Özet (TL;DR) @ 2018-06-07T11:55:00.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisinin Muharrem İnce'yi 'harcamak' için cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiği iddiaların herhangi bir gerçekliği bulunmadığını söylerken "Varsın öyle…



Kılıçdaroğlu, Number One Turk ve Number One FM ortak yayınında soruları yanıtladı.

(C) Fotoğraf : İYİ Parti

' BİR DİP DALGA BAŞLADI'

Kılıçdaroğlu, partisinin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin çıktığı televizyon programlarda reytinglerin arttığını belirterek, şunları soyledi:

"Bir dip dalga başladı. İnşallah ayın 25'inde Muharrem Bey cumhurbaşkanlığı seçimi kazanır ve Turkiye yeni bir yuz, yeni bir anlayışla çağdaş uygarlığı yakalamak için bir mucadelenin kapısını açmış olur. Hayatın her alanına dokunan, toplumun tum kesimlerinin saygısını ve guvenini kazanan bir kişi. Dolayısıyla aynı zamanda dunyanın da guveninin kazanacak olan bir kişi. Çunku demokrat, uygar bir kişiliği var. Yargıya, duşunce ozgurluğune, kuvvetler ayrılığına  saygı duyuyor, demokratik parlamenter sistemin ne kadar değerli bir kurum olduğunu biliyor. Bunları toplumun onune koyduğu zaman elbette guven verecektir ve toplumdan guven desteğini alacaktır."

' SEÇİLMESİ İÇİN HER TÜRLÜ ÇABAYI BEN DE HARCADIM'

(C) AA / Cem Öksuz

Kılıçdaroğlu, sosyal medyada "Partinin başına geçirmediniz, ulkenin başına mı geçireceksiniz" şeklinde bir kampanya olduğu, "Kemal Bey aslında Muharrem İnce'yi harcamak için cumhurbaşkanı adayı yaptı. Çunku kendisine rakip olacaktı" şeklindeki soylemlere ilişkin, "Varsın oyle duşunsunler. Bizim rekabetimiz sağlıklı, tutarlı, demokratik bir rekabettir. Parti içi politikada benim rakibimdi. Oturduk, yarıştık ama onu yine listenin başına koydum, seçilmesi için her turlu çabayı ben de harcadım. Onu harcamak değil, tam tersine kazanmak için her turlu çabayı gosterdim. Partimiz açısından da son derece değerli." yanıtını verdi.

' GÜL İLE YAPILMIŞ BİR GÖRÜŞMEM YOK'

Kılıçdaroğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gul'un cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına ilişkin soruyu ise, "Bizim bu konuda, CHP olarak benim bu konuda Sayın Abdulah Gul ile yapılmış bir goruşmem yok. Ben de belki pek çok siyasi gibi gazetelerden haberleri okudum. Sayın Abdullah Gul, Cumhurbaşkanı olduktan sonra tarafsızlığını koruyan cumhurbaşkanlarından birisidir. Ayrıldıktan sonra da hiçbir partiye uye olmadı. Tarafsızlığını korudu, verdiği sozun gereği olarak. Kendisine saygı duyuyoruz" karşılığını verdi.

' TAŞIMALI SİSTEMİ KALDIRACAĞIZ'

Kılıçdaroğlu, İnce'nin cumhurbaşkanı, CHP'nin iktidar olması halinde eğitim sistemini tepeden tırnağa değiştireceklerini kaydetti.

Bu değişimi siyasiler değil, eğitimcilerin gerçekleştireceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Çocuklarımızı, Turkiye'yi çağdaş uygarlığa taşıyacak eğitimle donatmak için eğitimciler, pedagoglar, universiteler bir araya gelecek. Okul oncesi eğitimden başlayacağız. Butun mahallelerde ucretsiz kreşlerimiz olacak. Her anne her baba çocuğunu sabahleyin kreşe bırakacak. Birleştirilmiş sınıf uygulamasını kaldıracağız. Taşımalı eğitimi kaldıracağız. Nerede oğrenci varsa, orada okul ve oğretmen olacak" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, butun Organize Sanayi Bolgelerinde (OSB) yatılı teknoloji liseleri kuracaklarını kaydederek, teknoloji liselerinin yuksek katma değerli çıktı ureteceğini aktardı.

6 yıl ve yatılı olacak okullarda oğrenciler ilk 3 yıl okuyup sonra aldığı eğitime gore çalışmaya başlayacağını, sosyal guvenlik primlerini Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) odeyeceğini, belirterek, "Bu okulların yonetimi OSB ile MEB tarafından muştereken yapılacak. YÖK kaldırılacak. Gençler universite yonetimine katılacak" dedi.

AK PART İ'NİN SEÇİM BİLDİRGESİNE TEPKİ: 16 YILDIR NİYE YAPMADIN?

AK Parti'nin seçim bildirgesinde "Nitelikli-niteliksiz okul ayrımını kaldıracağız" ifadesinin yer aldığına değinen Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti:

"16 yıldır kaldırmadın yeni mi kaldıracaksın? Bizim seçim bildirgemizde ongorduğumuz hedefleri kendi seçim bildirgelerine koymuşlar. Önumuzdeki sureçte neyi, neden vaat edeceklerini ve neyi, nasıl yapacakların bilmiyorlar. 16 yılda 14 kez eğitim sistemini değiştirdiler, kişiye, bakana, burokrata gore. Bu çocuklarımızın kobay olarak kullanılması demektir. Kendi çocuklarını eğitim politikasında kobay olarak kullanan tek ulke dunyada Turkiye'dir. Bu ayıptan da Turkiye'yi kurtaracağız. Bugun dijital çağdayız. Turkiye bu hızı yakalamak zorunda ama bunu AK Parti hukumetiyle yakalayamayız. Neden? Teknolojinin, bilginin ne olduğunu bilmiyorlar. Bilim insanının ne kadar değerli olduğunu bilmiyorlar. Bini aşkın universite hocasını kapının onune koydular. Niçin? Barış bildirisine imza attılar diye. Bilim insanının duşuncesine saygı gostermeyen bir iktidar Turkiye'nin geleceğini belirleyebilir mi? Turkiye'yi çağdaş uygarlığa taşıyabilir mi? Duşunceyi ifade ozgurluğu kadar daha değerli bir şey var mı?"

' AYDA 1000 LİRA AİLE SİGORTASI VERECEĞİZ'

Turkiye'de 18 milyon kişinin devletten yardım aldığı, iktidar değiştiğinde, bunların kesilmesi gibi bir korku olduğuna ilişkin soru uzerine Kılıçdaroğlu, "Tam tersine sosyal yardımları artıracağız. Sosyal yardımların yoksulun onurunu koruyacak yapacağız. Aile sigortası getireceğiz. Yoksul hanelerin banka hesabına duzenli ayda 1000 lira yatırılacak. Keyfi olarak seçim donemlerinde yapılan yardım paketleri değil. Her ay duzenli 1000 lira verilecek" dedi.

' BİZ ÜRETİCİ OLMAK İSTİYORUZ'

İnternet universitesi oluşturup oluşturulamayacağına ilişkin soru uzerine, dijital çağda bunların hepsinin mumkun olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, OECD'nin son verilerine gore oğrenim çağındaki çocukların yuzde 65'inin iş hayatına başladıklarında yeni icat alanlarda çalışacaklarını soyledi.

Okuldan mezun olduktan sonra ortaya çıkan yeni alanlarda oğrencilerin yetiştirilmesi gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti:

"Biz bunu da aşmak için de İnsan Kaynakları Bakanlığı kurmaya karar verdik. Yani yaşam boyu eğitim. Bir insan okulda gorduğu eğitimle çalışma yaşına geldiğinde o eğitimin buyuk bir kısmının yok olduğunu, yeni alanların çıktığını goruyor. O alanlarda insanların çalışması için de ozel bir eğitime ihtiyaç var. İnsan Kaynakları Bakanlığıyla bu ihtiyacı gidereceğiz. İnsanoğlu tekerleği 3 milyon yılda buluyor. Bugun her saniyede birden fazla buluş var. Seçim bildirgemizde, Turkiye'nin buyuk değişime ve donuşume ihtiyacı var, diyoruz. Eğer bir ulke o hızlı değişimi ve donuşumu yakalayamazsa dijital dunyanın dışında kalır. Katma değeri yuksek urun ureten ulkelerin tuketicisi konumuna geliriz. Oysa biz uretici olmak istiyoruz."

ERDO ĞAN'A: BİZİM O TARAFLARDA BEZİMİZ YOK, SADECE TEBESSÜM EDERİZ

Kılıçdaroğlu, kendisine yonelik diktator soylemlerine ilişkin, "Diktatorler yonetim konumundaki kişiler için kullanılır. Yoneten kişiler için kullanılır. Ben Turkiye'yi yonetmiyorum ki, yoneten o. Nasıl yonettiğini de dunya biliyor zaten. Ben kendisine zaman zaman diktator dediğim için onu çevirip bana diktator diyor. Bizim o taraklarda bezimiz yok, sadece tebessum ederiz" dedi.

' NİYE EKONOMİ KONUŞMUYOR? ÇÜNKÜ GİDİCİ'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi konusunu hiç konuşmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şoyle devam etti:

"Hangi sınav yapılacağını belirleyen o. Kadınların kaç kez doğum yapacağını belirleyen o. İşe girmeyi belirleyen o. Üniversite sınavlarını belirleyen o. Yani her şeyi belirleyen o. Ekonomik kararlara, Merkez Bankası'na mudahale eden o. Dolayısıyla her şeyi yapıyor, niye ekonomiyi konuşmuyor. Seçilirsem şu tarihte şunları yapacağım diyemiyor. Niçin? O da dip dalganın farkında. Çunku gidici."

' BORÇ ALMADAN EKONOMİYİ YÖNETEMİYORLAR'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dış guçler diye tanımlanan şeyin Londra'da borç para istenildiğinde, bunu temin eden, nakdi bulunan ekonomik guçler olduğunu ifade ederek, şoyle devam etti:

"Siz gidip borç para istemezseniz sizi nasıl etkileyecekler? Dolar yerinde duruyor zaten. Sizi gidip yalvarıyorsunuz. Erdoğan, Mehmet Şimşek, burokratlar niye Londra'ya gitti? Niye yalvarıp yakarıyorlar 'bize borç para verin' diye? Yalvarmayın, rest çekin, biz de size destek olalım. İkili oynuyorlar. İçeride dış guçler. Dışarıya gidip yalvarıyorlar. 'Ne olursunuz bize para verin.' Önumuzdeki 1 yılda 240 milyar dolar borç odemek zorundalar. 240 milyar dolar para bulmak zorundalar. Faiz lobisi de 'Ben de para var, vereceğim. Faizi yukselt. Yoksa vermem.' diyor. Bunlar once yukseltmeyeceğiz dediler. Olur siz bilirsiniz. Adamların herhangi bir şekilde bize uyguladıkları bir şey yok ki. Borç vermem diyor. Vermeyince Turk Lirası değer kaybediyor. Dolar yerinde duruyor. Bunlar yakayı tefeciye kaptırdılar da ondan. Borç para almadan ekonomiyi yonetemiyorlar. Yaka tefeciye kaptırılmış vaziyette. "

' CAN VE MAL GÜVENLİĞİ YOK, YABANCI SERMAYE GELMİYOR'

Kılıçdaroğlu, iktidar olduklarında ekonomideki kotu gidişi duzeltmek için onlem alacaklarını dile getirerek, Muharrem İnce Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğunda bir ay içinde OHAL'i kaldıracağını soyleyeceğini, bunun dunyaya Turkiye'nin demokrasi konusunda onemli bir adım attığı mesajı olacağını soyledi.

Can ve mal guvenliği olmadığında yabancı sermayenin ulkeye gelmeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası'nın enflasyonla mucadele araçlarına siyasal mudahalede bulunulmayacağı, bağımsızlığına dokunulmayacağı şeklinde de açıklama yapılacağını, bu iki açıklamanın da kısa vadede her şeyi çozeceğini soyledi.

' BU PARA NEREYE GİTTİ?'

Turkiye'de 79 yılda butun hukumetlerin 713 milyar dolar para harcadığını belirten Kılıçdaroğlu, 2003-2017 arasında ise AK Parti hukumetlerinin harcadığı paranın 2 trilyon 73 milyar dolar olduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, bu paranın nereye gittiğinin hesabının verilmesi gerektiğini belirterek, "Turkiye'de para var ama paranın kimin için kullanılacağı çok onemli. Halk için mi, yoksa cebimizi doldurmak yandaşı zengin etmek için mi? Asıl sorun bu, gençlerin de asıl bilmesi gereken konu bu. Şunu sormalılar 2 trilyon doları nereye harcadınız. Bir şeker fabrikası bile yapmadılar. Hangi fabrikayı yaptı devlet? Sadece var olan fabrikaları sattılar" değerlendirmesinde bulundu.

Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda asgari ucretin 1 Ocak 2019'dan itibaren net vergisiz 2 bin 200 lira olacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, şu anda bir milyon 644 bin emeklinin bin 500 liranın altında aylık aldığını belirtti.

' MEDYA ALANINDA ÖZEL YASA ÇIKARTACAĞIZ'

Kılıçdaroğlu, kendileri ile iktidar partisinin geleceği bakışı arasında buyuk fark olduğunu anlatarak, "Biz onumuzdeki 50 yılı 100 yılı duşunuyoruz. Onlar, yarın sabah ne olacağını bilmiyorlar" dedi.

Medya patronlarının sadece medya işleriyle uğraşması gerektiğini aktaran Kılıçdaroğlu, bununla ilgili ozel bir yasal duzenleme getireceklerini soyledi.

Kılıçdaroğlu, medya çalışanlarının tamamının sendikalı olmasını sağlayacaklarını ifade ederek, medya çalışanlarının patrona rağmen haberinin arkasında duracak guce kavuşmasının ancak sendika ile mumkun olduğunu aktardı.

' BÖLGE ÜLKELERİN KATILIMIYLA OBİT'İ KURACAĞIZ'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP iktidarı durumunda Turkiye'ye sığınan Suriyelilerle ilgili planının ne olduğunun sorulması uzerine, Turkiye, İran Suriye ve Irak'ın bir araya geleceği Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı'nı (OBİT) kuracaklarını soyledi.

İnce'nin Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda bu uç ulkenin başkanıyla goruşeceğini anlatarak, "Biz bolgeyi buyuk bir barış havzasına donuşturmek istiyoruz. Akan kanı durdurmak istiyoruz, teroru de sonlandırmak istiyoruz. Bir sure sonra bu OBİT dediğimiz 4 ulkenin kurduğu teşkilata Ürdun, Mısır, Libya, Lubnan, Filistin gibi ulkeler de katılabilirler. Dolayısıyla OBİT genişledikçe bolgede istikrar da sağlanacaktır" diye konuştu.

' YARIN SABAHA NE OLACAĞINI BİLMİYORLAR'

Muhalefette bulundukları ve iktidar olmayacakları için insanların hoşuna vaatlerde bulundukları eleştirisinin yapıldığı hatırlatılarak, iktidar olduklarında vaatlerinin hayata geçmesinin ne kadar sureceğinin sorulması uzerine Kılıçdaroğlu, seçim bildirgelerine bu eleştirinin yapılmasının acizlikten kaynaklandığını soyledi.

Kılıçdaroğlu, "Üretemiyorlar, politika uretemiyorlar çunku yarın sabaha ne olacağını bilmiyorlar. Kontrol edemiyorlar, 'ulkeyi biz yonetiyoruz' diyorlar ama aslında ulkeyi onların yonettiği yok, faiz lobisi, muteahhit lobisi yonetiyor, dış guçler yonetiyor" ifadelerini kullandı.

İktidar olmaları halinde bu ulkeye huzur geleceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Farklı duşunen rahatlıkla konuşacak, farklı duşunen rahatlıkla yazacak, baskı, dikta yonetimi asla ve asla olmayacak" dedi.

Kılıçdaroğlu, Turkiye'nin işsizlik, enflasyon, yoksulluk gibi pek çok sorunun bulunduğunu, AK Parti'nin bu sorunların hiçbirini çozemediğini belirterek, şoyle konuştu:

"Bana çıkıp desinler ki biz Turkiye'nin bu sorununu çozduk diye. Çiftçi rahatsız, emekli rahatsız, memur, işçi, sanayici herkes rahatsız. Bu duzenden sadece rantiyeci sınıf memnun. Son 16 yılda AK Parti hukumetlerinin yurt dışındaki bir grup rantiyeciye odediği faiz 151 milyar dolar. O dış guçler dediğin adamları sen 151 milyar dolarla beslemedin mi?"

Kılıçdaroğlu, 25 Haziran'da Turkiye'nin guzel bir sabaha uyanacağını, Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanı koltuğuna oturacağını, Millet İttifakı'nın da parlamentoda çoğunluğu sağlayacağını soyledi.