Özet (TL;DR) @ 2018-06-03T17:33:00.000Z: Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da, "Eski stadı millet bahçesine çevireceğiz. Anneler yavrularını alacak, millet bahçesine gidecekler. Yakışır mı? Biz yaparız,…
Turkiye
17:33 03.06.2018(Guncellendi 00:44 04.06.2018) URL'yi kısaltın
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da, "Eski stadı millet bahçesine çevireceğiz. Anneler yavrularını alacak, millet bahçesine gidecekler. Yakışır mı? Biz yaparız, işte bu HDP yıkar. Onlar bu ulkede yıkmak için var" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisince Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda duzenlenen mitingde, kenti "Diyarbekir, tarihin, kulturun, medeniyetin şehri Diyarbekir; sahabelerin, evliyaların şehri Diyarbekir; Dicle'nin nazlı yari Diyarbekir; hasretimiz, sevdamız, aşkımız Diyarbekir; kardeşliğimiz, yoldaşımız, geleceğimiz Diyarbekir; diyar-ı huzur Diyarbekir. Sana bakınca keyfim geliyor Diyarbekir" diyerek selamladı.
Erdoğan şoyle konuştu:
-
Bizim sizden başka kimimiz var? Bizim Diyarbakır'a olan sevdamız asla bitmez. Biliyorsunuz aramıza girmeye çalıştılar. Teror orgutuyle, hendeklerle aramıza girmeye çalıştılar. Sokaklarda sizleri birbirinize kırdırarak, tehditle, yağmayla, haraçla aramıza girmeye çalıştılar. Sahabe emaneti olduğu için insanların abdestsiz girmeye çekindiği bu şehirde Kurşunlu Cami'yi yıkarak, Dort Ayaklı Minare'yi yıkmaya teşebbus ederek aramıza girmeye çalıştılar. Okula gitmesi gereken çocukları evlerinden alıp, dağa gonderip hayatlarını karartarak aramıza girmeye çalıştılar. Diyarbakır Belediyesinin onunde anaları ağlattılar. Sizleri, tarihinizden, kulturunuzden, inancınızdan, ahlakınızdan, geleneklerinizden kopartıp marjinal orgutlerin kulu kolesi yaparak, aramıza girmeye çalıştılar.
-
Bizim meşrebimizde asla ayrımcılık yoktur. Hizmet soz konusu olduğunda ayrımcılık bir yana, geri kalmış bolgelerimize daha çok imkan sağlıyor, daha çok kaynak aktarıyoruz. Yani pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Diyarbakır, uzun yıllar ihmal edilmişti. Biz İzmir, Konya, Kayseri'de ne varsa Diyarbakır'da da o olsun dedik. Bunun için de son 16 yılda Diyarbakır'a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Gençler, şu soylediklerimi bilmeyenlere soyleyin, teror orgutunun arkasında olduğu gençlere soyleyin, 35,5 buçuk katrilyon lira yatırım yaptık. Biz Diyarbakır'ı bir kenara koymadık. Canımızdır, sevdamızdır, burayı ayağa kaldıracağız dedik. Hamdolsun Diyarbakır şu anda yaptığımız yatırımlarla Doğu'nun, Guneydoğu'nun adeta bir İstanbul'u, İzmir'i haline geliyor.
' BİZ YAPARIZ, HDP YIKAR'
- (C) AA / Serhat Çağdaş
Diyarbakır gibi sporu seven, takımları iddialı bir şehrin stadyumunu yaptık. Eski stadı da millet bahçesine çevireceğiz. İngiltere'nin Hyde Parkı varsa, biz de işte bu stadı inşallah millet bahçesine çevireceğiz. Anneler yavrularını alacak, millet bahçesine gidecekler. O yeşillikler uzerinde yavrularıyla beraber koşturacaklar, orada oynayacaklar, orada dinlenecekler. Yakışır mı? Biz yaparız, işte bu HDP yıkar. Onlar bu ulkede yıkmak için var. Onlar, buradaki evleri bombalamadılar mı, evleri yıkmadılar mı, altından tuneller açmadılar mı? Camilerimizi, okullarımızı yaktılar, yıktılar. Aynı şekilde saat kulesini yaktılar, yıktılar. Bunlara gereken dersi 24 Haziran'da vermeye hazır mıyız? Sizler korkuyu korkutan insanlarsınız, olumu olduren insanlarsınız.
' SUR'U BAŞTAN SONA İNŞA ETTİK'
-
Teroristleri imha etmekle kalmadık, Sur'u baştan sona inşa ettik. Diyarbakır demek tarihi taş evler demek. 350 taş evin inşasına başladık. Bu rakam bin 500'e çıkacak. Terorun kol gezdiği buralarda inşallah bundan sonra turistler gezecek. Örgute, orgutun adamlarına peşkeş çekip, sizin ziyaret mekanınızı betona boğdular. Buradan kazandıkları parayı da orgute gonderip, size kurşun olarak, bomba olarak geri çevirdiler. Biz ne yaptık, bunların hepsini yıktık. Diyarbakırlıya yapılan bu buyuk saygısızlığı ortadan kaldırdık.
-
Bay Kemal diyor ki 'Çiftçiler fakirlikten ne hale geldi bak.' diyor. Bay Kemal, Diyarbakır'dan sesleniyorum, İnce İnce, Bay Muharrem'e de sesleniyorum. Diyarbakır'da bugune kadar tarımsal desteğimiz yaklaşık 4 katrilyon lira oldu. Ah ah, bunlar konuşuyor. Makaram sarı bağlar, kız oynar gelin ağlar.
' BUGÜN DİYARBAKIR 40 YILDIR HİÇ OLMADIĞI KADAR HUZUR DOLUDUR'
- Bugun Diyarbakır ile birlikte tum bolgemiz, 40 yıldır hiç olmadığı kadar huzur doludur. Hukumetimiz ve başta İçişleri Bakanımız Sayın Soylu olmak uzere, tum emniyet guçlerimiz, Turk Silahlı Kuvvetlerimiz, bolge halkının huzuru için ellerinden geleni yaptılar. Guvenlik korucularımız el ele verdiler, hepsini yaptılar. Bugun devlet hiç olmadığı kadar halkının yanındadır.
' HER KİM, HERHANGİ BİR KÜRT KARDEŞİMİN HAKKINI GASBETMEYE KALKARSA KARŞISINDA BENİ BULUR'
- Her kim, herhangi bir Kurt kardeşimin herhangi bir hakkını gasbetmeye kalkarsa karşısında once beni bulur. Artık hiçbir terorist gelip halkın yakasına yapışamıyor, haraç alamıyor. Artık hiç kimse gelip Kurt kardeşimin evlatlarını zorla alıp dağa goturemiyor. Artık belediyenin onunde ağlayan Diyarbakırlı anneler var mı? Hamdolsun, artık hiç kimse gelip esnafımızın kepengini kapattıramıyor, ticaretine engel olamıyor. Artık hiç kimse evde, sokakta, hayatın her alanında Kurt kardeşimin tepesine binip, ensesinde boza pişiremiyor. Zorla, tehditle herhangi bir şey yaptıramıyor.
' ANA DİLİNİZ SİYASİ İSTİSMAR ARACI HALİNE DÖNÜŞMESİN İSTEMİYOR MUYDUNUZ? ŞİMDİ VAR MI ENGEL OLAN?'
- (C) Flickr /
Butun bunları sizler için yaptık, sizin ozleminiz, diyarı huzur değil miydi, işte bu huzur ortamının sağlanması değil miydi? Çocuklarınız rahatça okula, işine gitsin, dağa kaçırılma korkusu yaşamadan akşam evine donsun istemiyor muydunuz? Kimse gelip sizi haraca bağlamasın, kimliğiniz uzerinden siyaset yapıp sizi marjinal ideolojilerin aracı hale getirmesin istemiyor muydunuz? Ana diliniz, siyasi istismar aracı haline donuşmesin istemiyor muydunuz? Ana dilinizi her yerde serbest kullanabiliyor muydunuz? Şimdi var mı engel olan? Dininizin, inancınızın gereklerini serbestçe yerine getirebiliyorsunuz değil mi, var mı engel olan? Ret ve inkar politikalarından eser kaldı mı, bunları kim kaldırdı? Gorevimizi demek ki yaptık. Hamdolsun artık, kimliğinizin ve inancınızın onunde hiçbir yasak yok. Yasak olan tek şey var, o da sizin ozgurluklerinize, hayat hakkınıza, eğitim hakkınıza, sizin iş yapma hakkınıza yonelik terorist saldırılardır. Biz buna izin vermemekte kararlıyız.
' ŞİMDİ BAKIYORUM HEPSİ TÜRBE ZİAYRET EDER GİBİ EDİRNE'DE CEZAEVİNDE BEYEFENDİYİ ZİYARETE GİDİYORLAR'
- Bu ulkenin Cumhurbaşkanı olarak beni bağlayan kurallar, diğerlerini de bağlamak durumundadır. Öyle, 'ben şuyum, ben buyum' diyerek, efelik yapmaya, kuralları, kanunları milletin hak ve ozgurluklerini hiçe saymaya kalkarsanız, kusura bakmayın bu devlet buna da izin vermez. Diyarbakır'da 53 Kurt kardeşime 'sokağa dokulun' diyen kimdi. Edirne'deki değil mi? 'Sokağa dokulun' dedi. Ne oldu, 53 kardeşimiz orada olduruldu, şehit oldu. Ölenler kimdi, benim Kurt kardeşlerim değil miydi? Yasin Boru evladımızı bunlar oldurmedi mi, bunlar şehit etmedi mi? Şimdi ne olmuş, Cumhurbaşkanlığına aday olmuş. Şimdi çıkıyor, bakıyorum hepsi turbe ziyaret eder gibi Edirne'de cezaevinde beyefendiyi ziyarete gidiyorlar. Bay Muharrem onunla ovunuyor, 'Gideceğim ziyaret edeceğim.' diyor. Turbe ziyareti… Ziyaret etsen ne yazar, oradan sana ne gelecek? Sen benim halkımı ziyaret et. Bak bakalım bu halk sana ne diyecek, Diyarbakır sana ne diyecek?
' 53 KÜRT KARDEŞİMİN KANI DEMİRTAŞ'IN ELİNE BULAŞMIŞTIR, BEDELİNİ ER VEYA GEÇ ÖDEYECEK'
- Kardeşlerim, 53 Kurt kardeşimin kanı bu Demirtaş'ın eline bulanmıştır. Bunun bedelini er veya geç odeyecek. Yoksa tarih, o 53 kardeşim bizleri affetmez, bizi de affetmez. Onun için dik, sağlam duracağız ve inşallah 24 Haziran'da benim o Kurt kardeşlerimin olumune imkan, zemin hazırlayan bu Demirtaş'a da hesabını soracaktır. Bak bugune kadar ağzıma almadım ama o 53 kardeşim sebebiyle bunu ağzıma aldım. Yoksa muhatabım değil, hiç derdim de değil. Benim Kurt kardeşlerimi bunlar somurduler. Öyle saz alıp, saz çalmakla benim Kurt kardeşlerime hizmet olmuyor.
' KÜRTLERİN DEVLETİ TÜRKİYE CUMHURİYETİDİR'
- İşte bunun için diyoruz ki coğrafyamızda ne yapacaksak hep birlikte yapacağız. Turkiye hepimizin ulkesi, Turkiye Cumhuriyeti devleti hepimizin devleti. Kimse Kurtlere devlet aramasın. Kurtlerin devleti Turkiye Cumhuriyeti devletidir.
' KÜRT SORUNU YOKTUR DİYORUZ'
- Bunu gerçekleştirmek için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Turkiye olacağız. İşte en buyuk yerlilik ve millilik burada, şu anda bu meydanda, sizlerle birlikte bir araya gelmiş olmamızdır. Biz bir donem otekileştirilmiş, horlanmış, ezilmiş diğer vatandaşlarımız gibi Kurt kardeşlerimizi de kohne ceberut, baskıcı eski vesayet duzeninden, zulmunden kurtarmış olmaktan gurur duyuyoruz. Unutmayın, size zulmeden o vesayet duzeni bizi de yeri geldi hapse attı, yeri geldi partimizi kapatmaya çalıştı, ulkemizin demokrasi yolculuğunda bugunlere nasıl geldiğini sizler çok iyi biliyorsunuz. Biz 'Kurt yoktur.' demiyoruz, Turkiye'nin artık bu noktadan geri donuşu mumkun değildir, biz Kurtlerin bizatihi kendilerini bir sorun olarak goren anlayışa nazire olarak 'Kurt sorunu yoktur' diyoruz. Herkes gibi sizlerin de ozgurluklerini guvence altına biz aldık. Bizim için asla değişmeyecek ve hep oyle kalacak olan resmi dilimiz Turkçe ne kadar değerliyse anadiliniz Kurtçe de o kadar kıymetlidir. Kazanılmış diğer ozgurlukler de aynı şekilde sizin ananızın ak sutu gibi sizlere helal olsun."
' SÖMÜRÜ DÜZENİNE KARŞI ÇIKIYORUZ'
- DHA
Biz Irak'ta, Suriye'de verdiğimiz mucadeleyle asırlardır bizleri birbirine duşurerek kurulan somuru duzenine karşı çıkıyoruz. Biz teror orgutleri kullanılarak insanlarımızın birbirine kırdırılmasına karşı çıkıyoruz. Biz 'tek millet' derken Turk'uyle, Kurt'uyle, Çerkez'iyle, Boşnak'ıyla, Laz'ıyla 81 milyonun tamamını kastediyoruz. Biz 'tek bayrak' derken sizin de bizim de dedelerimizin uğrunda canlarını ortaya koydukları bir mucadelenin sembolunu kastediyoruz. Biz 'tek vatan' derken ecdadımızın asırlarca hep birlikte yaşadığı 780 bin kilometrekarelik bu vatan toprağını kastediyoruz. Biz 'tek devlet' derken sizlerin acısını çok yakından tattığı, ulkemizi bir felaketin eşiğine getiren paralel yapılara karşı duruşumuzu ifade ediyoruz.
- Bizim attığımız adımlar, bizim halkımıza sağladığımız imkanlar tum bu haksızlıkları ortadan kaldırmaya yoneliktir. Attığımız her adımı, uzun uzun duşunerek attık. Eğer bir şeye karşı çıkmışsak, inanın bana, çok sağlam ve sizlerin menfaatine yonelik bunların sebepleri vardır. Yağ acı olunca, unutmayın pilav da acı olur. Öteki yapının gudumunde atılan hiçbir adımın sonu, hiçbirimiz için ozgurluğe ve refaha çıkmaz. Selahaddin Eyyubi'nin torunlarından intikam almak için kurulan tezgahlarla kimseyi kandıramazlar.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.