLİYOR'
Enver Erkan, seçimin onemli bir belirsizlik kaynağı olduğunu belirtirken, seçimle ekonomi politikalarının iç içe olduğuna dikkat çekti.
Gunumuzde siyasi iktidarların kaderinin ekonomi ile şekillendiğine dikkat çeken Erken, "Adayların vaatlerinin de ekonomi uzerine yoğunlaştığı duşunecek olursak, bir anlamda işin rengini ekonomi belli edecek diyebiliriz" dedi.
**
(C) REUTERS / Yuri Gripas
'SONUÇ NE OLURSA OLSUN YABANCI YATIRIMCIYA GÜVEN MESAJI VERİLMELİ'**
Finansal analist Enver Erkan, yabancı yatırımcının yaklaşımının onemine de vurgu yaptı.
Klasik yaklaşımda yabancı yatırımcının mevcut duzenle iş yapmayı sevdiğini, muhalefet adayının kazanması durumunda tanıma evresi gerekeceğini hatırlatan Erkan, guven unsuruna dikkat çekti: "Son yıllarda ekonomik dalgalanmalar yaşandı. Bunda tabii etkili olan iç ve dış faktorler var, enflasyon çok onemli bir kırılganlık. Seçim sonucu ne olursa olsun, sayın Erdoğan da kazansa, muhalefet adaylarından birisi de kazansa en onemli unsur guven unsuru. Seçimin hemen ertesinde verilecek ilk mesajların da çok onemli olduğunu duşunuyorum. Uzlaşı ortamı sağlanması durumunda siyasi tansiyon duşecektir, bunlar elbette yatırımcı tarafında da karşlılık bulacaktır. Para politikası-mali politika dengesinin nasıl sağlanacağı, Merkez Bankası'nın durumu, ekonomik reformların ne şekilde yapılacağı asıl belirleyiciler olacak yatırımcılar için."
**
(C) Sputnik / Vladimir Pesnya
'YATIRIMCI İÇİN EKONOMİ KADAR DIŞ POLİTİKA, YARGI, ÖZGÜRLÜKLER VE SOSYAL EŞİTLİK DE ÖNEMLİ'**
Enver Erkan, 24 Haziran'da sandıktan çıkacak sonuç her ne olursa olsun piyasalarda kısa vadeli dalgalanmalara hazır olunması gerektiğine dikkati çekerken, takip eden gunlerde ise denge arama surecine girileceğini soyledi.
Erkan, ekonomik reformların yanı sıra ekonomiyi dolaylı olarak etkileyecek ve yatırımcı algısını şekillendirecek diğer etmenlere de vurgu yaptı: "Siyasi tansiyondan tutun, jeopolitik dengelere, dış ulkelerle olan ilişkilere, ulkede adaletin yargının, sosyal eşitliğin, ozgurluklere kadar bir suru başlığı kapsıyor aslında. Butun siyasi partilerin de bunlara yonelik verdikleri vaatlerin hemen hemen birbirine benzediğini goruyoruz. İşin bir tarafta da sosyal boyutu var: değer kaybeden bir TL, işsizlik sorunu, hane halklarının alım gucunun zayıflaması, çarşı pazardaki artan fiyatlar bundan genel bir hoşnutsuzluk var. Tabii ki hangi partiden çıkarsa çıksın ekonomi yonetimleri bu konulara eğileceklerdir."
**
(C) AA /
'ÖNÜMÜZDEKİ 5 YILLIK SEÇİMSİZ PERİYOT, İLERLEME SÜRECİ OLABİLİR'**
GCM Menkul Kıymetler Araştırma Uzmanı Enver Erkan, Turkiye'nin son donemde ust uste yaşadığı seçim sureçlerini işaret etti ve yeni bir seçimin normal karşılanmayacağını soyledi.
Bu sureçlerde Turkiye'nin ekonominin ilerlemesi anlamında da kaybettiğini, icracılıktan alıkonduğunu ifade eden Erkan, onumuzdeki beş yıllık surecin oneminin altını çizdi: "Turkiye'yi 5 yıllık bir seçimsizlik periyodu bekliyor. Bu beş yıl bizim açımızdan onemli bir ilerleme periyordu olabilir. Seçimsiz geçmesi beklenen bu 5 yıllık bir sureç aslında, sorunlarını halletmiş, kendi içindeki ekonomik donuşumunu tamamlamış, yapısal değişiklikleri halletmiş, sanayi uretimine, tarımsal uretime onem vermiş, kendi markalarını yaratmış, teknoloji ihraç eden bir Turkiye donuşumune doğru gidilebilecek bir sureç."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.