Özet (TL;DR) @ 2018-06-22T09:14:52.000Z: Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) Başkanı Esmer, 'seçim döneminde ortaya çıkan ancak daha sonra ne iş yaptıkları bilinmeyen' araştırma şirketlerinin yaptığı anketlerin dikkate alınmaması…
Turkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) Başkanı Esmer, 'seçim doneminde ortaya çıkan ancak daha sonra ne iş yaptıkları bilinmeyen' araştırma şirketlerinin yaptığı anketlerin dikkate alınmaması gerektiğini soyledi. Araştırmacının yansız, objektif olması gerektiğini belirten Esmer, "Ama bakıyoruz sanki bir partinin temsilcisi gibi konuşuyorlar" dedi.
Dunya gazetesinden İbrahim Ekinci, TÜAD Başkanı Handan Esmer ile yaptığı goruşmeyi koşesinde aktardı. Esmer, "Seçim zamanı ortaya çıkan ve araştırmaları siyasi propaganda malzemesi olarak kullanılan şirketlerin yayınladığı sonuçlar dikkate alınmamalı" dedi. Dunya'da yayımlanan yazının bir kısmı şoyle:
Turkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) geçtiğimiz gunlerde bir basın açıklaması yaparak, siyasi kamuoyu araştırmalarıyla ilgili inceleme başlattığını duyurdu.
Geçen seçimlerde de benzer bir açıklama yapmıştı. Yine inceleme başlatmıştı… TÜAD Başkanı Handan Esmer'le konuştum. Siyasi araştırmalar konusunda buyuk endişeleri var; "Seçim donemlerinde birden bire ortaya çıkıp 'Araştırma yaptık, sonuç şu bu' diyorlar. Bilimsel olçuler, finansmanını yapan kuruluş, orneklem planı, proje ekibi, saha çalışmasının zamanı, uygulama sistemi gibi temel konulara hiç girmeden 'Şu partinin oyu bu kadar, diğerinin şu kadar' diyorlar. Araştırmacı yansız olmalı, objektif olmalı. Ama bakıyoruz sanki bir partinin temsilcisi gibi konuşuyorlar. Tarafsızlık ilkesi tamamen gitmiş. Asıl işi araştırma olmayanlar da var. Bu donemlerde ortaya çıkıyor, sonra ne yaptıklarını bilmiyoruz" dedi.
Peki ne olacak? Çağrılarını tekrar etti: "Seçim zamanı ortaya çıkan ve araştırmaları siyasi propaganda malzemesi olarak kullanılan şirketlerin yayınladığı sonuçlar dikkate alınmamalı" dedi.
Bu araştırmaların şuphe uyandırmasının en onemli nedeni, urettikleri sonuçlar arasındaki buyuk farklılıklar. Bilimsellik olçuleri içinde yapılıyorsa, farklı şirketlerin urettiği sonuçların birbirine yakın olması beklenir. Oysa yapılmış 20 kusur araştırmanın bazılarında 10-15 puanlık fark gosteren sonuçlar bile vardı. Bu farkın nedenini sordum;
"Bunlar siyasi propaganda amacıyla uretiliyor. Bu şirketlerin urettiği içeriklerin yazılı ve gorsel basında yer bulması, tartışmalı olması, sektorun itibarına zarar veriyor" diye konuştu, Handan Esmer. Araştırma şirketlerinin itibar kurumları olması beklenir. Bunlar siyasi, iktisadi kararları etkiliyor. Vatandaş bu sonuçlara gore şoyle veya boyle davranıyor. Buyuk bir sorumluluk! Vatandaşı yanıltıyorsunuz! Kandırıyorsunuz!.. Zararına yol açıyorsunuz! TÜAD'da tam olarak bundan rahatsız.
AKRED İTASYON OLMALI
Bir kuruluşa araştırmacı ehliyetinin veren bir akreditasyon kurumu yok mu? "Var", dedi Handan Esmer. "Bizim derneğimizde var. Bağımsız kuruluş Bureau Veritas geliyor, her yıl uyeleri, projeleri orneklem seçiminden anketor eğitimlerine kadar denetliyor. Ancak siyasi araştırma yapanları kimse denetlemiyor. Bazen araştırma yapılıp yapılmadığını bile merak ettiğimiz işler oluyor. Bizim uyelerimiz pazarın onemli oyuncuları. Siyasi araştırma yapanlar içinde derneğe uye olanlar çok az. Denetimsizlik de oradan geliyor."
KOM İSYON TALEP BEKLİYOR
(C) AA /
Geçen seferki gibi bu kez de TÜAD bir inceleme komisyonu kurdu. Ancak komisyonun inceleme yapabilmesi için araştırma kuruluşlarının talepte bulunması, "gelin bizi inceleyin" demesi gerekiyor. Benim konuştuğum ana kadar henuz boyle bir talep gelmediğini soyledi Handan Esmer. Gelmezse ne olacak? Bu işin bir yaptırımı var mı? Yok! Handan Esmer, "Butun sektore çağrı yaptık. Bağımsız bir komisyon incelesin diye. Cevap vermelerini bekliyoruz. Vermezlerse yapacağımız bir şey yok. Bunları kontrol ediyor olmamız lazım. Bir oncekinde kabul eden firmalar olmuştu. KONDA açmıştı. Onların sureçlerini inceledik. Bilimselliğe aykırı durum gormedik. Komisyon bağımsız kişilerden, sektor duayenlerinden kuruldu. Siyasi araştırma yapan şirketlerle irtibatları yok. Şu ana kadar herhangi bir şirketten 'gelin bakın' çağrısı gelmedi ama biz oz denetim ihtiyacını sonuna kadar savunacağız. Seçim zamanı ortaya çıkan ve araştırmaları propaganda malzemesi olan kişi ve şirketlerin sektore verdiği zarardan çok rahatsızız" diye konuştu.
VATANDA Ş, 'KARARSIZIM' DEMEYİ ÖĞRENDİ
Peki bu propagandif, uyduruk araştırmaların etkisi oluyor mu? Esmer, "Manipulasyon içinde olma durumu var. Ama ne kadar yapıyorlar, çok belli değil. Siyasi partilere oy veren insanlara etkilerine donuk bir araştırma yapılmış değil. Partilerden iş alıyorlar, para alıyorlar ama burada kritik olan şey sonuçları bangır bangır aktarıyor olmaları. Birbirinden farklı bu kadar yorumda 'acaba ne oluyor?' dedirtiyor. Araştırma donemi dışında orneklem seçimi onemli. Hangi ilden kaç ornek seçildiği, hangi bolgeyi temsil ettiği, sorunun soruluş biçimi… Bunlar her zaman sonucu etkiler. Her çalışmada yuzde 15-20 gibi cevap vermeyen kitle var. Onu nasıl dağıttığı onemli. Vatandaş 'kararsızım' demeyi oğrendi."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.