Özet (TL;DR) @ 2018-06-07T07:11:25.000Z: Anayasa Mahkemesi, jandarma karakolundan atılan roketatar mermisinin düşmesi sonucu 2 yaşındaki bebeğin hayatını kaybetmesi, 7 kişinin yaralanması olayına ilişkin davada 10 yıl boyunca işlem…



Turkiye

07:11 07.06.2018URL'yi kısaltın

Anayasa Mahkemesi, jandarma karakolundan atılan roketatar mermisinin duşmesi sonucu 2 yaşındaki bebeğin hayatını kaybetmesi, 7 kişinin yaralanması olayına ilişkin davada 10 yıl boyunca işlem yapmayarak dosyanın zamanaşımı nedeniyle duşmesine neden olan yargıyı ifadelerle eleştirdi.

Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine gore, Batman'ın Kozluk ilçesi Çevrecik Koyu'nde 28 Ağustos 1998'de buyuk bir patlama meydana geldi. Patlama sonucunda Bedrettin Y. adlı koylunun 2 yaşındaki oğlu H.Y. yaşamını yitirdi. Arasında Bedrettin Y. ve Halime Akdaş'ın bulunduğu 7 kişi ise yaralandı. Olayda yaralanan diğer mağdurlardan bir kısmı, patlayan nesnenin Acar Jandarma Karakolu yonunden geldiğini ifade ederken bir kısmı da Acar Jandarma Karakolu'ndan atıldığını oğrendiğini soyledi.

(C) AA /

10 YIL İLERLEME YOK

Sason Başsavcılığı, 6 Mart 2000'de Acar Jandarma Karakolu'nda gorevli 17 kişi hakkında dava açtı. Ancak o tarihte 'Rahşan affı' olarak bilinen kanun çıktı ve mahkeme 9 Kasım 2001 tarihinde kamu davasının kesin hukme bağlanmasının ertelenmesine karar verdi. Bu arada sanıklardan F.D. erteleme kararından sonra başka bir olayda 'tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu olume neden olmak' suçunu işledi. F.D. hakkında verilen mahkumiyet kararının 1 Aralık 2003'te kesinleşti. Bu nedenle mahkeme, tum sanıklar yonunden davayı yeniden başlattı. Ancak davada 10 yıla yakın hiçbir ilerleme sağlanmadı.

ZAMANA ŞIMINDAN DÜŞTÜ

Mahkeme, 18 Ocak 2012 tarihinde, 2001'deki erteleme kararından itibaren suç işlemedikleri gerekçesiyle F.D. dışındaki 16 sanık hakkındaki davanın ortadan kaldırılmasına karar verdi. F.D. ise suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraat etti. Ancak Yargıtay, 11 Eylul 2013'te dava zamanaşımı suresinin dolduğu gerekçesiyle kamu davasının duşmesine karar verdi. Bedrettin Yavuz ve Halime Akdaş, bu karar uzerine Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Mahkeme, Akdaş'a 27.000 TL, Yavuz'a da 35.000 bin TL manevi tazminat odenmesine hukmetti.

' YAKIŞMAYACAK BİÇİMDE…'

AYM, davanın zamanaşımı dolayısıyla duşmesi nedeniyle yeniden yargılama kararı verilemeyeceğini savundu. Yuksek Mahkeme, gerekçeli kararında F.D. hakkındaki mahkumiyet kararının 2003'te kesinleşmesine ve davanın ilerlemesine engel bir durum bulunmamasına rağmen 2007 yılına kadar mahkeme tarafından herhangi bir işlem yapılmadığına dikkat çekti. Kararda, şu ifadeler kullanıldı:

"Sonrasında ise sanıkların açık kimlik bilgileri ile adli sicil kayıtlarının temini gibi basit ve sıradan yazışmalar için iki yıla yakın bir sure harcanmıştır. F.D. hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleştiği tarih ile Yargıtay 12. Ceza Dairesince verilen duşme kararı arasında yaklaşık 9 yıl 9 ay 10 gun vardır. Sonuç olarak soruşturma makamlarının yururlukteki yargı sisteminin daha sonra ortaya çıkabilecek benzer yaşam hakkı ihlallerinin onlenmesinde sahip olduğu onemli role yakışmayacak biçimde, yaşanan elim olaya gerekli hassasiyet gosterilmemiş ve --gerçek farklı olsa bile- olay karşısında kayıtsız kalındığı goruntusu verilmiştir. Tum açıklamalar ışığında başvuruya konu soruşturmanın makul bir surat ve ozenle yurutulmediği sonucuna varılmıştır."