Özet (TL;DR) @ 2018-06-04T08:49:00.000Z: Habertürk yazarı Nagehan Alçı ile Hürriyet yazarı Ahmet Hakan arasındaki tartışma büyüyor. Alçı, bugünkü köşesinde Hakan'ın Barış Atay'ı hedef göstermesinin ardından oyuncunun gözaltına alındığı olayı…
Turkiye
08:49 04.06.2018(Guncellendi 08:56 04.06.2018) URL'yi kısaltın
Haberturk yazarı Nagehan Alçı ile Hurriyet yazarı Ahmet Hakan arasındaki tartışma buyuyor. Alçı, bugunku koşesinde Hakan'ın Barış Atay'ı hedef gostermesinin ardından oyuncunun gozaltına alındığı olayı hatırlattı ve "Bu yaptığını tarif etmek için çok daha ağır sıfatlar var ama erkek egemen kulturun çirkin kelimelerini kullanmak istemiyorum" dedi.
Alçı, "İşte Erdoğan'ın diploması" başlığı ile kaleme aldığı koşe yazısında Hakan'a çok sert eleştiriler yoneltti. Alçı'nın yazısının ilgili kısmı şoyle:
GÖRÜYORUM ki polislere hafiyelik ve savcılara muhbirlik işini iyice benimsemişsin. Kanal D'den sonra Hurriyet'ten de gonderilme ve hapse atılma korkusuyla karakterine son derece uygun bir meslek olan jurnalcilik limanına demir atmışsın. Bana duşmanlık etmeni doğal karşılıyorum. Hiç kızmıyorum.
Fakaat… Sen en yakınlarını, gazeteci dostlarını bile tutuklanmaları için koşenden polise jurnal etmiş bir insansın. Kendini kurtarmak için yaptın boyle bir ispiyonculuğu. Bu, sadece benim değil senin en yakın çalışma arkadaşlarının da tespit ettiği bir gerçek.
Benim cumartesi gunku yazımda tek bir hakaret, tek bir iftira yok. Hepsi ornekleriyle ispatlanmış gerçekler. 1 Mayıs 2018'deki "28 Şubat'ın sivil ayağı operasyonu mu geliyor?" başlıklı yazındaki şu satırların, tıpkı Barış Atay'ı içeri attırmak için yazdığın polis muhbiri yazısının bir kopyası:
"Seçim oncesi buyuk, kapsamlı bir 28 Şubat sivil ayak operasyonu geliyor. Bu oyle bir operasyon olacak ki… Hiç akla gelmeyen isimler bu operasyonda gozaltına alınacak. Gundem sarsılacak. Herkes şaşıracak."
28 Şubat davasında tutuklanmak istenen gazetecilerin isim isim yazıldığı bir donemde polislere ve savcılara zemin hazırlamak, olası gozaltıları meşrulaştırmak için bu yazıyı kasten yayınlıyorsun ve bu insanlar senin en yakın arkadaşların. Niye yapıyorsun bu muhbirliği? Sırf yeni egemenlerine yaranmak ve şahsi menfaatlerin için.
Bu yaptığını tarif etmek için çok daha ağır sıfatlar var ama erkek egemen kulturun çirkin kelimelerini kullanmak istemiyorum. Hele daha 2 ay oncesine kadar bir dakika yanından ayrılmadığın eski patronun Aydın Doğan'a yonelik bu yaptığın "28 Şubat ihbarcılığı" inanılmaz bir ihanet! 1 Mayıs'taki yazın ortada duruyor…
Şahsi nefretin yuzunden Barış Atay'ı tutuklatmak için ihbar ettiğine tum Turkiye şahit oldu. En yakınların bile "Bu yazı neticesinde Atay'ın gozaltına alınacağını bilerek yazdı" dediler. İşte sen boyle bir insansın… Tıpkı 17-25 Aralık FETÖ darbe teşebbusunde Erdoğan'ı hapse atmak isteyen FETÖ'culere alenen tetikçilik yaptığın gibi şimdi de yaranmak istediğin yeni guçlere tetikçilik başvurusunda bulunuyorsun. Çunku çok korkuyorsun ve bu korku yuzunden yazdıklarını bile inkar ediyorsun.
27 Ağustos 2015'teki yazında FETÖ yalanlarını referans yaparak Erdoğan'a alenen "Hırsız" diye hakaret etmedin mi? Erdoğan'ı destekleyen yazarlara da "Hırsız goygoycuları" demedin mi? Yazı çok açık. Senin tıynetinde biri olsam 17-25 Aralık FETÖ darbe teşebbusunun en hararetli tetikçilerinden biri olan senin secereni çıkarırım ama senin gibi bir muhbir için bile Turkiye'nin normalleşmesini istiyorum. O yuzden yapmayacağım.
Halbuki sen elinde hiçbir guç yokken bile şahsi çıkarların için en yakınlarını hapse attırmaya kalkan birisin. Bir de gucun olsa Stalin kadar zalim olursun herhalde. Ama bu millet senin gibilere hiçbir zaman izin vermeyecek.
BANK ASYA A ÇIKLAMASI
Ayrıca Alçı, bir yazısında "Nagehan! Ne oldu sizin şu Bank Asya işi" diye soran Hakan'a cevap olarak şu satırları kaleme aldı:
DEFALARCA yazdım. 2013'un şubat ayında Bank Asya'dan kredi aldık ve halen TMSF'ye kuruşu kuruşuna ve vadesini bir gun bile geçirmeden oduyoruz. Tıpkı Akbank, Garanti Bankası ve İş Bankası'ndan da kredi çektiğimiz ve kuruşu kuruşuna odediğimiz gibi.
Bu kredileri şeffaf biçimde herkese soyleyen benim, çunku saklayacak bir şeyim yok. Butun Turk ve dunya bankalarında kredibilitesi yani itibarı yuksek insan olmak gurur duyulacak bir şeydir. En yakın dostlarını ihbar etmek gibi utanç duyulacak bir şey değildir.
Şubat 2013'te Turkiye Cumhuriyeti'nin neredeyse tum kurumlarının o bankada parası vardı. Devlet nezdinde hukuken meşru bir bankaydı çunku.
Üst duzey yargı yetkililerine sorup oğrendim: O meşru donemde bu bankada hesabı var, kredi çekmiş diye yargılanan tek bir kişi yok. Muhbir şahıs, "Bank Asya'nın onunden geçen tutuklanıyor" diyerek aslında FETÖ kara propagandasına hizmet ediyor. 17-25 Aralık FETÖ darbe teşebbusunden sonra bu banka batar gibi olunca, Fethullah Gulen'in açık talimatı uzerine 25 bin TL ve ustu para yatıranların orgut uyesi ya da orgut sempatizanı olduğuna dair karine teşkil ettiği duşunuluyor ve yargıya konu olan kısım bu. Peki ya Bank Asya'ya TMSF el koyarken ve orgut gazetelerine hukuken kayyum atanırken yani 2015- 16 doneminde bile FETÖ'nun yanında saf tutan sen? Esas sen bir izah et bakalım bu FETÖ yandaşlığını…
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.