Özet (TL;DR) @ 2018-06-06T19:12:00.000Z: Boğaziçi Üniversitesi'nde Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili lokum dağıtılmasını protesto eden ve Erdoğan'ın hedef göstermesi sonucu tutuklanan öğrenciler için bugünkü davada adli kontrol şartıyla…



Boğaziçi Üniversitesi'nde Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili lokum dağıtılmasını protesto eden ve Erdoğan'ın hedef gostermesi sonucu tutuklanan oğrenciler için bugunku davada adli kontrol şartıyla tahliye kararı çıktı.

Suriye'nin Afrin bolgesine yonelik Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili kampuste masa açılıp lokum dağıtılmasına karşı "İşgalin, katliamın lokumu olmaz" sloganı ve pankartıyle tepki gosterdikleri gerekçesiyle 'teror orgutu propagandasıyla' suçlanan 14'u tutuklu 22 Boğaziçi Üniversitesi oğrencisinin davası, bugun Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.

B ÜYÜK BİR KALABALIK İZLEDİ

Öğrencilerin aileleri, akademisyenler, ve yabancı heyetlerin yanısıra HDP Milletvekili Huda Kaya, HDP Milletvekili adayı Ahmet Şık, CHP Milletvekilleri Selina Doğan, Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker, CHP eski Milletvekili Binnaz Toprak, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tuzel, Turk Tabipleri Birliği Konsey Başkanı Raşit Tukel'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi ilk duruşmayı izledi.

SU ÇLAMALARI REDDETTİLER

Dosya kapsamı ve sanık sayısının fazlalığı sebebiyle duruşma SEGBİS ile kaydedildi. Evrensel gazetesinden Cansu Pişkin'in haberine gore haklarındaki suçlamaları kabul etmeyen ve tahliyelerini talep eden oğrenciler, gozaltı suresinde işkence ve tehdide maruz bırakıldıklarını soyledi.

**

(C) Fotoğraf : DHA

'MASA İZİNSİZ ŞEKİLDE AÇILMIŞTI'**

Tutuklu yargılanan Agah Suat Atay, olay gunu derse giderken gerginliğin yaşandığı bolgeden geçtiği sırada kalabalığı gorduğunu soyledi. Neler olduğunu anlamak için  kalabalığa yaklaşıp izlediğini anlatan Atay, ''Öğrenci dekanı ve sivil polisler vardı. Biraz durup dinleyince oraya kurulan masanın izinsiz konulduğunu ve dekan yardımcısının kaldırmaya çalıştığını anladım. Ben gittiğimde slogan atılmıyordu. Afiş yoktu'' dedi.

Tutuklu yargılanan felsefe oğrencisi Berke Aydoğan, olay gunu kutuphanede ders çalışırken dışarı çıktığında kalabalığı fark ettiğini soyledi. ''Durup izleyince yaşanan gerginliğin izinsiz açılan masadan kaynaklı olduğunu anladım. Gerginliği izlerken oğrenci işleri dekanı Zeynep Uysal geldi, hem izinsiz masanın kaldırılması hem de gerginliğin sonlanması için çabaladı. Sonra gerginlik bitti, ben de kutuphaneye geri dondum" dedi.

' GÖZALTINA ALINIRKEN DARBEDİLDİK'

Tutuklu oğrencilerden Şukran Yaren Tuncer de olay gunu yemekhaneye geçerken "Savaşa hayır barış hemen şimdi" sloganlarıyla yuruyen grubu gorduğunu, onlarla birlikte yuruduğunu anlattı.

Tuncer, "Masanın yanına gidildi. Dekan masanın izinsiz olduğunu soyledikten sonra guvenlik ve 2 sivil polis kaldırdı masayı. 'Faşizme karşı omuz omuza', 'savaşa hayır barış hemen şimdi' dunyanın her yerinde başka dillerde soylenen evrensel sloganlar" dedi.

Tuncer, emniyetteki ifadelerinde ise darbedilerek gozaltına alındığı için eksiklikler olduğunu belirtti. ****

' GÖZALTINDA İŞKENCE VE TEHDİT'
Tutuklu oğrencilerden Yusuf Noyan Özturk de emniyetteki ifadesinin baskı altında alındığını anlattı. Özturk, "14 gun gozaltında kaldım, ailemin ve benim hayatımın karartılacağı soylendi, diğer arkadaşların aksine yalnız kaldım. Oradaki guvenlik guçlerince tehdit edildim. Benim için zor bir sureçti. Eski avukatım, emniyet ifadesinde soylemediğim beyanların tutanağa geçmesine musade etti. O nedenle buradaki ifadem geçerlidir'' dedi.

Olay gunu kampusteki kafede ders çalıştığını anlatan Özturk, "Pankartla aramda 7-8 adım mesafe vardı. Orada bulunmaktan bir çekince duymadım. Attığım sloganlarda propaganda içeriği bulunmadığı gibi propaganda amaçlı atmadım. 1 donem kaybettim ve benim için kritik sure. Yaz okulunda eksikliklerimi kapatmak istiyorum'' dedi.

(C) Fotoğraf : DHA/Murat Deliklitaş

14'u tutuklu 22 Boğaziçi Üniversitesi oğrencisinin ilk duruşmasında tahliye kararı çıktı. 3 ay sonra gelen tahliye kararını, oğrencilerin aileleri ve arkadaşları buyuk sevinçle karşıladı.

' HEDEF GÖSTERİLDİK'

Tutuklu kimya oğrencisi Esen Deniz Üstundağ, olay gunu kutuphaneden laboratuvara giderken kalabalığı gorduğunu ve durup izlediğini anlattı. "Hep boyle olaylar yaşanır, fakat bu olayda fiili olarak hedef gosterilip tutuklandık. Okulum 2 yıl uzayacak. Eğitim hakkım gaspedildi. Hiçbir orgutle bağım yok'' dedi.

' PROPAGANDA AMAÇLI DEĞİL, SİYASİ SLOGAN'

Sevde Özturk, "Olay gunu ders çalışmak için kutuphanedeydim. İki farklı goruşte grubun karşı karşıya kalmasıyla fiziksel temas olamaksızın bir tartışma yaşanıyordu. Masayı açan, grup kışkırtmaya çalışıyordu. Sloganlar siyasi eleştiri kapsamına girer. Atılan sloganlarla nasıl teror orgutuyle organik bağı bulunmuş, anlamak zor. Barış içerikli sloganlardan terorist olarak yaftalanmayı kabul etmiyorum. Dunyanın her yerindeki savaşa karşıyım. Propaganda amaçlı değil siyasi içerikli atılmıştır'' dedi.

' MASA A ÇAN GRUBUN DAĞITTIĞI GÖRÜNTÜLER YÜZÜNDEN'
Tutuklu Kubra Sağır da "Dekan ve sivil polisler masanın kaldırılması çağrısı yaptı. Herhangi bir orgutle bağım yok. Masa açan grup tarafından çekilip basına dağıtılan goruntulerden dolayı 3 aydır tutukluyum. Kamuoyuna terorist diye yaftalandım'' dedi.

' 2.5 SAAT EKİP OTOSUNDA DARP ETTİLER'

Tutuklu İsmail Gurler de, "Slogan atmadım. Sloganlarda şiddet içeren orgut propagandası yoktu. Şiddet içeren eylem sergilemedim. Goruntulerde de gorulecektir, ellerim cebimde uzak bir noktada olanları izliyorum. Olaydan sonra okula gitmekten vazgeçmedim. Ama bir gun okuldan çıktığım anda yaka paça gozaltına alındım'' diyerek şoyle devam etti:

' ÇIRILÇIPLAK SOYUP DÖVDÜLER'

''2.5 saat ekip otosuyla gezdirdiler, darp ettiler. Nezaret girişinde arkadaşım Muhammet Bilgin ile beraber bizi çıplak halde soydular ve bizi o halde dovduler" dedi.

' SİYASAL ELEŞTİRİYDİ'

Tutuklu Turk Dili Edebiyatı oğrencisi Enes Karakaş, "Masayı açanlara siyasal eleştiri mahiyetindeki sloganlarla karşı çıkıldı. Karşı taraftan, 'Sizin derdiniz Turk bayrağı ve şehitler' diye otekileştirici ve manipule edici beyanlarda bulunuldu. Ben de bunun uzerine Çiftlik Bank benzetmesi yaparak populist siyasi eleştiri yaptım" dedi.

' TERÖRİST DEĞİL, VEGANIM'

Tutuklu Sosyoloji oğrencisi Mete Ulutaş da mezun olmasına 3 ders kaldığını ifade ederek "3 yıldır veganım, hayatımı başka bir canlının zarar gormemesi uzerinden surduruyorum. Dolayısıyla herhangi bir teror orgutuyle bağım yok. Kaçmadım saklanmadım. Okuluma devam ettim. Yuksek lisans başvurum yarım kaldı. Eğitim hakkım engellendi'' dedi.

' 2016'DA KIZILAY BOMBALAMASINDAN KURTULDUM'

Tutuksuz yargılanan oğrencilerden İbrahim Musab Curabaz, "Şiddetin propagandasını yapıyor olmak 2016'da Kızılay'da meydana gelen patlamayı yaşayan benim için kabul edilemez bir suçlama" dedi.

Sanık ve avukatların ardından goruşu sorulan savcı, tutuklu oğrencilerden Agah Suat Atay, Sevde Özturk, Berke Aydoğan, İsmail Gurler, Muhammed Bilgin ve Uzay Talay'ın tahliyelerine karar verilmesin, diğer 8 tutuklu sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

Ara kararını açıklayan Erdoğan Şimşek başkanlığındaki mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan 14 oğrencinin tamamının adli kontrol uygulaması ve yurtdışı yasağıyla tahliye edilmesine karar verdi.

Bir sonraki duruşma 3 Ekim'e ertelendi.

Öğrencilerin adliyeye çıkarıldığı gun dosyaları, soruşturmayı yuruten savcıdan alınarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Teror ve Örgutlu Suçlar Soruşturma Burosu savcısına verilmişti.