Özet (TL;DR) @ 2018-06-18T18:20:00.000Z: ABD Temsilciler Meclisi üyelerinin Türkiye'ye F-35 sevkiyatını engelleme girişimini değerlendiren Gazeteci Ceyhun Bozkurt'a göre bu hamle, ABD'nin Türkiye'nin Rusya ile savunma sanayisindeki…



ABD Temsilciler Meclisi uyelerinin Turkiye'ye F-35 sevkiyatını engelleme girişimini değerlendiren Gazeteci Ceyhun Bozkurt'a gore bu hamle, ABD'nin Turkiye'nin Rusya ile savunma sanayisindeki işbirliğinden duyduğu endişesiyle ilgili. Dış politika uzmanı Özdemir Akbal'a goreyse ABD, Turkiye'ye baskı için bahane uydurmayı surdurebilir.

Turkiye'ye ilk yeni nesil F-35 teslimatının yapılmasına yalnızca gunler kala, teslimatın askıya alınması amacıyla ABD'deki girişimlere bir yenisi eklendi. ABD Temsilciler Meclisi'nin 44 uyesi, Savunma Bakanı Jim Mattis'e teslimatın durdurulması için mektup gonderdi. Mektupta, Turkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri aldığı bir ortamda F-35'lerin teslimatının ABD ve NATO'nun askeri sırlarının Moskova'nın eline geçme riski yaratacağı şeklinde bir iddiaya yer verildi. Peki bu 44 politikacının tavrı, F-35'lerin Turkiye'ye teslim edilmesini engelleyebilecek olçude bir baskı aracına donuşebilir mi? Konuyu dış politika uzmanı Özdemir Akbal ve Gazeteci Ceyhun Bozkurt Sputnik'e değerlendirdi. Akbal'a gore ABD'li bir grup politikacının, savaş uçaklarının Turkiye'ye sevk edilmemesi yonunde taleplerine ilişkin one surdukleri gerekçe "akıl ve mantıktan bir hayli uzak."

' TÜRKİYE'NİN ABD'NİN SIRLARINI SIZDIRABİLECEĞİNİ SÖYLEMEK AKIL VE MANTIK DIŞI'

Mattis'e yazılan mektubun, Turkiye'ye yonelik politik yaptırım uygulama isteğiyle bağlantılı olduğunun altını çizen Akbal şoyle bir değerlendirmede bulundu:

"Turk-Amerikan ilişkileri konusunda belli şuphelere sahip ABD Temsilciler Meclisi ve ABD Senatosu uyesi bir grup politikacının, Turkiye'ye F-35 teslim edilmemesi yonunde talepleri olduğunu goruyoruz. Bunun son orneği Teksas eyaletinden geldi. Bu politikacılar her ne kadar 'Turkiye ve Rusya Federasyonu ilişkilerinin çok iyi seviyede devam etmesi sebebiyle, Turkiye ABD'nin askeri sırlarını Ruslara sızdırabilir' gibi son derece akıl ve izandan uzak ve mantıkdışı bir goruş sergilese de; konuya Turk-Amerikan ilişkileri uzerinden bakmak şart. Boyle bakıldığında da; terorle mucadelede onemli rol oynayan ve 'predator' denilen insansız hava uçaklarının 2010-2012 yıllarında satılmasının yasaklanması orneğinden de yola çıkarak bu tavrın, aslında politika yaptırım aracına donuştuğunu gormek mumkun."

' ABD GELECEKTE DE TÜRKİYE'YE BASKI UYGULAMAK İÇİN BAHANE UYDURABİLİR'

Turkiye-ABD ilişkilerindeki silah teslimat sureçlerinin politik bir anlam içerdiğinin altını çizen Akbal "Ancak şu anda Munbiç meselesinde gelinen nokta ve bunun belli bir seviyedeki ortaklığı ortaya çıkarmış olması ve Turk- Amerikan ilişkilerinde mutedil dalgalı bir seyrin izlenmesi, F-35'lerin teslimatının onunde çok fazla bir engel olmadığını duşunduruyor. Ama bu, ABD'nin politik baskısını kullanarak Turkiye'ye yonelik yaptırım uygulamak için bahane uydurmayacağı anlamına da gelmiyor. Bu teslimat suresince sadece ABD içerisinden değil, İsrail gibi, Turkiye'ye bu uçakların sevk edilmemesi gerektiğini duşunen başka ulkelerin de yaptırım uygulanması yonundeki isteklerinin de etkisiyle onumuzdeki donemde bu uçakların teslimatının engellenmesine yonelik bir yaptırım her an gerçekleşebilir. Bu da Turk- Amerikan ilişkilerinde kırılgan bir yapının her an gundeme gelebileceğini duşunduruyor. Ancak her iki devletin de 70 yıllık resmi ittifak ilişkilerinde dalgalı çeşitli donemler yaşamış olsalar bile bir denge noktasına ulaşıp ortak hareket edebilecek bir kapasiteyi surdurduklerini gozlemek mumkun. Dolayısıyla gerginliklerin anlık olacağı ama bu gerginlikler neticesinde ortaya çıkacak durumun belli bir seviyede aşılabileceğini soylemek mumkun" ifadelerini kullandı.

(C) Sputnik / Hikmet Durgun

' MÜNBİÇ SÜRECİ, SADECE TÜRKİYE'NİN ABD'YE DEĞİL ABD'NİN DE TÜRKİYE'YE İHTİYACININ SONUCU'

ABD'nin PYD'nin guç ve etkisi konusundan onemli şuphelerinin olduğunun bu yuzden de Turkiye'yle uzlaşmaya ihtiyaç duyduğunun sıklıkla goz ardı edildiğine işaret eden Akbal "Özellikle Munbiç meselesi dikkate alındığında, hep Turklerin ABD'ye bu anlaşma için ne vermiş olabileceği konuşuluyor. Ancak ABD'lilerin de Turkiye'yle masaya oturmak durumunda kalmış oldukları gozden kaçmamalı. Zira, PYD teror orgutunun silahlı kanadı olan YPG'nin bolgeden çıkarılması ABD'nin çok da aleyhine olan bir durum değil. Her ne kadar bolgede gorevli Brett McGurk gibi isimlerin YPG uzerine çok fazla oynaması durumu soz konusu olsa da bunun ABD'nin ne kadar işine yarayacağı konusunda şupheler oluştuğunu gozlemliyoruz" dedi ve şoyle devam etti:

"Çunku PYD son derece dağınık bir yapı ve PYD'nin ne kadar kuvvetli olduğu ve kuvvetini nasıl kullanılacağı konusunda ciddi soru işaretleri var. Zira, Amerikalı yetkililer, Irak'ın kuzeyinde yapılmaya çalışan 26 Eylul referandumu surecinde de bu turlu yapılarla politika yurutmenin ne kadar guç olduğunu çok net biçimde anladılar. Bu yuzden bir devletle işbirliği yapmak Amerikalılar içinde daha tercih edilir ve mantıklı olanı. Tam da bu yuzden, Munbiç konusunda Turkiye'nin ABD ile masaya oturmaya ihtiyaç duyduğu kadar Amerikalılar da Turklerle masaya oturma ihtiyacı duydu. Amerikalılar tarafında Turkiye uzerinden bir baskı kurmak için F-35'lerin teslimi gibi bahaneler arıyor. Ancak Mattis'e yazılan mektupta yazılanlar ne de F-35 teslimatının iptali mantıklı gorunmuyor."

' TÜRKİYE ALEYHİNE İFADELER KALEME ALANLAR MİLYONLARCA İNSANIN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU BİR ÜLKENİN TEMSİLCİLERİ'

Gazeteci Ceyhun Bozkurt'a goreyse, Mattis'e yazılan mektubun dostane ve iyi niyetli hiçbir tarafı yok. Bozkurt "Öncelikle mektubun neresinden bakarsanız bakın Turkiye'ye karşı hiç de dostane olmayan bir dil içeriyor. Örneğin kim ne derse desin, içeride ne eleştiri yaparsak yapalım, Turkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı'na yonelik ifadeleri kabul etmemiz mumkun değil. Hele ki bu ifadeleri soyleyen temsilcilerin, Ortadoğu'da ve dunyanın geri kalanında milyonlarca insanın olumunden sorumlu bir ulkenin temsilcileri olduğunu hatırlatırım. Kimin merhametsiz olduğu ortadadır. Ayrıca Washington'un gobeğinde gosteri duzenleyen teror orgutu militanlarından 'barışçıl gostericiler' olarak soz etmeleri, KKTC'nin doğal hakkı olan Doğu Akdeniz'deki gayri meşru eylemleri sahiplenmeleri, Kıbrıs Adası'nda garantor ulke Turkiye'yi işgalci gostermeleri, FETÖ'culeri sahiplenmeleri, bu mektubun altında imzası olanların iyi niyetli olmadığının açık bir şekilde gostergesidir" dedi.

' ABD İLE MÜTTEFİK GÖRÜNSEK DE MÜTTEFİKLİK MESELESİ EKONOMİK İLİŞKİLERLE SINIRLI'

Son donemde ABD ve Turkiye arasındaki gerilimi hat safhaya vardıran F-35 meselesinin çok boyutlu olduğunun altını çizen Bozkurt "F-35 meselesi, çok boyutlu bir mesele. Konunun perde arkasında gorunen ve aslında işin en temel boyutu olan bir politik çerçeve var. Bu çerçevenin içinde Turkiye ile ABD'nin karşı karşıya geldiği birçok olay goruyoruz. Yukarıda bazılarını aktardığım olaylara Turkiye'nin PKK/PYD teror orgutu uzerinden yurutulen bolgesel plana çomak sokmasını, Washington'un enstrumanı haline gelmiş teror orgutune ezmemizi, bolgesel iletişimi kuvvetlendirmemizi, Ege ve Doğu Akdeniz'de milli menfaatlerini one çıkaran askeri ve siyasi politika uygulamamızı, Irak ve Suriye'nin toprak butunluğunu savunmamızı vs. ekleyebiliriz. Zaten bakıldığında iki muttefik olarak gorunmemize rağmen, aslında birçok temel konuda karşı karşıya gelen iki ulke goruluyor. Bu da muttefikliğin artık sadece ekonomik ilişkilerle sınırlandığını ortaya koyuyor" diye konuştu.

' ABD'NİN F-35 KARTINI SAHAYA İLK SÜRÜŞÜ DEĞİL, SÜREKLİ TÜRKİYE'Yİ TEHDİT EDİYOR'

****T urkiye ve ABD arasındaki muttefikliğin ekonomik ilişkilerle sınırlı kalmış olduğunun, S-400 surecinde bir kez daha ortaya çıktığına işaret eden Bozkurt "S-400 meselesinin başlangıcı da buna onemli bir gostergedir. Hatırlanacağı uzere Turkiye, fuze alımına ve sonrasında uretimine karar verdiğinde muttefik olarak gorduğu hiçbir ulkeden destek vermedi. Onlar sadece satışı gerçekleştirmek niyetindeydi. Turkiye ise ileride fuze uretme teknolojisini de hedefliyordu. Batı dunyası buna yanaşmadı. Turkiye bu nedenle ilk başka Çin'in urettiği fuzeleri almaya karar vermişti. Hatırlayın, ABD o donem de bu fuze sistemine karşı F-35 kartını sahaya surmeye çalıştı. Şimdi aynı şeyi S-400 mevzusunda yapıyor ve Turkiye'yi yine tehdit ediyor. Buradaki en temel nokta, Turkiye'nin Rusya ile savunma sanayisinde işbirliğine gidecek yolu açmasıdır. Batı'yı politik olarak en çok endişelendiren siyasi boyut budur. Bu, bolge dengeleri açısından Batı dunyasının çok sayıda politikasına olumsuz etki yapacak bir gelişmedir" dedi.

' WASHİNGTON'UN S-400 DİRENCİNİN GEREKÇESİ KOMİK, S-400 İÇİN FARKLI SİSTEM ÜZERİNDE ÇALIŞILIYOR'

****ABD 'nin S-400'e karşı çıkma gerekçesini "komik" olarak nitelendiren Bozkurt "Teknik gerekçeler ise komik. Bu da meselenin askeri boyutunu ilgilendiriyor. Bu boyutta Amerikalıları yalanlayan çok sayıda veri var. Örneğin "F-35 verirsek Rusya bu uçakla ilgili ozel bilgilerimizi ele geçirir" diye soyluyorlar. Bakıldığında Çin F-35'in bir benzeri olan J-31'leri yaptı. Bu bilgileri Turkiye'den almadı. Nereden aldığını Amerikalıların sorgulaması lazım. Ayrıca yine Rusya bolgede çok sayıda hava savunma sistemi kurdu. NATO hareketliliğini izleyecekse, bu gucun bilgilerine vakıf olacaksa zaten bu kurduğu sistemlerden de ulaşır. Bir ozel bilgi de vereyim: Diyorlar ki, fuze savunma sistemi kurulduğu zaman bağlantılı linkler uzerinden NATO sistemine girip, bazı verileri alabilirler. Oysa bu da gerçekçi değil, Turk ve Rus uzmanlar, S-400 için farklı bir link sistemi uzerinde çalışıyor" ifadelerini kullandı.

' S-400'LER 15 TEMMUZ BENZERİ BİR VAKA YAŞANIRSA HAYATİ ÖNEMDE ROL OYNAR'

****Bozkurt "Ayrıca S-400'ler sadece tek bir noktayı değil 400 km çapında bir alanı kontrol edecek. Yani siz bu sistemi Ankara'ya kurarsanız, Ankara'ya 400 km uzaklıktaki her yeri koruyabilirsiniz. Bu kapsam içine Cumhurbaşkanlığı da girer, TBMM'de, askeri karargahlar da, siyasi parti genel merkezleri de girer. Bu sistemin bir avantajı da şu: 15 Temmuz benzeri bir vaka yaşanırsa, içeriye hainler sızarsa, onların uçuracağı F-16'lar rahat hareket edemez. Yani iç guvenlik açısından da onemli bir sistem olacak. Bilindiği uzere F-35'lerin ozellikle de bazen tartışmaya açılıyor. 5'inci nesil savaş uçağı olarak adlandırılan F-35'in ozellikleri konusunda uzmanların olumlu değerlendirmeleri var. Ancak benim dikkatimi çeken, bir nokta aynı uzmanlar, F-35 alımı olmazsa başka seçeneklerin de gundeme gelebileceğini soyluyorlar. Belki yakın gelecekte gundemde olmasa bile uzun vadede bu tartışmalar Turkiye'nin kendi uçağını yapmasını bile gundeme getirebilir" diye ekledi.