Özet (TL;DR) @ 2018-06-07T06:23:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üniversiteli bir öğrencinin Kredi Yurtlar Kurumu'ndan (KYK) aldığı kredinin borcunun silinip silinmeyeceğine ilişkin soruya "Diğer adaylar, Allah selamet versin,…



(C) AA /

Erdoğan, eşi Emine Erdoğan'ın Twitter'dan yaptığı paylaşıma cevap vererek Kulliye'deki sahur davetine katılan gençlerin sorularını yanıtladı.

İ Kİ BAKANLIK BİRLEŞİYOR: 'SİZE KIYAĞIM OLSUN…'

Erdoğan burada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Guvenlik Bakanlığı'nın birleştirileceğini açıkladı. Erdoğan, "Şu anda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını, Çalışma ve Sosyal Guvenlik Bakanlığıyla birleştiriyoruz. Bu ikisi birleşeceği için --bunu daha sonra açıklayacaktım ama size kıyağım oldu- dolayısıyla burada yeni bir kadrolaşma olacak" dedi. Bu kadrolaşmayla gerek illerdeki gerek merkezdeki kadroların sayılarının artacağını dile getiren Erdoğan, oğrencilere kendilerini iyi yetiştirmesini tavsiye etti, devletin kapılarının onlara açılacağını soyledi.

F İLİSTİNLİ MÜLTECİLERLE ÇALIŞMAK İSTEYEN GENCE: LİSTEYİ HAZIRLA

Cumhurbaşkanlığı'nın resmi Twitter hesabı uzerinden de canlı yayınlanan sahur programında katılımcılara seslenen Erdoğan, bir oğrencinin, arkadaşlarıyla Erasmus'a nasıl gidiliyorsa Filistinlilerin barındığı multeci kamplarına da gidip gonullu çalışma talebine ilişkin, "O zaman sen listeyi hazırla. Listeyi hazırladıktan sonra kimler katılmak istiyorsa bunları oğrenelim. Ondan sonra da eşim, şahsım bununla ilgili girişimlerde bulunuruz" yanıtını verdi.

' İŞ BULANA KADAR KYK BORCU ÖDEMEK YOK'

Erdoğan, bir oğrencinin oğrenim kredisi borçlarıyla ilgili sorusu uzerine şunları soyledi:

"Ben sana Erdoğan cevabı mı vereyim, İnce cevabı mı vereyim veya diğerleri gibi mi cevap vereyim? Eğer 'Erdoğan cevabı verin' derseniz, ben size en doğrusunu konuşurum. Burs karşılıksız. Biliyorsunuz kredi, belli devlet imkanlarının gençlerimiz için universiteyi bitirdikten sonra onlara yeni bir sureç açabilmek için temin edilmiş bir yontemdir. Üniversiteni bitirdin, iş bulana kadar odeme var mı, yok. İş bulduktan sonra faizsiz, çok duşuk taksitlerle o krediyi odemeye başlar ama o, onun için aynı zamanda iş bulma garantisidir. Bu devlet de olabilir, ozel sektor de olabilir. Diğer adaylar, Allah selamet versin, biz diyor sileriz. Biz 'durust olalım' diyoruz. Yapamayacağımız bir şeyin sozunu vermeyelim."

Önceki yonetimlerin, kendilerinin verdiği sayıda kredi ve burs vermediğini soyleyen Erdoğan, şu anda muracaat eden tum oğrencilere burs veya kredi verdikleri bilgisini paylaştı.

Bu konuda yalan soyleyemeyeceğini belirten Erdoğan, "Ne dedik? Harç, hallettik mi, hallettik. Niye bizden oncekiler harç meselesini halletmediler? Burada CHP de diğerleri de var" değerlendirmesinde bulundu.

' TÜRKİYE, ÇIRAK BİLE OLAMAYANLARA TESLİM EDİLİR Mİ?'

Bakkal dukkanı yonetmenin bile bir izzet ve şerefi olduğuna vurgu yapan Erdoğan, "Devlet yonetmek çok daha başka. Siz, çırağa bakkal teslim eder misiniz? Koskoca Turkiye Cumhuriyeti Devleti, çırak bile olamayanlara teslim edilir mi?" diye sordu.

(C) Fotoğraf : DHA

Ö ĞRETMENLİK ÖĞRENCİSİNE: BAY KEMAL ATAMA YAPACAĞIM DİYOR, YALAN SÖYLÜYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bolumunde okuyan bir oğrencinin atanma talebine ilişkin şunları kaydetti:

"Ben, Bay Kemal değilim. Bay Kemal ne diyor? 'Atama bekleyen butun oğretmen adaylarını atayacağım' diyor. İnanın iki kere iki dort, yalan soyluyor. Biz gelmeden once, bunca yıldır iktidarda oldukları zaman, CHP'yi soyluyorum, acaba niye bizim okullarımızda sınıflarımız boştu, oğretmenlerimiz yoktu? Bizim nice derslerimiz boş geçerdi."

' HERKES ATANACAK DERSEK YALAN OLUR'

Bu sene 30 bin oğretmen atayacaklarını aktaran Erdoğan, "Bu yılda 30 bin, 40 bin, 50 bin olur ama 'Herkes atanacak' denirse, bu yalan olur" diye konuştu.

' ÖĞRETMENLİĞE KİLİTLENMEYİN'

Öğrencilere, "Kendinizi sadece oğretmenliğe kilitlemeyin" tavsiyesinde bulunan Erdoğan, bu meslek dışında da neler yapılabileceği uzerinde çalışılması gerektiğini belirtti. Kaliteli oğretmenlere ihtiyaç olduğunu dile getiren Erdoğan, bu başarılabilirse oğrencilerin kalitesinin de artacağını vurguladı. Kendisi universiteye girdiği donemde, sınavlara katılan her 10 oğrenciden birinin universitelere kabul edildiğine değinen Erdoğan, şimdi bu oranın neredeyse 10'da 10'a yukseldiğini anlattı. Turkiye'de universite sayısının 75'ten 206'ya yukseldiğine dikkati çeken Erdoğan, 81 ilin tamamında universite olduğunu hatırlattı.

' TÜRKİYE BU KADAR SEFİL DURUMA DÜŞMEDİ'

Diş Hekimliği Bolumu'nde okuyan bir gencin, stajlarda kullanılan malzemenin oğrenciler tarafından sağlandığını belirtmesi uzerine Erdoğan, "Ben bunu bilmiyordum. Bunu YÖK'le de goruşeceğim. Ondan sonra, sadece sizin universiteniz değil butun universitelerde buyuk ihtimalle var. Bunun takibini yapacağım. Öğrencinin orada kullandığı malzemenin ucretini oğrenciden almak kadar Turkiye bu kadar sefil duruma duşmedi" diye konuştu.

' BELKİ UZAYA ASTRONOT GÖNDERME NOKTASINA GELECEĞİZ'

Erdoğan, Astronomi ve Uzay Bilimleri Bolumu'nden bir oğrencinin, uzay araştırmalarıyla ilgili çalışma yapılıp yapılmayacağına yonelik sorusunu ise şoyle yanıtladı:

"Şu anda uzay bilimleriyle alakalı, oncelikle uzaya uydu fırlatma çalışmalarını başlattık. Bu ne demektir; bizim size ihtiyacımız var. Bu donem başladığına gore, bundan sonraki, bizzat belki sizler gibi gençlerimizi, uzaya belki biz de astronot gonderme noktasına geleceğiz."

Bazı ulkelerin bu alanda Turkiye'ye uye olmaya başladığını bildiren Erdoğan, "Bize uye olmak suretiyle, ilk uye olanlar daha ucuz bedellerle bizim bu imkanlarımızdan onlar da istifade eder hale geldiler" açıklamasını yaptı. Kısa zaman içinde uzay bilimleri noktasında Turkiye'nin ciddi bir yere geleceğini kaydeden Erdoğan, o zaman bu bolumde okuyanların değerlerinin artacağını vurguladı.

' YAZ SEZONUNDA ÜCRET ALINMAYACAK'

Yuksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurdunda kalan bir oğrencinin yaz tatili doneminde yurtta kalmadıkları halde ucret odediklerini soylemesinin ardından Erdoğan, Yuksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Muduru Sinan Aksu'ya seslenerek, "Sinan, ne bu iş? Şimdi Sinan Bey'e talimatı verdim. Onlar da bu duzenlemeyi yapmışlar. Bundan sonra yaz sezonunda sizlerden ucret alınmayacak" ifadelerini kullandı.

' PSİKOLOJİ OKUYANLARIN İŞ BULMADA SORUN YAŞAMAMASI GEREKİR'

Başka bir soru uzerine Erdoğan, Rehberlik ve Psikoloji Bolumu'nun onemli bir alan olduğunu, bu bolumu okuyanların iş bulmada sorunu olmaması gerektiğini soyledi. Erdoğan, yeni yonetim sistemiyle Rehberlik ve Psikoloji alanının ne kadar onemli olduğunun ortaya çıkacağını kaydetti.

' ÖDEDİĞİMİZ ÖDENEKLERİ YERİNDE KULLANMADILAR'

Bir başka oğrencinin, oğrenim gorduğu universitenin derslik ve amfi yetersizliğine dikkati çekmesi uzerine Erdoğan, "Yeni universitelerde boyle bir sorun yok. Bunlar maalesef eski donemlerden kalma universitelerin sorunu ve bu universitelerde gerek dekanlarımızın, gerek rektorlerimizin çok buyuk vebali var. Yani bunlara bizim tahsis ettiğimiz odenekleri yerinde kullanamadılar" değerlendirmesinde bulundu.

TIP FAK ÜLTELERİNE: BATIRIYORSUNUZ BİZİ

Başarının sırrının insanı, parayı ve bilgiyi yonetmekte olduğuna değinen Erdoğan, universite yonetimlerine eleştirilerde bulunarak Tıp Fakultelerinin korkunç bir borç içinde olduklarını dile getirdi.

Üniversite Tıp Fakultelerinin devlete devredilmesi gerektiğini ifade ederek işin idari yonetiminin Sağlık Bakanlığına bırakılması çağrısında bulunduklarını aktaran Erdoğan, buna itiraz edildiğini anlatarak, "Kardeşim batırıyorsunuz bizi, maliyet çok yuksek. Biz bunun altından kalkamayız ki" dedi.

Erdoğan, soruyu yonelten oğrencinin şikayetini not aldıklarını, universite rektorune bunu soracaklarını ifade etti.

' HİÇ BENİM DUYMADIĞIM ŞEYLER VAR'

Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası askeri okullardan atılan oğrencilerin durumuyla ilgili bir soru uzerine şunları kaydetti:

"Biraz gerçekçi olmam lazım. Turkiye bir hukuk devleti. O gece olenler var, şehit olanlar var. O gece 2 bin 193 gazimiz var. Bu soyledikleriniz ya yargılanıyor veyahut da onlar suçlu bulunduğu için açığa alındılar veya onların okuldan alınması soz konusu oldu. Eğer biz kalkıp da bu tur FETÖ olayına oyle veya boyle karışmış olanlar, ya bakıyorsunuz işte ByLock olayına karışmış veya yeni yeni şimdi bazı bulaşma noktalarını goruyoruz. Hiç benim duymadığım şeyler var."

' BU OLAYLARDA ACIMAYIN'

Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde dun katıldığı programda da bir kişinin mağdur olduğunu iddia ettiğini hatırlatan Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:

"Yargı boyle bir şeye asla musaade etmez. Bu dedikleriniz de ya telefon goruşmelerinde veyahut da ByLock'taki telefon numaralarıyla bu işe karışmış olabilirler. Bundan dolayı da askeri okullardan alınmaları soz konusu olabilir. Konuyu ben tabii bilmediğim için konuşamam. Onun için de bu olaylarda lutfen acımayın çunku acınacak hale geliriz" diye konuştu.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SORUSU

Gazetecilik Bolumunde okuyan bir oğrencinin basının ozgur olmasını istediğini soylemesi uzerine Erdoğan, "Bir Cumhurbaşkanına kendi mekanında boyle bir soruyu soracak kadar ozgursun" ifadesini kullandı.

' BENİ VE AİLEMİ YERİN DİBİNE SOKAN BİR GAZETECİ…'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin ozgurluk alanının bir başkasının ozgurluk alanına kadar olduğunu ifade ederek, "Benim ailemi her turlu hakarette yerin dibine sokan bir gazeteci yasalar içinde tutuklanıyorsa, siz ona hala 'gazetecinin ozgurluğu' mu diyeceksiniz?" diye sordu.

' SANA KİM SÖYLÜYOR BUNLARI, İSPATINI YAP'

Tutuklanan veya mesleğinden atılan gazeteciler olduğunu belirten oğrenciye, "Gazetecilerin ozgur olmadığını sana kim soyluyor, bana bunun ispatını yap" diyen Erdoğan, "Şu anda medya mensubu olup silah taşımaktan dolayı içeride olanları biliyor musun? Ama ne var elinde, sarı basın kartı var. Bankamatikleri soyanları biliyor musun, insan oldurenleri biliyor musun? Bunların hepsinin dosyası Adalet Bakanlığında var" karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğer benim ozgurluk alanıma giriyorsa, Cumhurbaşkanına hakaret ediyorsa, Başbakana hakaret ediyorsa, ozgurluk olmaz bu. Kusura bakmasınlar, Turkiye bir hukuk devleti" değerlendirmesini yaptı.

' DEKAN OLMAK HER KADININ İŞİ DEĞİL'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şoyle surdurdu:

Bir oğrencinin universite yonetimlerine ve dekanlıklarına gençlerin atanması talebi uzerine Erdoğan, dekan olmanın her yiğidin veya her kadının işi olmadığını, dolayısıyla kendisini ispat etmesi gerektiğini dile getirdi.

"Şimdi illa bir genç bayan atayalım diye kalkıp da dekanlığı verirsek bu olmaz. Çunku bu iş ilim ister, bu iş tecrube ister, bu iş uygulama ister, bu iş başarı ister. Bunlar olmadıktan sonra kalkıp da 'Bak biz işte bir genci atadık' olmaz. Politika başka bir şey. Politikada seçme yetkisini ne yaptılar, 18 yaşa verdiler yıllar once. Biz de dedik ki 'Seçme yetkisini veriyorsunuz da seçilme yetkisini niye vermiyorsunuz, bunu de verin.' 30'dan başladık, 25 yaptık, ondan sonra 18'e indik, iyi de oldu. Bu demek değil ki parlamentonun tamamını 18-25 yaş arasıyla dolduracağız. Yine kim hak ediyorsa onlara oraları inşallah açıyoruz. Guzel de oldu, guzel bir yarış çıktı. Şimdi bu donemde belli sayıda belki girenler olacak. Hangi siyasi partinin gençlere nasıl yaklaştığının gostergesi bakımından bu onemli."

Erdoğan, bir oğrencinin FETÖ soruşturmaları kapsamında açığa alınanların suçsuz oldukları ortaya çıkmasına rağmen gorevlerine iade edilmediğine yonelik iddiasına ilişkin, bu kişilerin birçoğunun işlerine donduğunu belirtti. Bu kişilerin, Kanun Hukmunde Kararnameler (KHK) ile gorevlerine iade edildiğini soyleyen Erdoğan, "Şu anda kesin sayıyı bilemiyorum ama yuzlerce kişi tekrar gorevine dondu. Hala da geri donmeler devam ediyor" dedi.