Özet (TL;DR) @ 2018-06-04 11:18:33.720334: Sıfırdan yarattığı öncü ve popüler mekânlarla bilinen Aliye Turagay’ın az bilinen öyküsünden çıkarılacak ders çok. Cenazesinden bir hafta sonra, oğlu Mehmet Can ve 25 yıllık hayat arkadaşı Joost…



Yaşadığı gibi
gitti..

"Ne yapacağını bilemediğin, ne yone gideceğini kestiremediğin zamanlarda dur ve etrafındaki kuş seslerini dinle..." Fransız bir kuşbilimci ya da Yunan bir felsefecinin değil, Aliye Turagay'ın sozu... Yarattığı mekanlara neden hep kuş ismi koyduğu sorulduğunda, "Onlardan oğreneceğimiz çok şey" var diyen Aliye… Genç yaşında kimseye muhtaç olmadan iki çocuğuna bakmaya çalışan bir anneyle, gozu karalığı hayatına mal olmuş babanın evladı, babasının ruhen kopyası annesinin biricik kızı... Baba Atilla Turagay, 40'lı yılların girişken, adrenalin tutkunu jet pilotu. Gozu hep yukseklerde, ruhu Turkiye'den çok uzaklarda... 'Jet set' çağının gelişini belki de herkesten once gorenlerden... "Bu iş ileride çok buyuyecek" diyerek, kendisi gibi jet pilotu olan yakın bir arkadaşıyla Amerika'da bir jet şirketi kurar. 20 yaşındaki eşi Nil, iki yaşındaki kızı Aliye ve bir yaşındaki oğlu Umur ile Amerika'ya goçmek için tum hazırlıklar yapılır. Buyuk yolculuktan bir gece once iki yakın dost, son bir veda turuna çıkar. Maksat, en buyuk eğlencelerini son bir kez daha yaşamak: Gecenin bir yarısı Merzifon'daki piste sızacaklar, gizlice iki jet kaçırıp otobanda olabildiği kadar alçaktan uçarak gece yolcusu kamyonları korkutacaklar... Ancak yuzunde hınzırlığın ve adrenalinin verdiği bir mutluluk ifadesi, ruhunda bir ozgurluk hissiyle karşısına çıkan ağaca çarparak olay yerinde hayatını kaybeder Atilla Turagay. Babasız hayat, yaş toplamı 24 bile etmeyen bu uç kişilik aileyi birbirine kenetler. Anne, çocuklarını en iyi koşullarda yetiştirmenin yollarını arar. İnsan gucu arayışındaki Almanya'dan gelen 'işçi çağrısı' cazip gelir, BMW fabrikasında yoneticilik pozisyonu bulur kendine. Çocukları ilkokul çağına geldiğinde Turkiye'ye doner, beş yıldızlı bir otelde yonetici olur. Kaderi tersine çevirmesini de bilir. Çocukların uçak kazasıyla bir anda yok olan 'daha Batılı, daha vizyoner' eğitim hayallerini 10 sene içinde kendi elleriyle yerine koyar, Aliye'yi ortaokul çağında İsviçre'ye yatılı okula gonderir.

Yaşadığı gibi
gitti..

Aliye ve Joost Yeşilçam masalıAliye 15'inde kendi rızasıyla Turkiye'ye doner, liseyi doğup buyuduğu Ankara'da bitirir. İstanbul Üniversitesi'nde Osmanlı Sanat Tarihi okurken harçlık çıksın diye tur rehberliği yapar, sinema sektorune sızmanın yollarını arar. Aile arasında bu donem, 'Aliye'nin İstanbul'un altını ustune getirdiği yıllar' olarak hatırlanıyor. İstanbul'un fethine, Yeşilçam setlerinden başlar. Ali Özgenturk'un 1979 tarihli 'Hazal' filmiyle oyunculuğu dener. Setlerde vakit geçirdikçe kameranın onu değil arkasındaki sihire kapılır. Atıf Yılmaz'ın 'Deli Kan' filminde yonetmen yardımcılığını ustlenir. "Garantici işlere 'çok sıkıcı, neden uğraşalım ki' diye bakan biriydi" diye anımsıyor Joost. Israrcılığını, bildiğini okumasını, 80'lerde yardımcılıklarını yaptığı Atıf Yılmaz'dan, Şerif Goren'den alır. Goren ile sette yakaladıkları uyum aşka donuşur. Ortaklaşa çekilen bir dizi Yeşilçam filminin ardından ('Herhangi Bir Kadın', 'Derman', 'Guneşin Tutulduğu Gun'…), çift 1983'te evlenir, bir yıl sonra oğulları Mehmet Can, uç yıl sonra kızları Ayşe Can dunyaya gelir. Aliye altı yıl sonra Yeşilçam'ı da, sinema setlerini de evliliğiyle beraber rafa kaldırır. Şerif Goren ile, omrunun geri kalanında, arkadaş sayılacak kadar sık goruşmeseler de çocuklar sayesinde buluştuklarında guzel sohbet edebilen, birbirine saygıda kusur etmeyen, duşmana donuşmemeyi becerebilmiş birer 'eski eş'e donuşurler. "Bize en ufak bir sorunlarını, anlaşmazlıklarını yansıtmamışlardır" diyor oğulları Mehmet Can.

Yaşadığı gibi
gitti..

Ş imdi reklamlar

90'ların başı, Turkiye'nin Özal'lı yılları... First lady Semra Özal'ın koyduğu bir kasetle neşesini bulmaya çalışan Turkiye, ilk ozel televizyon kanalıyla beraber çok renkli yayına ve hayata geçer. Aliye'nin 'şimdi reklamlar' kuşağının parıltısını keşfetmesiyle, kardeşi Umur'un Paris'ten memlekete donmesi aynı zamana denk gelir. İnsan ilişkileri kuvvetli, yapımcılık nedir iyi bilen, sinemanın kalbinden çıkan, çok dilli, çok kulturlu abla-kardeşin kurduğu yapım şirketi, cesur işleri ve vizyoner duruşuyla bir doneme damga vurur. Fikret Kuşkan'ın bir travestiyi oynadığı, 90'ların MTV'sinde gosterilen ilk Turk klibi olan 'Gemiler', 'bir gecede star' doneminin başlama noktası Mirkelam'ın 'Her Gece'si, Sezen Aksu'nun 'Beni Alma Onu Al'ı hep Aliye-Umur Turagay produksiyonudur. Abla- kardeşin iş anlaşmazlığı yaşaması, Umur'un farklı bir yapım şirketiyle, Aliye'ninse yurtdışından getirdiği yabancı yonetmenlerle çalışması 90'ların sonuna denk gelir. 'Kopyala-yapıştır' virusunun ilk kıvılcımları, agresif ve delikanlı reklamcı Aliye'i yeni mecralara surukler.

Yaşadığı gibi
gitti..

Barınaktan aldığı iki kopeği, Bambi ve Lokum ile
Allah cesurun yan ındaAliye ve Joost'un tanıştıkları Bodrum gecesinin buyusu Joost'un dun gibi aklında. Yeni yıldan bir gece once Ora Bar'da tanışan çift, beş ay sonra evlenir. "Çok doğru bir histi. Beklemedik bile. Zaman içinde daha da iyi anladık ne kadar doğru olduğunu" diyor. Özgurluğu için yaşayan, kısıtlatıldığını duşunduğu bir işte ya da ortaklıkta bir gun bile durmayan, yeniden başlama konusunda tereddut etmeyen bir kadın, nasıl olur da 25 yılını hem iş hem ozel hayatında bir kişiye etle tırnak gibi geçirir? Aliye'e gore aşk dediğin, her şeye rağmen ozgur hissedebilme luksudur. Sessizliğinle kendinin ve karşındakinin ihtiyaç duyduğu kişisel alanı sağlamak, yan yanayken bile yalnız ve ozgur durabilmek aşkın gerçek lutfudur .Aliye-Joost ikilisinin ilk restorancılık deneyimi '8' olur. Taksim'de, kimsenin adım atmadığı bir sokakta harabe gorunumlu bir bina satın alıp servet değerinde bir yatırım yapmak, ikisi dışında kimseye akıl karı gozukmez. "İnanmak da değil sanki onceden bilmek haliydi o" diyor oğlu Mehmet Can. 8'den sonra Bird, Flamingo ve Fenix gelir. Ardından da Atelier Raw ile Bebek Baylan... Ölumunden bir hafta evvel, rutin doktor muayenesinden çıkan sonuç, 'beyindeki pıhtından oturu her an felç kalma ve kor olma ihtimali' demektedir. Kimseye hissettirmeden son bir karar alır. Vedası, onu tanıyan herkesin hemfikir olduğu gibi son derece cesur, tam bir Aliye hareketidir. Özgurluğu ve yaşam alanı kısıtlanmış, başkasına muhtaç bir hayat, bu masala ters bir son olurdu. Ailesine "Saygıyla karşılıyoruz" demek duşer. Her kararında olduğu gibi...

Son sozu, hayatının her noktasında olduğu gibi bu yazıda da Aliye'ye bırakmalı, ailesine bıraktığı mektupların satır aralarından cımbızlamalı: "Kimseyi kırma. Negatif enerjiden beslenme. Kendi yolundan, bildiğinden, kalbinden şaşma. Kendine durust ol. Ve unutma… Allah hep cesurun yanında."

Aliye Turagay'dan hayat dersleri

• Başkaları için değil, kendin için uret. Tekrar izlemek istemeyeceğin bir filmi ya da canın çekmeyeceği bir yemeği yapma. • Populer olanın değil, doğru olduğunu hissettiğin şeyin peşinden koş. • Bıkmadan her gun gitmek isteyeceğin o mekanı yarat. • Kelimelerin kıymeti çok. Dikkatli seç ve kullan. Az konuş. Çok dinle.

• Hayatta hata diye bir şey yoktur. Ancak deneme cesaretinin urunu tecrubeler vardır.