Özet (TL;DR) @ 2018-06-08T16:09:00.000Z: ORSAM uzmanı Oytun Orhan'a göre önümüzdeki dönemde Şam, YPG üzerinde yıpratma taktiği uygulayıp ABD'yi de ülkesinden çekilmeye zorlayacak. Dış politika uzmanı Özdemir Akbal'a göre ise, tüm değişkenler…



ORSAM uzmanı Oytun Orhan'a gore onumuzdeki donemde Şam, YPG uzerinde yıpratma taktiği uygulayıp ABD'yi de ulkesinden çekilmeye zorlayacak. Dış politika uzmanı Özdemir Akbal'a gore ise, tum değişkenler tarafların diplomatik uzlaşıya gideceğini gosteriyor.

Son birkaç hafta içerisinde Suriye'deki siyasi çozum surecine ilişkin onemli açıklamalar birbirini takip etti. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, bir hafta once Russia Today (RT) kanalına verdiği demeçte ABD destekli Demokratik Suriye Guçleri (DSG) ile barış goruşmelerine hazır olduklarını ama askeri seçeneğin de hala masada olduğunu soyledi. ABD'nin, başlarda destek verdiği 'ılımlı muhaliflerin İslamcı çıkması' sonrası DSG'ye guvenmeye başladığını soyleyen Esad "Başka bir kart arıyorlar. Şu anda bu kart DSG çunku ordumuz teroristleri yenmek için farklı bolgelerde ilerliyor. Suriye'de geriye kalan tek sorun ise DSG" dedi. Suriye Lideri Esad'ın ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den de onemli bir açıklama geldi.

Suriye'deki askeri operasyonların, Rusya'nın askeri guçleri test edip eğitmesi için bir fırsat olduğunu soyleyen Putin, artık Suriye'de Rus askeri guçlerinin dahil olduğu buyuk operasyonlara gerek kalmadığını ifade etti. Rusya'nın çıkarlarının gereği olduğu surece Suriye'de kalacaklarını vurgulayan Putin "Şu anda Suriye'de uzun vadeli askeri bir altyapı inşa edilmesi soz konusu değil. Gerekli gorulmesi durumunda, Rus guçleri Suriye'den hızlıca ayrılabilir. Suriye'yi yeni silahlarını deneneceği bir poligon olarak gormuyoruz. Ancak yeni silahlar bu ulkedeki operasyonlarda kullanılıyor" diye konuştu. Suriye'nin yakın donemine ilişkin olası senaryoları Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden (ORSAM) Oytun Orhan ve dış politika uzmanı Özdemir Akbal, Sputnik'e değerlendirdi.

' SURİYE'DEKİ OPERASYONLARA GEREK OLMAYACAK BİR DÖNEME GİRİLİYOR'

****Oytun Orhan 'a gore Putin'in açıklamaları, Suriye'de Rusya tarafından destek verilen operasyonların uzun bir sure devam etmeyeceğine işaret ediyor. Orhan "Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığını en azından 50 sene boyunca surdureceği ongorusunu yapmak mumkun. Zira, Tartus ve Lazkiye'deki deniz ve hava uslerinin 50 yıllık kullanımı için Rusya, Suriye yonetimiyle bir anlaşma imzalamış durumda. Ancak bunun otesinde, Rusya'nın Suriye verdiği hava ve kara desteği çok uzun bir zaman surdurulemeyebilir. Putin'in açıklamaları muhtemelen bu operasyonların sonsuza kadar surmeyeceğini ve bundan sonraki donemde Soçi ile başlayan siyasi çozum surecinin daha fazla one çıkacağı anlamına geliyor. Ama ozellikle Rusya açısından kritik olarak kabul edilen bolgelerde Rus askeri varlığının sureceğini, bunun dışında da Lazkiye ve Tartus uslerinde on yıllar boyunca Rus askeri varlığının bulunacağını soylemek mumkun" dedi.

' ABD, UZUN VADEDE SURİYE'DE BÜYÜK BİR ASKERİ VARLIK GÖSTEREMEZ'

ABD'nin Suriye'deki askeri varlığının "kırılgan bir durum" oluşturduğuna işaret eden Orhan "Suriye'deki savaşın kazananı Suriye yonetimi gibi gozukuyor. Yeni donemde bir siyasi çozum olması durumunda, Şam hukumeti olarak ulkede kendi izni dışında ulkede bulunan dış guçlerin ulkeden çıkması talebinde bulunacak. Ki, Şam halihazırda ABD guçlerini 'işgalci' olarak tanımlıyor. Ama ABD'nin askerlerini bulundurduğu bolgeye verdiği onem itibariyle bu uyarıların çok fazla bir geçerliliği yok. Tabii, Amerika'nın askeri varlığı Rusya'yla kıyaslandığında çok daha duşuk seviyede. Suriye'de bulunan uslerinin çapları da son derece kuçuk. Ancak asıl onemlisi, Suriye'deki savaşın sonuna gelindiği bu donemde Amerika'nın Suriye'deki askeri varlığına yonelik meydan okumalara tanıklık ediyor olmamız. ABD, YPG ile surdurduğu ittifakla ilgili hem Turkiye'den hem Şam yonetiminden sert tepki alıyor. Şam, YPG'nin kontrol ettiği bolgeleri de kendine devretmesini istiyor. Yani Amerika'nın varlığı kırılgan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın da bolgeden çıkacağına dair ifadeleri olmuştu. Kısacası ABD'nin uzun vadede çok buyuk bir askeri varlıkla Suriye'de kalması mumkun değil" dedi.

' ŞAM, YPG BÖLGELERİNDEKİ BASKISINI AZALTMAYACAK; SADECE SÜRECİ UZUN VADEYE YAYACAK'

Esad'ın YPG'ye yonelik uyarılarının aslında ABD'yi de hedef aldığını hatırlatan Orhan "Şam yonetimi, ulkesinde her ne kadar pozisyonunu guçlendirmiş olsa da ABD ile askeri anlamda karşı karşıya gelmesine yol açacak askeri bir hamle yapmayacaktır. Tabii bu rejimin YPG bolgeleri uzerindeki baskısını azaltacağı anlamına da gelmiyor. Farklı taktikler uygulanacaktır. Şam bu işi daha uzun vadeye yayarak, YPG uzerinde yıpratma taktiği uygulayabilir. Yine Şam, bolgeyi ABD için bu bolgeyi guvenliksiz bir alan haline getirmeye çabalayabilir. Bu noktada da yerel guçleri devreye sokabilir. Yakın zamanda 70 Arap aşireti bir araya gelerek Suriye'deki Amerikan, Fransız ve YPG varlığına karşı mucadele edileceğini açıklamıştı. Bunlar içeriden mucadele yurutebilecek ve bolgeyi istikrarsızlaştırabilecek ve Amerika'yı çekilmeye zorlayacak guçler olabilir. ABD, hem insani hem maddi maliyetin artmasıyla çekilmeye zorlanacaktır" diye konuştu.

' ABD SURİYE'DE BAŞARISIZ OLDU'

Dış politika uzmanı Özdemir Akbal'a gore, ABD yontemi Suriye'de başarısız oldu. Akbal "ABD'nin Suriye'de iç savaşın temellerinin atıldığı Mart 2011'den beri Esad yonetiminin gitmesi yonundeki tavrında bir değişiklik olmamakla beraber, yontemin uygulanması konusunda IŞİD oncesi ve sonrası diye ikiye ayrılabilecek bir radikal değişikliğin olduğunu soylemek mumkun. ABD, IŞİD'in bolgedeki yukselişi oncesi eğit-donat anlaşmasıyla 'ılımlı muhalif' olarak tanımladığı unsurları bolgede Esad karşıtı bir operasyonu desteklemek uzere yetiştirdi. Ancak pek çok girişim bu unsurların ya toptan yok edilmesine yahut "IŞİD ve turevi radikal teror orgutlerine katıldı. Yani ABD yontemi başarısız oldu" dedi.

Uzun bir suredir ABD'nin Suriye'de PYD'yi desteklemesi için uygun ortamın var olduğuna işaret eden Akbal "Ancak, IŞİD ile mucadele surecinde PYD teror orgutunun unsurları hem ABD, hem Rusya hem de İran tarafından bir kabul gordu. İşte bu durum da ABD'nin soz konusu orgutu açık ve yoğun bir şekilde desteklemesine imkan verdiği gibi, Suriye konusundaki rakiplerinin de karşı çıkmayacağı bir politika haline geldi. Çunku hem Rusya hem İran da IŞİD ve diğer radikal orgutlerin bertaraf edilmesi politikasında ABD ile aynı paydada birleşmiş durumdaydı. Bu yapıya meşruiyetin gorunurluğunu sağlamak için belli bir sayıda Arap unsurlar da katılarak Suriye Demokratik Guçleri adlı grup ihdas edildi. Rakka Ulusal Konseyi gibi Brett McGurk gibi Amerikalı temsilciler tarafından bir devlet yapısının çekirdeği olarak sunulan ve demokratik faaliyetler olarak tanıtılan bolgesel yapılar da bu çatının olumlu bir imaja sahip olması için onemli birer girişim olarak ortaya kondu. Buranın ayrı bir yonetim birimi olarak bir yerinden yonetim imkanına sahip coğrafya olarak gelecek donemde ortaya çıkma ihtimali kuvvetle muhtemel" yorumunda bulundu.

' ABD'NİN DSG'YE VERDİĞİ DESTEK SURİYE'NİN KUZEYİNDE ESAD ALEYHİNE OLABİLİR'

ABD'nin yoğun desteği çerçevesinde DSG'nin, ozellikle Suriye'nin kuzey bolgesinde hatırı sayılır bir ağırlık oluşturabileceğine işaret eden Akbal "Bu bilgiler ışığında, ABD'nin soz konusu yapıya verdiği yoğun destek ve yaptığı yatırım dolayısıyla buyuk bir onem atfettiği ortada. Yeni gelişmeler de ABD'nin onemli bolgesel muttefikleri başta Suudi Arabistan olmak uzere soz konusu yapıya destek vermeye başlayacağını gosteriyor. Bu noktada Esad'ın ilgili yapıya karşı bir askeri operasyon duzenleme ihtimali Rusya ile olan ilişkisi temelinde ele alınmalı. Golan Tepeleri hususunda İsrail'in lehine Rusya'nın talimatı ve ara buluculuğu ile adım atan Esad'ın DSG karşıtı bir askeri operasyon başlatma ihtimalini hayli zayıf goruyorum. Boyle bir durum Rusya'nın da onayı olmadan gerçekleşeceği için ABD'nin DSG'ye vermiş olduğu yoğun destek Suriye'nin kuzeyinde Esad'ın aleyhinde bir sonucu ortaya çıkarabilir. DSG merkezinde şu an Rusya aleyhinde bir durumun gerçekleşmediğini gorduğumden dolayı boyle bir askeri operasyondan ziyade Esad ile DSG yetkililerinin goruşme ihtimalini daha kuvvetle muhtemel bir durum olduğunu bunun da bir yonuyle Esad'ın dolaylı yoldan ABD ile irtibat kurması anlamına geldiğini duşunuyorum" ifadelerini kullandı.

' DSG İLE DİPLOMATİK ÇÖZÜM OLASI'

"ABD'nin DSG'ye etkisini dikkate alınca, Esad'ın bahsettiği diplomatik çozum olanaklı mı?" sorusunu ise Akbal şoyle yanıtlıyor:

"Benim Suriye'deki olayların başından beri ortaya koyduğum genel analiz, ne ABD'nin ne de Rusya'nın Suriye ile ilgili olarak savaş istemediği, buradaki sorunun çozumunun diplomatik yollarla ve bir değişim hukumeti ile olacağı yonunde. Buyuk çoğunluğun Suriye'ye ABD ve muttefikleri tarafından bir askeri operasyon yapılarak Esad'ın devrilmesini beklediği bir donemde benim kanaatim, ABD ve Rusya'nın bu konuyu sahada kuçuk ve ortulu operasyonlarla elde ettikleri avantajı birbirlerine karşı masada kullanarak diplomatik yollardan çozeceği yonundeydi ki bu ongorumun yeterince doğrulandığı açık bir şekilde ortada. Buna dayanarak DSG ile meselenin de diplomatik yollarla çozuleceği kanaatine sahibim."

Diplomasi seçeneğinin yok sayılmasının gerçekçi bir yaklaşım olmadığını, Rusya Lideri Putin'in de "Suriye'de sonsuza kadar kalamayız" şeklindeki açıklaması dikkate alındığında son donemdeki gelişmelerin Suriye'de bir donuşum surecine hazırlık olarak anlaşılabileceğini soyleyen Akbal "Pek çok analist kuçuk ve ortulu operasyonun olduğu yerde ise diplomasinin olmayacağını zannederek, açıklayıcılıktan uzak Buyuk Ortadoğu Projesi gibi muğlak kavramlarla konuya yaklaşıyor. Halbuki diplomasi uygulamasının en buyuk destekçisi savaşın değişen doğası çerçevesinde, ortulu, kuçuk operasyonlar ve istihbarat faaliyetleridir. Bundan dolayı Esad'ın DSG ile bir şekilde irtibat kuracağını ve buna dayalı olarak da ortak bir payda bulunma çabası içine girileceğini belirtmek isterim" diye ekledi.