Özet (TL;DR) @ 2018-06-18T23:25:39.000Z: NTV-Star TV ortak yayınında soruları yanıtlayan MHP lideri Bahçeli, "Türkiye yepyeni bir sisteme geçiyor. Bu 94 yıllık Cumhuriyet tarihimizde üçüncü evredir" diye konuştu. Türk askerinin Münbiç'te…



MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, NTV-Star TV ortak yayınında Nazlı Çelik'in gundeme ilişkin sorularını yanıtladı.

_ Nazl ı Çelik: Bir yandan Kandil operasyonu gelirken bir yandan da bugun Munbiç gundeme geldi. Turk askerleri Amerikan askerleri ile Munbiç'teler._

Devlet Bah çeli: Öncelikle Star ve NTV televizyonuna teşekkurlerimi sunuyorum. Tabi ulkemizin gundemi çok ağır. Sorunlar gittikçe derinleşerek geliyor. Fakat son yıllarda ozellikle bolucu terorle, FÖTE ile mucadelede ve Turkiye'yi yakından tehdit eden komşu ulkelerdeki gelişmeler karşısında bugunku siyasi iktidar TSK ile birlikte çok azimli ve karralı bir tavır içine girmişlerdir ve bazı tehditleri ortadan kaldırmışlardır. Bunlardan birisi Afrin'dir. En son Menbiç bir çıban başı olarak durmaktaydı. Sayın Cumhurbaşkanı'nın ifadesiyle bir askeri mudahaleye gerek kalmaksızın diplomasi ile olayları takip etmek suretiyle ABD ile bugune kadar aykırı bir politika takip eden ABD'yi ikna etmek suretiyle Munbiç'te Amerikalı askerlelr Turk askerlerinin guvencesini sağlayarak YPG'yi oradan uzaklaştırmışlardır. Bunlar onumuzdeki gunlerde dış politikanın gelişimi surecinde temel taşlar olarak tarihe kayıt duşecektir. O bakımdan ben tebrik ediyorum. Çok hayırlı bir teşebbustur. Munbiç sorununun diplomasiyle çozumu olumlu, arkası gelmelidir diye duşunuyorum.

Nazl ı Çelik: Kandil operasyonu surerken muhalefet adayları zamanlamasını manidar buldular bu operasyonun ve bir seçim yatırımı olarak değerlendirdiler.

Devlet Bah çeli: Her biri Cumhurbaşkanlığı adayı olarak toplumun huzuruna çıkan şahsiyetler. Bazı konular vardır ki bunlar beka meselesidir, milletin temel guvenlik meselesidir ve onemli bir koklu sorunun çozumunde atılan hayırlı adaımlardır. Bunları 4 gunluk seçimle ilişkilendirerek Turkiye'nin mucadelesinin onunu kesmeye kalkmak caydırıcı bir vasıfla bazı dış guçlere hoş gorunmek, PKK'ya taviz vermek çok yanlış bir hareketttir. Bu tur davranışların gereği yoktur. Seçim olsa da olmasa da Kandil'e Turk bayrağı dikilmelidir. Bundan niye rahatsız oluyorlar. 4 gun daha sabretsinler seçim nasıl olsa olacak. Bunu Kandil'le ilişklendirerek caydırıcılık gorevini ustlenmiş bir takım zumreler olmaları çok dikkat çekicidir. Milletimiz bunları affetmeyecektir.

_ Nazl ı Çelik: Bir grup toplantısında erken seçim teklifinizi açıkladınız ve bir tarih verdiniz. Donup baktığımızda yaptığınız çıkışlarla hep kritik bir rol oynadınız. Belki de ulkenin kaderini tayin eden çıkışlar oldu bunlar hep. Neden bu erken seçime gerek duydunuz acaba? _

Devlet Bah çeli: Erken seçim ihtiyacın otesinde zaruri hale gelmişti. Onun için Turkiye'nin bekası, guvenliği, geleceği, açısından bir erken seçim uygulaması bana gore doğru bir yaklaşım olacağı kanaatini taşıdım. Arkadaşlarımla da bunu paylaştım. Yeni bir anayasa değişikliği arkasından halk oylamasıyla anayasa değişikliğinin milletçe kabulu dikkate alındığında onumuzde uç onemli siyasi olay bulunmaktaydı. Bunlardan birisi Cumhurbaşkanlığı hukumet sisteminin kurulması, 31 Mart 2019 tarihinde mahalli idareler seçimleri, uçuncusu de 3 Kasım 2019'da Cumhurbaşkanlığı ve meclisin seçimine dayalı bir siyasi faaliyet. Bunları dikkate aldığımızda Turkiye'nin geçirmiş olduğu sureçler, terorle mucadele, FETÖ ve kalıntılarıyla surdurulen mucadele ve çevremizdeki ateş çemberi dikkate alındığı vakit seçimin erkene alınması ve guçlu bir iktidarın ve guçlu bir meclisin oluşması ve bazı kararların daha etkin ve verimli şekilde alınmasının yolunun açılması gerekiyordu. Yerel seçimler nereden bakarsanız bakın 23-24 bin insanla ilişkili bir seçimdir. 11 partinin yerel seçimlere girme ihtimalini dikkate aldığınız vakit Turkiye'de neredeyse 200 bine yakın kişinin aktif siyasetle meşguliyeti soz konusudur. Her partiden insanın bulunduğu çevreden etkileme ve etkilenme gucunu dikkate aldığınızda Turkiye'deki siyasi kutuplaşmayı, kaosu, kargaşayı arttırabilecek bir konuma gelebilirdi. O sebepten bu sistem oturduktan sonda mahalli idareler seçimlerinin yapılması daha doğru olur duşuncesi ile hareket edilmiştir. 26 Ağustos 2018 tarihinde bir erken seçimi yapılması duşuncemizi kamuoyuyla paylaşmış olduk.

_ Nazl ı Çelik: Neden 26 Ağustos efendim? _

Devlet Bah çeli: Bir zaferin devamı, yeni  bir sistemin oturması, onu bir zaferle taçlandırmak, tarihimizdeki hem 1071 hem 26 Ağustos'u dikkate alarak bir anlam yuklemek için bu yapılmıştı. Bu onerimiz tabi biraz daha ayrıntılı şekilde duşundukleri takdirde Kurban Bayramı'nın sonuna veya onune geliyor o tarihler. 100 bini aşkın bir hacca gitme arzusu taşıyan milletimizin evlatları var. Onları da dikkate aldığınız takdirde 26'sı belki de seçimlere katılım oranı açısından bir zafiyet yaratır duşuncesiyle bunun erkene alınması siyasi iktidar ve sayın Cumhurbaşkanı tarafından değerlendirmelerde bulunmuşlar. Sonra bizi davet ettiler erken seçim kararımızla ilgili çok yonlu araştırdıklarını, duşunduklerini fakat bunun belli sebeplere dayalı olarak 24 Haziran'da olmasının yararlı olduklarını ifade ettiler. Ben de, "Bu takdirinizi saygıyla karşılıyorum, bugun isterseniz hemen kamuoyuna duyurabilirsiniz" diye...

_ Nazl ı Çelik: Siz ilk Salı gunu yaptığınızda açıklamayı Cumhurbaşkanının haberi var mıydı efendim? _

Devlet Bah çeli: Hayır haberi yoktu. Daha onceki goruşmeler sırasında seçimlerin ne zaman yapılması gerektiği konusunda karşılıklı goruş alışverişi oluyor. Zaten kamuoyunda da bu tartışılıyor. Televizyonlarda 60 gunden buyana hiç değişmeyen bir kadro var. Bunlar Turkiye'nin, dunyanın butun gelişimini yorumlayan, takdirini onceden bildiren ve Turkiye'de de zaman zihni kargaşalara sebebiyet veren bir zumre bu. Bunlar erken seçim olabilir, ittifaklar şoyle olabilir, ittifaklar bozulabilir, barajı aşıp aşmayacakları şuphelidir, bunlar şoyledir bunlar boyledirler zaman eritiyorlar. Bunu onlemek lazım. Şimdi 24 Haziran'da butun 60 gunluk duşunce birikimini beklesinler 25 Haziran'da ne kadar doğru ne kadar yanlış olduklarını anlasınlar.

_ Nazl ı Çelik: Bugune kadar olan surece baktığınızda iyi ki erken seçim çağrısını yapmışım diyor musunuz yoksa belki de beklenebilir mi diyorsunuz? _

Devlet Bah çeli: İsabet olduğu kanaatindeyim. Bu kararımızı olgunlukla karşılayan ve zamanlamasını da tabi devleti yoneten kişiler olarak sahip oldukları bilgiler ışığında değerlendirerek bizim 26 Ağustos duşuncemizi one alma ihtiyacını da saygı ile karşıladık. Zannediyorum 24 Haziran Turkiye için hayırlı bir sonuç elde edecektir.

_ Nazl ı Çelik: Acaba ulkenin içinde bulunduğu ekonomik durum aldığınız bu kararda etkisi var mı? _

Devlet Bah çeli: Tabii ekonomik yonden de dikkate alınmıştır bu. Teror yonunden, uluslararası ilişkiler boyutunda dikkate alınmıştır, toplumsal kargaşa için, kaos için her şey dikkate alınarak seçimin yapılmasında yarar gorduğumuz kanaati bizde hakim olmuştur.

Nazl ı Çelik: Siz bu Cumhur İttifakı'nı hangi gereklilikle kuruldu? 

Devlet Bah çeli: Şimdi ittifak konusu geçmişten bu yana siyasi hayatımızın gundeminde olan bir konu. Fakat meşru ve yasal değil. Yine ittifak çalışmaları ortulu ve gizli şekilde gerçekleştirme yolu tercih ediliyor fakat kim kiminle kim ne kadar beraber belli olmuyor. Bunun yasal bir yola girmesinde yarar vardır diye duşunduk. İttifak kurulması ve yasal bir çerçevede ele alınması ulkemiz için daha hayırlı olacağı duşuncesiyle bu Cumhur ittifakı kavramını toplumla paylaşmaya gayret gosterdik. Şu anda da gayet isabetli olduğu kanaatindeyim.

_ Nazl ı Çelik: Peki hangi koşulda bozulur? Terorle mucadele farklı bir boyuta tanışırsa, çozum sureci yeniden başlarsa bir ihtimal olarak o zaman Cumhur İttifakı riske girer mi? _

Devlet Bah çeli: Cumhur İttifakı'nın iki tuzel kişiliği ve kendi dunya goruşune sahip partilerle oluştuğunu dikkate aldığınız takdirde her partinin kendisine gore bir onceliği, hassasiyeti vardır. Onları dikkate aldığımız vakit ben geçmişteki açılım ve çozum sureci yaşanarak bugunlere gelindiği için tekrar bunun gundeme taşınması çok zordur, hele hele terorun belinin kırıldığı, kokten kazındığı bir ortamda bunu gundeme taşımak, yeniden terore bir umut bağlamak cesaretlendirmek anlamı taşır. Çok yanlış olur.

_ Nazl ı Çelik: Kurt seçmene Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanı olarak vereceğiz mesaj ne olur? _

Devlet Bah çeli: İşte malum televizyonlardaki konuşmacı arkadaşlarımız seçim surecine girildiği gunden itibaren bazı çok akıllıca, sinsice kavramları arka arkaya koymak suretiyle Turkiye'deki kaosu, krizi, kargaşayı, kavgayı korukleyen hatalar işlemişlerdir. Bunlardan bir tanesi de Kurt oylarının eğer Cumhur İttifakı'nda dikkate alındığında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oy kaybına uğrayacağını, çunku Guneydoğu ve diğer bolgelerde yaşayan Kurt kokenli kardeşlerimizin Milliyet��i Hareket Partisi'ne destek vermeyecekleri ve dolayısıyla Cumhur İttifakı'na destek vermeyecekleri şeklinde bir kavramı çok sık işlediler. Buradaki amacın ne olduğu bence malumdur. Bu insanlar bu anlayışın ne kadar yanlış ve sakat olduğunu bir gun anlayacaklar ve gereği geldiğinde de hesabını verecekler. PKK başka şey Kurt kokenli kardeşlerimiz başka şey. Milliyetçi Hareket Partisi PKK'ya karşıdır. PKK'nın butun varlığını reddeder ve Turkiye uzerindeki tum etkisini sıfırlayarak yok etmek ister. Ama Kurt kokenli kardeşlerimiz bizim partimizde de var. Teşkilatlarımız var. Toplumun içerisinde onemli şahsiyetler olarak var. Bunları Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy vermek diyerek otelemek bir gruplaşmaya zemin hazırlamak ve PKK'yı sivil hayatta da destek veren bir zumre ile buluşturma çabalarıdır. Bu hatalıdır, bu ihanettir.

Nazl ı Çelik: Size gore ilk turda bu işin biteceğini mi duşunuyorsunuz yoksa ikinci tura gidecek midir? 

Devlet Bah çeli: Şimdi bunu çok yonlu değerlendirmemizde yarar var. Bir defa Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhurbaşkanlığı hukumet sistemine inanmış ve hayata geçirilmesini çok arzulamaktadır. İkincisi, kendilerinin buyuk kurultay sureciyle yaptıkları çalışmalar vardır. Butun bunlarla Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ust yonetici kadrosuyla sayın başbakan ve sayın Cumhurbaşkanı Turkiye'ye bugune kadar siyasi hayatımızda gorulmemiş şekilde açık hava toplantılarıyla duşuncelerini kamuoyuyla paylaştılar. Bu onemli bir çalışmadır. Onun haricinde yapılmış olan muhtarlar, STK'larla ilgili çalışmaları da dikkate aldığınızda bugune kadar seçimi gerçekleştiremeyecek bir zafiyet içerisinde gorulmediği anlaşılıyor. Milliyetçi Hareket Partisi ise Cumhurbaşkanlığı hukumet sistemini Cumhur İttifakı bunyesi içinde savunan ve bu konuda da uzerine duşen ne varsa yapmaya çalışan bir siyasi kurum olarak çok sayıda miting yapmadık. Kapalı toplantılarla meselenin ozunu anlatmaya çalıştık. Yuz yuze temaslarla da kamuoyunda insanlarımıza ulaşma gayreti içinde olduk. Birlikte de miting yapmadık. Birlikte miting yapma bugunku zemin içinde çok tartışmalara yol açabilir. Boyle tartışmalara sebebiyet vermemek lazım. Cumhur İttifakı iki siyasi partinin tuzel kişiliklerini koruyarak dunya goruşlerini koruyarak yaptıkları bir amaca yonelik faaliyettir. Bu ilerde gelişebilir, çok daha birbirlerini tamamlayan hale gelebilir. Ama şimdiki halde sanki Milliyetçi Hareket Partisi birilerinin soyledi gibi Adalet ve Kalkınma Partisi'nin arka lastiği, hiçbir şey yapmıyorlar, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin mitinglerinde boy gostererek değerlendiriyorlar, baraj korkularını bu şekilde yeniyorlar, şunlar bunlar gibi bizim her şeyi çok yonlu duşunen fakat her duşuncesinde fitne yatan bir zumre bunu kullanabilir. Şimdi İstanbul'da muhteşem bir miting yapıldı. Bu mitinge eğer biz konuyu kendi partimiz açısından istismara yonelmiş olsak çok guzel bir zemin var. Cumhur İttifakı adı altında bizde orada bulunuruz, milletin huzuruna çıkarız bir miktar da alkış alırız. Ertesi gun, "Şunlara bak geldiler Adalet ve Kalkınma Partisi'ni yalnız bırakmadılar" derler. Ama biz bir partinin imkanları, çalışmalarından yararlanarak kendi geleceğini belirleyecek kadarda alçalmadık. Her koyun kendi bacağından asılsın ondan sonra Cumhurbaşkanlığı hukumet sistemi hayata geçirildiği vakit daha yapılacak çok çalışmalarımız var bizim. 24 Haziran'da Cumhurbaşkanlığı hukumet sistemi milletçe kabul edilirse o zaman sistem butun unsurlarıyla hayata geçmesi gerekir. Yurutmeyi oluşturan Cumhurbaşkanı ve hukumeti, yasamayı oluşturan milletvekilleri ve partiler ve ayrıca bağımsız yargıyı da dikkate aldığınızda Turkiye yepyeni bir sisteme geçiyor. Bu 94 yıllık Cumhuriyet tarihimizde uçuncu evredir. Bunun birinci evresi cumhuriyetin kuruluşudur. İkinci evresi çok partili hayata geçiş dolayısıyla parlamenter sistemin 71 yıldan beri uygulanmasına sebebiyet veren bir sureçtir. Cumhurbaşkanlığı hukumet sistemi yeni bir sistemdir. Turkiye'nin geleceğini belirleyecek 21.yuzyılda lider ulke olmasına yol açabilecek bir etkenliği, kararlığı, azmi ortaya koyabilecek bir sistemdir. Bu sistemin hayata geçirilmesi 24 Haziran seçimlerine bağlıdır. Bunları dikkate aldığımız vakit ben şu an için halkımızla olan temasları da dikkate alarak herhangi buyuk bir hata olmadığı takdirde sistem hayata geçer ve sayın Cumhurbaşkanı da gorevine devam eder.

_ Nazl ı Çelik: B planına bakarsak eğer Erdoğan'ın karşısında rakip olarak Muharrem İnce'nin mi Meral Akşener'in mi kalacağını duşunuyorsunuz? _

Devlet Bah çeli: Onlara hiç şans tanımıyorum ben. Muharrem İnce bey çok hareketli bir mesajla toplumun huzuruna çıkıyor. Başka şeyler yaparken surekli çatışmacı, kavgacı, uslubu sert ve karşılıklı atışmadan da zevk duyan, atışmalardan kendisine prim sağlayacağına inanan bir yapıda davranıyor. Her gun yeni bir şey ortaya koyuyor ve bazılarında da abartıyor. Milletimiz bu tur şeyleri çok sevmez. Şimdi durup dururken mesela sayın Cumhurbaşkanı kendisine gore bir toplumsal kurum olarak kıraathane açacağım diyor. Orada çay ile kek. Bunun içerisine dunya kadar şey ilave ediyor. Bunlarla hem olayı kuçultuyor hem bir muesseseyi zedeliyor hem de toplumu bu konuyla kendisine çekeceğini zannediyor. Şuraya Muharrem İnce'yi şuraya sutlaca koysanız 18 yaşındaki çocuk hayatında yemediği sutlaca gelir. Bu da kıraathanede bedavaysa kuyruk olur. Siyaseti boyle seviyesini aşağı çeken tartışmalardan uzak tutmak lazımdır. Cumhurbaşkanlığı yeni bir sistemdir bu sistem takip olan kişinin de ağır başlı olması lazımdır. Programlarını çok yonlu ortaya koyması lazım. Halkla butunleşmede bir takım bağırtı gurultuyle birtakım toplantılarla sonuç alacağını zannetmesin. Çunku toplum bunu geçmişte hep yaşadı. O bakımdan ben şu an için kanaatim Recep Tayyip Erdoğan rakipsiz gozukuyor. 16 yıllık icraatının içinde yaptıklarını halkla paylaşıyor, yapacaklarını paylaşıyor. Şimdi ben bunu soyluyorum ama Recep Tayyip Erdoğan bey hem Adalet ve Kalkınma Partisi genel başkanı hem başbakan olarak en fazla eleştiren, sert eleştirilerde bulunan kişilerden birisiyim. Ne soylemişsem aynısını muhafaza ediyorum altından imzamı da çekmiyorum. Ama 15 Temmuz'dan sonra çok şey değişmiştir Turkiye'de.

_ Nazl ı Çelik: Aslında çok ağır eleştirilerde bulundunuz geçmişte gerek Adalet ve Kalkınma Partisi'ne gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve hatta seçim surecinde de yeni Muharrem İnce meydanlarda sizin geçmişte kullandığınız bu kelimeleri de gosterdi. Ama şimdi baktığınızda bir ortaklık soz konusu. _

Devlet Bah çeli: Geçmişte ne soylemişsem onun arkasında olduğumu soyluyorum. Bir yonetimdeki aksaklıkları, yanlışlıkları soylemek muhalefetin gorevidir. Dun oyle soyledin diye bugun onları inkar ederek bugunku Cumhur İttifakı'nda hepimiz kanka olacak halimiz yok. Onun için olayları doğru anlamak lazım. 15 Temmuz Turkiye'de herkesi bir araya getirebilecek çok buyuk bir darbedir, çok buyuk bir işkencedir, çok buyuk bir ihanettir. Bu olaylar karşısında 15 Temmuz'u gorup, 251 şehidimiz 2 bin 194 yaralımız gazimizin olduğu bir donemde hala kalkıp filan tarihte şunu soylemiştik filan tarihte bunu soylemiştik diye bir birlerimize husumeti geliştirmeni bir manası yoktur. Bu devlet adamlığı ile bağdaşmaz bu siyasetle de bağdaşmaz. Ama dun soylediklerimizi şimdi yanlıştır demiyoruz. O gunku şartlarda geçerli eleştirilerdir.

_ Nazl ı Çelik: O zaman 15 Temmuz'da sizin için ne değişti de bugunku Cumhur İttifakı'nı ve bu birlikteliği ortaya koydu? _

Devlet Bah çeli: 15 Temmuz milletimizin beka meselesini korumaya vesile olmuştur. Milli direnç, karşı duruş. Ayrıca Turkiye'de birçok gerçekleri su yuzune çıkartmıştır. Ayrıca butun bu olaylar karşısında Turkiye'de yeni bir sistemin uygulama ihtiyacı kendisine hissettirmiştir. Dolayısıyla 15 Temmuz bir milattır. Bundan sonraki çalışmalarda geçmiştekileri de goz onune alarak karşılıklı sevgi, saygı, uslup guzelliği içerisinde hem eleştirilerimizi yağmalıyız hem de birbirilerimize olan guzel projelerde de destek vermeliyiz.

_ Nazl ı Çelik: Siz 24 Haziran'da nasıl bir meclis aritmetiği olacağını duşunuyorsunuz? _

Devlet Bah çeli: Öncelikle  Cumhurbaşkanlığı seçiminin kesin olarak tamamlanması ve sonuca bağlanması lazım. İkinci tura sarkıtıp Turkiye'de yeni tartışmalara yeni kutuplaşmalara fırsat  verdirmemek gerekir. Bu sistemin sağlıklı olabilmesi için cumhurbaşkanlığı seçimi birinci tursa neticelenmeli. İkinci olarak yasamanın anayasa değişikliğine gore ustlendiği denetim ve denge sorumluluğu içerisinde faaliyetlerini daha verimli yapabilmek ve Turkiye'de parlamentoyu tartışılır bir konumdan uzak tutabilmek için 301'in uzerinde bir rakamla Cumhur İttifakı'nın devam etmesi lazımdır. Bulması gerekiyor ve bulacaktır da. Ama bunun tersi olursa karıştırıcı unsurlar devreye girer.

_ Nazl ı Çelik: Peki eğer sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı olur ancak parlamentoda yeterli çoğunluk sağlanamazsa bir B veya C seçenekleri gundeme gelir mi? Mesela yeni bir seçime gider mi Turkiye? _

Devlet Bah çeli: Cumhurbaşkanlığı ile meclis uyumlu çalışmayacak bir konuma geldiği vakit bu anayasa değişikliği içerisinde bunlarında çıkış yolları vardır onlar hayata geçer. Mesela bir taraflı erken seçim duşunebilir. Ama butun bunları aşmak lazım. Boyle bir sistemin hayata geçirilişinde partilerin Cumhurbaşkanı adayı çıkartarak demokratik bir hakkı kullanmasına saygı duyarım. Ama adayların birbirlerini gererek, sertlikler dikkate alınarak ve birde biz belli bir oranda TBMM'de temsil edilirsek geriye doneriz parlamenter sistemi tekrar hayata geçiririz gibi Turkiye'yi geriye goturmenin bir manası yok. Bunların hepsi 71 yıldır yaşandı. 1980 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimi 100 gune yakın bir tartışma olmamış olsaydı 12 Eylul olur muydu acaba? Butun bunları yaşayarak geldiğimiz için tecrube kazanmamız lazım. Bazı konular vardır partiler ustu duşunmek gerekiyor. Kuru bir inatla dunyanın vaatlerini bulunuyorlar naısl gerçekleştireceksiniz? Bu devlet tecrubesi var mıdır? Turkiye yeni bir sistem geçiyorsa 16 yıllık birikimi ve tecrubeyi hayata geçirebilecek bir Cumhurbaşkanı olursa ve TBMM bu dengede bir yasamaya sahip olursa Turkiye istikrarlı bir geçiş sağlar. Eğer bunlar olmayacaks aneyin kavgasını vereceğiz. Her taraf karıştıktan sonra hangi sistem olursa olsun. İşte 15 Temmuz belli bir saatten sonra tersine donmemiş olsaydı hangi parti kalacaktı. Bir gecede bunlar değişebilir. Cumhurbaşkanlığı hukumet sistemi Turkiye'nin geleceği açısından çok onelidir. Bu konuda da bize suçlamalar yapıyorlar geçmişte boyle duşunmuyordunuz diye. Turkiye'de hiç bir siyasi partiden olmayan goruş Milliyetçi Hareket Partisi'nde vardır 1973 programında tek başkan tek meclis. O zaman Turkiye iki meclisli bir yonetimdeydi. Biz bunu soylediğimiz vakit nazist olduk, faşist olduk. Şu an için herkes bizim dediğimiz noktaya doğur geldi. Bazı konularda Milliyetçi Hareket Partisi çok hassas davranır. Açılım ve çozum surecinin çok yoğunlaştığı bir ortamda Turkiye'de anayasa değişikliğiyle 28 maddelik değişiklikle Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi istendi. Buna çok kişi de taraftar oldu karşıt oldu. Biz hayır grubunu temsil ettik o gunku şartlar içerisinde. Sebebi vardır bunun. Açılım sureci ve o surecin tamamlayıcı unsuru olarak cumhurbaşkanlığının da halk tarafından seçilmesi. 148 bin kilometrekare toprak alanı içerisinde 8 buçuk milyon nufusla kendilerini Kurt kabul eden arkadaşların bulunduğu bir alanda bir PKK'lı belli bir oranda oy alarak buradan sonuç almış olsaydı ve bu da uluslararası ilişkilerde istismar edilseydi Turkiye'deki açılım sureci nereden nereye gelirdi. Bu konuda Turkiye'nin hassasiyetini taşıyan bir parti olarak ya çozum sureci ortadan kalkmalı ya cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi belli bir sure sonraya bırakılmalı. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçildi. Cumhurbaşkanlığının yetkileri parlamenter sistemdeki yetkiye gore tanzim edilmiş. O zaman halktan desteğini alan bir şahısla parlamentodan desteğini alan bir Cumhurbaşkanı arasında fark oluyor. Bu sefer bir takım gerilimler oluyor, çift başlılık kendisini gosteriyor vesaire. Bu konuda da olayları yakinen takip ettiğimiz için 11 Ekim'de bir grup toplantısında bu boyle gitmiyor dedik. Ya anayasa yetki bir sorumluluk kapsamında faaliyetinizi gosterin yoksa onerinizi getirin dedik. 32 madde ile geldiler 18 maddesinde şekillendi ve arkasından anayasa değişikliği 16 Nisan'da da halk oylaması yapıldı. Cumhurbaşkanlığı hukumet sistemi boylelikle doğdu.

_ Nazl ı Çelik: Eğer yeterli çoğunluk sağlanamazsa belki erken seçim gundeme gelir dediniz. Cumhurbaşkanı ile bunu konuştunuz mu? _

Devlet Bah çeli: Bunlar yasaların tanzimidir. Kilitlenme olduğu yasa yetki veriyor Cumhurbaşkanına da veriyor meclise de veriyor bu manada yetkiyi.

_ Nazl ı Çelik: Kayseri'de bir toplantıda AK Partli vekillere bir uyarınız oldu, "fitneye duşmeyin" dediniz. Ne demek istediniz, kimi kastettiniz bu açıklamada? _

Devlet Bah çeli: Adalet ve Kalkınma Partisi'nin geçmişte milletvekili olan hala adaylıkları devam eden bazıları yeni aday olan bazıları da adaylık vasfını kaybetmiş insanlar. Halkla munasebetleri sırasında ne Cumhurbaşkanını ağızlarına alıyorlar, ne Cumhur İttifakı'nı ağızlarına alıyorlar sadece ve sadece Adalet ve Kalkınma Partisi'nin mecliste guçlu olmasını telkin ediyorlar. Ama bunu yaparken de Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy vermenin bir manası yok zaten yuzde 2-3'luktur diye bir propaganda başlatıyorlar. Bunun arkasını onunu duşunduğunuz vakit çok farkında olmadığını sonuçlar doğru Turkiye'yi goturur. Özelikle de Adalet ve Kalkınma Partisi'ni goturur. Cumhur İttifakı kurulmuş karşılıklı saygıyla. Bunu saptırıp Adalet ve Kalkınma Partisi'ni guçlu bir hale getirmek için ısrarlı şekilde Milliyetçi Hareket Partisi'ne verilecek oyları da kendi uzerine almak veya başka yerlere gitmesini engellemek gibi kendi oylarının bir çaba içerisinde bulunmanın meydanlarda soylemiyorsunuz, televizyonlarda soylemiyorsunuz.

_ Nazl ı Çelik: Belirli isimler var mı? _

Devlet Bah çeli: Olmaz olur mu? Soyleyemeyiz, soylersek fitneye biz de katılırız. Ama biz biliyoruz kimin kim olduğunu.

_ Nazl ı Çelik: Eski Milliyetçi Hareket Partili Tuğrul Turkeş'in bir açıklaması oldu, "Cumhur İttifakı seçim sonrası devam etmeyecek" dedi. Üstelik bu çıkarımı da sizin sozlerinizden yola çıkarak yaptığını açıkladı. _

Devlet Bah çeli: Tuğrul Turkeş'e cevap verme ihtiyacı hissetmiyorum. Nerede bulunmasını arzuluyorsa orada bulunsun. Bizimle bir ilişkisi kalmamıştır. Onun için onun sozunu bizi de atıf yaparak işin içine dahil etmesini yakışık bulmam cevap da vermek istemiyorum.

_ Nazl ı Çelik: Milliyetçi Hareket Partisi seçmeni kendi partine oy verecek ama Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhru Erdoğan'a vurmayacak diye bir iddia var. Bu sabah sanıyorum İstanbul milletvekiliniz benzer bir açıklama yaptı. Hatta ikinci tura kalırsa İnce'yi veya Akşener'i destekleriz dedi. Bu noktada Milliyetçi Hareket Partisi tabanında bir rahatsızlık olduğunu duşunuyor musunuz? _

Devlet Bah çeli: Zannetmiyorum. Üç beş kişinin dışında boyle tartışmaya giren de yoktur. 7 aydan beri Milliyetçi Hareket Partisi ile alakası kalmamış ama davanın içerisinde hizmetleriyle takdir toplamış bir kardeşimiz bir televizyonda ki o televizyon bugune kadar bir Milliyetçi Hareket Partiliyi çıkartmamıştır. Davet etse dahi talimatım vardır İsmail Kuçukkaya'nın programına çıkmayacaksınız. Şimdi bu  Milliyetçi Hareket Partisi kimliğiyle olmuş olsa orada ne işi var? Bu bakımdan bu Fox TV'yi de bizim açımızdan gozden geçirmek lazım. Recep Tayyip Erdoğan'la diğerlerini mukayese ettiği zaman Turkiye'de hele hele terorle mucadeledeki sağlanmış olan ustun başarıyı golgeleyebilecek bir hataya bir ulkucu nasıl duşebilir.

_ Nazl ı Çelik: En başından beri pazarlık soz konusu olamaz başka yardımcısı zaten olmayacağım dediniz. Bu teklif gelse bile bugun hala aynı noktada mısınız? _

Devlet Bah çeli: Aynı noktadayım. Çunku Cumhur İttifakı'nı oluştururken bir beklenti ve talep içerisinde olarak bunu gerçekleştirmedik. Cumhur İttifakı Turkiye'nin zaruri ihtiyacıdır. Bunun hayata geçirilmesi için bir talebe gerek yoktur. Ama sonuç aldıktan sonra Cumhurbaşkanlığı hukumet sisteminin en verimli ve etkin bir konuma gelebilmesi açısından, Meclis'te eğer guçlu bir yapıyla bulunursa uzerimize duşeni de yaparız.

_ Nazl ı Çelik: Bakanlar Kurulu'nda Milliyetçi Hareket Partili bakanda mı olmayacak? _

Devlet Bah çeli: Bunu bugun soylemenin bir şeyi yok. Bu pazarlık gibi bir ruşvet almak gibi. İki arkadaşımız bakan olarak bulunacak demek Milliyetçi Hareket Partisi'ni rencide eder. Ahmet Davutoğlu bey boyle bir hataya duşmuştur. Üç tane arkadaşımıza kuracağı hukumette bakanlık onerisinde bulunmuştur. Tuğrul Turkeş beyin de gidişi oraya dayalıdır.  O da kendisine gore gerekçe bulmuştur, "Ben Milliyetçi Hareket Partisi'ni iktidara taşıdım" demiştir.

_ Nazl ı Çelik: Başkan yardımcılığı yok, bakanlık yok o zaman Milliyetçi Hareket Partisi tabanı neden oy versin algısını..._

Devlet Bah çeli: Peki bunların olmadığı yerde kime verecek İnce'ye mi verecek? Partiyi bolup dağıtmak için en turlu entrikaya girmiş olanlara mı verecek? Doğu Perinçek'e mi verecek? Ülkucunun de bir hassasiyeti vardır, kararlılığı vardır. Ülkucuyu herkes pazarda alıp satamaz.

_ Nazl ı Çelik: Bu sistem geldiğinde Cumhurbaşkanı herkes kursun ittifakını dedi onlarda kurdu. Siz Millet İttifakı için ne duşunuyorsunuz? _

Devlet Bah çeli: Beş benzemezin bir araya gelmesi. 49 yıldır aynı partide olmamıza rağmen zaman zaman kopuşların ayrılışların olduğu sureçte bu 5 benzemezin bir araya gelip bu ittifakı ne kadar yaşatacak inanmaz zor.

_ Nazl ı Çelik: Devlet Bahçeli neden Cumhurbaşkanı adayı olmadı? _

Devlet Bah çeli: Gerçekçi olmak lazım. 30-40 milletvekiliyle geldik. 5 tanesi gitti ihraç veya ayrılış. Geriye kalanlar içerisinde de 3-5 tane uyumsuzluklar var. Boyle bir durum karşısında nefsinizi one çıkartan bir davranışla ben cumhurbaşkanı olacağım demenin bir manası var mı? Gerçekçi politika takip etmek once ulkem ve milletim sonra partim ve ben demem lazım. Onun için 8 Ocak'ta Ankara yoneticilerinin de katılımıyla bir kahvaltılı basın toplantısı yaptık. Bir, cumhurbaşkanı adayı olmayacağım. İki, Milliyetçi Hareket Partisi'nden cumhurbaşkanı adayı çıkmayacak adayımız Recep Tayyip Erdoğan'dır. Çunku Turkiye olursa biz varız. Boyle bir durumda reklam olsun diye 3-5 mitingle, vaatle milleti niye aldatayım ben. Hem grup kuramayacaksın diyorlar, hem barajı aşamazsın diyorlar biz bunları duya duya kalkacağız cumhurbaşkanı adayı olacağız.

_ Nazl ı Çelik: Sanıyorum 2012 yılıydı sizinle bir roportaj yapmıştım. O zamanda aslında Fethullah Gulen tehlikesinden bahsetmiştiniz. Cemaatlere ve tarikatlara Milliyetçi Hareket Partisi olarak her zaman mesafeli olunması gerektiğini soylediniz ve bu tutumunuzu da dirayetli şekilde surdurdunuz. Geldiğiniz noktada FETÖ ile mucadelede siyasi ayağıyla etkin mucadele yapılıyor mu? Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinde FETÖ'nun siyasi ayağı ile ilgili temizlik tamamen yapılmış mıdır? _

Devlet Bah çeli: FETÖ ile mucadelede başarılı olunan alanlar var ama henuz daha alana girilmeyen yerler var. Bunlar uzerinde mucadeleyi surekli kılmak lazım. Silahlı kuvvetler var, emniyet, yargı var, eğitim kurumları, kamu kuruluşları, iş hayatı var vesaire. Bu ayakların içerisinde siyasi ayak henuz daha uzerinde durulmadı. Bunun yapılması lazım. Bu her partide olabilir. Öyleyse siyasi ayağı uzerinde de çok dikkatli durmak lazım. Her alanda guçlu olup siyasette serçe parmak gibi olacaklarına ihtimal vermiyorum. Siyasette guçlu olmasalar diğer alanlarda guçlu olamazlar. Onun için zamanlamasını herhalde devlet onemli bir donemde onemli bir gunde gerçekleştirir. Ama siyasi alan uzerinde mutlaka tesirlerinin silinmesi lazım.

Nazl ı Çelik: Millet İttifakı ilk iş OHAL'i kaldıracağız dediler sonrasında da sıkça gundeme geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'da seçimin sonrasında OHAL'in kalkacağını soyledi. Sizce de kalkmalı mı? 

Devlet Bah çeli: Cumhurbaşkanı boyle bir goruş ortaya koydu. Benim şahsi kanaatim FETÖ ve PKK terorunun koku kazınmadan OHAL'in kaldırılmasını doğru bulmam. Ama OHAL'in uygulamalarında onemli yanlışlıklar varsa onları da giderebilecek tedbirleri almak gerekir. Ama FETÖ'nun ve PKK'nın butun unsurları ile silinmeden OHAL'in kaldırılması talebi zaten HDP'den tutun butun muhalefet partilerinin birinci temel amacı oldu. Hatta ve hatta bir TÜSİAD başkanı var değerli bir iş adamı her konuşmasının başında OHAL kalksın diyor. OHAL'in ekonomik açıdan kendilerine verdiği zararı gelip yetkililere anlatsınlar. Ama niye OHAL kalksın? 1 sene içerisinde ne kadar yargı ne kadar emniyet ne kadar silahlı kuvvetler uzerinde yapılan çalışmalar tamamlanmadan OHAL'i kaldırmak kanaatimce doğru değil. Tabi devleti yoneten kişi olarak Cumhurbaşkanı OHAL'le mucadelede belli bir aşamaya gelmiştir bundan sonra kalkması lazımdır diye bir eğilim içine girmiş iktidar kendileridir zaten yapabilirler.

_ Nazl ı Çelik: Sizin af konusundaki çıkışınız seçim donemine damgasını vurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan affın gundemlerinde olmadığını gundeme getirdi. Neden af istiyorsunuz? _

Devlet Bah çeli: Adaylardan bir tanesi tutuklu. Aynı zamanda PKK'nın siyasal uzantısı konumundaki bir siyasi partinin de eş başkanı. Yonetimi altında bazı olayları da Turkiye'de yaşandığı acılarla dolu bir sureç. Bunun aday olması bir defa duşundurucu. HDP içerisinde Cumhurbaşkanı adayı gosterecek bir şahsiyet kalmamış gibi bu kişiyi oneriyorlar ve herkes bunun tutukluluk halinin kaldırılarak adaylık surecinin devamını istiyor.

Nazl ı Çelik: Millet İttifakı da diyor ki, "YSK bu adaylığı onaylamış. Partisine bir seçim yardımı yapılmış para verilmiş  o zaman biz niye tahliyesini talep etmeyelim". 

Devlet Bah çeli: Partisine yardım yapılabilir, YSK hukukun dışına çıkamaz. Yani HDP seçime girme yeterliliğine sahip bir teşkilatlanması varsa ve bir aday çıkarmayı duşunuyorsa sen aday çıkartamazsın diyemez. Ama o partinin mensupları Turkiye'yi kaosa, krize, kargaşaya ve bazı gelişmelerin ustunu ortmeye, terorle mucadeleyi golgelemeye, PKK'ya biraz yandaşlık yapmaya fırsat verebilecek davranışlardan uzak kalması lazım. Bunun içinde bu şahsı aday olarak gormek istiyorlar ve kendilerinin sahip olduğu her imkandan da yararlanılmasını istiyorlar. Burada Turkiye uzerinde başka bir duşuncenin hakim kılınması var. YSK gereğini yapıyor ama oburlerinin ısrarla şoyle yapılması boyle yapılması dışarı çıkması konusu uzerinde duruluyor ve bunu da demokrasi ozgurluk adına savunuyorlar. HDP'nin uygulamalarında hangi demokratik anlayış yatıyor, hangi ozgurluk var. Orada katliam var, acı var, işkence var. Turk milletini bolmeye yonelik faaliyetler var. Bunların hepsini bir kenara bırakacaksınız bir kişi adaylığını koyuyor. Bende, eğer 100 bin imza ile aday olunacaksa o zaman benim yakinen tanıdığım ve ulkudaşım olarak kabul ettiğim ulke ulku sevdalısı arkadaşlarımız var. Alaattin Çakıcı, Kurşat Yılmaz ve ona benzer diğerleri de var. Ülke ve ulku sevdalısı birisi cezaevinde çuruyecek oburu kalkacak ben cumhurbaşkanı adayıyım diye Turkiye'yi gezecek. Eğer boyle bir anlayış hakim olacaksa ben de 100 bin imzayı toplar bu arkadaşlarımızı cumhurbaşkanı adayı olarak takdim ederdik. Eğer memlekete hizmet açısından da meseleye bakıyorsanız bu insanların bilinen ve bilinmeyen yonleriyle hizmetleri de var. O sebepten dolayı ben bu cumleye ilaveten bunu soyledim. Yani siz bunun affını istiyorsanız grubu var veya 100 bin imza bunu yapmak istiyorsanız bizde bu arkadaşlarımızı 100 bin imza toplayarak dışarıya çıkarma teşebbusunde bulunabilirdik.

_ Nazl ı Çelik: Orada işte hukumluler aday olamıyor. _

Devlet Bah çeli: Burada bir takım şeyleri anlatmaya çalışıyoruz.

_ Nazl ı Çelik: Devlet için çok şeyler yaptı dediniz mesela ne yaptılar? _

Devlet Bah çeli: Onları biz burada konuşamayız soyleyemeyiz. Ama bunlar benim ulkudaşımdır. Şehidimizin oğludur. Ülke ve ulku sevdalısıdır. O gunku şartlar altında kimin ne yaptığı da Turkiye'de bazıları vardı çok daha ileri seviyede ulke yonetiminde bulunmuşlardır. Ama bu insanlarda ceza evinde bulunuyor. Şimdi bazı konuları yanlış anlıyorlar. Şimdi sen diyorsun ki, "Bu ulke ve ulku sevdalısı olan bir kişi" tanımını yapıyorum. Sonra duyuyorum ki bu çok ağır bir rahatsızlık sebebiyle Kırıkkale'de hastanede yatıyor. Bana duşen gorev bunu siyaseten istismar etmek anlayışı yerine yerinde ziyaret etmek. Eğer o hastayken onu ulke ve ulku sevdalısı olarak tanımlarken hastanede ziyaret etmeyip demeçle konuşsam o arkadaşı istismar etmiş olurum. Bunu ben yapamam. Onun için hastaneye ziyarete gittim. İşte bu çerçevede baktığımız vakit 57. hukumet doneminde bazı olayları yaşadık. Bu konuda konuşması gerekenler hiç konuşmuyor. Bir tanesi Saadettin Tantan. Bir tanesi adalet bakanı Hikmet Sami Turk. Çunku Turkiye'de 57.hukumet kuruldu bir koalisyon hukumeti. DSP, Milliyetçi Hareket Partisi ve ANAP hepsi yuzde 52 oranına vatan bir yapı. Bu kadar guçlu bir koalisyon oluşmuş ve 3 buçuk yıl gorevde kalmış. Parlamenter sistem içinde koalisyonlar bir yonetim şekli ama bu kadar guçlu bir koalisyon bu kadar uzun omurlu bir koalisyonda olmamış. Bu koalisyonda Milliyetçi Hareket Partisi var. Bundan onceki koalisyonda da Refah Partisi var. Toplumda belli kesimler Refah Partisi'nin iktidara gelişini kabullenemiyor, Milliyetçi Hareket Partisi'nin iktidarda oluşunu zaten hazmedemiyor. Bu gerçekleri biz bilerek geliyoruz. Bunun altında yatan gerçek nedir? 12 Eylul sonrasında var olan ulkucu milliyetçi hareketin potansiyelini cezaevine almakla yetinmediler, bunları paramparça edip darmadağın ederek yok etmeyi amaçladılar. Bunun içinde bir çok çalışmalar yapılırken uç olay uzerinde de hassasiyetle duruldu. Birincisi, Turkeş'siz Milliyetçi Hareket Partisi. İkincisi, Milliyetçi Hareket Partisiz meclis. Üçuncusu, Milliyetçi Hareket Partisiz hukumet. Turkeş'siz Milliyetçi Hareket Partisi olmadı çunku siyasi yasaklar kalktı. Arkasından mecliste 19 milletvekiliyle yasal olmayan bir ittifakla TBMM'de temsil edildi. 129 milletvekiliyle 99 yılında kurulan 57.hukumette de 11 bakanlıkta Milliyetçi Hareket Partisi oldu. Bu sureci kabullenemeyenler bir tarafa bir da boyle bir koalisyonun istikrar getirici davranışından rahatsız olan çevreler bir takım gelişmeler ortaya koydular. Mesela 5 tane onemli kuruluş vardı. Fol yok yumurta yok belli toplantılar yaptılar. Turkiye İşverenler Sendikası, ona benzer beş kuruluş. Onlara meşhur beşler derler o zaman. Bir tanesi var başbakanlığın onunde daktilo atıyor, bir tanesi var kriz yaratmak için her şeyi yapıyor. 6 tane banka piyasadan doviz çektiler ekonomik sıkıntı yaratmaya kalktılar. Ama bunlar bir tanesi vardır ki 2000 yılında bir olay oldu. O olay çok onemlidir. Bunları milleti uyarmak ve bir daha boyle hatalara duşmemek için bunu soyluyoruz. Burada Hayata Donuş Operasyonu başlatıldı. Bu 10 Aralık 2000 tarihinde. Bu çok onemli ve korkunç bir olay. Bir orgutun yonlendirmesiyle cezaevlerinde isyan başlatıldı.

_ Nazl ı Çelik: Bu seçim oncesi yine benzer bir hareketin olabileceğini mi duşundunuz? _

Devlet Bah çeli: FETÖ'nun bu kadar buyuk bir darbe teşebbusunde ve ahla kalıntılarının devam ettiği, cezaevlerinde de onemli yoneticilerini bulunduğu bir ortamda 265 bin tutuklu var. Bu devlet yonetiminde bir onceki tecrubeye dayanarak ifade ediyorum. Bunun istihbaratı yok. Eğer cezaevinden 265 bin kişi yatıyor, her biri 8 saatlik vardiya ile yataklarda 3'er kişi 3 saat devam ediyorsa ve butun sıkıntılar odadayken her turlu insanında bulunduğu bir ortamda orgut hala cezaevinde faaliyet gosteriyor, dışarısı ile irtibatlı. Bir gun bunlar aracılığıyla 48 bin teror ve FETÖ tutukluluğu dışında kalan kader mahkumu dediğimiz insanları her yonuyle tahrik edip iki battaniye 4 ranza yaksa dışarıdaki propagandalarla bir takım bir şeyler olsa seçime giderken bir Gezi olayına benzetseler çok buyuk tehlikeler olur. Boyle bir ortamda 2000 yılında yaşayan bir ve sorumlu olan başbakan yardımcısı Devlet Bahçeli olarak bunları bile bile her turlu ihtimali dikkate alıp bunun onunu kesebilmek için bir cumle sarf ediyorsunuz. Af çıkartalım. Af çıkartmayla ilgili de uyarıyı yaparken diyoruz ki, "Eğer gerekli tedbiri alırsanız mesele yok". Burada 10 bin asker gorevlendirildi.

_ Nazl ı Çelik: Başbakana bu soruyu yonelttiğimde, "Bir ihtimal uzerine tek çırpıda bir af çıkaracak durumumuz yok" dedi. _

Devlet Bah çeli: Efendim bu onların bileceği iş. Sayın Cumhurbaşkanı da bizim gundemimizde yok dedi. Kendisinin gundemin af varsa ben niye soyleyeyim. Ben bir konuya dikkat çekiyorum. Bir de yeni bir sistem gidiyoruz. Boyle bir sistemde tarihimizden gelen toplumumuzda mağdur olmuş insanların hediyelendirilmesi lazım. Af bir yontemdir. İmarı affediyorsun da insanı niye affetmiyorsun? Benim seçim beyannamemde bu var. Eğer diyorlarsa gundemimizde yok illa alacaksın demek doğru olmaz onu istismar ederler. Sayın Başbakan da bu teroristleri affedemeyiz diyor. Sanki benim cumlende teroristleri affedin diye bir cumle var. Başında saymışın teroristler olmaz diye. Kadına şiddet olmaz, çocuk istismarı olmaz bunları dışarıda kalır. Ben belli bir guce erersem çıkartırım şimdi 35 milletvekili ile çıkartamam.

Nazl ı Çelik: Az once Demirtaş'ın tutukluluğundan bahsettik. 24 Haziran'da HDP'nin barajın altında kalıp kalmamasıyla ilgili ne duşunuyorsunuz? Her iki senaryo ne sonuç uretir? 

Devlet Bah çeli: Hiç fark etmez. Biz mecliste bunlarla birlikte komşuluk yaptık. Barajı aştıkları hali de biliyoruz barajı aşmadıkları gunleri de biliyoruz. Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı hukumet sisteminin geleceğini bunlara bağlayarak yorum getiren 60 gunden beri de aynı yorumu yapan aydın kesime soz soylemek isterim. Efendim bunlar barajı aşamazsa Guneydoğu Anadolu'da 60-70 milletvekili Adalet ve Kalkınma Partisi'ne geçer bu olmaz. Yeni bir surecin içindeyiz. Hep beraber bu sureci sağlıklı kuralım. Milliyetçi Hareket Partisi barajı aşar aşmaz laflarıyla bir de 60 konuşmacıdan başka konuşmacı mı yok bu Turkiye'de. 60 gunde 60 adam konuşuyor hepsi de aynı şeyler. Bunların evi barkı yok herhalde sabaha kadar televizyondalar. Bu Recep Tayyip Erdoğan meselesi değil bu Adalet ve Kalkınma Partisi meselesi değil Milliyetçi Hareket Partisi değil bu Turkiye'nin meselesidir. Yeni sistemi hayata geçirebilirsek Turkiye'yi daha guçlu, hedefe ulaştıran bir sistemi hayata geçirmiş olacağız.

_ Nazl ı Çelik: Halkın gundeminde ekonomi, doviz kuru, dolar çok buyuk yer tutuyor. _

Devlet Bah çeli: Bunların hepsini yaşadığımız için yine tecrube ile soyluyorum. Rahmetli Bulent Ecevit'e kurulan senaryo şimdi Recep Tayyip Erdoğan'a kuruluyor. Seçim bu işi rahatlatır. 2001'de hangi bankaların hangi rolu oynadığını, gecelik faizin yuzde 4 bine tırmandığını bilerek geliyoruz. Eğer siz toplumsal yarayı derinleştirmek istiyorsanız ekonomik yonden onemli sıkıntıların ortaya konmasını ve bu sıkıntıları da istismar edecek kişileri bulursunuz. O istismarla da ortalık karışır. İşsizlik var, gelir dağılımındaki adaletsizlik var, haksızlık var, yolsuzluk var. Butun bunların hepsini duzelteceğimiz yerde dovizle oynayıp ederi 1 doları 4 bin dolar yapmanın bir manası yok.

_ Nazl ı Çelik: Cumhurbaşkanı ile yaptığımız programda seçim sonrası için bedelli ile ilgili yeşil ışımak yaktı. Sizce çıkmalı mı bedelli? _

Devlet Bah çeli: Askerlik çağına gelip askere gitmeyen bir birikim var. Bir de mucadeleyi yapan artık profesyonel asker dediğimiz bir grup var. Genelkurmay başkanlığının çok yonlu incelemesiyle guçlu ve sağlam bir silahlı kuvvetler oluşmasında ne fayda goruyorlarsa siyasilere hukumete o duşuncelerini paylaşıp hayata geçirmeleri lazım. Kandil'e giderken seçim malzemesi yapıyorlar derken Cumhuriyet Halk Partisi filan bedelli askerlik diyordu. Bu kadar şehidimizin yoğunlaştığı bir donemde de bu cumleleri kurarken dikkatli olmak lazım. Eğer gerekiyorsa bu birikimi eritmek açısından fayda vardır. Ben bedelli askerlik istiyorum bedeli şu olacak, uçte birini şuraya vereceğim, uçte birini buraya vereceğim diye konuyu istismar etmenin de manası yok. Yani hala askerde olup her an şehit olup olmayacağı annesinin babasının aklından çıkmayan gençleri bir kenara bırakacaksınız, bu cumleleri kurarken doğru kurmak lazım. Turkiye profesyonel askerliğe doğru donuş var. 18-20 yaş grubu gencin askere alınarak 4 aylık eğitimle terorle mucadelesi mumkun değildir. Bu sebeple uzman çavuşlar çok muhterem insanlardır. Özel harekatçılar çok muhterem insanlardır. Hayatını buraya vermiş ve olumu kabullenerek oraya giden insanlardır. Onlar başkadır bir ana kuzusunu 3 aylık eğitimle oraya gondermenin de bir manası yok.

_ Nazl ı Çelik: Suruç'ta 4 kişinin olumu 9 kişinin yaralanmasıyla son bulun bir olay oldu. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir açıklaması oldu, "Tescilli PKK'lı" dedi. Siz ne diyorsunuz? _

Devlet Bah çeli: Milletvekili arkadaşımızı telefonla aradım başsağlığı dileklerimi sundum ve sabırlı olmalarını da tavsiye ettim. Seçim oncesinde bu ve buna benzer çatışmalarla seçimi golgelemek isteyen unsurlar çıkabilir. Onun için topluma da sabırlı olmak soğuk kanlı olmak gerektiğini ifade ettim. Bu konu geçmişte de oldu. Bunlar her zamanda olabilir ama biz soğuk kanlı olmalıyız.

_ Nazl ı Çelik: Bir apolet tartışması vardı. Sıkça Muharrem ince ve sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki sıcak gundem maddelerinden biriydi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?_

Devlet Bah çeli: Çok sert ifadelerle duşuncelerimi paylaştım. Afrin kahramanı ve Guneydoğu Anadolu'da Turk milletinin guvenliğini gece gunduz sağlayan Mehmetçiklerin komutanına dil uzatılması ahlaksızlıktır. Apoleti sen neyle sokeceksin, sen kimsin? Yarın Cumhurbaşkanı olamadın ne yapacaksın? Cumhurbaşkanı olsan o apoleti sana kim sokturecek? Bu cumleleri doğru seçmek lazım. Hala gorevdeyken karda kışta mucadelesini verirken bir komutana dil uzatmak kadar saygısız bir durum olamaz.

_ Nazl ı Çelik: Orada Muharrem İnce'nin eleştirisi alkışlamasınaydı Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnce hakkında konuşurken. _

Devlet Bah çeli: Benim elimde yetki olmuş olsa Muharrem İnce bir asker elbisesi giydirir iki tane de askeri yanına veririm git Afrin'de, Guneydoğu'da mucadeleyi yap. Yalova'da buyumeyle bu işler olmuyor.

_ Nazl ı Çelik: Bir Danıştay uyesinin attığı bir tweet vardı. Sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu da yazılan tweet'i eleştirdi. _

Devlet Bah çeli: Gereksiz. Yargıtay uyesi bir hanımefendi bu kadar sert muhatap olmaya bir yerde karşılaştığınız vakit, "Bir daha boyle bir Twitter vesaire gibi konulara girmeseniz daha iyi olur hakime hanım" demesi lazım.

_ Nazl ı Çelik: Beyaz Turk zenci Turk tartışması var._

Devlet Bah çeli: Hiç anlamsız. Batıdan gelen bazı ulkelerde kullanılan tanımlardır bunlar ciddiye almamak lazım. Hadi diyelim bizim Adana'da esmer insanımız var Karadeniz'de hafif sarışın mavi gozlu insanlar var hangisine ne diyeceğiz. Bu ne saçmalıktır. Turku renklere gore ayırmak kimsenin hakkı değildir. Eğer zenci Turk'le sosyolojik bir şey yaratmaya çalışıyorsan çok daha guzel kavramlar var onları kullanabilirsin.

_ Nazl ı Çelik: Hafta sonu İstanbul'da duzenlenen mitingde Tansu Çiller vardı. Açıklamalar vardı. Siz nasıl değerlendirdiniz?_

Devlet Bah çeli: Çok isabetli. Olayın farkında olan bir başbakan ve Turk toplumuna da onemli bir mesaj vermiştir. Kendisini tebrik ediyorum. Turkiye'nin gerçeği karşısında milli bir şuurla orada olduğunu soyluyor başka amaç taşımıyor. Ben onu çok anlamlı buldum ve tebrik ediyorum.

_ Nazl ı Çelik: Diğer adayların kampanyalarına baktığınızda mesela Temel Karamollaoğlu'nun, nasıl değerlendirdiniz kampanyasını? _

Devlet Bah çeli: Onlar zoraki adaylar. Bir derinlik, programa sahip değiller. Ama çok koklu bir siyasi partinin devamını temsil eden bir kuruluşunda başındalar. O bakımdan bir şey soylendiği zaman bir anlam yuklenebilir ama soyledikleri bir şey olmayınca Milli Nizam, Milli Selamet, Fazilet, Refah, Saadet Partisi gibi bir sureci nereden nereye getiriyorlar. Hayatlarında bir araya gelmeyen insanlar birlikte televizyonlara çıkıyor. Temel Karamollaoğlu'nun Halk TV'de o kadar alkış almasının bir sebebi olsa gerek. Cumhurbaşkanlığı seçimi bittikten sonra Uğur Dundar ile bir program yapsın ne kadar alkış alacak acaba.

_ Nazl ı Çelik: İYİ Parti lideri Meral Akşener'in seçim surecindeki kampanyadaki açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz? _

Devlet Bah çeli: Bizde bir tahribatla yola çıkmış bir hanımefendi. Konuşmalarına bakıyorum yanlış anlaşılmasın ama Milliyetçi Hareket Partisi'nde bulunduğu vakit kullandığı uslupla şimdi meydanlarda kullandığı uslup arasında çok fark goruyorum. Ben Milliyetçi Hareket Partisi'ndeki Meral Akşener kalmasını dilerim. Bizim partiye donuşu artık mumkun değildir ama uslup ve davranış itibariyle muhteremler, ağabeyler, avanaklar bunlar yakışmayan ifadeler. Bir hanımefendiye hiç yakıştıramıyorum. Ama endişe ettiğim bir konu var. Milliyetçi Hareket Partisi'nden gelmiş bir hanımefendi toplumda bu şekilde bir algı yaratırsa o zaman uzuluyorum Milliyetçi Hareket Partisi'ndeki her hanımefendiyi boyle algılarlar diye. O nedenle bundan vazgeçmesini tavsiye ederim.

_ Nazl ı Çelik: Kendisine yapılan FETÖ ile ilgili iddialar vardı. "Bunu ispatlamayan şerefsizdir" dedi. _

Devlet Bah çeli: O artık bir sureçtir. Çok kişi vardır FETÖ ile ilişkisi vardı yoktu sonradan çıktı o sureç tamamlanmadan kimseye şerefsiz dememek lazım. Şerefli kalmayı tercih edecek yolu bulmaları lazım.

_ Nazl ı Çelik: En başta çatı adaylığı konusunda Abdullah Gul uzerinde duruldu. Hatta Kemal Kılıçdaroğlu ve Karamollaoğlu'nun ilk tercihi de Abdullah Gul gibi gozukuyordu. Sonrasında Meral Akşener ben Cumhurbaşkanı adayı olmak istiyorum dedi ve durum bu noktaya geldi. Abdullah Gul'un o donemde yaptığı açıklamaları ve aldığı bu kararı nasıl değerlendirirsiniz?_

Devlet Bah çeli: Şahsi kanaat olarak ifade ediyorum, kardeşim diye cumhurbaşkanı adaylığını takdim etmiş olan bir kişinin cumhurbaşkanlığı hukumet sistemini kurmaya yonelik Cumhurbaşkanı adayı olduğunda kardeş gibi davranması lazımdı. Adını adaylık gibi bir sureçte kullandırmamalıydı. Bu kardeşlik sozu basite alınacak bir soz değil. Şimdi aynı kardeşliği onun yapması lazım idi. O sebepten dolayı kardeşlik hukukunu bozdu. Bana gore doğru olmadı.

_ Nazl ı Çelik: Tamda seçim doneminde Turkiye bir yavru kopeğe ağladı. Siz de çok sert bir tweet attınız. Siz onculuk yapsanız belki bir an once bir yasa çıkartılamaz mı? _

Devlet Bah çeli: Çıkartılabilir. Nitekim bizim milletvekillerimizden İstanbul milletvekillerimizden Arzu Erdem'le Ankara milletvekili Erkan Haberal ikisinin de ayrı yasa çalışmaları var. Zannederim Meclis açıldıktan sonra kendileri de milletvekili olup meclise gelirse bu yasa için elden gelen gayreti gosteririz.

_ Nazl ı Çelik: Seçmene son bir masajınızı almak isterim. _

Devlet Bah çeli: 24 Haziran seçimlerinin siyasi hayatımızda cumhuriyet doneminin onemli bir olayı olduğunun şuuru ile hareket edilerek kazasız belasız herkesin sandıkla buluştuğu ve çok yuksek katılımla bir seçimle bir sisteme oturtturmalarını tavsiye ederim. O gun kimin en mazereti varsa ortadan kaldırıp sandığa gitmelidir, gonlunden kimi geçiriyorsa ona da oy versin. Benim oyum bellidir. Cumhur İttifakı'nda Milliyetçi Hareket Partisi'dir, adayımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır.