Özet (TL;DR) @ 2018-06-10 02:09:07.752147: Yıllardır çoğu Fenerbahçe taraftarı içten içe “Ali Koç başkan Fenerbahçe şampiyon” sloganına inanmıştı. Gün geldi, Ali Koç tarihi bir kongre sonucu, Aziz Yıldırım’ın 20 yıllık iktidarını yıkarak…



Yenal BİLGİCİ / [email protected] - Uğur Vardan ve Burak Kuru'nun katkılarıyla...

'Buyuk Başkan' olacak
mı?

'Buyuk Başkan' olacak
mı

Ko ç ailesinin uçuncu çocuğu olarak doğan Ali Koç, dedesi Vehbi Koç ve abileri Mustafa ve Ömer Koç ile (sol alttaki fotoğraf). Eşi Nevbahar Koç (sağda, ustte), çocukları Leyla Koç ve Kerim Koç (sağ altta).

Haziranın 3'u. Gece. Kadıkoy. Binlerce taraftar, Fenerbahçe Ülker Stadyumu'nun onunde toplanmış binlerce taraftar, kongreden zaferle çıkmış, taze başkan Ali Koç'un 'balkon konuşması'na şahitlik ediyor. Koç, aylar suren koşturmacadan yorgun duşmuş, çoktan kısılmış sesi artık onu tamamen terk etmek uzere. Taraftarların tezahuratı sırasında kendine izin verip dinleniyor. Sonra coşkuya, ısrara dayanamıyor, yine konuşuyor: " Hep beraber yeni bir hikaye yazacağız."

Finalinde zaferle taçlanan bir mucadelenin hikayesi bu. Bize şimdi normal gorunen bir hikaye. Peki normal mi? Dunyanın başka neresinde, bir spor kulubunde yapılan başkanlık seçimi, bir gece yarısı stadın onunde binlerce insanın "Guneş doğacak" diye tezahurat yapmasıyla biter? Seçim kongresi gibi sıkıcı, burokrasiden ibaret bir organizasyon dunyanın başka neresinde boyle capcanlı bir kitlesel harekete işaret eder? De ğişim isteği başka nerede bu kadar gonulden ortaya konur? Normal değil, hayır; bu, sıradışı bir hikaye... Muhtemelen bir daha yaşanmayacak. Hiçbir başkanlık seçimi bu kadar ilgi çekmeyecek.

En çok da Ali Koç'un hikayesi bu elbette... Turkiye'nin en zengin ailesinin bir ferdinin gokten zembille inmeyip bilakis tribunden gelerek, aşağıdan yukarı tırmanarak, ulkenin en onemli koltuklarından birine, Fenerbahçe Spor Kulubu'nun başkanlık koltuğuna oturmasının, bunu hemen herkesten destek gorerek yapabilmesinin, ustune tum ulkede bir değişim ruzgarı estirmesinin hikayesi...

Churchill 'in okulundan...

Hikayeye bir-iki kısa bilgi notuyla girelim. Fenerbahçe'nin 37'nci başkanı Ali Koç, pek gostermese de
51 yaşında. Az bilinen ikinci ismi 'Yıldırım'; yani Fenerbahçe'de 'Yıldırım' donemi bir şekilde devam ediyor. Eşi Nevbahar Demirağ ile 13 yıldır evli; iki çocukları var.

CV'sindeki eğitim bolumu, tahmin edileceği uzere epey fiyakalı. Londra'nın en bilinen yatılı okullarından, Winston Churchill'in de mezunları arasında bulunduğu Harrow School'da okudu. Houston'daki Rice University'de başladığı işletme eğitimini, Harvard'da aynı dalda yuksek lisans yaparak tamamladı. Koç Holding'de uzun yıllar Kurumsal İletişim ve Bilgi Grubu Başkanlığı'nı yuruten Ali Koç, bugun Koç Grubu'nun başkanvekili. 700 milyon dolar civar ında serveti (Forbes'un 'En Zengin 100 Turk' sıralamasında 50'nci) ve iş hayatındaki başarısıyla, 'Turkiye'nin en etkili iş liderleri' ve 'geleceğin liderleri' listelerinin gediklisi.

Ali Koç, para pulla ilişkisini pek gozler onune seren biri değil. Onu çocukluğundan beri tanıyanlar, Koç'u, zenginliğine rağmen, hayatta tanıyabileceğiniz en mutevazı, saygılı, durust, hatırşinas insanlardan biri olarak niteliyor. Çocukken beraber top oynadığı arkadaşlarıyla halen goruşuyor (Yakınları bahsi geçenlerin bu arkadaşların 'zengin çocuğu' değil 'mahalleden arkadaş' olduğunun ısrarla altını çiziyor). Ba şkanlık mazbatasını alırken o çocukken evlerinde çalışan ve Beşiktaşlı babası Rahmi Koç'a rağmen hem onu hem de ağabeyi Mustafa Koç'u Fenerli yapan, bugun dahi maçlara beraber gittiği Kamer Kaya'yı kursuye çıkarması da bu hatırşinaslığın bir gostergesi.

Hayatta uç şeyin kendisi için çok onemli olduğunu soyluyor Ali Koç: Ailesi, vatanı ve Fenerbahçe'si. Koç, hakikaten de durup herkesle futbol, basketbol ama en çok da Fenerbahçe muhabbeti yapmasıyla unlu.

_D unyanın başka neresinde, bir spor kulubunde yapılan başkanlık seçimi, bir gece yarısı stadın onunde binlerce insanın "Guneş doğacak" diye tezahurat yapmasıyla biter?

'Buyuk Başkan' olacak
mı

_ D uşunceli bir Kennedy

Başkanlığı 14 yıllık bir surecin sonucu. Ama daha oncesi de var. Birçok zengin yoneticide gorulduğu gibi, 'gorulen luzum uzerine' goreve çağrılan biri değil Koç. Çocukluğundan beri tribunde. 2004'te, ağabeyi Mustafa Koç ile birlikte kurucuları arasında yer aldığı 1907 Fenerbahçeliler Derneği'nin başkanlığını ustlendi. Geçen yıla kadar başkanlığını da yuruttuğu bu dernek ozellikle Ataturk vurgusu ve Anıtkabir'e saygı ziyaretleriyle gundeme geliyordu. New York Times 'ın, seçim uzerine yaptığı haberde Koç'u 'Kemalizmin bir sembolu' olarak nitelemesi biraz da bu geçmişten ve vurgudan kaynaklanıyor (İngiliz gazetesi de onu 'Duşunceli bir
J. F. Kennedy'ye' benzetmişti).

Koç'un altı yıl asbaşkanlığını da yuruttuğu (2006-2012) Fenerbahçe ile ilişkisi esasen 3 Temmuz sureciyle takdir topladı. Bu sureçte, başını çektiği 'Adalet İçin Fener Yak' girişimiyle 600 bin imzaya ulaştı. Bugun her Fenerbahçe taraftarının, kulup tarihinde en onemsediği konulardan biri de zaten 3 Temmuz sureci... Herkesin aklında aynı soru: 3 Temmuz'da kim neredeydi, ne yaptı?

Konuştuğumuz bir yakını o sabah, Ali Koç'un ailesiyle Bodrum'da tatilde olduğunu ve meseleyi oğrenir oğrenmez kendi uçağıyla İstanbul'a geldiğini anlatıyor. "Yonetim kurulu uyelerinin kulup binasına dahi gelmeye tereddut ettiği o sureçte hekulube hem Emniyet'e, ardından hapishaneye, Samandıra tesislerine, kısacası her yere gitti."

S ureci içeriden takip edenlere gore Koç, tam da 4 Temmuz gunu, Aziz Yıldırım gozaltına alınmışken kulupte olan ve yonetimi diri tutmaya çalışan çok az yoneticiden biri. (Fatih Altaylı, seçim sonrası yaptığı televizyon programında "Çoğu Fenerbahçelinin haberi yoktur" diyerek isim de verdi: "4 Temmuz'da kulupte sadece iki kişi vardı; Ali Koç ve Ömer Temelli")

Koç için hareketli gunler başlamıştı. O gunlerde surekli stadyumun onunde toplanan taraftarlarla konuştu, onlara guç verdi, motive etti. Avukatlarla kulubun korunabilmesi adına saatlerce, gunlerce suren toplantılar yaptı. Metris'teki yoneticilerle goruştu. Defalarca Samandıra'ya gitti, futbolculara moral verdi. Bir yakını "Herkes durustluğune inandığı Ali Koç'un bu kadar guçlu biçimde iddiaların karşısında durmasından cesaret buldu" diyor. " 'Eğer Ali Koç kendi ailesini, şirketlerini dahi riske atacak şekilde bu iddiaların karşısında dimdik duruyorsa biz de durmalıyız' diye duşunduler. Ali Koç, aylarca Koç Holding'deki ofisine gitmedi. Holdingdeki çalışanları kulup binasında onun saatler suren toplantılardan çıkmasını bekledi, onemli yonetim kurulu kararlarını ihtiyaç molası sırasında, kapının onunde imzalıyordu."

Diken ustundeki o gunleri, Koç'un kendisi de şoyle anlatacaktı: " Bende hafif sedef vardır. Her tarafım sedef oldu. İki ay bir blue jean, bir tişort, bir sweatshirt, çorap ve lastik ayakkabıyı salonda tuttum. Karım da bilmez. Ne olur ne olmaz. Gelirler. Bunların sağı solu belli değil." _S ureci içeriden takip edenlere gore Koç, tam da 4 Temmuz gunu, Aziz Yıldırım gozaltına alınmışken kulupte olan ve yonetimi diri tutmaya çalışan çok az yoneticiden biriydi. _

O masan ın etrafında

O gunler geride kaldı. Ama o gunlerden itibaren Ali Koç ismi de muhtemel bir başkanlık için hep gundemde kaldı. Bizzat Aziz Yıldırım onu kendinden sonraki başkan olarak gostermişti. Ama Yıldırım'ın başkanlıktan vazgeçmeyeceği belli olunca Koç, sureci kendi başlattı. Yıldırım'ı sandıkta alt etmek mumkun muydu? Ali Koç, kazananın fark atarak kazanacağını deklare etmişti ama aslında kendisinin fark atacağını soylemek istiyordu. Sureci takip eden Hurriyet Spor Servisi'nden Ahmet Ercanlar, Koç'un bunu başından bildiğini soyluyor: " Başkanlığa adaylığını koyduğunda kazanacağı belliydi. 20 yıllık bir sureçte Yıldırım artık eskimişti. İnsanlar onu nezaketen destekler gorunuyordu."

Ercanlar'a gore Koç'un sureçteki farkı, tutamayacağı sozler vermemesi, sadece yapabileceklerini, başarabileceklerini ortaya koyması. Vaatler bir yana, onun sihri, esas vurguyu taraftara yapmasıydı. Fenerbahçe ailesine eski guzel gunleri hatırlattı Ali Koç. Bunu da bir nostalji duygusunun uzerine giderek yaptı. Aileden, evden, çocukluktan daha buyuk nostalji var mı? Koç, çocukluğunu ozleyen Fenerbahçe taraftarına, guvenlikli sitedeki buyuk, guzel eve taşınmadan once oturdukları mahalleyi hatırlattı. Masanın çevresine teklifsizce dizildikleri o eski evi... Ç oğu Fenerbahçe taraftarı, ailelerini ne kadar sevse de artık o buyuk aile masasına hep beraber oturmaktan hazzetmiyordu. Ancak bayramdan bayrama... O da içlerindeki aile duygusunu yitirmek istemediklerinden.

Koç'un seçimi, taraftara o buyuk, şenlikli masanın geri geldiği duygusunu verdi. Öyle olmasaydı, bir başkanlık seçimi sonrasında, binlerce insan gecenin bir yarısı yeni başkanlarıyla kutlama yapmak, sabahı beraber karşılamak için o buyuk masanın sembolleştiği yere, stadyuma koşar mıydı?

Centilmen kalacak m ı?

Bu duygu tum Turkiye'ye geçti. Sebebi, herkesin ağız birliği etmişçesine soylediği 'kutuplaşma yorgunluğu'. Ali Koç'un, seçim surecinde hem ezeli rakiplerine hem de Aziz Yıldırım'a yonelik centilmen ve sportmence tutumu, hakaretlere geçit vermemesi yeni bir donemin başlayabileceğine dair taraflı- tarafsız herkeste bir inanç yaratıyor. Peki, Ali Koç hep boyle mi kalacak? Herhangi bir sezonda alınan olası başarısız sonuçlar ve taraftar baskısının altında veya bunlara rağmen bu yapıcı dili koruyabilecek mi?

Asba şkanlığı doneminde bildik soylemlere hem de epey sertçe başvurmuşluğu, dahası bir sene hak mahrumiyeti almışlığı var Koç'un. Aradan yıllar geçti. Bir başkan olarak daha olgun bir profil sergileyecek mi?

Kongre sırasında "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" tezahuratı uzerine soylediği sozler (daha once de dile getirmişti), bu olgunluğun sergilenmesi adına umut verici: "Atamızın Fenerbahçeli olduğu soylenir. Evet, Fenerbahçe'ye çok yakındı ama Atamızın hangi takımı tuttuğu onemli değil; kimin onun yolundan yuruduğu onemli."

Farkl ı sozler, soylemler bunlar. Ali Koç'un şahsında karşımızda sadece yeni bir başkan yok. Yeni bir başkan modeli de var. Bugune dek bir başkanın ağzından pek duymadığımız 'normal' şeyleri, normalleştirerek soyleyen bir başkan... "Ben bilirim" diye yonetmeyen, ekibine inanan, ekibini taltif eden bir başkan... Mevkiine aldırmadan taraftarının onunde eğilen bir başkan... Bu yeni, centilmence ve vizyoner fikirlerini başkanlık donemine yayabilirse taraftarın da onu gonul rahatlığıyla 'Buyuk Başkan' olarak anacağı bir başkan...

Ali Ko ç'un, rakiplerine yonelik centilmen ve sportmence tutumu, hakaretlere geçit vermemesi yeni bir donemin başlayabileceğine dair
tarafl ı-tarafsız herkeste  bir inan ç yaratıyor.

Trib unden başkan koltuğuna uzanan bir yolculuk...

2 Nisan 1967
İstanbul'da dunyaya geldi. Mustafa ve Ömer Koç'un ardından, Koç ailesinin uçuncu çocuğu.

2004
Kurucuları arasında yer aldığı 1907 Fenerbahçe Derneği'nin başkanlığını ustlendi, bu gorevi 2017'ye dek surdurdu.

2006 Aziz Yıldırım'dan gelen teklifle Fenerbahçe Spor Kulubu'nun asbaşkanlığını ustlendi. 2012'ye dek bu goreve devam etti.

'Buyuk Başkan' olacak
mı

Nisan 2014

1907 Fenerbahçe Derneği Başkanı olarak 'Adalete Fener Yak' kampanyasında toplanan 600 bini aşkın imzayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gul'e sundu.

Kas ım 2015
Antalya'daki G20 zirvesi oncesinde bir oturumda yaptığı konuşmada "Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir" dedi.

Ş ubat 2016
Mustafa Koç'un hayatını kaybetmesi uzerine Koç Holding'in yonetim kurulu başkanlığına Ömer Koç geçti, Ali Koç da yonetim kurulu başkanvekillliği gorevine başladı.

Eyl ul 2017Fenerbahçe Spor Kulubu'ne başkan adayı olduğunu açıkladı ve çalışmalara başladı.

'Buyuk Başkan' olacak
mı

3 Haziran 2018
Kongrede 16 bin 92 oy, yani neredeyse her beş oyun dordunu alarak 20 yıldır Fenerbahçe'yi yoneten Aziz Yıldırım'ı devirdi.