Özet (TL;DR) @ 2018-06-18T07:57:36.000Z: Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, AK Parti'den yaklaşık yüzde 15'lik bir kopma olduğunu ifade ederken, "Bu kopan kesimin ağırlıklı olarak bize geleceğini, oy…
Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, AK Parti'den yaklaşık yuzde 15'lik bir kopma olduğunu ifade ederken, "Bu kopan kesimin ağırlıklı olarak bize geleceğini, oy vereceğini duşunuyorum. Dip dalga dememin sebebi bu" dedi.
Karamollaoğlu, 1 haftadan az bir sure kalan erken seçim hakkında Haberturk'ten Kubra Par'a konuştu:
" Cumhurbaşkanı Erdoğan seçilir ama Meclis'teki çoğunluğu muhalefet alırsa ne olur?" tartışmaları var. Kimileri "Bu yeniden seçime neden olur", kimileri "Sistem krizine yol açar" diyor. Siz nasıl bakıyorsunuz?
Sistemin kilitlenecek bir tarafı yok, bu tamamen uydurma bir iddia. Butun yetki cumhurbaşkanında. Meclis'in şu anda bir yetkisi yok. 3'te 2 çoğunluk olursa kararlar alabilir ama şimdi cumhurbaşkanının onunu kesecek bir mekanizma yok. Cumhurbaşkanı kararnameler çıkaracak, devlet sistemini değiştirebilecek; cumhurbaşkanı tek kişi. Bizim itirazımız da zaten buna. Yoksa bugunku sistem içinde Meclis'te, eğer bir yerde 350, obur tarafta 250 milletvekili olsa bu cumhurbaşkanının icraatlarını engelleyecek bir yapı değil. Cumhurbaşkanı bu durumdan ancak psikolojik olarak etkilenir.
Millet İttifakı içerisinde goruş ayrılıkları var mı? CHP'nin veya İYİ Parti'nin, "Biz buna aslında katılmıyoruz" dediğiniz politikaları var mı?
Her partinin programı zaten birbirinden farklıdır. Biz bu farklılıkları gormeden bir ittifak yapmıyoruz. Bu bir koalisyon değil. Barajı aşabilmek için bir ittifakın gerekli olduğunu duşunduk. Çunku kamuoyunda ozellikle bize karşı, "Bunlar barajı geçemez, o halde ben oyumu gidip ikinci tercihim olan bir partiye vereyim" şeklinde bir duşunce var. Bunun ustesinden gelebilmek için boyle bir ittifak yaptık. İkinci olarak, kuvvetler ayrılığı prensibinin mutlaka benimsenmesini istiyoruz. Aynı parti programlarına sahip partiler değiliz; elbette birbirimizden farklarımız var. Bundan dolayı da "Her noktada aynı duşuneceğiz" gibi bir iddiamız hiç olmadı. Hukumet değiliz.
Bu s ureçte, sizin Saadet Partisi olarak CHP'den, İYİ Parti'den farklarınız değil de benzer yanlarınız one çıktı. Şu ana kadarki soylemlerinizle cami cemaatini ikna edebildiğinizi duşunuyor musunuz?
Biz Turkiye'nin tamamına talibiz. Bir defa yanlışlık burada başlıyor. Elbette cami cemaati, gittiğimiz zaman birlikte namaz kıldığımız insanlar. O caminin içinde CHP'lisi de İYİ Partilisi de MHP'lisi de AK Partilisi de var. Cami cemaatini siyasi goruş itibarıyla tek goruşe sahip gibi kabul etmek doğru değil. İnançta aramızda bir farklılık olmaması icap eder. İmanın şartlarını, İslam'ın şartlarını kabul eden insanlarız. Ama bizim Turkiye'nin yonetimindeki yaklaşımlara itirazımız var. Elbette dinin kamil manada yaşanması, din hurriyeti, dini hakların topluma verilmesi şart. Bunları zaten olmazsa olmaz. Bugun AK Parti'nin takip ettiği ekonomik sistem faizci ve tamamen ranta dayalı bir sistem. Bu arkadaşlarımızın ağzından hiç "İslam ittifakı" diye bir laf duyuldu mu, bunu dile getiren biziz. Bu arkadaşlarımız Kıbrıs'tan vazgeçip orayı boşaltıyorlar. Dış politikada uyuşamıyoruz. Amerika'dan kopamıyorlar. İsrail'in butun yanlışlıklarına, Ortadoğu'da uyguladıkları politikaların hepsine destek veriyorlar. Bunların hiçbirine "Evet" diyemeyiz.
Se çim surecinde sizinle ilgili pek çok fotoğraf, caps ve video yayınlanıyor. Bunların arasında en dikkat çeken sizin o yumruklu pozunuzun uzerine Che şapkası konulmasıydı. Che'li fotoğrafınızı siz nasıl karşıladınız?
Bana şapka da giydiriyorlar, başka şeyler de giydiriyorlar. Hakaret içermedikleri muddetçe, sosyal medyadaki bu tip yaklaşımlara gulup geçiyorum.
Bir de tepki toplayan bir foto ğraf var; sizi rakı içerken gostermişler. Onu nasıl karşıladınız?
Bir insan bu kadar alçalmaz diye duşundum. Aslında ehemmiyet de vermedim. Herkes benim ne olduğumu, boyle bir şey yapmayacağımı bilir. Belki cahilce yapılan bir şeydi ama kimin yaptırdığı onemli. Birisi benimle mucadele edecekse, benimle ilgili fikirlerini gundeme getirir, onunla ilgili kanaatlerini soyler. Bunun da yine bir edep duygusuyla yapılması icap eder. Ama başka turlu şeylere başvuruyorlarsa, yazıklar olsun. Ne diyeyim…
Ge çtiğimiz Cuma gunu, Haberturk TV'de Eren Eğilmez ile yaptığımız 'Gerçek Fikri Ne?' programında Bulent Arınç, "Saadet Partisi'ne yapılan saldırılar çok yanlıştır. Seçim ikinci tura kalırsa Saadet Partisi'nin bizi destekleyeceğine inanıyorum" dedi. Bu konuda ne duşunuyorsunuz?
Sayın Arınç'ın oradaki açıklamalarından memnun oldum. Sevdiğimiz bir kardeşimiz. Tabii kendi fikirleri bazı yerlerde çok daha farklı olabilir. Ama ben Sayın Arınç'la temelde birçok konuda anlaşabileceğimiz kanaatindeyim. Şimdilik AK Parti'nin içinde. Herkes kendisini farklı bir baskının altında hissediyor. Bundan dolayı da birtakım tercihlerde bulunurken çok olçulu davranıyor. Bugun AK Parti'nin içinde olup da bize oy verecek çok buyuk bir kesim olduğunu biliyorum. Belki şu anda onde olmayan ama geçmişte çok ciddi manada gorev almış, bakanlık yapmış insanlardan bahsediyorum. Bu insanların içinde çok buyuk bir kesim var. AK Parti'de yaklaşık yuzde 15'lik bir kopmadan bahsediliyor. Bunun 9'u zaten 7 Haziran'da yaşandı. O gunden bugune ciddi bir kopma da var. Bundan dolayı bu kopan kesimin ağırlıklı olarak bize geleceğini, oy vereceğini duşunuyorum. Ama ayrıca bunu çıkıp da davul-zurna ile de ilan etmeyeceklerini duşunuyorum. Dip dalga dememin sebebi bu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.