Özet (TL;DR) @ 2018-06-04 11:18:43.939083: “Bir toplum, ihtiyar üyeleri, gölgesinde hiç yatamayacakları ağaçlar dikerse büyür.” Venedik Bienali 16’ncı Uluslararası Mimarlık Sergisi’nin küratörleri mimariyi bu eski Yunan atasözüyle anlatmış.…
İlk kez altı yaşında geldim Venedik'e. O kadar berrak ki belleğimdeki resimler. Boyle eşsiz olunca, kuçucuk bir çocuğun zihninde bile bir omur kalıyor işte. Buyuk Kanal'da suzulurken goruntunun guzelliğinden aklımı kaçıracak gibi oluyorum. Goz kamaşması bu olsa gerek.16'ncı Venedik Mimarlık Bienali'nin İrlandalı kuratorleri Yvonne Farrell ile Shelley McNamara, çağrı metinlerinde mimarinin rolunu 'bedenlerimize bir sığınak sunmak ve ruhlarımızı neşelendirmek' diye anlatıyor. Duşunuyorum... Dunyanın en guzel şehrini İstanbul yerine Venedik yapan şeye mi denir acaba mimari? Tanrı'nın değil de, insanın yarattığı guzelliklere mi?
Mimar Sinan'ın askerleriyiz
Bu etkinlik dunyadaki en onemli mimarlık buluşması. Turkiye de mimarlarıyla, oğrencileriyle Mimar Sinan'ın ruhuna tatlı bir selam gonderiyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi mimarlık oğrencileri, bu sene bienalden davet almış. Gozleri ışıldıyor hepsinin. Deniz kenarındaki nefis bir parkta 'Carapace' adlı bir eser sergiliyorlar. Daha birinci sınıfta urettikleri işin amacı, malzemenin doğasını iyi anlayarak teknoloji yardımıyla kendini taşıyan bir struktur kurmakmış... Kayın kontrplaktan, hafif bir kurulum. Birleştirici eleman kullanılmamış. Parçalar bir puzzle gibi bir araya getirilmiş. Yapı kendi ağırlığıyla, iç içe geçme sistemi ve geometrisiyle ayakta duruyor. Eser, sevimli bir kaplumbağayı andırıyor. Zaten 'carapace', İtalyanca 'kaplumbağa kabuğu' anlamına geliyor.
10 'ar kişilik 'vardiya'lar halinde
Sonraki durak, Turkiye pavyonu... Venedik donanmasının muhteşem tersanesi ve cephaneliği olan Arsenale'deyiz. Alanın kendisi o kadar muazzam ki işlere olduğu kadar duvarlara, tavana da bakıyor insan ister istemez. 10 dakikalık yuruyuş ve sonunda Turkiye pavyonu... Burası loş ve serin mi serin... Hamaklar, tullerin arkasında saklı ekranlar, onlerinde kopukten kuçuk koltuklar... Diğer uçta buyuk bir toplantı masası...Turkiye pavyonunu bir uretim mekanına donuşturecek projenin adı, 'Vardiya'. İşte projenin kuratoru, mimar Kerem Piker'in yazısından bir bolum:
'Vardiya' projesi, Turkiye pavyonunu bir uretim ve buluşma mekanına
donuşturuyor.
A:Bienal ne işe yarar?
B: İnsanların dunyasını
de ğiştirmeye yarar.
A: İnsanlar dunyasını
de ğiştirmeye hazır mı?
B: Hepsi de ğil. Çunku zaman geçtikçe insan katılaşır.
Gen çler, belki...Turkiye pavyonu, bienalde bu diyaloğun etrafını oruyor.
Burada 25 hafta boyunca mimarlık ve bienal tartışılacak; 16 ulkeden 122
mimarlık oğrencisi İKSV desteğiyle 10'ar kişilik 'vardiyalarla' Venedik'e
gelecek. Gelenler; film, enstalasyon, maket, fanzin, uç boyutlu baskı gibi
formatlarda içerikler uretecek. Bazen seçkin ve tepeden bakan bir etkinlik
olmakla eleştirilen bienali ulaşılır kılma fikri çok yerinde.
Venedik- İstanbul buluşması
Beni en çok çarpan fikir ise video sanatçısı ve mimar Can Tanyeli'nin zihninden çıkmış. Tanyeli, benim gibi Venedik'le İstanbul'u rekabete sokmamış, tersine seviştirmiş!'Vardiya' projesi kapsamında duzenlenecek atolyelerin tanıtım videolarında oyle resimler yaratmış ki... Birinde Karakoy'deki Salt Galata'nın koşesinden San Marco Kulesi'nin ucu gorunuyor, diğerinde
San Marco Meydanı'nın onu Boğaz olmuş, bir tanker suzuluyor! Yurek hoplatıcı bir fantezi... Zaten İstanbul'da Venedik'ten, Venedik'te de İstanbul'dan o kadar çok iz var ki... Tarih boyunca iki akraba şehir...
Can Tanyeli imzalı videolardan birinde San Marco Meydanı'nın onu Boğaz olmuş,
bir tanker suzuluyor.
Herkesin g ozunde aynı ışıkBienalde ruhuma neşe depoluyorum. Ama daha
haftalarca kalmak, hiç kimseyle konuşmadan eserlere, fikirlere doymak
istiyorum. Her ulkeden onca parlak insan... Pakistan, Suudi Arabistan,
Birleşik Arap Emirlikleri de burada. Japonya, Finlandiya, Vatikan da...
Herkesin gozunde aynı ışık var. Ne guzel! Bazı meslekler olmuyor, insanı
yukseltiyor, kanatlandırıyor. İnşallah çocuğum mimar olur diye içimden
geçiriyorum.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakultesi oğrencilerinin 'Carapace' adlı eseri Marinaressa Gardens'da sergileniyor.
Bienali gezeceklere oneriler:◊ Ana teması; 'Freespace' yani 'Serbestmekan' olan sergi, 25 Kasım'a kadar gorulebilir.◊ Bilet 25 euro, iki gun isterseniz 30 euro. Öğrencilere, emeklilere indirim var.◊ Yuruyuş ayakkabılarını sakın unutmayın! Asla şık, çorapsız ayakkabı giyerim diye duşunmeyin. Burada bırakın otomobili, bisiklet bile yasak olduğu için saatlerce yurumeniz gerekecek.
◊ Gezi'yi de anan bir resmin olduğu Japonya pavyonunu ve İngiltere pavyonundaki, Brexit sonrası Britanya'nın yalnızlaşmasını anlatan 'The Island'ı gormeden donmeyin.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.