Özet (TL;DR) @ 2018-06-09T01:32:00.000Z: Başbakan Binali Yıldırım, OHAL ile ilgili olarak, "Yakın zamanda OHAL meselesi yeni hükümetin gündeminde olacaktır ve kaldırılması cihetine gidilecektir" dedi. MHP lideri Bahçeli'nin af açıklamsıyla…



Turkiye

01:32 09.06.2018(Guncellendi 10:24 09.06.2018) URL'yi kısaltın

Başbakan Binali Yıldırım, OHAL ile ilgili olarak, "Yakın zamanda OHAL meselesi yeni hukumetin gundeminde olacaktır ve kaldırılması cihetine gidilecektir" dedi. MHP lideri Bahçeli'nin af açıklamsıyla ilgili olarak da "Gundemimizde bizim af yok" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, NTV'de yayınlanan 'Seçime Doğru' programında Oğuz Haksever'in sorularını yanıtladı.

Yıldırım'ın açıklamaları şoyle:

Kendileri yeni sistem g oz onune alındığında son başbakan. Sayın Başbakan Binali Yıldırım'la birlikteyiz. Çankaya Koşku'ndeyiz. Buradaki son faaliyetler de denebilir. Seçimlerden sonra ne olacağı konusunda bir tasavvur var mı?

  • Burası Cumhuriyet'in kuruluşuyla anılan bir yer. Önemi ne olursa olsun bdevam edecek. Başbakanlığın sona ermesiyle onemi unutulacak değil. Tarihi bir gerçeği var. Cumhuriyetimizin kurucu Gazi Mustafa Kemal'in yaşadığı ev muze olarak burada, Pembe Koşk burada ve hukumetlerin yıllar boyu gorev yaptığı yakın siyasi tarihimizin anılarının olduğu sadece Ankara'nın değil Turkiye'nin bildiği onemli bir mekan. Hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın gozumuzun içi gibi bakacağımızdan vatandaşlarımız emin olabilir.

' OYUMU İZMİR'DE KULLANACAĞIM'

İ zmir milletvekili adayısınız. Bu duyulur duyulmaz acaba Başbakan Binali Yıldırım seçimden sonra Meclis Başkanlığı'na aday olur mu diye yorum silsilesi geldi.

  • Şu anda biz bunları duşunecek durumda değiliz. Bir yandan Cumhurbaşkanımız bir yandan biz fellik fellik memleketin her koşesini dolaşıyoruz. Şu ana kadar 22 ilde vatandaşlarımızla bir araya geldik. Gunumuz Ramazan'ın bereketiyle dolu dolu geçiyor. Seçimleri aradan çıkaralım, yeni meclis oluşsun Cumhurbaşkanı seçimi belli olsun memleketin işleri sahipsiz kalmaz. Bir çozum bulunur bir şekilde. 22 bitti 16 mitingimiz var. Bunlara Ankara, İstanbul ve İzmir dahil değil. Özellikle Ankara ve İstanbul'u Cumhurbaşkanımızla beraber yapacağız. Ayrıca bir gun İstanbul'da ilçelerde bir gun Ankara'da ilçelerde son haftada seçim bolgem olan İzmir'de geçireceğim. Oyu da İzmir'de kullanacağım.

' AVUSTURYA AB GENELİNDEN AYRIŞTI'

Bug un ozellikle one çıkan Avusturya'nın 7 camiyi kapatma ve Turk din gorevlilerini sınır dışı etme kararı Turkiye'de buyuk bir tepki ile karşılaştı. Hukumetiniz ne diyor?

  • Doğrusu Avusturya bir sureden beri izlediği ırkçı politikalar ve soylemlerle zaten Avrupa Birliği'nin genelinden ayrışmış durumda. Yeni seçilen Başbakan maalesef gelecek hedeflerini iç siyasette akılcı olmayan kararlarla inşa etmeye çalışıyor. Avrupa'nın değerleri fikir ozgurluğudur, inanç ozgurluğudur, hoşgorudur. Alınan bu kararda bunların hiç birisi yok. Tamamen bir İslam duşmanlığı, din duşmanlığı var. Populist soylemlerle uzun vadede siyasette başarılı olma imkanı yoktur. Kısa vadeli çıkar elde etme adına 2 milyara yaklaşan İslam dunyasının tepkisini goze almak hiç de akıllı siyasetçiye yakışan bir şey değildir.

' DİN MESELESİNİ BAŞIMIZIN ÜZERİNDE TUTMAMIZ LAZIM'

  • Dunya din duşmanlığından, mezhep savaşlarından, ırkçılıktan çok buyuk bedel odedi. İkinci Dunya Savaşı'na bakın, Avrupa'daki mezhep savaşlarına bakın, Ortadoğu'daki olaylara bakın uzuntulerle doludur. İsrail-Filistin meselesinde de İsrail yonetiminin yaptığı tamamen bir bolgede dinler arası çatışmayı koruklemekten ote bir şey değildir. Dolayısıyla din meselesini başımızın uzerinde tutmamız lazım. Üzerinden yorum yapılacak, fikir yurutulecek bir mesele olarak gormeye başladığımız zaman yani dini ağzımızın seviyesine getirdiğimiz zaman ortalık karışıyor.

  • O bakımdan fevkalade yanlış bir karardır. Ne evrensel hukuk kurallarına ne Avrupa Birliği değerlerine ne de azınlıkların hak ve hukukuna sığacak bir karar değildir. Hele hele Avusturya'nın yakında Avrupa Birliği donem başkanlığını alacak olması çok daha durumu vahim hale getirmektedir. Boyle bir Avrupa Birliği ulkesine bu zihniyetteki yoneticilere Avrupa Birliği nasıl emanet edilir, onu Avrupalıların takdirine bırakıyorum. Tahammul edemeyen, kendinden farklı duşunen, kendinden farklı inanan insanlara tahammul gosteremeyenlerin birliğin vizyonunu, hedeflerini gerçekleştirmek için ortaya ne koyacaklar ben bunu merak ediyorum.

' BİZ KENDİMİZE OLAĞANÜSTÜ HAL İLAN ETTİK, VATANDAŞ İÇİN HAL OLAĞANDIR'

Bir ba şka guncel konu, Cumhurbaşkanı Erdoğan OHAL'in seçimlerden sonra kalkabileceğinin işaretini verdi. FETÖ ile mucadele belirli bir aşamaya geldi de ondan mı boyle işaret verildi?

  • (C) AA /

Evvelsi gun sayın Cumhurbaşkanımızın bu yonde bir açıklaması oldu. Doğrusunu isterseniz OHAL baştan beri hep soyledik, "Biz kendimize olağanustu hal ilan ettik, vatandaş için hal olağandır" dedik. İşi gucu, ticareti, memleketin, vatandaşımızın her şeyi normal gidiyor. OHAL bize ozellikle 15 Temmuz darbesinden sonra FETÖ paralel devlet yapılanmasıyla mucadelede bize onemli bir esneklik sağlıyor. Bu mucadelede de ciddi bir ilerleme kaydedildi. Mahkemeler hemen hemen darbeye bizzat bulaşanların hukumlerini veriyor, cezalar kesiliyor.

' İTİRAZLARI İNCELEME KOMİSYONU DETAYLI ÇALIŞMA YAPIYOR'

  • Çok az devam eden dava kaldı. Ayrıca bu ihraç edilenler, açığa alınanlar, memuriyet dışına çıkarılanlar bunlar konusunda da bir imkan getirdik. OHAL'e rağmen İtirazları İnceleme Komisyonu kurduk. Butun şikayetleri topladı komisyon. Hatta oylesine detaylı çalışma yaptılar ki bir kişi hakkında mesela sadece istihbarat kuruluşlarının verdiği bilgiler değil mahkemelerdeki dosya bilgilerini de veya medyadaki orada buradaki bilgileri de bir araya toplayıp teker teker değerlendiriyorlar ve sonuçlandırıyorlar.

' ZAAFIN YAŞANMASI OLASI DEĞİL'

  • Dolayısıyla bu mekanizmada yururluğe girdikten sonra bu mucadelede bir zaafın yaşanması çok olası değil. O yuzden sayın Cumhurbaşkanımızın bu açıklaması çok iyi bir açıklama olmuştur. Ümit ederim yakın zamanda OHAL meselesi yeni hukumetin gundeminde olacaktır ve kaldırılması cihetine gidilecektir. Seçim olacak, ondan sonra hukumet belli olacak. Bu seçimin en onemli ozelliği, seçim sandıkta belli olduğu zaman hukumet de belli oluyor. Meclis kompozisyonu da belli oluyor. Yeni sistemde guvenoyunu sandıkta millet veriyor. Tabii bu OHAL'in kaldırılması kuresel yatırımcılar açısından da onemli bir rahatlamayı getirecek.

' MHP İLE YOL ARKADAŞLIĞI KURDUK, İTTİFAK BİRDENBİRE ORTAYA ÇIKAN BİR İTTİFAK DEĞİL'

Milliyet çi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sozleri, "AK Parti adayları oyuna gelmeyin, Milliyetçi Hareket Partisi'ni dışlamaya gucunuz yetmeyecektir, fitneye duşmeyin. Milliyetçi Hareket Partisi uzerinde oyun oynamaya kalkmayın". Buna sayın Cumhurbaşkanı da katıldı. Cumhurbaşkanı da, "İttifakı bozamazlar" diye ozetleyebileceğim bir soz sarf etti. Ne demek istedi sayın Bahçeli?

  • Dediği çok açık. Biz bir yol arkadaşlığı kurduk. Cumhur İttifakı birdenbire ortaya çıkan bir ittifak değil. Hatırlarsanız 2016 zannediyorum ekim veya kasım ayında sayın Bahçeli çıktı, "Bu işler boyle gitmiyor, bu iki başlılıkla biz ulkeyi bir yere goturemeyiz. Bu ulkenin beka meselesidir. Dolayısıyla hem cumhurbaşkanı hem başbakan iki guçlu iradeyle ulke yonetilemez" dedi. "Dolayısıyla bir anayasa değişikliği yapıp bu işin adını koymak lazım. Ancak bizim buna sayısal gucumuz yetmiyor" dedi. Bizde bunu bir çağrı olarak kabul ettik. Ben yine hukumette başbakandım, partinin genel başkanıydım. Kendisi ile temasa geçtik ve ilk toplantımızı 10 Kasım 2016'da yaptık.

  • Prensip olarak sistem değişikliğini ongoren anayasadaki temel değişiklikleri hayata geçirmek oldu. O sureç 9 Aralık'ta Meclis'e anayasa değişiklik teklifinin verilmesiyle başladı. O sure içinde iki partinin gorevlendirdiği arkadaşlar çalıştı, hazırladı. Biz genel başkanlar olarak sayın Cumhurbaşkanımızın da goruşlerini alarak değişikliği yaptık Meclis'e verdik. Komisyonlarda 21 Aralık'a kadar devam etti. Sonradan da ocak ayında Meclis Genel Kurulu'nda goruşmeler tamamlandı ve 16 Nisan 2017 halk oylamasına giden sureç geldi. Bizim 2016 Ekim'inde başlayan bir ittifak surecimiz var. Bu 15 Temmuz hain darbe girişiminde çok daha guçlu hale geldi. Daha sonra Yenikapı ruhuyla bunu bir uzun soluklu uzun vadeli bir beraber bir yol yurumeye ittifaka donuşturme kararı aldık. Nihayet bunu 24 Haziran'da yapacağımız seçimlere taşıyacağımız Cumhur İttifakı'nı da kurduk.

  • (C) AA /

Olay, Cumhur İttifakı'nda Milliyetçi Hareket Partisi ve AK Parti var. Her iki partinin milletvekillerinin isimleri var, iki kolon arasında il il. Orada Milliyetçi Hareket Partili seçmenler kendi partilerinin milletvekili adaylarını, AK Partili seçmenler de kendi partilerinin adaylarına oy verecek. O oylardan tam kendi bolgesinde olmayıp her iki tarafa da yansıyan oylar olursa onlar da muşterek sayılacak. Neticede butun oylar toplanacak ayrı ayrı da toplanacak bulunan oran nispetinde o bolgedeki o seçim çevresindeki milletvekili dağılımı ortaya çıkacak. Bu tabii diğer ittifakın işleri de aynı olacak.

' MHP'Yİ DIŞLAMAK DİYE BİR ŞEY SÖZ KONUSU OLAMAZ'

  • Milliyetçi Hareket Partisi'ni dışlamak diye bir şey soz konusu olamaz, Milliyetçi Hareket Partisi'nin de AK Parti'yi dışlamak diye bir şeyi olamaz. Biz beraber çıkmışız bu yola. AK Parti'nin de Milliyetçi Hareket Partisi'nin de içinde bilgimiz dışında, çok lokal bazı olumsuzluklar olabilir. Biz bunları genele yaymak ve gel de oluyormuş gibi duşunmemiz soz konusu değildir. Biz her mitingimizde Cumhur İttifakı'na vurgu yapıyoruz. Milletin bekası için, ulkenin geleceği için, istikrarı için, ulkenin tek bayrak, tek vatan, tek bayrak, tek devlet ulkusu etrafında oluşturulmuş bir birliktelik olduğunu hep soyluyoruz. Dolayısıyla aramıza fitne sokmaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz.

' GÜNDEMİMİZDE AF YOK'

Yine say ın Bahçeli'nin af ısrarını gundeme getireceğim. Seçimden sonrada ısrarlı olursa tavrınız ne olur?

  • (C) AA /

Gundemimizde bizim af yok. Sayın Bahçeli bunu gundeme getirdi. Tabii onlar ayrı siyasi parti biz ayrıyız. Bizim gundemimizde yok. Seçimden sonra ne olur ne biter Meclis kompozisyonu belli olmadan, Cumhurbaşkanlığı seçimi belli olmadan bu konuda bir formul koymak bir fikir ortaya koymak sağlıklı olmaz. Ama bugunku durum çok açık ve net bizim hele hele FETÖ ile mucadele devam ederken PKK bolucu orgutlerle DEAŞ ile mucadele devam ederken, milletin vicdanını sızlatacak kararlara biz olur dememiz mumkun değil.

' BAHÇELİ, DEMİRTAŞ'IN SERBEST BIRAKILMASI İSTENİYORSA KADER KURBANLARINA DA AF OLSUN DEDİ'

  • Sayın Bahçeli ile bu hususu ben goruştum. Biraz sayın Bahçeli maalesef tabii Selahattin Demirtaş'ın dışarı çıkması lazım, diğer adayların gidip ziyaret etmeleri filan nasıl oluyorsa boluculeri cesaretlendiren, Kurt vatandaşlarımızı isyana çağıran birisine bu kadar sahipleniliyor, dışarı çıkması isteniyor diye ondan rahatsız olduğunu anladım konuşmalarından. Madem oyle kader kurbanlarına da af olsun diye bir beyanatı oldu.

Yunanistan 'ın darbecileri serbest bırakması uzerine Yunanistan'la geri kabul anlaşmasını durdurdu Turkiye. Bunun sonuçları ne olacak Ege'de ve daha başka bir takım tepki içerikli kararları olabilir mi Turkiye'nin?

  • Komşumuz olarak Yunanistan'ın bu yaptıklarını kabul etmemiz mumkun değildir. Biz buyuk mucadele içerisindeyiz. Bu ulkenin bekasına karşı bir darbeye girişmiş olan, o kadar şehidimizin gazimizin olmasına sebep olan bu FETÖ unsurlarını serbest bırakmak, iyi komşuluk ilişkilerine sığmaz. Ama burada da bir kafa karışıklığına sebep vermemek lazım. Yunanistan'la ikili geri kabul anlaşmamız var bir de Avrupa Birliği ile geri kabul anlaşmamız var. Biz ikili geri kabulu durdurduk, Avrupa Birliği ile geri kabul anlaşmasını iptal etmemiz soz konusu değil.

Kandil en a ğırlıklı konulardan biri. Kuzey Irak içlerindeki operasyonun durumu nedir?

  • Tabi bizim FETÖ ile PKK ile onun uzantısı PYD-YPG ile ve DEAŞ'la mucadele eden 3 orgutle aynı anda mucadele eden başka ulke yok. Biz son iki yılda terorle mucadelede bir konsept değişikliğine gittik. Savunma değil taarruz esaslı bir mucadele yontemi seçtik bunun da sonuçlarını gorduk. Gittiğim doğu ve guneydoğu illerinde insanların uzerinde terorun baskısı kalkmış, ozguvenleri artmış insanların. Bayraklarını dalgalandırıyorlar, yaylalarda surulerini otlatıyorlar muthiş beklenti geleceğe yonelik muthiş bir heyecan gordum. 

' YURTİÇİNDE TERÖRÜ GÜNDEMİN BİRİNCİ MADDESİ OLMAKTAN ÇIKARDIK'

  • Yurtiçinde teroru gundemin birinci maddesi olmaktan çıkardık. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu çalışmaları yaptık ve gerek silahlı kuvvetlerimiz gerek jandarmamız, polisimiz, guvenlik korucularımız, ozel kuvvetlerimiz çok iyi bir koordinasyon içinde başarılı bir faaliyet yaptılar. Ancak sınırlarımız dışından da girişler devam ediyor. Bunu Suriye'de buyuk oranda onledik. Cerablus'tan Afrin'e kadar bu bolgedeki butun teror unsurlarını temizledik. Gerek ulkemize donen gerek başka yerlere gitmek zorunda kalan oranın yerli halkı memleketlerine donduler. 

' EN BÜYÜK SIKINTIYI KUZEY IRAK'TAN YAŞIYORUZ'

  • Ama Fırat'ın doğusunda sorunumuz devam ediyor. Şimdilik Irak sınırına kadar olan bolgeyi bir kenara bırakalım. Munbiç meselesine malum Amerika ile goruşuyoruz. Ama Kuzey Irak'taki olay yeni değil. Yıllardır biz en buyuk sıkıntıyı Kuzey Irak'tan yaşıyoruz. Irak merkezi hukumeti zaman zaman kendi iç meselelerine daha çok yoğunlaştığı için bolgedeki PKK faaliyetlerine karşı tedbir almakta zorlanıyor. Özellikle Kerkuk'te Musul'da olup bitenler. Önce PKK daha sonra DEAŞ'ın orada yaptıkları butun guçlerini de DEAŞ'ı yok etmeye harcadılar dolayısıyla oradaki PKK yapılanması konusunda fazla bir katkı sağlayamadılar. Biz de terorden vatandaşlarımızın zarar gormesini onlemek can ve mal guvenliğini sağlamak için hudut otesi sıcak takip de yapıyoruz. Bu yeni değil yıllardan beri yapıyoruz.

  • Ama şimdi biraz daha farklı bir modele geldi. Suriye'dekine benzer bir uygulama Kuzey Irak sınırlarımızın 30 kilometre derinliğinde 300 kilometrekarelik bir alanda silahlı kuvvetler unsurlarımız konuşlandı. Yani içerilerden gelecek teror faaliyetlerini sınırlarımız içine girmeden etkisiz hale getirmek için faaliyetlerini surduruyorlar. Havadan bunu çokça yapıyorduk ama karadan sahada yok etmeye yonelik ciddi bir adımdır. Bunun otesi Kandil de olabilir, Mahmur da olabilir, Sincar da olabilir.

' TEHDİT NEREDEYSE, ORALAR BİZİM İÇİN HEDEFTİR'

  • Tehdit neredeyse, teror nereden bize zarar veriyorsa oralar bizim için hedeftir. Tabii bunu biz komşu ulkelerimizle birlikte yapmayı tercih ederiz. Defalarca bu konuda goruşmelerimiz oluyor. Onlarda bu konuda isteksiz değil ama ellerindeki imkanlar içinde bulundukları şartlar buna elvermiyor her zaman. O bakımdan biz terorle mucadelede uluslararası hukuktan doğan haklarımızı bugune kadar kullandık bundan sonrada kullanmaya devam edeceğiz. Bizim ne Irak'ın ne Suriye'nin topraklarında gozumuz yok. Bizim derdimiz ulkemizin guvenliğini sağlamak insanlarımıza kasteden teror orgutunun zararlarını ortadan kaldırmak.

B olge ulkeleri İran, Bağdat yonetimi ve hatta Irak bolgesel Kurt Yonetimi buralarla iş birliği olmadan Kandil'in tamamen bertaraf edilemeyeceğine dair yaygın bir kanaat var. İş birliği var mı?

  • Bir sorunumuz yok. İran da PKK'ya karşı, Irak merkezi hukumeti de karşı, peşmerge yonetimi de karşı PKK'ya. O bakımdan bir sıkıntı yaşayacağımızı zannetmiyorum.

Menbi ç konusunda once heyet goruşmeleri oldu, ardından iki bakan bir araya geldi ve diplomasi ile ilerliyor. 4 Haziran'da başladı; Turkiye'nin ısrarı ile hızlı sonuç alma soz konusu oluyor.

  • 90 gunluk bir takvim var. Bu takvim uygulanmaya başladı. Ama biz tedbiri elden bırakmıyoruz. Geçmiş donemde verilen sozler sahada yansımadı. Obama yonetimi PYD ve YPG'lileri Fırat'ın doğusuna geçireceğiz dediler ama sozde kaldı. Şimdi bu yazılı bir dokuman var, gereğinin yapılmasını yakından izleyeceğiz. Hedef Munbiç'in guvenliğinin sağlanması, Munbiçlilere ait olması onlar tarafından yonetiminin ele alınması. YPG'nin PYD'nin SDG'nin baskılarının tamamen yok edilmesi. Bu konuda bir fikir birliği var bir irade hem Amerika'da hem Turkiye'de var. Umarım kısa surede hayata geçer.

T urk askerinin oradaki varlığı ne zaman olur?

  • Bu iki ulke arasında yapılacak bir faaliyet olduğu için koordinasyon gerektiren bir şey. O yuzden benim tek taraflı bir takvim telaffuz etmem yakışık olmaz. Planlamalar yapılıyor.

' ABD YPG İŞBİRLİĞİ HAKKINDA BİZE 'TERCİH DEĞİL, MECBURİYET' DEDİ'

Menbi ç konusunu diplomasi ile çozdunuz Fırat'ın doğusu içinde aynı model uygulanabilir mi?

  • Bizim tercihimiz diplomasi. Zaten Amerikalıların PYD/YPG ile iş birliği yaparken bize soyledikleri, "Bu bir tercih değil bir mecburiyet". DEAŞ'ı yok etmek için mecbur kaldık dediler. DEAŞ bitti şimdi hala ne işi var bu adamların orada. Amerika bizim muttefikimizse NATO'da ortağımızsa yapacağı tek şey "hadi kardeşim gule gule işinize" onun dışında bir tutum dostluğa sığmaz. Ülke guvenliğinin terorle mucadelenin Fırat'ın doğusu batısı diye bir şey olmaz. Biz Fırat'ın doğusunda da bir yakın tehdit gorursek oncelikle muhatabımıza bunu bertaraf edelim deriz. Olmadı kendimiz yaparız.

' MUŞ'TA İNSANLAR BİZİ GÖRDÜĞÜ ZAMAN PENCERELERİNİ KAPATIP PERDELERİNİ ÇEKİYORLARDI'

Kampanyan ız boyunca Doğu ve Guneydoğu illerine epey zaman ayırdığınızı gozluyoruz. Orada ne gozluyorsunuz?

  • Hemen hemen butun illere gitmeye gayret ettim.  Orada gorduğum hava beni çok umutlandırdı çok memnun etti. Biz bu çukur hendek siyaseti, PKK'nın isyan başlatması şehirlerde, koylerde baskı uygulaması insanları canından bezdirdiği donemle şimdiki donemi karşılaştırıyorum. Muş'un caddesinden giderken o zaman insanlar yan gorduğu zaman pencerelerini kapatıp perdelerini çekiyorlardı ya da sırtlarını bana donuyorlardı. Ama şimdi muthiş bir şekilde selamımıza karşılık veriyorlar bize çok hoş bir karşılama yapıyorlar.

' ŞİMDİ 'BİZİ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN ELİNE BIRAKMAYIN' DİYORLAR'

  • Diyorlar ki, "bizi bir daha teror orgutunun eline bırakmayın". "Biz devletimize guveniyoruz ama hala kafamızda tereddut var. Tamam temizlediniz ama burada bırakmayın kalıcı hale getirin, terorun izlerini silelim." İşyerleri açalım gençlerimize işyerleri açalım. Bolgenin zaten altyapısı tamam. Bitlis'in, Muş'un yolları altyapısı İstanbul'dan Ankara'dan farklı değil. 4.5G internet orada da var. Ama guvenlik olmayınca huzur olmayınca uzun vadeli yatırımcı da gitmiyor oraya.

' ETLE TIRNAK GİBİYİZ'

  • Şimdi artık bunu da hallettik, bundan sonra daha fazla bolgeye pozitif ayrımcılık yaparak yatırımları teşvik edeceğiz. Oradaki gençlerimizin gelecek hayallerini gerçeğe donuşturmesi için projeler ureteceğiz. Hem eğitim alanında hem spor alanında hem uretim, ekonomi, kalkınma bu konuları artık konuşacağız. Teroru, silahı, oldurmeyi, bolunmeyi bunları artık kenara bırakacağız. Biz Kurt olabiliriz, Turk olabiliriz buna biz karar vermiyoruz ki. Anamızı babamızı biz mi seçtik?  Ne onemi var. Etle tırnak gibiyiz.

  • Bazı emperyal guçler bolgede Kurtlerin kanı ve canı uzerinden bir proje geliştiriyorlar. "Biz size devlet kuracağız" diyorlar. Kurtler, Turkler Anadolu topraklarında bin yıldır beraber yaşıyor. Kurtlerin de, Turklerin de, Arapların da, Çerkezlerin de kim olursa olsun bizim devletimiz belli Turkiye Cumhuriyeti devletidir. Bayrağımız belli. Bir olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, birlikte Turkiye olacağız, farklılıklarımızı her zaman zenginlik olarak goreceğiz. Yani hepimizin birbirimizden farklı ozellikleri var. Saçlarımız farklı ten rengimiz farklı goz renklerimiz farklı olabilir ama gozlerimizden duşen yaşların renkleri hep aynı. Onun için ne Turk'u ne Kurt'u ne Sunni'si ne Alevi'si bizi yakar bizim ateş sondurmektir çaresi.

Sosyal ve k ulturel alanda yapılması gerekenler var mı? Cumhurbaşkanı Kurt sorunu bitti demişti.

  • Ben de Kurt sorunu filan yok diyorum. Sorun PKK sorunudur teror sorunudur. Teror sorununu çozduğumuz zaman mesele kendiliğinden halloluyor. Ondan sonra kalkınmaya odaklanacağız. Haklar konusunda zaten çok adım attık. İlçe isimlerinden tutun ana dilde seçmeli eğitim yapmayı.  Kurtçe klasiklerin basımına, Kurtçe televizyonların yayınına kadar, Kurtçenin universitelerde enstitu duzeyinde dil olarak eğitim olarak kabul edilmesine kadar birçok reformu gerçekleştirdik. Tek sorunumuz PKK ile Kurt vatandaşlarımızı birbirinden ayırmak. PKK'nın Kurtler diye bir sorunu yok Kurtlerin PKK diye bir sorunu var. Bu sorunu da buyuk oranda gundemden çıkarmış vaziyetteyiz.

Bir mitingte benimde ge çmişim Kurt dediniz.

  • Ben Erzincanlıyım ama bizim buyuklerimizin bir kısmı Urfa'da bir kısmı Bursa'da bir kısmı da Ağrı'da bulunmuşlar. Ağrı Tahir bolgesinde yaşamışlar. Dolayısıyla oradan bizim dedelerimizin babaları Erzincan gelmişler ve bizim koyumuze yerleşmişler. Bizim koyumuzde bize Kurtler diye hitap ederlerdi. Bunun sebebi de koye sonradan gelenlere Kurt diyorlar. Daha onceden yerleşenler yerlisi sonradan gelip yerleşmişiz bizi Kurt diye tanımlıyorlar. Biz Kurtlerle Turkler Erzincan'da bir arada yaşıyor. Alevi hemşerilerimizle biz Sunni hemşerilerimiz iç içe yaşar. Benim ilçemde 125 koy vardır bunun neredeyse 3'te 1'i Kurt koyudur, diğeri Sunni koyudur ama hiç aralarında bir sorun olmaz. Alışveriş yaparlar, misafirlik yaparlar, kirve olurlar. Bizim boyle bir sorunumuz hiç olmadı. Hatta benim adımı da koyan bir Kurt komşumuz. Onun ahlakı, yaşamı insanlığından etkilenip onun ismini koymuşlar. Boyle bir ilişkimiz var. Benim orada soylediğim bundan ibaret.

Meydanlardaki tart ışmalara gelirsek ilk konu Fethullah Gulen'in iadesi dosyası tartışması. Malum Cumhuriyet Halk Partisi'nden bir heyet sonunda Adalet Bakanlığı'nda bir inceleme yaptı.

  • Bir kere FETO'nun iadesi konusunda biz hukumet olarak bir eksiğimiz zafiyetimiz yok. 84 klasor belge gonderdik, 100'den fazla yazılı sozlu girişimimiz oldu. Amerika ile yaptığımız her temasın birinci maddesi Fethullah Gulen'in iadesi. Yani en son Muharrem İnce çıktı ben birisi ile goruştum iadesi usulune uygun yapılmamış. Olsa olsa birisi Amerika'dan arayıp Muharrem İnce'yi işletmiştir.

Orada i şletme konusu gundeme gelince, "O zaman demek ki bizi dinliyorlar" bir sav ortaya atıldı.

  • Nasıl oyle bir sonuç çıkarmış oradan bilemiyorum. Bunun ne kadar gayriciddi bir yaklaşım olduğunu gostermek için soyledim. Muharrem İnce bu işin detayına girerse içinden çıkamaz. Turkiye bir hukuk devleti, heyetleri de geldi enine boyuna incelediler bakalım ne açıklayacaklar. Sen asıl olan bu teror orgutunun başını buraya getirmek mi değil mi? Meselenin ozunu bir tarafa bırakıyorsun teferruatla gundem oluşturmaya çalışıyorsun. Bu da biraz garip değil mi?

Bedelli konusunda siz de deme ç verdiniz seçimden sonra ele alacağız diye. Ayrıntılar konusunda haber çıktı, ucret konusunda 20-25 bin dendi.

  • Bunların hiçbirisinin gerçekle alakası yok. Zaten seçimlere sayılı gunler kaldı yeni yonetim bunu gundeme alacaktır. Benim soylediğim sanki Cumhurbaşkanımızla farklı soyluyormuşum gibi bir anlam da çıkarmaya çalıştılar. Hiçbir fark yok. Askerlik çağına gelmiş 5 milyonun uzerinde gencimiz var. Bu gençler diyor ki bizi askere alın, biz sizi alamayız diyoruz. Bu kadar imkanımız yok, kapasitemiz, ihtiyacımız yok. O halde bizi rahat bırakın hayatımızı yonlendirelim, rotamızı belirleyelim. Evleneceğiz, ev kuracağız, iş kuracağız, hayata atılacağız, planlarımız var. Biz ne kadar daha çok bekleyeceğiz diye soruyor. Haklı. Askerlik bir anlamda sivildeki vatandaş için ayak bağıdır. İşe gidince soruyorlar askerliğini yaptın mı diye, evlenmeye gidince de soruyorlar. Askere almıyorlar ne yapacak bu gençler?

  • Biz her yıl 350 bin civarında asker alıyoruz. 5 milyonu eritmek için 15 sene lazım. Ayrıca yeni gelenler var. Dolayısıyla bu bedelli bedelsiz meselesi değil bu yeni hukumetin ele alıp kalıcı koklu bir çozum bulması gereken bir konu. Dolayısıyla bunu yaparken tabi silahlı kuvvetleri goruş ve kanaatleri onemli. Ülke savunması, terorle mucadele gibi hassas konularında zaafiyete uğramaması. Biz, son iki senedir silah altına alınan erleri operasyonlara çıkartmıyoruz. Profesyoneller daha çok katılıyor. Silah altındaki gençlerimiz arka planda lojistik hizmetleri yerine getiriyorlar. 15 Temmuz'dan sonra biz profesyonelleşmeye hız verdik. Bunu da dikkate alırsak gelecek yıllarda askerlik vazifesi konseptini yeni baştan ele almak gerekiyor.

Başbakan Yıldırım'ın açıklamalarından diğer satır başları;

  • (Son anketlere ilişkin) Anketler fena değil. Bizim beklediğimiz doğrultuda geliyor ama gerçek anket sandıktır.

  • (İmar barışı başvuruları) Turkiye'de ne yazıkki imara aykırılığı olan binalar yapılmış. Projesini uygularken eklenti yapmış, olçulerini değiştirmiş, balkonu yok balkon yapmış. Bir de devletin arazisine gidip ev yapmış. O kadar çok imara aykırılık var ki. Doğalgaz bağlanamıyor, alt yapı hizmetleri verilemiyor. Bugunun problemi dğeil 40 yıllık birikmiş bir problem. Yapılan yanlışa gozlerimizi kapatmıyoruz bunları Yapı Kayıt belgesi veriyoruz.  Yapı Kayıt belgesi binaya kullanma hakkı veriyor.

  • (AK Parti'nin seçim vaatleri) Turkiye'nin 16 yıl içerisinde el atılamayan sorunlarına el atan bizim iktidar. Her şeyi de bir anda yapamıyorzun. İmkanlarımız el verdikçe yapmaya devam ediyoruz.

  • (C) AA /

(MB'nin faiz artışları) ABD ve AB faizleri artırıyor. Bu ne demek, ABD ve AB fon yatırımcılarına paraları geri getirin diyor. Bundan gelişmekte olan piyasalar etkileniyor. Yılbaşından beri petrol fiyatları artıyor. Petrole bağımlı bir ulkeyiz, bunun getirdiği olumsuzluklar var. Butun bunlara rağmen Turkiye'nin ekonomisi guçlu. Bankalarımızın sermaye yeterlilik oranı yuzde 15 seviyesinde. Batık kredilerde oran yuzde 2.9. Bazı derecelendirme kuruluşları arka arkaya not duşuruyor, bankaların notunu duşuruyor, Turkiye'yi izlemeye alıyor. Boyle bir karar alma gundeminde, programında yok. Alelacele toplanıp karar alıyorlar, 'Nasıl Turkiye'de seçimlerin gidişatını etkileriz? Biz ekonomide ne yapacağımızı biliyoruz. 15 yıl içerisinde Turkiye real olarak 2.3 kat buyudu, dunya 1.7 kat buyudu. Enflasyon biraz arttı ama unuttuk 2002 oncesi yuzde 70'lerdeydi. Enflasyon en kotu şeydir,  kararlı mucadele devam edecek.

  • Eğitimde ilk dort seneden sonra yonlendirme olacak. Üniversiteye erişimde Turkiye, dunyada ikinci olacak.