Özet (TL;DR) @ 2018-06-19T19:31:09.000Z: Star TV'de soruları yanıtlayan Başbakan Yıldırım, F-35'lerin teslimatının gecikmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.



Başbakan Binali Yıldırım, Star TV'de "Seçim Özel" programına İzmir'den katılarak Nazlı Çelik'in soruları yanıtladı, guncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD Senatosu'nun F-35 kararını değerlendiren, Başbakan Yıldırım, şunları soyledi: "Bu Amerikan yonetimine gidecek, uygulayacak veya uygulamayacak, o ayrı bir konu. Şu anda o safha yapılmış değildir. Yani yonetim, kongreye bir rapor verecek, diyecek ki 'Siz boyle bir karar aldınız ama bu uygun bir karardır veya değildir.' şeklinde yonetimin de bir cevap verme hakkı var. Bu sureçler biraz daha devam edecek. Bunların F-35'lerin teslimini etkilemesi soz konusu değil. Kongrede ortaya atılan bu iddiaların arka planına iyi bakmak lazım, nereden geliyor, neden kaynaklanıyor? FETÖ ile ilgili, Rahip Brunson ile ilgili aramızda ABD ile bir suredir devam eden bir gerginlik var. Halk Bankası davası var. Biz ABD ile sorunların goruşmeler yoluyla çozulmesini tercih ederiz. Ama bizim tercihimiz yetmez, aynı dostane yaklaşımı ABD'den de gormemiz lazım. Yani bizim S-400'u niye aldığımızı sorgularken, ABD'nin de 'Turkiye Suriye'de, Irak'ta terore karşı savunmasız kalırken niye biz yardımcı olmadık?' sorusunu da kendisine sorması lazım."Bayram ziyareti için giden Suriyelilerin artık ulkesine donebileceği yonundeki tartışmalara ilişkin Yıldırım, "Muharrem İnce'nin ne dediği çok onemli değil. Sorumluluk bizde. Tabii ki memleketine gitmek istiyorsa gider, orada kalacaksa iradesiyle kalabilir ama bir yaşam tehdidi varsa, onemli bir sıkıntı varsa biz bunu goz ardı edemeyiz. insanların yuzune kapıyı kapatamayız, olume terk edemeyiz. Bizim inancımızda da geçmişimizde de bu yok. Turkiye Osmanlı doneminde de Cumhuriyet doneminde de dardaki, zordaki insanlara kucak atmış. Yakın tarihimizde de var; Bulgaristan'daki soydaşlarımız, Ahıska Turkleri, diğerleri... Turkiye hepsine kucak açtı ve bundan bir şey kaybetmedi." değerlendirmesini yaptı.Yıldırım, başbakanlık yaptığı donemi "kısa ama ama cumhuriyet tarihinde akılda en çok kalacak 2 yıl" olarak tanımlayarak, "15 Temmuz darbe girişimi, Fırat Kalkanı, ondan sonra terorle taarruz esaslı bir mucadele, anayasa değişikliği, anayasa değişikliğinin kabul edilmesi, 16 Nisan halk oylaması, Turkiye'nin 2017'de krize gireceği ve ekonomisinin çok kotuye gideceği senaryoları, reyting kuruluşlarının olumsuz açıklamaları, 2017'de dunyanın en fazla buyumesini sağlanması. Seçimlere gidiyoruz ve boylece 16 Nisan 2017'de milletimizin verdiği kararı 24 Haziran'da hayata geçiriyoruz ve Turkiye'nin 94 yıllık yonetim şeklini değiştirmiş oluyoruz." diye konuştu.

YEN İ GÖREV SORUSU

Seçimlerin ardından yeni gorevinin ne olabileceği sorusuna Yıldırım, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk turda seçilmesi dışında aklımızın ucundan hiçbir şey geçmez." yanıtını verdi. "Ben şahsımla ilgili hiçbir konuyu bugune kadar konuşmadım, bundan sonra da konuşmam. En onemli gorevim 24 Haziran seçimlerinden partimizin en iyi sonuçları alması." ifadelerini kullanan Yıldırım, 36 ilde miting yaptığını hatırlattı. Başkan Yardımcısı olup olmayacağı yonundeki soruyu Yıldırım, "Butun bunların hiçbiri gundemimizde yok. Konuşulmuş konular değil, butun arkadaşlarımızı, bakanlarımızın, milletvekillerimizin, milletvekili adaylarımızın, belediye başkanlarımızın aklı fikri 24 Haziran seçimlerini sağ salim, guvenlik içinde başarılı şekilde yapılması." şeklinde yanıtladı.

SE ÇİM SONUÇLARI ÖNGÖRÜSÜ

Binali Yıldırım, 24 Haziran seçimleri hakkındaki ongorusunu de "Biz birinci turda biteceğini duşunuyoruz. Sahadan aldığımız intibalar, sahadaki coşku, vatandaşlarımıza yaptığımız konuşmalar, goruşmeler bir sıkıntı olmadığını gosteriyor." ifadeleriyle açıkladı. "Eğer seçim ikinci tura kalırsa, kimlerin arasında olur?" sorusu uzerine de Yıldırım, "Ben ongormediğim bir sorunun cevabını vermesem musaadenizle. Birinci turda bitecek inşallah." dedi.

TANSU ÇİLLER'İN MİTİNGE KATILMASI

Eski başbakanlardan Tansu Çiller'in İstanbul mitingine katılmasının ardından "bakan olup olmayacağı" yonundeki iddialara ilişkin soru uzerine Yıldırım, şunları soyledi:"Hiçbir kimseyle hiçbir pozisyon için konuşma, goruşme olmadığını ben biliyorum. İster partideki arkadaşlarımız ister dışarıdakiler olsun. Tansu Çiller'in gelmesinin arka planı Turkiye Cumhuriyeti'nde mevcut sistem içinde 28 Şubat ile muhatap olmuş ve millet iradesi elinden zorla alınmış, istifaya zorlanmış bir başbakan, bu haksızlığı yaşamış bir başbakanın feryadıdır o. Vesayet doneminin ortadan kalkması için verilen mucadelede 'Ben de varım' diye gelmiştir. Kendisine milletimiz adına teşekkur ederiz."

" MİLLET İTTİFAKI, YIKIM İTTİFAKI"

Millet İttifakı'nın kampanyalarına baktığında bir "yıkım ekibi" gorduğunu ifade eden Yıldırım, ortada yapıcı bir şey goremediğini soyledi. Yıldırım, şoyle konuştu:"İstedikleri kadar ittifak kurabilirler, benim itirazım soylemlerine. Soylemler ulkemizin yararına yapıcı soylemler değil. Bir intikam hırsıyla hareket ediyorlar, 'Recep Tayyip Erdoğan'ı devireceğiz.' Başka bir şey soylemiyorlar. Millet bununla mı ilgileniyor, milletin ilgilendiği konulara niye girmiyorsunuz. Yerli araba yapmak ilkellikmiş, Kanal İstanbul'u iptal edeceklermiş, nukleer santrali durduracaklarmış, daha bir suru şey, Saray'ı başına yıkacakmış. Bir kin, intikam duygusuyla hareket ederseniz bu ulkenin başına nasıl Cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Hızlı tren goçu artırıyormuş gibi abuk subuk şeyler. Bu şoyle bir sonuç veriyor; bunlar yıkmak için kendilerini şartlandırmışlar."

Yıldırım, başbakanlığında Avrasya Tuneli, Yavuz Sultan Selim Koprusu, Osmangazi Koprusu gibi onemli hizmetlere imza attıklarını belirtti.

Kopru geçiş ucretleriyle ilgili tartışmaların hatırlatılması uzerine Yıldırım, sapla samanın birbirine karıştırılmasından bir iş çıkmayacağını vurguladı.

" EVİRİP ÇEVİRİP, BÜKMEYE LÜZUM YOK"

Turgut Özal zamanında devlet butçesinden, hatta butçede de para olmadığı halde kredi borçlanılarak kopru yapıldığını hatırlatan Yıldırım, şoyle konuştu:"O koprunun borcunu yıllarca bu ulke odedi. Kim odedi, geçen de geçmeyen de. Bizimki oyle değil. Biz, 'bu kopruyu yap kardeşim, bu kopruden de ucret alacaksın, şu kadar sure işleteceksin' diyoruz. Mesela Yavuz Sultan Selim 8-9 sene işletilecek. 4 yıl yapımı duştukten sonra biraz da geçti, 15-16 sene sonra bitecek. Bu sure içerisinde bizim verdiğimiz trafik sayısı var, tutturursak para filan vermeyeceğiz. Tutturamazsak arasındaki farkı vereceğiz. Bununla 15 Temmuz Şehitler Koprusu ve Fatih Sultan Mehmet Koprusu'nu kıyaslama akla, izana uymaz. Birisi armut, birisi elma. İkisini toplayalım, buradan bir matematik sonucu çıkmaz. Kendisi fizik oğretmeni ama o hesapları demek ki oğrenmemiş. Bu yap işlet devret modelidir. Burada sadece kullanıcılar oder. Kullanıcıların odemesi yetmiyorsa biz de farkını oderiz. Çunku bunun parasını biz koymadık masaya, adam gitti borçlandı. Bu iki koprunun yollarıyla bilmem neyiyle beraber toplam bedeli 50 milyar lira. 50 milyar lira biz kendi butçemizden, kasamızdan ayırabilseydik zaten 50 yıldır bunu yapardık, konuşulmazdı. Onun için butçeye yuk getirmeden dedik ki senin paran var yap bunu, biz de sana taksit taksit odeyelim, şu kadar sene de işlet. Bu kadar basit bir mesele. Bunu boyle algı oluşturmaya yonelik evirip çevirip, bukmeye luzum yok."Başbakan Yıldırım, uçuncu havalimanının açılışının 29 Ekim'e denk geldiğinin hatırlatılması uzerine, tamamının değil 90 milyon kapasiteli birinci bolumun açılmış olacağını soyledi.

" AK PARTİ ZORU BAŞARAN BİR PARTİ"

AK Parti'nin 7 Haziran'ı saymazsak her seçimde oyunu artırarak yola devam ettiğine dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti:"2007'de cumhurbaşkanını seçemedik, 363 krizi yaşandı, ondan sonra referanduma gittik, halk doğrudan seçsin ve yuzde 50 + 1 ile seçsin diye. O zaman bu değişliklik olmuştu. Şimdi bu değişiklik diğer bolumlerle, o parlamenter sistemi cumhurbaşkanlığına donuşturen değişikliktir. Tamamlayıcı bir değişikliktir. Önceki referanduma gore zaten cumhurbaşkanı seçildi. Hatırlayın 10 Ağustos 2014'te yuzde 51 baremi zaten vardı, ona gore seçildi. Burada da aynı durum, farklı bir şey yok. Orada o standardı getirmiş olan bir parti... Bir sonrakinde tekrar bunu duşurmek çok fazla izahı kolay olan bir şey olmaz. O yuzden temsilde adalet bakımından biz bunu muhafaza ettik, bir de onceki yaptığımız bir açılımın gerisine duşmemek için muhafaza ettik. Zor olduğunu biliyorduk ama AK Parti zoru başaran bir parti olduğu için tereddut gostermedik."

" MİLLETİ SÜREKLİ SEÇİMLE MEŞGUL EDEMEYİZ"

"Cumhurbaşkanı seçilecek ancak AK Parti parlamentoda yeterli çoğunluğu sağlayamayacak" şeklinde bir senaryo bulunduğunun ifade edilmesi uzerine Yıldırım, "Ruya mı gormuşler, istihareye mi yatmışlar" dedi.Yıldırım, MHP ile Cumhur İttifakı'nı kurduklarını anlatarak, "Cumhurbaşkanında ortak adayımız, hepimiz oraya vereceğiz. Ama MHP'nin seçmenleri kendi adaylarına verecek, AK Parti'nin adayları kendi adaylarına verecek. Boylece guçlu cumhurbaşkanı, guçlu Meclis..." diye konuştu.24 Haziran sonrası erken seçim kararı iddialarının sorulması uzerine Yıldırım, "Hayır, oyle bir şeye gerek yok. Milleti surekli seçimle meşgul edemeyiz. (Sistemde) Hiçbir tıkanma olmaz, oyle bir şey olmayacağını bir kere soyleyeyim, bizim milletimiz oyle bir çelişkiye izin vermez, ayarını guzelce yapar ve ona gore karar verir." değerlendirmesinde bulundu.

" YENİKAPI RUHUNU ZEDELEYECEK BİR SIKINTI OLMADI"

Başbakan Yıldırım, Devlet Bahçeli'nin Kayseri'de yaptığı konuşmada AK Partili bazı milletvekillerine ilişkin sozlerinin hatırlatılması uzerine Yıldırım, "Zaman zaman sahada boyle şeyler duyuyoruz. Sadece AK Parti tarafında değil MHP tarafında da bu var. Yerelde kıskançlık, rekabet, çekişme olabilir. Bunları buyutmenin anlamı yok. Önemli olan bizim ne dediğimiz, Cumhurbaşkanımızın ne dediği, Sayın Bahçeli'nin ne dediği. Biz bunlara itibar ederiz. Aramızda muhabbeti, ittifak ruhunu, Yenikapı ruhunu zedeleyecek bir sıkıntı olmadı, bugunden sonra da olmaz." şeklinde konuştu.

Yıldırım, 24 Haziran seçiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a oy verme noktasında herkesin Turkiye'nin bekasını, iç ve dış tehditleri goz onunde bulundurarak, "comert" davranacığına inandığını belirtti.Yıldırım, "Kimse bir ulkenin maceraya suruklenmesine rıza gostermez. Bahçeli, ulkucu camiasını bizden daha iyi bilir. Ama bizim de sahadan elde ettiğimiz intiba aynı yonde." diye konuştu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gundeme getirdiği af konusundaki bir soru uzerine Yıldırım, AK Parti olarak duruşlarının belli olduğunu hatırlatarak, "Bizim bu konudaki duruşumuzda bir bir değişiklik yok. Zaten FETÖ ve terorle mucadele henuz bitmiş değil. Burada hem mağdurların hem de bu mucadeleyi yapanların azmini kırmak gibi bir duşuncemiz yok, buna da hakkımız yok. Biz terorle mucadelemizi kararlılıkla devam ettireceğiz." ifadelerini kullandı.

" DEMİRTAŞ, ÖNCE 53 MASUNUN HESABINI VERSİN"

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaşı'ın cumhurbaşkanlığı adaylığına YSK'nın izin verdiğini anımsatan Yıldırım, şunları kaydetti:"YSK mahkeme değil, onay verir. Hakkında ciddi suçlamalar var, doğrudur eğridir. 'Halkı isyana teşvik, teror orgutunun alenen propagandası yapmak, terore teşvik, terore lojistik destek sağlamak' var. YSK da kanunlara gore karar veriyor. Şu çarpık mantığı one suremeyiz. 'YSK izin verdi o zaman dışarı çıksın.' Masumiyet karinesi var, insan hukum giymedikçe suçlu sayılmaz, bu ayrı bir şey. Ama karar da verilmemiş nasıl serbest bırakılacak. Bizim dememizle olmaz. Turkiye bir hukuk devleti, mahkemeler bunun kararını verecek. Defalarca duruşmalarda tahliye için muracaatta bulundu, hepsi reddedildi. 'Hemen dışarı çıksın', kardeşim siz mahkeme misiniz, onun vereceği kararı siz mi vereceksiniz? Herkes gorevini bilsin ve ona gore hareket etsin."Demirtaş'ın TRT'deki konuşmasında kullandığı "bir oyluk canları var" ifadesine ilişkin soru uzerine ise Başbakan Yıldırım, şoyle konuştu:"Ben bunun uzerinde durulacak bir laf olduğunu duşunmuyorum. Gayri ciddi soylenmiş bir laf. Curmu ne ki? Ateş olsa curmu kadar yer yakar. Bu milletin terore karşı zihni kapalıdır. Selahattin Demirtaş once Kobani olaylarında halkı sokağa dokup, 53 masum insanın olumune sebep oldu. Bunun hesabını versin. Cumhurbaşkanı adayı olmadan bunu hesabı verilmesi gerek. Boluculere PKK teror orgutune, guvenlik kuvvetlerimizi şehit edenlere bir şey soylemezken, teror orgutu uyelerinin cenazelerine gitmeyenleri cezalandıracağım diyen bir adamdan bahsediyorum. Bunun, bu ulkenin cumhurbaşkanı adayı olması normal bir şey mi? Şu açıdan normal, bu Turkiye'nin ne kadar hoşgorulu, ne kadar demokratik ulke olduğunu gosteriyor. Ülkesini, milletini, bağımsız butunluğunu yıkmak isteyenlere bile şans veriyor. Batı demokrasileri baksın bundan ibret alsınlar. Avusturya'da ve Almanya'da bizim soydaşlarımızın konuşmasına bile tahammul edemiyorlar. Kimliklerini ifade etmelerine bile rıza gostermiyorlar."

" ÇÖZÜM, PKK'NIN, ÜLKEMİZ TOPRAKLARINDAN TAMAMEN KAZINMASI"

Çozum surecinin sona erdiğini vurgulayan Yıldırım, "Çozum mozum yok. Çozum, PKK teror orgutunun sonsuza kadar bir daha ortaya çıkamayıncaya kadar yok edilmesinden geçiyor. Kurtlerin bunların zulmunden kurtarılması lazım. İçeride ve dışarıda bu mucadele karlılıkla surdurulecek. Bolgede insanımızın geri kalmasına neden olan bu uçları, ust aklı dışarıda olan bu orgutu, ulkemiz topraklarından tamamen kazıyacağız. Çozum budur. Bu sureç de başlamıştır. Bu anlamda çozum devreye girmiştir." ifadelerini kullandı. Başbakan Yıldırım, PKK teror orgutune yonelik operasyonlar sayesinde şu anda Doğu ve Guneydoğuda insanların dağlarda, yaylarda, şehirlerde, koylerde rahatça dışarı çıkabildiğine işaret ederek, sozlerini şoyle surdurdu:

"PKK bir kere teror orgutudur, ulkemize buyuk zarar vermiştir. Bizim Kurt vatandaşlarımızın siyasi partilerinin olmasına itirazımız yok. Bizim itirazımızı kendini PKK esaretinden kurtaramayan, PKK'yı açıkça lanetlemeyen, karşı çıkmayan bir siyasi kadro. HDP, 7 Haziran seçiminde bir kez daha PKK teror orgutunun esareti altında olduğu gostermiştir. Herkes siyaset yapabilir ancak ulkeyi bolmek için siyaset yapmak, propaganda zaten yapıyorlar, boluculere lojistik sağlamak, iş birliği yapan partilerin bu ulkeye verebileceği bir şey yok. Turk ve Kurt vatandaşlarımıza hiçbir faydası yok. Onca insanın ne kadar acılar çektiğini, ne kadar guvenlik guçlerimizin şehit olduğunu hatırlayalım. Bugunlere donmeyi kimse istemiyor. Yani HDP, PKK'nın gudumunde ve esaretinde çıkmadıkça bizim duruşumuz nettir."

Yıldırım, 657'ye tabi memurların sozleşmeli yapılacağı yonundeki iddialarla ilgili soruyu yanıtladı.Memurların nasıl çalışacaklarının anayasada belli olduğunu, bu konuda bir değişiklik yapılmayacağını bildiren Yıldırım, "Öyle bir şey yok. Anayasada zaten bunun tanımı yapılmış. 657'nin kapsamı belli, nasıl çalışacakları belli. Memurlarla ilgili herhangi bir şey soz konusu değil. Zaman zaman boyle yalan dolan laflar ortaya atılıyor, kafa karıştırılmaya çalışılıyor. Oy avcılığının otesinde bir şey değil. Herkes kendi statusu neyse o statuyle çalışmaya devam edecek." dedi.Yıldırım, Turkiye'nin geleceği olan gençler için bir takım çalışmalar yaptıklarını, bu sureçte 131 yeni universite açtıklarını soyledi.Gençlerin universiteye erişimlerini kolaylaştırdıklarını kaydeden Yıldırım, şoyle konuştu:"Dunyada universiteye erişimde Yunanistan'dan sonra Turkiye ikinci sırada geliyor. Artık universite kapılarında bekleme konuşulmuyor. Çunku mezun olanlar kadar kontenjan var universitelerde hatta bazılarında da boş kalıyor. Bu tarafı hallettik, açılan universitelerin yurt kapasitesini artırdık, 182 binden 632 bine çıkardık ama yetmez, yuzde 10'u bile değil universitede okuyanların, daha da artıracağız."Yıldırım, bursları 10 kat kadar artırdıklarını, gençleri yurt dışına eğitim için gonderildiğini belirterek, "Gençlerimize daha fazla sorumluluk vermemiz lazım. Onları sosyal medyada daha çok takip etmemiz lazım, onların aykırı fikirlerine tahammul etmemiz lazım." dedi.

" KAMPANYALARI İYİ GİTMİYOR"

Yıldırım, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin kendisine "eğlenceli" dediğinin hatırlatılması uzerine, "Onları eğlendirebiliyorsak bu da iyi bir şey yani canları sıkılıyor zaten. Kampanyaları iyi gitmiyor, millet artık soylemlerinin içinin boş olduğunu anladı. Dolayısıyla ben koltuğumu bırakmak için mucadele ediyorum, onlar koltuk kapmak için mucadele ediyorlar ama o kadar kolay olmadığını da bilmeleri lazım." dedi.Yıldırım, Saadet Partisi'nin cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu için "(Hızlı tren goçu artırıyor, Sivas'a hızlı trene ne gerek var) dedikten sonra daha soylenecek laf bulamıyorum." ifadesini kullandı. Meral Akşener için "Allah işini gucunu rast getirsin" diyen Yıldırım, "Genel olarak yıkım ekibi diyorum ben bunlara, onların ortak bir hedefi var Recep Tayyip Erdoğan'ı iktidardan indirmek, sonrası ne olacak, sonrası tufan, onemli değil. Recep Tayyip Erdoğan olmasın da ne olursa olsun." ifadesini kullandı. Başbakan Yıldırım, Turk Milleti'nin ferasetine, basiretine guvendiğini belirterek, şunları kaydetti:"Milletimiz geçmişi de geleceği de Turkiye'nin içinde bulunduğu şartları da en detaylı bir şekilde dikkate alacak ve ona gore tercihini yapacak. İstikrar sursun, Turkiye buyusun diyorum, Turkiye'nin bolgede guçlu olmaya ihtiyacı var. Ülkemiz etrafındaki dış tehditlere, kurgulanan planlara karşı birliğimiz beraberliğimiz çok onem arz ediyor. Bunu sağlayacak tecrubeye sahip ekiplerin iş başında olması onemli ama yeni donemde bize, yeni iktidara duşen bir gorev var. Sadece yuzde 51'in değil, gayri memnunların da oranını azaltmak. Tum başarı orada, yuzde 50 verdi eyvallah ama vermeyen vatandaşlarımızın da gonlunu kazanmamız lazım. Onu da sağlamak için yeni donemde daha çok gayret etmek ihtiyacı var."

" KEM ALETLE KEMALAT OLMAZ"

Başbakan Yıldırım, dolar kuru ve ekonominin genel gidişatı ile ilgili bir soru uzerine son gunlerde kurdaki değişimlerin Turkiye dışındaki kuresel gelişmelerden etkilendiğini, ABD ve AB merkez bankalarının faiz artırması ve petrol fiyatlarındaki artışın olumsuz etkilerinin olduğunu ifade etti. "Genel olarak ekonomi istikrar ve guvene bağlıdır. 24 Haziran seçimlerinde guçlu bir istikrar sağlanırsa, guçlu iktidar gelirse her şey çok kolay olacak. Taşlar yerine oturur" diyen Yıldırım, muhalefetin seçim vaatlerinde israfa vurgu yaptığı yonundeki soru uzerine ise şoyle konuştu:"İsrafa biz karşıyız. Ne lukse duşkunluğumuz var. Bir dilim ekmek sen yiyorsun bir dilim ekmek ben yiyorum. Belki de iki oğunu yiyemiyoruz. Bizim vatandaştan başka farklı bir yanımız yok. (Makam araçları) Yuruyerek mi gidelim, zaman ekonomisi diye bir şey var. Devletin itibarını temsil eden makamlarda da bu araçların olması lazım. Onu bile istismar konusu, siyaset aracı yapmak ayıptır. Buna gerek yok. Araçtı, lukstu, oydu, buydu luzumsuz işler... Her ulkede boyle. Hangi ulkede başbakan ve cumhurbaşkanı araç kullanmıyor. Zaman altın değerindedir. Kem aletle kemalat olmaz."

" BİR ÇILGINLIK YAPMAYA KALKARLARSA"

Başbakan Yıldırım, "FETÖ tehdidi devam ediyor mu ?" sorusu uzerine ise "Tam anlamıyla bittiğini soyleyemeyiz. Bunlar o kadar sinsi ki butun hucremize kadar yerleşmiş. Yeni darbe ihtimali anlamında soylemiyorum. Temizlik anlamında, yargıda, orduda, burokraside. Kamudaki, iş hayatındaki, STK'lardaki temizliğin yapılması halen devam ediyor. Bir çılgınlık yapmaya kalkarlarsa daha ağır bir şekilde bedelini oderler." cevabını verdi.Bedelli askerliğin detaylarının belli olup olmadığı yonundeki soru uzerine ise Başbakan Yıldırım, bunun yeni hukumetin konusu olduğunu, kendilerinin bunun bir ihtiyaç olduğunu, mutlaka yapılması gereken bir konu olduğunu açıkladıklarını kaydetti.Konuya sadece "bedelli meselesi" olarak bakılmaması gerektiğine işaret eden Yıldırım, şoyle konuştu:"Bu daha kapsamlı bir çozum gerektiren bir iş. Duşunun 5 milyondan fazla gencimiz var, askerlik çağına gelmiş bir iş yapamıyor. İşe girecek giremiyor, plan yapamıyor. Bu insanlar diyor ki 'bizi askere alın', almıyoruz. 'Bırakın biz hayatımızı kuralım'. Ona da 'yok' diyoruz. Nasıl olacak? Devlet olarak bizim buna çozum bulmak gibi bir mecburiyetimiz, borcumuz var. Yeni hukumetin seçim sonrası ele alacağı konulardan bir tanesi bu olacak. Bu tabi Silahlı Kuvvetlerle koordineli bir şekilde olacak. Gençlerimiz rahat olsun. Bunun bir esasa bağlanması lazım. Bunun adı bir reform. Profesyonel orduya geçtik. 15 Temmuz'dan sonra bu sureç hızlandı. Şu anda on saflarda profesyonel askerler gidiyor."

3600 EK G ÖSTERGE 

Uzman jandarmaların 3600 ek gosterge taleplerinin olduğu, bu konuda bir çalışma olup olmadığının sorulması uzerine Yıldırım, "Burada hakkaniyeti esas almamız lazım. Bu işin arkası kesilmez, herkes istiyor. Şu anda açıkladığımız, polis, oğretmen, ebeler, din gorevlileri, hemşireler... Bunlar dışında yeni donemde yeni hukumet buna benzer başka gruplar varsa mutlaka dikkate alacaktır. Şimdi sahada geziyoruz, talepler geliyor." diye konuştu.