Özet (TL;DR) @ 2018-06-08T13:01:28.000Z: ABD Başkanı Donald Trump'ın Kanada, Meksika ve AB ülkelerinden ithal edilen çelik ve alüminyuma da ek gümrük vergisi getirmesinin uluslararası ticarette yaratacağı etkileri değerlendiren ekonomi…



ABD Başkanı Donald Trump'ın Kanada, Meksika ve AB ulkelerinden ithal edilen çelik ve aluminyuma da ek gumruk vergisi getirmesinin uluslararası ticarette yaratacağı etkileri değerlendiren ekonomi uzmanları, Trump'ın karşılıklı muzakere olmaksızın attığı adımların uluslararası ticarete zarar vereceğini vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın kararıyla, ABD'nin Mart ayında Kanada, Meksika ve AB dışındaki ulkelere uygulamaya başladığı çelik ve aluminyuma ek gumruk vergileri, 1 Haziran'dan itibaren Kanada, Meksika ve AB ulkeleri için de uygulanmaya başladı. ABD'nin, en yakın muttefiklerine de ek gumruk vergisi uygulaması bu ulkelerde tepkiye yol açarken bu ulkelerden ABD'ye misilleme yapılabileceği açıklamaları geldi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de dun halktan gelen soruları yanıtladığı basın toplantısında ABD'nin çelik ve aluminyumun ithalatına getirdiği ek gumruk vergileri hakkında konuştu. Bu ek vergilerin 'yaptırım' olarak da gorulebileceğini belirten Putin, Batılı ulkelerin Rusya'ya uyguladıkları yaptırıma gerekçe olarak gosterdikleri Kırım'a gonderme yaptı.

Putin şunları soyledi: "ABD'nin çelik ve aluminyumun ithalatında yalnızca Avrupa'ya değil, Kanada ve Meksika için bile yuksek vergiler getirmesi aslında yaptırım. Bunu ne için getirdiler? Yoksa --pek çok partnerimizin bize yonelttiği suçlama gibi- Kırım'ı mı ilhak ettiler? Hayır. Bunlar (ek vergiler) ABD'nin pragmatik ulusal çıkarlarıyla ve ulkedeki mevcut yonetimin bu çıkarları nasıl anladığıyla ilgili."

' TRUMP'IN ALDIĞI KARARLARDAN ÇOK KARARLARI NASIL ALDIĞI SORUNLU'

Trump yonetiminin son donemde uluslararası ticaret alanında attığı adımları ve Putin'in bu konudaki açıklamalarını Sputnik'e değerlendiren ekonomist Arda Tunca, Trump'ın karşılıklı muzakere olmaksızın attığı adımların uluslararası ticarete zarar verdiğini vurgulayarak "Herkes kendi ulkesini korumak ister, buna kimsenin itirazı olamaz. Ama burada işin ticareti olumsuz etkileyecek olan tarafı, Trump'ın attığı adımlardan çok attığı adımların tarzından, uslubundan kaynaklı olacak. Çunku uluslararası ticaret, uluslararası siyaset gibi karşılıklı muzakere isteyen konulardır. Bunlar biraz zaman alır. Butun ulkeler uluslararası ticaretteki mukayeseli ustunlukleri, karşılıklı ticarette yaşadıkları avantajları ve dezavantajları ortaya koyup goruşmek durumundadırlar. Trump hiçbir şeyi goruşmeden tek taraflı adımlar atarak ilerliyor. Her konuda boyle yapıyor. Dolayısıyla ben aldığı kararların ticarete vereceği zarardan çok takındığı uslubun ticarete zarar vereceğini duşunuyorum" diye konuştu.

Karşılıklı muzakere sonucu atılacak adımların tum ulkelerin yararına olduğunu, ancak Trump'ın boyle bir yol izlemediğini ifade eden Tunca, "Muzakere etse belki bugun atmak zorunda kaldığı sert adımları atmak durumunda kalmayabilirdi, daha yumuşak geçişler olurdu. Çunku aynı zamanda sektorlerin, ulkelerin almış oldukları kararlara adaptasyon sureçleri vardır. Hem tedarik zincirleri, hem fiyatlamalar bir sureç gerektirir ve bu sureçlerle yumuşak geçişler yapılır. Ülkeler kendi ulkelerindeki istihdamı da bu şekilde koruyabilirler, işsizlik yaratmayan sureçlerden geçebilirler. Trump'ın aldığı karardan çok kararların uslubuyla ilgili sıkıntı var. Esas olarak bu olumsuz etkileyecektir. Karşılıklı muzakere anlayışıyla bu sureçleri yurutmuyor. Esas olarak bundan dolayı uluslararası ticarette hasarın oluşmasına neden oluyor" dedi.

(C) AA /

Tunca, Trump'ın son donemde uluslararası ticaret alanında attığı adımların, diğer ulkelerin de korumacı politikalar izlemesine yol açacağını ifade ederek "Bu adımlar sadece karar aldığı sektorleri değil kendini riskli goren diğer ulkelerdeki başka sektorleri de çekinceli davranmaya, ABD ile ticarette birtakım onlemleri devreye sokarak yaklaşmaya itiyor. Bu da uluslararası ticaretin gelişeceği varsa bile uluslararası ticaretin buyumemesine yol açıyor. Trump'ın bu tavırları uluslararası ticarette kotu bir atmosfer yaratıyor" diye konuştu.

' ABD, BİR PARTNER MANTIĞINDA DAVRANMIYOR'

Trump'ın aldığı karardan çok takındığı uslubun onemli olduğunu vurgulayan Tunca sozlerini şoyle surdurdu:
"[Trump] bir gecede Paris Çevre Anlaşması'ndan çıkıyor, bir gecede Asya- Pasifik Ticari Anlaşması'ndan çıkıyor, bir gecede İran'la Nukleer Anlaşma'dan çekiliyor. Her şey bir gecede oluyor. Bunları onceden soyledi ama muzakere etmiyor. Kararı aniden alıp uygulamaya sokuyor ve geldiği nokta ABD içinde de kendi seçmeninden bu kadar sure içinde en duşuk onaylanma oranına sahip olan başkan konumuna getirdi kendisini.

(C) REUTERS / Ümit Bektaş

ABD bir partner mantığında davranmıyor. Uluslararası ticaret bir partnerlik mantığında çalışmalıdır. Çunku bir ulke hiçbir zaman her endustride mutlak ustunluk elde edemez. Zaman içinde farkında olmadan bazı noktalarında birtakım ticari gelişmeler olur, bakarsınız ki bu gelişmeler adaletli olmayan avantajlar yaratabilir, ama bunları muzakere etmeniz gerekir. Bu tur muzakere etmeksizin atılan adımlar herkesi korumacılığa itiyor. ABD'ye karşı korumacılık, dalga etkisiyle başka ulkelere karşı da korumacılık onlemlerini beraberinde getirecek. Çunku ABD ekonomisinden soz ediyoruz, ABD ekonomisinde nitelik, verim ve kalite kaynaklı buyuk bir ekonomik duzen var. Bu ulkenin dunyanın her yeriyle ticareti var. O nedenle bir noktada attığınız her adım, pek çok ulkede pek çok endustride tedarik zincirleri nedeniyle başka başka ulkelerde etki yaratıyor. Bunu da onumuzdeki donemde uluslararası ticaret istatistiklerinde sonuç olarak goreceğiz ve bunlar olumsuz sonuçlar olacak."

' ABD, KENDİ ALANLARINI DARALTMAYA BAŞLADI'

Konuyla ilgili Spuntik'e konuşan İntegral Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Seda Yalçınkaya Özer de son donemde Trump'ın attığı adımlarla 'ticaret savaşlarının' tekrar gundeme geldiğini ifade ederek "Trump'ın ticaret savaşlarıyla ilgili izlediği en onemli strateji şu: Bir adım atıyor ve uygulamaya yonelik bir pazarlık kapısı açıyor. Ülkelerle tek tek bunları goruşerek kendisine bir pazarlık alanı yaratıyor. ABD Başkanı Trump'ın izlediği bu korumacı politikalar stratejik anlamda ticaret savaşlarını gundeme getirip ozellikle para birimleri cephesinde bir finansal kıskaç yaratıyor. Bunu biz her alanda izliyoruz. Rus Rublesi'nde bunu gorduk. ABD Doları'nda ticaret savaşlarıyla birlikte bir geri çekilme olmuştu. Bunu izlemiştik. Ama ulkeler bazında şu anda ticaretle ilgili çok ciddi bozulmalar gormuyoruz. Bunu ilerleyen sureçte goreceğiz. Ama şunu soyleyebiliriz; ABD, Meksika ve Kanada'ya uyguladığı yaptırımlarla açıkçası kendi alanlarını daraltmaya başladı. Burada Trump'ın bir pazarlık kapısı açıp ona gore bir hamle yapacağını duşunuyorum" dedi.

(C) REUTERS /

' SONUÇLARI 2019'DA GÖRÜLECEK'

Trump'ın attığı adımların sonuçlarının 2019 yılında goruleceğini belirten Özer, "Trump'ın adımlarını sadece Rusya, Meksika, Kanada çerçevesinde değil butun dunya ulkelerine karşı gorduk. Çok korumacı ve milliyetçi bir tavrı var. Özellikle dış politika tarafında çok arzu edilen bir politikacı değil, daha çok ticaret adamı şeklinde bir politikası var. Ülkeler de bu gozle bakıyor. Pazarlık kapılarını çok fazla açıyor ve bu pazarlık kapılarıyla birlikte ABD'nin çıkarlarına yonelik hamleler yapıyor. Şu anda dış politika açısından stratejisinin çok doğru olduğunu soylemek mumkun diyor. Ekonomiyi on planda tutuyor, 'Tekrar 1 numara olacağız' soylemiyle çok idealist ve milliyetçi tarafı var. İlerleyen sureçte vergi konusunda atmış olduğu adımlarla ekonominin buyume tarafına ne gibi yansımalarının olacağını goreceğiz ama bunu hemen hissetmeyiz. 2018'in sonuna doğru bir ekonomik gosterge buluruz. Şu anda ABD ekonomisine yonelik ısınma ve buyumenin devam ettiğini goruyoruz, son donemde veriler çok iyi geliyor. Ama bunun ne kadar surdurulebilir olduğunu ve atılmış olan siyasi adımların ekonomiye yansımalarını gormek için 2019'u beklemek gerekiyor" diye konuştu.

' TRUMP'IN ADIMLARI, DÜNYADA KORUMACI TEDBİRLERİ ARTTIRACAK'

Trump'ın ekonomide attığı adımların dunyada korumacı tedbirleri arttıracağına işaret eden Özer, "Buyuk bir ihtimalle dış politikada Trump'ın sataşmaları surecektir ve ulkeler de kendi menfaatlerini korumak için gerekli adımları atacaktır. Onlar da kendilerine yonelik bir korumacı politika gudeceklerdir" dedi.