Özet (TL;DR) @ 2018-06-06T23:47:28.000Z: Türkiye’nin seçim sürecinde olmasının, ABD ile Menbiç görüşmelerine gölge düşürdüğünü belirten Aydın Sezer, “Seçimden sonra bu müzakerelerin bir faturası olacak” dedi. Sezer’e göre ABD ve Rusya,…



Eksen

23:47 06.06.2018URL'yi kısaltın

Turkiye'nin seçim surecinde olmasının, ABD ile Menbiç goruşmelerine golge duşurduğunu belirten Aydın Sezer, "Seçimden sonra bu muzakerelerin bir faturası olacak" dedi. Sezer'e gore ABD ve Rusya, Turkiye'nin Suriye'yi 'iç politika malzemesi yapmaması' için ozel çaba sarf ediyor. Sezer, 'Kandil'de terorist kalmamış olabilir' ifadesini kullandı.

ABD yonetimi ile Menbiç'ten Amerikan destekli YPG guçlerinin geri çekilmesi konusunda anlaşma sağlamış gorunen Turk hukumeti, Suriye'nin kuzeyinin ardından Irak'ın kuzeyinde de Kandil bolgesine yonelik operasyonları yoğunlaştırmaktan soz etmeye başladı. Washington ile Menbiç anlaşmasının takvimi konusunda detaylarda farklılık gozlenirken, Ankara'nın 24 Haziran seçimleri oncesinde Suriye ve Irak'a yonelik hamlelerin işaretini vermesi Turkiye kamuoyunda tartışılıyor.
Gelişmeleri siyaset bilimci ve yazar Aydın Sezer ile konuştuk.

' ABD, BU MÜZAKERE İLE TÜRKİYE'NİN SURİYE'YE MÜDAHALESİNİ ENGELLEMEYİ AMAÇLIYOR'

Aydın Sezer'e gore, Turkiye'nin seçim surecinde olması Çavuşoğlu ile Pompeo arasındaki mutabakata golge duşuruyor. Bunun nedeni olarak AK Parti'nin son yıllarda uyguladığı dış politikaya işaret eden Sezer, ABD'nin bu muzakere ile Turkiye'nin Suriye'ye mudahalesini engellemeye çalıştığını belirtti:

"Seçim surecinde olmamız ve Turkiye'nin Suriye veya Irak'taki bir askeri mudahaleyi seçimleri duşunerek yapıyor olacağının zannedilmesi maalesef objektif olarak Çavuşoğlu ile Pompeo arasındaki mutabakatı yorumlamamıza golge duşuruyor. Bir anlamda konuya onyargılı yaklaşım içerisindeyiz. Çunku AKP'nin son yıllardaki uyguladığı dış politika, Afrin ve Fırat Kalkanı Harekatlarında da goruldu, bunu iç politika malzemesi yapma gayretinden dolayı dun varılan mutabakatın Turkiye için ciddi bir kazanım mıdır, değil midir, bir takvim ilan edildi ama buna bağlı kalınacak mı, sorularını maalesef hep oteliyor. Bence ABD'nin yurutmuş olduğu muzakere ile varıldığı belirtilen mutabakat ile ilgili yaklaşımı Turkiye'nin seçim oncesi bir donemde ozellikle Suriye'ye, Menbiç'e mudahalesini otelemeye ya da engellemeye yonelik."

' SEÇİM ORTAMI OLMASAYDI, BİRÇOK SORUYA DAHA SAĞLIKLI YANIT ARAYABİLECEKTİK'

Sezer, yapılan muzakerenin ve devamında gelişecek surecin iç politika ve seçim malzemesine konu olacak bir sureç olarak değerlendirdiğini ifade etti:

"ABD tarafından 'Turkler bırakalım istediklerini soylesinler' tarzı açıklamalar yapıldı. İç politika ve seçim malzemesine konu olacak bir sureç olarak değerlendiriyorum. Eğer bu seçim ortamı olmasaydı, o zaman biz Suriye'de ABD ile neleri goruştuk, bize ne getirecek, ne goturecek hemen akabinde Irak, Kandil, Sincar boyutunda Turkiye ne yapmak istiyor, sorularına daha sağlıklı yanıt arayabilecektik."

' ABD VE RUSYA, SURİYE'NİN TÜRKİYE TARAFINDAN 'İÇ POLİTİKA MALZEMESİ YAPILMAMASI' İÇİN ÖZEL ÇABA SARFEDİYOR'

Sezer, Turkiye'nin ABD ile muzakereleri, Putin'in ve Esad'ın bilgisi dışında tamamen kendi inisiyatifiyle yuruttuğunu soylemenin oldukça guç olduğunun altını çizdi. Sezer'e gore ABD ve Rusya, Turkiye'deki seçimleri goz onunde bulundurarak Suriye'nin 'iç politika malzemesi yapılmaması' için ozel bir çaba sarfediyor:

"Afrin operasyonu başladığı gunden itibaren Turkiye'nin sırada Menbiç'in olduğuna ve PKK-PYD'yi Fırat'ın doğusuna geçmesi için zorlayacağımıza yonelik açıklamalarımız hemen her gun gundeme geliyordu. 29 Ocak'tan Şubat'ın ortasına, Şubat'ın sonundan Nisan'ın başına kadar ABD, 'Bizim Menbiç'ten çekilmek gibi bir konumumuz yok, biz Turkiye ile goruşuyoruz ama anlaşmak için çok erken ve bizim planımızda çekilmek soz konusu değil, bolgenin altyapısının nasıl geliştiriliceğine odaklanıyoruz. Biz burada kalıcıyız' şeklinde şeyler soyledi. Turkiye'de seçim kararının alınması ve ABD'de de dışişleri bakanının değişmesi ile birlikte Turkiye'deki analistler de Turkiye'nin seçime giden yolda mutlaka bir sınır otesi operasyonla seçim oncesi iç politikada bir hareket tarzı sergileyeceği beklentisi içerisindeydi. Ancak ABD ile muzakerelerin, Putin'in ve hatta Esad'ın bilgisi dışında Turkiye'nin tamamen kendi inisiyatifiyle yuruttuğunu soylememiz oldukça guç. Çunku 28 Mayıs'ta Rusya'nın dışişleri bakanı, bakan yardımcılarının Suriyeli Kurtler ile Moskova'da goruşup yol haritası uzerinde çalıştıklarını biliyoruz. Bu goruşmeden kısa bir sure once Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Alexander Lavrentiyev, (Suriye Devlet Başkanı Beşar) Esad'ı ziyaret etmişti. Moskova'daki goruşmeden hemen sonra Lavrentiyev Ankara'ya geldi. Buradaki temaslar şunu gosteriyor: Turkiye'nin Suriye'de hem İdlib'te neler olup biteceğine dair bir istişare surecinde bulunduğunu goruyoruz. Hem Rusya'nın defalarca belirttiği uzere ama bizim hep seçim sonuna ertelediğimiz Afrin'den çekilme boyutunu goruşuyoruz. Öte yandan ABD ile YPG'nin Menbiç'ten çekilme konusunu goruşuyoruz. Dolayısıyla bu sure zarfında Turkiye'deki seçimlerin ABD tarafından da Rusya tarafından da bir şekilde anlayışla karşılandığını ve bu sureçte Suriye konusunda Turkiye'nin 'iç politikaya malzeme olabilecek bir gelişme kaydetmemesi için ozel bir çaba sarfettiğini' duşunuyorum. Bunun yanında ABD'nin ozellikle Suriye uzerindeki Rusya-Turkiye yakınlaşmasından duyduğu rahatsızlığı, başta S-400 olmak uzere çeşitli konularda yaşadığı sorunları ABD'li rahip Andrew Craig Brunson'ın tutuklanması dahil olmak uzere bir dizi konuyu Menbiç paketi içerisinde de ele almış olabileceğini de duşunmuş olmak gerekiyor."

' KANDİL'DE TERÖRİST KALMAMIŞ OLABİLİR'

Kandil'de terorist kalmamış olabileceğini belirten Sezer'e gore, seçimden sonra ABD ile yurutulen muzakerelerin bir faturası olacak:

"Son donemlerde PKK'nın militan varlığının sayısı konusunda haberlere baktım. 2015 Temmuz'undan itibaren toplam PKK'lı sayısının sadece 9 bin olduğunu ve bunun 2500'unun Turkiye'de geri kalanının Suriye ve Irak'ta olduğunu belirten haberler de var, 30 bin olduğunu belirten haberler de var. Son bir yılda bu belki Turkiye'nin teror ile askeri mucadelesinde sergilemiş olduğu sert mudahalenin bir sonucu da olabilir. Turkiye'den çok sayıda militanın Suriye'ye ya da Irak'a geçtiğini hatta Kandil'den bile Suriye'ye geçtiğini biliyoruz. Bolgedeki PKK'lı sayısının ne olduğu konusundaki soru işaretleri bizi neden ilgilendiriyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan, '4000 tanesini Afrin'de bertaraf ettik' demişti. Hem Menbiç'te hem Fırat'ın doğusunda ABD'nin kontrolunde bir anlamda duzenli ordu kulturune ulaşmış bir varlık var, Irak'ta da boyle. Ama Amerika'nın Menbiç'te Kurtleri bir şekilde çekilmeye ikna ettiği konusunda bilgiler var. İki gun once Esad'ın ABD destekli Suriye Demokratik Guçleri (SDG) ile barış muzakereleri için araya girip bir rekabet unsuru yarattığına dair de birtakım soylemler var. Dolayısıyla bizim bolge ile ilgili politikamızın ne olduğu zaten bilinmezken, terore karşı mucadele savıyla konuyu seçim oncesi yuksek bir perdeye taşımayı yadırgıyorum. Ayrıca Kandil'de terorist kaldığını duşunmuyorum. Ama ABD ile yurutulen muzakerelerin sonuçlarını seçimler sonrasında gormeye başlayacağımızı, bunun da bir faturası olacağını duşunuyorum."