Özet (TL;DR) @ 2018-06-20T12:30:00.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin Antarktika üzerinde söz sahibi 30 ülkeden biri olacağı açıklamasıyla gündeme gelen Antarktika'ya Bilim Üssü çalışmalarının önemi ne? Uzmanlar hem siyasi hem de…
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Turkiye'nin Antarktika uzerinde soz sahibi 30 ulkeden biri olacağı açıklamasıyla gundeme gelen Antarktika'ya Bilim Üssu çalışmalarının onemi ne? Uzmanlar hem siyasi hem de teknik boyutlarıyla konuyu Sputnik'e değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2019'da Antarktika'ya bilim ussu kuracakları ve soz konusu bilim ussu sayesinde Turkiye'nin Antarktika uzerinde soz sahibi 30 ulkeden biri olacağını bildirdiği tweeti, gozleri Turkiye'nin bir suredir orada yapmayı hedeflediği çalışmalara çevirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Turk Antarktik Seferi Ekibi (TAE) Lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy onderliğinde, 2017 yılında gerçekleştirilen 1. Ulusal Antarktik Bilim Seferi'yle gundeme gelen çalışmaların hızla devam ettiğini aktarmış oldu. Peki, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Bakanlık sorumluluğunda ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi (PolReC) koordinesinde yurutulen projenin onemi nedir? Antarktika'ya 'danışman' ulke olma yolunda ilerleyen bolgeye us kurma çalışmaları surduren Turkiye'nin atacağı adımların onemi ne? Temel olarak orada neler yapılabilir? Konuyu Akdeniz Üniversitesi (AÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakultesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Gumrukçu ve Rusya Bilimler Akademisi Coğrafya Enstitusu Mudur Yardımcısı Nikolay Osokin, Sputnik'e değerlendirdi.
' DÜNYA YÜZÖLÇÜMÜNÜN 10'DA 1'İ BÜYÜKLÜĞÜNDE BİR ALANDAN BAHSEDİYORUZ'
Sputnik'e konuşan Akdeniz Üniversitesi (AÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakultesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Gumrukçu "Arktika ve Antarktika'nın yuzolçumu, kuresel yuzolçumunun yuzde 10'ununa eşittir. Kuresel yuzolçumu, 510.100.000 km² ise, 50 milyon km²'den buyuk bir kısmı ise Kuzey ve Guney kutuplarını kapsıyor. Çok buyuk bir alandan bahsediyoruz. İnsanoğlu arayış halinde, goç ediyor. Ama ulaşamadığı alanlar var. Bu alanlar da Kuzey Kutbu ve Guney Kutbu. İnsanoğlu geçtiğimiz 100 yılın sonunda buralara ulaşabildi ancak onu da tam manasıyla yapamadı. Zira henuz keşfedilmemiş alanlar var. Guney Kutbu'nun onemi 'İnsanlığın ortak mirası' ilan edilmiş bir bolge. Bu hassas denklemin olduğu bolgede bir bilim ussu kurulması kararı alındı.Tahminim seçimlerden sonra 2018-2019 gibi projenin net bir şekil alacağı. Üs kurmak onemli çunku us kurduğunuzda oradaki ulkelerle eşit koşulları paylaşabiliyorsunuz" ifadelerini kullandı.
Bolgede bilimsel yapmanın maliyeti ve meşakkatli olduğunun altını Gumrukçu "Sureç zorlu ve daha da onemlisi ciddi uzmanlara ihtiyacınız var. Bu yalnızca, 3-5 bilim insanıyla olacak bir iş değil. Amacın, sadece bolgede keşif yapmak olduğu duşunulmemeli. Turkiye her ne kadar geç kalmış olsa da bu alanda doğru adım atmaya başlamış durumda" dedi.
' TÜRKİYE, BULGARİSTAN, YUNANİSTAN, POLONYA GİBİ ÜLKELERİN DE BULUNDUĞU BU ALANDA VAR OLMALI'
Guney Kutbu'nu keşif başarısının eski ismiyle Buyuk Britanya'ya ait olduğunu soyleyen ve İngilizlerin "ulusal kahraman" olarak gorduğu ve Guney Kutbu'nu keşfeden Robert Scott'u hatırlatan Gumrukçu "İngiltere, ABD ve Rusya gibi ulkeler çok uzun suredir burada çalışmalar yapıyor. Oradaki çalışmaların urunu olarak pek çok yuksek lisans, doktora tezi yazılmış durumda. Bu yuzden Turkiye'nin çoktan yapılmış bu çalışmaları tekrarlaması çok sağlıklı mı, bununla ilgili şuphelerim var. Onun yerine yağılan bu çalışmaları Turkçeleştirerek işe başlamak, daha mı doğru olur diye bir duşuncem de var. Buzul bilimi dalında, derin sularda, mağaralarda araştırma yapılması hususunda anlaşılabilir bir niyet olsa da kaynakların sınırlı olduğu duşunulduğunde daha akılcı nelerin yapılabileceğini de duşunmek şart" diye konuştu.
Kuzey Kutbu'nu keşfetmenin Turkiye açısından daha fazla onem arz ettiğinin altını çizen Gumrukçu "Turkiye açısından Kuzey Kutbu'nu keşfetmek çok onemli ve orayı keşfetmeli.Orada da Almanya, Fransa, İngiltere gibi buyuk aktorler var ama onda sorun yok. Hatta, Bulgaristan, Yunanistan,Guney Kore gibi ulkeler de burada bulunuyorlar. Dolayısıyla Turkiye gibi orta olçekli bir ulke bu alanı goz ardı edemez, etmemeli. Ama yapılması gereken bu çabaları optimize etmek" dedi.
' KUTUPLARDA NE İŞİMİZ VAR' SORUSU YANLIŞ'
"Kutuplarda ne işimiz var?" sorusunun "yanlış" bir duşunme biçimi olduğuna işaret eden Gumrukçu "Bu bakış açısı yanlış. 'Marmara Denizi'nde olmak yerine neden orada bulunalım?' denilmemeli. Çunku aslında orada araştırma yaptığınızda, Toros Dağları'ndaki buzulları, Ağrı Dağı'ndaki buzulları da oğrenmiş oluyorsunuz. Boyle bir bağlantı kurulmalı ve çalışmanın manalı olduğu anlaşılmalı. Buna ornek olarak Norveç ve İzlanda'da ağaçların ust sınırını artıran çalışmaları ornek gosterebiliriz. Yeni tarım alanları yaratmak gibi başka alanlarda kullanılabilecek bilgilere ulaşmak açısından bu çalışmaları yapmak onemli. Bizim imkanlarımız çok buyuk değil. Mevcut kaynaklarımızı optimum kullanmalıyız. Her alanda yatırım yapamayız. Yatırım yaparken, bu şekilde duşunmeliyiz" dedi.
' DAHA ADİL BİR DÜNYA DÜZENİ İÇİN TÜRKİYE ORADA OLMALI'
Gumrukçu "Kureselleşme dediğimiz olgu, artık Kutup bolgelerine ve derin denizlere vardı. İnsanoğlu şimdiye kadar bu alanları kullanamamış. Ama yeni teknolojilerle, navigasyon sistemleriyle artık bu alanlar kullanılır halde. Bu da onumuzdeki 30-40 yıl gibi bir surecin bizim için onemli olduğunu gosteriyor. İnsanlığın geçimini sağlaması, refahın artması, dunyadaki adaletsizliğin ortadan kalkması için bu alanları 'insanlığın ortak mirası' adı altında doğru şekilde paylaşılması lazım. Boyle olursa, çok daha yaşanabilir bir dunya bizi bekler. Ancak buyuk ulkeler, buraya yalnızca kar elde etmek olarak bakarsa, dunya cehenneme donebilir. Bu alanlar dunyanın adaletsizliğine karşı kullanılmalı. Üniversitelerin en azından bir kısmının bu alanlarda çalışma yapmaya uygun insan yetiştirmesi gerektiğini duşunuyorum " ifadelerini kullandı.
' AMERİKA 1492'DE KEŞFEDİLDİ, 1864'TE ETKİLİ OLMAYA BAŞLADI, KUTUPLARIN ÖNEMİ GELECEKTE'
Gumrukçu "Bu paylaşım tartışma 60'lardan bu yana suruyor. Gelişmiş ulkeler, bu alanları kendi aralarında paylaşmak istiyor. Gelişmekte olan ulkeler de, yeni bir emperyalizmin bu alanlara girmemesini istiyor. Teknik olarak biz Almanya, Fransa'yla yarışamayız ama sosyal boyutuyla bilimsel modeller oluşturarak, modellemelere giderek onlarla yarışabiliriz. Daha adil bir dunya duzeninin nasıl kurulabileceği noktasında Turkiye surece katılmalı ve Ataturk'un dediği gibi 'Mazlum halkların yanında onların sozcusu olarak gorev yapmalı' diye duşunuyorum" dedi ve şoyle devam etti:
"'Kuresel Bakışla Kutup Çağı' kitabımızda onemli bir perspektif var. Kutupların onemini, geleceğimizi şekillendirmedeki rolunu duşunerek anlayabiliriz. Şoyle duşunun. Amerika, 1492'de keşfedildi. 1864'ten sonra etkili olmaya başladı. Kutuplar ve derin denizlerin de gelecekte ne kadar etkin olacağını bu ornekle anlayabiliriz.Kuresel Bakışla Kutup Çağı kitabımızda onemli bir perspektif var. Kutupların onemini, geleceğimizi şekillendirmedeki rolunu duşunerek anlayabiliriz. Şoyle duşunun. Amerika, 1492'de keşfedildi. 1864'ten sonra etkili olmaya başladı. Kutuplar ve derin denizlerin de gelecekte ne kadar etkin olacağını bu ornekle anlayabiliriz."
' MEVSİMLİK ÜSLE BAŞLANABİLİR'
Rusya Bilimler Akademisi Coğrafya Enstitusu Mudur Yardımcısı, Arktika ve Antarktika'ya yapılan onlarca keşif seferinin katılımcısı, 30 yıllık deneyime sahip olan glasyolog (buzul bilimi uzmanı) Nikolay Osokin Sputnik'e yaptığı açıklamada soz konusu kararın ulkenin belirli bir seviyeye ulaşmış olmasının bir gostergesi olarak gorduğunu belirterek "Antarktika'ya bilim uslerinin kurulması ve araştırmaların yapılması aslında ulkenin sanayi açısından gelişmişliğinin gostergesidir. Antarktika haritasına baktığınızda genel olarak sadece sanayisi gelişmiş ulkelerin varlığını gorursunuz. Bu da ulkenin belirli bir seviyeye ulaşmış olup Antarktika'ya kendi bilim ussunu kurmaya hazır olduğunu gosteriyor" diye konuştu.
Kurulması planlanan Turk bilim ussunun tum yıl boyunca mı yoksa belli mevsimlerde mi çalışabileceği sorusunu yanıtlayan uzman "Genellikle once mevsimlik us kuruluyor, hemen tum yıl boyunca çalışan usle işe başlamak gayet riskli, once usteki tesislerin bir sure içinde nasıl işleyeceğine bakmak lazım. Turkiye'nin kuracağı ilk bilim ussu buyuk bir ihtimalle kıta içi olmayacak. Eğer us her yıl kar altından çıkan kayalık bolgeye kurulmazsa kar fırtına sorunuyla karşı karşıya gelme ihtimali var, bunu dikkate almak lazım. Üssun inşaat çalışmalarının buz tabakası yuzeyinde yapılması halinde bu buzulun olası hareketlerini de goz onunde bulundurmak lazım, çunku Antarktika'nın farklı bolgelerinde buzulun hareket hızı da farklılaşıyor. Geçmişte oyle oluyordu ki bazı ulkelerin hata yapıp ilk gorunuşte uygun yerde, duz buzul yuzeyinde us kurmasının ardından bu buzul usle birlikte hareket edip okyanusta kayboluyordu" ifadelerini kullandı.
' TÜRKİYE İLE RUSYA'NIN BU ALANDA İŞ BİRLİĞİ OLDUKÇA OLASI'
Yeni kurulan uslerin donanım açısından sorun yaşamadığını kaydeden Osokin "Gunumuzde yeni us kurmak çok daha kolay, çunku uzmanlar uluslararası duzeyde yıllarca birikmiş bu koşullarda yaşama ve inceleme yapma deneyimine sahip. Bu yuzden de yeni usler modern standartlara gore kuruluyor. Bu bakımdan bizim işimiz çok daha zordu, çunku Antarktika'daki uslerimiz 1950'li yılların sonundan beri faaliyette bulunduğu için onları modernize etmek zorunda kalıyorduk. Bu da oradaki koşullarda elbette yeni us kurmaktan çok daha zordu" diye devam etti.
Rusya'nın Antarktika'daki bilim uslerinin uzun yıllardır faaliyette bulunduğuna dikkat çeken uzman, Turkiye ile Rusya arasında bu alanda işbirliği ihtimalinin yuksek olduğunu vurgulayarak şunu soyledi:
"Bence ulkelerimiz bu konuda temas içinde bulunabilir. Bu konunun once ulkemizde, sonra da orada gundeme geleceğini duşunuyorum. Turk tarafının boyle bir ihtiyacı olursa kendisine her hangi destek vermeye hazırız. Antarktika'da 60'tan fazla yıldır inceleme yapan ulke olarak Rusya'nın deneyimi elbette son derece faydalı olabilir."
' RUSYA, SONDAJ ARAÇLARI KONUSUNDA TÜRKİYE'YE DESTEK VEREBİLİR'
Osokin, Rusya'nın urettiği sondaj kulelerinin Turkiye'nin ilgisini çekebileceğine vurgu yaparak "Buz tabakasının incelenmesi için kullanılan sondaj araçları uretimi bakımından Rusya onde gelen ulke konumunda bulunuyor. Bu alanda sadece danışmanlık hizmetleri vermekle kalmayıp sondaj araçlarını da temin ederek destek verebiliriz" ifadesini kullandı.
Çeşitli ulkelerin Antarktika'daki uslerinin surekli olarak iletişim içinde bulunduğunu vurgulayan uzman "Tum yıl boyunca ozellikle çok sayıda ussun yer aldığı Antarktika bolgesinde usler surekli olarak iletişim içinde. Mesela Rus Progress Üssu'nun bulunduğu bolgede ayrıca Çin ve Hindistan'a ait usler de faaliyet gosteriyor. Hava koşulları oldukça sert olan bu kıtada her turlu beklenmedik sorunlar ortaya çıkabiliyor. Sonuçta yaşanması zor bir bolgeden bahsediyoruz" diye ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.