Özet (TL;DR) @ 2018-06-21T02:13:00.000Z: 2018 FIFA Dünya Kupası C Grubu’nda yer alan Danimarka, Peru’ya karşı oynadığı ilk maçı kazanmayı başardı ve 21 Haziran’da oynanacak Avustralya maçına hazırlanıyor. 40 yıllık futbol taraftarı olan…



2018 Rusya Dunya Kupası

02:13 21.06.2018(Guncellendi 02:14 21.06.2018) URL'yi kısaltın

2018 FIFA Dunya Kupası C Grubu'nda yer alan Danimarka, Peru'ya karşı oynadığı ilk maçı kazanmayı başardı ve 21 Haziran'da oynanacak Avustralya maçına hazırlanıyor. 40 yıllık futbol taraftarı olan Sputnik yazarı Oleg Dmitriyev, Danimarka milli futbol takımının tarihini anlatıyor.

(C) REUTERS / Damir Sagolj

Futbol, Danimarka Krallığının en populer oyunu. Ama Danimarkalılar uzun zamandır bu oyunu boş zaman aktivitesi olarak algılanıyordu. Profesyonel futbol ancak 1970'li yıllarda gelişmeye başladı. Danimarka hala, ancak karmaşık bir amator futbol sisteminden geçen yetenekli oyuncular ortaya çıkınca 'ateş ediyor'.

İlk sinyal Allan Simonsen oldu. İnanılmaz bir saha hissine sahipti ve hucumu tamamlamak için doğru pozisyonu nasıl seçeceğini çok iyi biliyordu. Bu ozelliği, Simonsen'e 1977'de Avrupa'nın en iyi oyuncusu olmasına, ardından da iki kez UEFA Kupası ve bir kez UEFA Kupa Galipleri Kupası kazanmasına yardımcı oldu.

Boylelikle yeni takım Simonsen etrafında inşa edilmeye başladı, Avrupa kuluplerinde de Danimarkalı oyuncu modası başladı. Bu sayede Preben Elkjaer, Morten Olsen ve Mikael Laudrup ortaya çıktılar. 1984'de bu futbolcular tum kıtayı şaşırdılar: Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale yukseldiler.

1991'de Danimarkalılar, Avrupa Şampiyonası elemelerinde kotu performans sergiledi ve o donemde tum cephelerde gurleyen Yugoslavya'nın gerisinde kaldı. Ancak kısa bir sure sonra anlaşıldı ki Yugoslavya adında bir ulke artık yoktu: Balkanlarda iç savaş başladı. Bu yuzden Avrupa Futbol Federasyonları Birliği, Yugoslavya yerine turnuvaya Danimarka'yı almaya karar verdi.

Bu turnuvanın grup aşamasında Danimarkalılar sadece ev sahipleri İsveçlilere kaybetti. Takımda, Mikael Laudrup'un kardeşi Brian ile daha sonra Manchester United'ın ve tum futbol dunyasının yıldızı haline gelen Peter Schmeichel one çıkıyordu. Schmeichel olmasaydı Almanya, final maçında gol atar maçı kazanabilirdi ama her şey masaldaki gibi oldu. Danimarkalılar 2-0 kazandı ve katılmamaları gereken turnuvada kupayı kazandı.

Bu şampiyonluktan sonra tum ulkeler Danimarka'ya saygı duymaya başladı. 1998'de Danimarka futbolun zirvesine yaklaşmayı başardı, Dunya Kupası'nda çeyrek finale yukseldi. Ancak buyuk farkla Brezilya'ya kaybetti. 2004 Avrupa Şampiyonası'nda Danimarka, komşu İsveç ile berabere kalarak İtalya'nın çeyrek finale yukselmesine engel oldu. Birçok insan halen bu maçın şikeli olduğunu duşunuyor.

Danimarka, elemelerde bir başarılı bir başarısız performans sergiliyor. Takım, 2016 Euro Elemeleri play-off mucadelesinde eşit geçen maçta İsveç'e, daha doğrusu Zlatan Ibrahimovic'e kaybetti. Yıldız futbolcu maçtan sonra, "Tum Danimarka'yı emekli ettim" dedi.

Ama emekli olmayı istemeyenler vardı. Simon Kjaer, İspanya futbol La Liga ekiplerinden Sevilla'da iyi performans sergiliyor, Christian Eriksen de İngiliz futbol Premier Ligi ekiplerinden Tottenham Hotspur'da istikrarlı bir şekilde oynuyor. Peter Schmeichel'in oğlu Kasper de babasına layık şekilde kaleyi koruyor. Bu nedenle Danimarka'nın gruptaki kalan rakipleri Avustralya ve Fransa'nın rahatlamaması gerekiyor.