Özet (TL;DR) @ 2018-06-13T10:59:00.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçimlerin şu anki verilere göre ikinci tura kalacağını belirterek, "Gerçekten bir dip dalga geliyor. Muharrem İnce 1. turda da cumhurbaşkanlığı koltuğuna…



Fox TV'de 'İsmail Kuçukkaya ile Çalar Saat' programında gundeme ilişkin soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, toplumun her kesimiyle, esnaf, çiftçi, muhtar, sanayici, tacirlerle ozel toplantılar yaptıklarını, hepsinin kendilerini dinledikten sonra umutlarının arttığını anlattı.

(C) AA /

'Turkiye sahipsiz değil' diyen Kılıçdaroğlu, Turkiye'nin sorunlarının olduğunu ama bu sorunların akılcı politikalarla çozulebileceğini belirtti. Bu seçimlerin Turkiye'nin geleceği açısından hayati olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Var olan butun bu olumsuzlukların sağlıklı ve tutarlı bir politikayla aşabileceği yonunde bir kanaat oluştu" dedi.

Kılıçdaroğlu, şunları soyledi:

"Sayın Muharrem İnce, Allah nasip ederse 25 Haziran'da cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak. 1. veya 2. turda. Ama idealimiz bu yonde, şu anda butun veriler 2. tura kalacağı şeklinde. Ama gerçekten bir dip dalga geliyor. Muharrem İnce 1. turda da cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturabilir. İkincisi ise Millet İttifakı'nın parlamentoda çoğunluğu elde etmesidir. Bu da olacaktır. Şu anki butun veriler, Millet İttifakı'nın parlamentoda çoğunluğu alacağını gosteriyor. Değişik siyasi partiler bir araya gelip, demokrasi konusunda guç birliği yaptı. Farklı siyasi partilerin demokrasiyi, insan haklarını guçlendirmek, var olan sorunları parlamenter demokratik sistem içinde çozmek için bir araya gelmesi Turkiye'de bir ilk."

' MİLLET İTTİFAKI, İLKESİZ BİR İTTİFAK DEĞİL'

Kılıçdaroğlu, seçimden sonra Millet İttifakı'nın devam edip etmeyeceğinin sorulması uzerine, şu yanıtı verdi:

(C) AA /

"Millet İttifakı ilkesiz bir ittifak değil. Önce ilkelerin belirlendiği ve bunun kamuoyuyla paylaşıldığı, daha sonra da bu ilkelerden hareketle yola çıkılan bir hareket. 4 parti bir araya geldi, oturduk, konuştuk, ilkelerimizi belirledik, 'bu ilkeler çerçevesinde birlikteliğimizi surdureceğiz' dedik ve bugunku noktaya kadar geldik. Öbur ittifak ise ilkesi yok, oturulup hazırlanan bir metin yok, kamuoyuyla paylaşılan, hangi konuda ve hangi gerekçelerle bir araya geldikleri de belli değil. Ama biz oyle değiliz. Eğer ilkelerden yola çıkmışsanız bu ilkeler gerçekleşinceye kadar birlikteliğimiz devam edecek. Demokratik parlamenter sistemi getireceğiz. Parlamentoda demokratik parlamenter sistemi getirme konusunda eğer diğer partilerden de destek alırsak tabii çok memnun olurum, belki AK Parti'den de milletvekilleri buna destek verecektir."

' EN GEÇ 48 SAAT İÇİNDE OHAL KALDIRILACAK'

Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduktan sonra en geç 48 saat içinde OHAL'i kaldıracağını açıkladığını hatırlatarak, şoyle devam etti:

"Butun dunyaya şu mesajı vereceğiz, 'Biz yonumuzu demokrasiye çevirdik, OHAL'i kaldırıyoruz. Demokrasiyi guçlendireceğiz.' 'Kaldırıyoruz' (Cumhurbaşkanı Erdoğan) demiyor ama 'Neşter vurmayı duşunuyoruz'. Yani 'Ağırlaştırabiliriz' anlamına da gelebilir. 'OHAL'in kime ne zararı var?' diyor, o nedenle kaldırmayacağını soylemişti. OHAL'in herkese zararı var. 81 milyona OHAL'in zararı var. Turk lirası niye bu kadar değer kaybetti. Hiç kimsenin can ve mal guvenliği yok. Ben bunu soylediğim zaman kızıyorlar, havuz medyası, 'Vay efendim herkesin can ve mal guvenliği var' Bir kanun hukmunde kararnameyle herkesin mal varlığına el konulabilir, patron tutuklanabilir, savcıya, hakime talimat verilebilir."

' CUMHURBAŞKANI TARAFSIZ OLMAK ZORUNDADIR'

Bir siyasi parti başkanı tarafından atanan hakimin siyasal kimliği ile one çıkacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, Danıştay uyesi Aysel Demirel'in İnce'yle ilgili sosyal medya paylaşımı yaptığını hatırlatarak o hakimin istifasını istedi.

Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti:

"Partili bir cumhurbaşkanı tarafsız olamaz. Çift kişilikli insanlar sağlıklı karar alamazlar o nedenle bunlar ayrılmıştır. Cumhurbaşkanının tarafsız olmasının temelinde yatan amaç şudur, o mahkemeye hakim tayin edecek, onun için tarafsız olmak zorundadır. Bir partinin genel başkanı hakim tayin ettiği andan itibaren orada adalet sistemi çoker. Cumhurbaşkanı tarafsız olmak zorundadır, butun siyasi partilere eşit mesafede olmak zorundadır, hiçbir partinin de uyesi olmayacak, bunun da yasaklanması gerekiyor, eskiden olduğu gibi. Cumhurbaşkanı tarafsızdır. Sayın Abdullah Gul, tarafsız bir cumhurbaşkanı. Şerefin ve namusun bu coğrafyada ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir kişi 'ben şerefim, namusum uzerine tarafsız davranacağım' diye yemin ettikten sonra gidip partiye kaydolursa, şeref de namusu da ayaklar altına almış demektir."

' İMAM HATİPLER HİÇBİR ŞEKİLDE KAPATILMAYACAK'

Kuçukkaya'nın sahurda imam hatiplilerle bir araya geldiğini aktarması uzerine Kılıçdaroğlu, son derece guzel bir program olduğunu belirterek, gençlerin siyaseten kendilerine dayatılan bir anlayışı reddettiğini soyledi.

Bu gençlerle daha once de TBMM'de bir araya geldiklerini belirten Kılıçdaroğlu, sahur programında kendisine imam hatiplerin kapatılıp, kapatılmaması yonunde sorular sorulduğunu dile getirerek, "İmam hatipler hiçbir şekilde kapatılmayacak. Niye kapatalım imam hatipleri? Turkiye'de birlik ve butunluğu sağlamak zorundayız. Genç imam hatiplilere bu konuda buyuk gorev duşuyor. Onlar on yargısız yaklaşıyorlar. Onlar hiç kimsenin arka bahçesi olmak istemiyorlar. Daha ozgur, daha rahat duşunmek istiyorlar, tartışmak, konuşmak, dunyayı keşfetmek istiyorlar" diye konuştu.

' KADIN EĞİTİLDİKÇE TOPLUM DA EĞİTİLMİŞ OLACAK'

Kemal Kılıçdaroğlu, kız çocuklarının eğitimine ilişkin yoneltilen bir soru uzerine de kız çocuklarının okumasının çok onemli olduğunu dile getirerek, kadının eğitildikçe toplumun da eğitilmiş olacağını kaydetti.

Sınavı kazanan bir kız çocuğunun, kalacak yer bulamıyorsa okula devam etmekte zorlandığına işaret eden Kılıçdaroğlu, partisinin belediye başkanlarına "Mutlaka bir oğrenci yurdu yapın" talimatı verdiğini aktardı.

Kuçukkaya'nın, Çorum'un Guney koyunde bir oğrenciye burs verdiğini hatırlatması uzerine Kılıçdaroğlu, imam hatip lisesinde okuyan bir kız oğrenciye burs verdiğini, bu oğrencinin son derece başarıyı olduğunu ve kendisinin de bununla gurur duyduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, pek çok kişiye de burs verdiğini aktararak, zaman zaman sosyal medyada kendisine hakaret içerikli paylaşımlar yapanlara açtığı davalardan, bu kişilerin oğrencilere burs vermeleri koşuluyla vazgeçtiğini soyledi.

' MAN ADASI'YLA İLGİLİ SÖYLEDİĞİM HER ŞEY DOĞRU'

Hakkında açılan tazminat davalarına ilişkin yoneltilen sorular uzerine Kılıçdaroğlu, o davaların buyuk bir kısmını ust mahkemelerde kazandığını soyledi.

Kılıçdaroğlu, Kuçukkaya'nın, "Ama şimdi çok buyuk bir para çıktı. 197 bin lira" ifadesi uzerine, "Yargıtayın kararları vardır, tazminat davalarında verilecek rakamların kişisel zenginliğe yol açmaması gerekir der. Ama o kararların hiçbirisine uyulmadı. Deliller de toplanmadı. Çunku benim soylediğim her şey doğru. Örneğin dekontlar" diye konuştu.

Kuçukkaya'nın "Man Adası'ndan mı bahsediyorsunuz?" sorusuna Kılıçdaroğlu, 'Evet' yanıtını vererek, şunları soyledi:

"Dekontları, Halk Bankası 'Bu dekontlar yanlıştır, bu dekontlar bizim bankamıza ait değildir' diyemiyor zaten. Orijinallerini verdik zaten savcılığa. MASAK'ın raporu var. O da bakıyor, para hareketlerinin hepsi doğru. Sonra Erdoğan da doğruladı bunu. 'Evet, 18 milyon dolarlık bir şirketi sattık.' dedi. Kime sattın? Sermayesi 1 sterlin olan bir şirkete. Yani naylon bir şirkete. O zaman şu soruyu sordum 'Peki bu hangi şirket?' Onun cevabını bu zamana kadar almış değilim. Şimdi bu hakim, deliller toplanmadan ki FETÖ'den once atılmış, sonra tekrar goreve iade edilmiş, hemen oturuyor, 197 bin lira tazminata mahkum ediyor. Bu davayı kazanırım hiç onemli değil benim açımdan. Bu davayı kazanmamak mumkun değil zaten, delillerin hepsi çok açık, net. Hiç kimse bu deliller 'Doğru değildir, sahtedir' diyemiyor."

' ASLA İNANDIĞIMIZ YOLDAN DÖNMEYECEĞİZ'

Kuçukkaya'nın, kendisine ve başka gazetecilere de bazı davalar açıldığını soylemesi uzerine Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti:

"Korkutmak istiyorlar, sindirmek istiyorlar. Kimse konuşmasın, kimse bir şey yapmasın diye. Ama ne yaparlarsa yapsınlar biz asla ve asla inandığımız yoldan geri donmeyeceğiz. İnandığımız yoldan geri donersek bu ulkenin insanına katkı veremeyiz, cesaretlendiremeyiz. Biz davamızda haklıysak, soylediklerimizde haklıysak, soylediklerimizin tamamı belgeliyse sonuna kadar gideceğiz. Kayseri'de de bir suru tazminat davaları açtılar, hepsini kazandık. Bir dava var onu da Anayasa Mahkemesi'ne, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gotureceğim. Bir yerde bir usulsuzluk, yolsuzluk varsa bunun uzerine gitmek benim gorevim zaten."