Özet (TL;DR) @ 2018-06-17T01:41:00.000Z: Başbakan Binali Yıldırım, "Dersim ile bu ülke yüzleşmelidir. Çok açık söylüyorum, hiç bir yanlışın arkasında durmak gibi bir lüksümüz yok. O dönem Dersim'i yapanlar, bugün bunun bir şekilde öz…



Turkiye

01:41 17.06.2018(Guncellendi 05:05 17.06.2018) URL'yi kısaltın

Başbakan Binali Yıldırım, "Dersim ile bu ulke yuzleşmelidir. Çok açık soyluyorum, hiç bir yanlışın arkasında durmak gibi bir luksumuz yok. O donem Dersim'i yapanlar, bugun bunun bir şekilde oz eleştirisini, hesabını vermelidir" dedi.

(C) AA /

Başbakan Binali Yıldırım, Wow Otel'de duzenlenen "Başbakanımız Canlarla Buluşuyor, Bayramlaşıyor" programında yaptığı konuşmada, 16 yıldır 81 milyon vatandaşın her birini aynı muhabbetle severek gorevlerini yerine getirmeye çalıştıklarını anlattı.

Yıldırım, "Hepimizin yolu, Hak Muhammed Ali yoludur. Rabbimiz bir, kitabımız bir, Peygamberimiz birdir. Aynı medeniyetin ortak mirasçılarıyız. Aramızdaki muhabbet bizi kardeş yapıyor. Bizim hamurumuz, bu toprakların kulturuyle, sazıyla, sozuyle yoğrulmuştur. Samimiyetle ifade etmek isterim ki  Alevi irfanından, her insanımız gibi ben de feyz aldım. Aramızda bir şey varsa o da muhabbettir. O muhabbeti korumak için birbirimizin sozune can kulağımızı vermek, birbirimizi çok daha iyi anlamak gibi bir mecburiyetimiz vardır." ifadelerini kullandı.

' HAZRETİ FATIMA'YI ANNEMİZ BİLMEYEN BİZDEN DEĞİLDİR'

Ehl-i Beyt'in herkesin canı, cananı en kıymetlisi olduğunu belirten Yıldırım, "Hazreti Fatıma'yı annemiz bilmeyen bizden değildir. Şuhedayı, Kerbela için ciğerleri yanmayan bizden değildir. 12 imam, imamlarımızdır. Hazreti mevlanın aşkı, sema ile kendini gosterir. Hazreti Hacı Bektaş-ı Veli'nin aşkı semah ile dile gelir. Hepsi bizimdir. Hepsi de gonullerimizin sultanıdır. Yolumuz bir, maksadınız bir, maksudumuz bir, menzilimiz birdir. Farklılıklarımız, meşreplerdedir." dedi.

' DERSİM AÇIK KALPLİLİKLE KONUŞULMALI'

Başbakan Yıldırım, 1938 Dersim olaylarının buyuk bir acı olduğunu ifade ederek, "Dersim ile bu ulke yuzleşmelidir. Çok açık soyluyorum, hiç bir yanlışın arkasında durmak gibi bir luksumuz yok. O donem Dersim'i yapanlar, bugun bunun bir şekilde oz eleştirisini, hesabını vermelidir. Devlet yaptı, devlet yanlış yapabilir. Yapmaması gerekir ama yanlış yapılmıştır. Bir daha bu yanlışların olmaması için bu meselenin de ele alınıp açık, samimi bir şekilde toplumla paylaşılması gerekir. İdam etmek için yaşını buyutup idam ettiğiniz o insanların zihinlerindeki acıları kullendirmenin, bir daha yaşanmaması için bu olayların açık kalplilikle konuşulması gerekir." diye konuştu.

Eksiklerin olabileceğini, "her şeyi mukemmel yaptık" şeklinde bir iddia içinde hiçbir zaman olmadıklarını, ancak her zaman ulkenin kalkınması, milletin refahı için koşturduklarını vurgulayan Yıldırım, geçmişte yapılan haksızlıklara, adaletsizliklere, ayrımcılıklara son vermek için gayret ettiklerini belirterek, "Ret ve inkar politikalarını reddettik" diye konuştu.

Aşık Veysel'in "Yezit nedir ne Kızılbaş?/Değil miyiz hep bir kardaş/Bizi yakar bizim ataş/ Sondurmektir tek çaresi" dizelerini hatırlatarak "İşin ozeti budur" diyen Yıldırım, ulkenin geleceği, Cumhuriyet'in 100. yılının hedeflerini gerçekleştirme bakımından bu seçimin çok onemli olduğunu vurguladı.

Yıldırım sozlerine şoyle devam etti:

  • İstikrar çok onemli, guven çok onemli. Hem ekonomimiz için hem terorle mucadele için hem işsizliğin daha da aşağıya çekilmesi için, ureten, urettiğini satan, ulke refahını buyuten, refahı adil dağıtan bir ulke için, bir Turkiye için sandık başına gidiyoruz. Darbelere, vesayetlere, ayrımcılığa hayat hakkı tanımayacak bir yonetim için sandığa gidiyoruz.

' SADECE ALEVİ VATANDAŞLARIMIZIN SORUNU YOK, HERKESİN SORUNU VAR'

  • (C) AP Photo / MURAD SEZER

Butun toplum kesimlerinin sorunları var. Sadece Alevi vatandaşlarımızın sorunu yok, herkesin sorunu var. Şoyle soylesek yanlış olmaz; sorunu olmayan olulerle delilerdir. Aslında onların da sorunları var da biz belki onların dunyasına giremiyoruz. O yuzden sorunları torunlara bırakmayacağız, sorunları çozeceğiz. Cesaretle uzerine gideceğiz. Hiçbir şeyden çekinmeyeceğiz ama doğru zeminde konuşacağız.

' EN BÜYÜK KONU SORUNUN TANIMINDA ANLAŞAMAMAK, ORTAK NOKTAYI YAKALAYAMADIK'

  • Alevi vatandaşlarımızla ilgili aslında meseleleri çozmek için biz zannediyorum 9-10 tane çalıştay yaptık, geçmiş donemde. Bu meseleyi cesaretle ele aldık. Orada bir şey gordum, çok açık konuşayım, en buyuk konu sorunun tanımında anlaşamamak. Niye anlaşamıyoruz? Öyle bir farklılaşma var ki. Ali'siz Alevilikten tutun yani Aleviliği tek başına din gibi ifade etmeye çalışana kadar değişik değişik goruşler ortaya geldi ve burada maalesef bir ortak noktayı, herkesi tatmin edecek bir noktayı yakalayamadık. Benim tespitim bu yonde.

  • Yanlış olabilir ancak makul olanı, imkansız olanı değil, makul olanı yapmak açısından her zaman elimizde fırsat var. Alevi toplumunun inanç değerlerine, en cesur şekilde fırsat vermek, bu bizim gorevimiz. Bunun için irfan merkezleri ve cemevlerinin artık statusunu tartışma alanından çıkarmaya karar verdik.

' İHTİYAÇ OLMASA CEMEVLERİ HER YERDE YAPILIR MI?'

  • Fiili durumu gormemiz lazım. Bu bir ihtiyaç olmasa cemevleri her yerde yapılır mı? İhtiyaçtan kaynaklanıyor. O halde bize duşen bu ihtiyacı gormek ona gore hızlı hareket etmek. Geç de olsa onemli bir mesafe almış olmayı da ben ciddi bir kazanım olarak goruyorum ve inşallah bundan sonra daha fazla iç içe, daha fazla on yargısız, birbirimizle konuşarak, goruşerek bu meselelerin ustesinden geleceğiz.

Seçimlerin ulkenin gelecek hedeflerine onemli bir başlangıç olmasını dileyen Yıldırım, "Ülkemizi Gazi Mustafa Kemal Ataturk'un bize gosterdiği muasır medeniyetler seviyesinin uzerine çıkarmak için yapacağımız çok daha işimiz var, çok daha projemiz var. Bu projeleri de inşallah en guzel şekilde gerçekleştireceğiz. Rabbim birliğimizi bozmasın. Muhabbetimizi daim eylesin. Allah, birbirimizin hukukuna riayet eden kullarından eylesin. Butun Alevi kardeşlerimizi, Sunni kardeşlerimizi, butun vatandaşlarımızı sevgiyle, saygıyla, selamlıyorum." diyerek konuşmasını tamamladı.