Özet (TL;DR) @ 2018-06-04T04:54:38.000Z: Başbakan Binali Yıldırım, gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleriyle iftarda bir araya geldi. Yıldırım, bedelli askerlikten af beklentilerine, Kuzey Irak'ta düzenlenen operasyondan…



NERM İN YURTERİ/NTV GENEL YAYIN YÖNETMENİ

_ Soru: Say ın Devlet Bahçeli'nin afla ilgili bir çıkışı oldu. Ramazan Bayramı oncesinde af çıkmasının yararlı olduğunu duşunduğunu soyledi, sizin bu konudaki goruşlerinizi merak ediyoruz._

Ba şbakan Binali Yıldırım: Bizim gundemimizde af yok. Ben Sayın Bahçeli'yle bu ilk açıklamasından sonra konuştum. Kendisi hassasiyetlerini dile getirdi. Karar sizin tarzında bir ifadede bulundu. Biz de onun uzerine zaten goruşumuzu açıkladık ve gundemimizde af olmadığını ifade ettik.

Soru: Bir ba şka beklenti daha var bedelli bir daha gundeme getirildi. Siz nasıl bakıyorsunuz?

Ba şbakan Binali Yıldırım: Arkadaşlar, bakın bir şeyi paylaşmamızda fayda var. Bazı bilgileri ben paylaşayım, ondan sonra ne yapacağımıza karar verelim. Bakın şu anda yoklamaya tabi olan, yani askerlik çağı gelmiş olanların sayısı 585.210, yoklama kaçağı 570.422, bakaya 56.947, firar 5772. Askerliğini ertelemiş olanlar 2.930.279, bu oğrencilik dışında erteleyenler. Bir de oğrencilik nedeniyle ertelemiş olanlar var. Onlar da 1.885.438. Silah altında bulunan er sayısı da 360.869. Ve 2019'da planlanan silah altına alınacak sayı 345.933. Toplam 5.448.858 kişi var askerlikle ilişkisi devam eden. Ancak biz onumuzdeki sene 345.933 kişi alabileceğiz. Bunu 345.933'e bolduğumuz zaman 15.7 yıl, yaklaşık 16 yıl suruyor. Bunların yaşlarını dondursak bile 16 yıl boyunca askerlik bu vatandaşlarımızın onunde bir engel, sorun olarak devam edecek; gerçek bu.

İhtiyacımız belli, 350 bin. Ama birikmiş 5,5 milyon vatandaş var, nasıl çozeceğiz? 'Bedelli gundemde yok. Hassasiyetler var'

Soru: Bedelliyle mi?

Ba şbakan Binali Yıldırım: Öyle bir şey demiyorum. Bir şekilde çozulmesi lazım. Tabii esas olan savunma gucumuzde bir zaafiyet yaşanmaması. Eldeki rakamlar boyle bir zaafiyetin olmadığını gosteriyor; bu bir. İkincisi; ozellikle 15 Temmuz'dan sonra Silahlı Kuvvetlerde silah altında vatani hizmet goren askerlerden ziyade profesyonelliğe geçtik.

Ve aldığımız onemli bir karar daha var değerli arkadaşlar.Operasyonlara, on plana asla silah altındaki er-erbaşları gondermiyoruz. Arka planda lojistik destek veriyor. Bu insanlar ne yapacak? Hayatını planlayacak, geleceğini planlayacak. O bakımdan bunun siyasi istismar edilecek bir yanı yok, rakamlar ortada. Yani bir yandan operasyonlar yaparken, bir yandan terorle mucadele yaparken, bir yandan da askere alınmayı bekleyen binlerce insan var. Turkiye'nin gerçekleri budur. 5,5 milyon insanın sorununun farkındayız. Tum hassasiyetler goz onune alınarak sorunu nasıl çozeriz ileride değerlendirilir. Ama bugunku gundemimiz değil.

_ Soru: Say ın Mehmet Şimşek'in Londra temasları var, ardından Fitch, Moody's'in açıklamaları uzerine Sayın Zeybekçi'nin açıklamaları, doviz ve faizle ilgili gelişmeler. Nedir bu son durum? Hukumetin aldığı son tedbirler nedir?_

Ba şbakan Binali Yıldırım: Arkadaşlar, 2018 yılının başından itibaren gelişmekte olan ulkelerin paraları Amerikan doları karşısında değer kaybetmeye başladı. Yani ekonomide yaşanan olayları bir dış kaynaklı sebepler, bir de iç kaynaklı sebepler diye ikiye ayırmak lazım. Dolayısıyla bu değer kaybı butun paralarda var, hatta avroda da var. Amerikan yonetiminin aldığı kararlar doğrultusunda ciddi anlamda dolarda bir değer artışı soz konusu.

İkinci konu da, Amerika faiz artırıyor. Belki yakın zamanda tekrar faiz artışına gidecek. Bunun tercumesi ne? Dunyadaki dolar yatırımcılarına evine don diyor. Bu da, ozellikle gelişmiş ulkelere kaynak sağlayan fonların çıkışı anlamına geliyor.

Bir başka konu, petrol fiyatlarındaki artış, son 1 yılda yuzde 100 arttı. 80 dolara varili neredeyse dayanmış vaziyette.Bunlar dış faktorler, yani bizde de boyle, Arjantin'de de boyle, Brezilya'da da boyle, Rusya'da da boyle, efendim İran'da vesaire sayıları çoğaltabilirsiniz, hatta Avrupa ulkelerinde.Bir de tabii bizim içten kaynaklı bazı konularımız var. O da nedir? Petrol fiyatındaki artışla beraber enflasyonun aynı şekilde etkilenmesi kısmen artış eğilimine girmesi. Ayrıca, petrol ithalatı nedeniyle cari açığın doğal olarak artması. Biz petrolumuz olan, doğalgazımız olan bir ulke değiliz. O bakımdan bunlar da bir anlamda cari açığı etkileyen faktorler. Bunların da katkısıyla işte değerlendirme kuruluşları falan, Turkiye'nin çifte açığını ve açıktaki buyumeyi ilerisi için bir olumsuz gelişme olarak ongoruyorlar ve sık sık toplanıyorlar, dağılıyorlar, açıklama yapıyorlar, not indiriyorlar, izlemeye aldık diyorlar, tabii bunlar masum şeyler değil.Bunlar olmakla beraber, seçim surecini, seçim sonucunu etkilemeye yonelik ayrı bir gayretin olduğunu da goz ardı etmememiz lazım, bunu da goruyoruz. Çunku programlarında, takvimlerinde olmayan, mutat zamanlarda yapmaları gereken değerlendirmeleri one çekiyorlar, seçim takvimine gore program değiştiriyorlar, bunlar manidar, zamanlama açısından manidar…

' PİYASALARA OLUMSUZ ALGI YERLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR'

_ Soru: Size g ore mana nedir?_

Ba şbakan Binali Yıldırım: Mana şu: Piyasalara olumsuz algı yerleştirmeye çalışıyorlar. Turkiye'de işte ekonomi kur hareketleriyle beraber bu olumsuz algı seçimde olumsuz bir sonuç doğursun. Çok açık değil mi, bunu yapmaya çalışıyorlar, bu yeni bir şey değil. 15 Temmuz darbesi başarısızlıkla sonuçlandı, mutsuz oldular bazı şeyler de. Hemen bu değerlendirme kuruluşları hızlı bir şekilde hareket etti. Darbede yapamadıklarını ekonomi uzerinden yapma gayretine girdiler, ama o zaman da yine sonuç alamadılar, çunku biz daha hızlı hareket ettik, tedbirlerimizi çok seri şekilde aldık. Hatırlayın 2017 senesi için buyuk bir felaket senaryosu yazılmıştı. Ama 2017'yi Turkiye belki dunyada OECD içinde İzlanda'dan sonra ikinci, ama dunyanın butun ekonomilerinin uzerinde bir buyumeyi başardı.

Değerli arkadaşlar, şoyle bir analiz yapmakta fayda var, Turkiye açısından şunu soyleyebilirim: Butun bu olan biten, anlattıklarımın hepsi geçicidir. Bunların bir kısmı seçime yonelik manipulasyonlardır, bir kısmı da kuresel olçekteki gelişmelerden kaynaklıdır Şunu bilmenizi istiyorum: Enflasyon konusundaki hassasiyetimiz, enflasyonun aşağıya çekilmesi, tek haneye indirilmesi konusundaki kararlılığımız devam edecek. Tabii ağırlıklı olarak seçimden sonra bu daha hız kazanacak. Bir cari açık konusunda dengeleme yoluna mutlaka gidilmesi gerekiyor. Bunun çalışmalarını yapacağız, tedbirlerini aldık.Tabii bunlar olurken iyi şeyler de var, mesela turizmde ciddi bir sıçrama var, 40 milyonu aşacağımızı ongoruyoruz, bu onemli bir şey.Biz bugun Rusya'yla daha çok ticaret yapıyoruz, yuzde 40'ı aştı bu sene, geçen seneye gore yuzde 40 fazla ticaret yapıyoruz yılın ilk beş ayında. Aynı şekilde İran'la, Ortadoğu ulkeleriyle, bunlar petrol ureticisi ulkeler, bunlarla ticaret gelişiyor. Niye? Nakitleri, dovizleri olmaya başladı. Bize olumsuz yansımasına rağmen, diğer taraftan ihracatımıza olumlu katkısı var, o yuzden de ihracat her ay rekor kırıyor, iyi gidiyor. Turist daha çok geliyor, biraz kurdaki gevşemeden dolayı daha çok turist geliyor.Seçim donemi olduğu için ekonomide herkes bekle gor moduna giriyor, bu doğal bir şey, bunu ayıplamak mumkun değil. İnsanlar, dur bakalım, bir seçimleri gorelim duşuncesine her seçim doneminde giriyor. Bunu seçimden sonra artık ekonomi tekrar normal hızına donmuş olacak.

' AB İLE YENİ DÖNEM, ABD BİZİ SURİYE'DE DAHA İYİ ANLIYOR'

Avrupa Birliği ile ilişkilerimizde seçimden sonra yeni bir donemin açılacağını ongoruyoruz, umit ediyoruz, alınan sinyaller bu doğrultuda.Amerika'nın bizi dune gore daha iyi anladığını duşunuyoruz. Hem Suriye YPG-PYD konusundaki tutum, Menbiç'ten PYD'nin, YPG'nin çıkarılması ve yerine Turkiye-Amerika birlikte orada guvenliği tesis etmeleri hususunda bir çalışma var. Verilen silahların kontrol altına alınması konusu var.Eskiden boyle bir sureç yoktu, muzakere dahi edilmiyordu, karşılıklı restleşmeler vardı. Ama şimdi konu en azından diplomatik duzeyde ele alınacak duzeye geldi, seviyeye geldi.Dolayısıyla Amerika ile birçok konuyu herhalde seçimden sonra ilişkilerimizi zehirleyen, olumsuz bir hava oluşturan, başta FETÖ konusu olmak uzere YPG-PYD konusu ve diğer savunma ihtiyaçlarının temini konusundaki anlaşmazlıklar kapsamlı bir şekilde ele alınacak ve umit ediyorum ki Amerika bizi daha iyi anlayacak bir duzeye gelecek.Yani bizim bu konudaki tutumumuz çok açık ve nettir, doğrudur. Yani bolgede bize yonelik tehditler vardır, bir darbe teşebbusu vardır, bu darbenin arkasındaki FETÖ Amerika'dadır. Butun bu gerçekler ortadayken Amerika'nın hala duyarsız davranmasını beklemiyoruz. İnşallah yeni donemde burada da muspet adımlar atılacağını ongoruyoruz.Arkadaşlar, şimdi ekonomiyle ilgili dış kaynaklı ve içeride de ekonomi uzerinden prim yapmaya çalışan, çalışma gayreti olduğunu goruyoruz; bunu ifade etmek isterim. Size bir ornek vereceğim; 1924'ten 2002'ye kadar geçen sure içerisinde ortalama her yıl Turkiye yuzde 4,7 buyumuş. Az buyumuş, çok buyumuş, ama ortalaması 4.7.2003-2017'de ortalamamız 5.7, yani yuzde 1 puan var. Diyebilirsiniz ki, ya yuzde 1 puanla ne boburleniyorsunuz, topu-topu yuzde 1 puan artırmışsınız. Eğer 1924'ten bu gune 1 puan fazla buyuseydik, 5.7'yi Cumhuriyetin kuruluşundan bugune kadar muhafaza etseydik, arkadaşlar Turkiye 2.6 kat daha buyuyecekti. Tercumesi ne? İlk yedinci ulke oluyor. Bir Amerika, iki Çin, uç Japonya, dort Almanya, beş İngiltere, altı Fransa, yedi Turkiye. İlk yedi içinde yerini alacak. Evet, 1 puanlık farkla, 2 trilyon 250 milyar dolarla bu hale gelecekti. Dolayısıyla yani buradan geleceğim sonuç ne? İstikrar.Guçlu iktidar, Turkiye'nin ihtiyacı olan guven ve istikrar arkadaşlar. Guven ve istikrarı yakaladığımız an neler yapabileceğimiz ortada. Biz ortalama 5.7 buyumeyi yaparken, demokrasimizi de en az 4 sefer mudahale oldu. Onlara rağmen bu buyumeyi yaptık. Yani ne olacak diyorsun, mudahale yaptılar. Mudahale olması uç ay once, uç ay sonra, en az 6 ayımızı goturdu. Yılı yarım tamamlıyorsunuz. Tahribatı duzeltinceye kadar en seri şekilde 6 ayımız gidiyor.AK Parti iktidarında biz sadece cumhuriyet tarihinin en yuksek performansını ekonomide gostermedik, aynı zamanda gelişmiş ulkelerle aramızdaki farkı kapattık. Mesela, 2002'yi baz alırsak reel olarak, 2017'ye kadar 2.3 kat buyumuşuz.Dunyanın buyumesi ne? 1.7 kat.Avrupa Birliği buyumesi 1.2 kat.Yani kişi başı milli gelirde Avrupa Birliği ile aramızdaki farkı 33 puan kapattık. Üçte biri kadardı, şimdi uçte ikisi seviyesine çıktı. Bu performansımızla devam edersek, 13-14 yılda Avrupa Birliği'nin ortalamasını geçebiliyoruz.Enflasyon uzerinden kıyamet koparılıyor. Yani yuksek enflasyon bizi de mutlu etmiyor, onu soyleyeyim. Ama unutmayalım arkadaşlar, 1992-2002 arası yuzde 71 enflasyon. Bir onceki 10 yıl, 2003-2018 ortalama yuzde 10. Bugunlerde yuzde 11'e doğru tırmanıyor, belki biraz daha da yukselebilir bu kur hareketlerinden dolayı. Ama bunlar dediğim gibi geçicidir. Tekrar enflasyonu tek haneye duşurmek için kararlılığımız var. 2002'de her 100 liralık verginin 86 lirasını faize veriyorduk, şu anda 11 lirasını faize veriyoruz. Yani o kadar da vahim bir durumumuz yok.Size 2002 oncesini bir fıkrayla ozetleyeyim:Amerikalı, Alman, bir de Temel biraraya gelmişler. Yani millete ne kadar kaynak aktarılıyor, devlete ne kadar kaynak aktarılıyor, herkes anlatıyor kendi lisanınca. Amerikalı diyor ki, Teksas Ovasında biz uzun bir çizgi çizeriz, paraları atarız havaya, çizginin soluna duşen devletin, sağına duşen de milletin diyoruz. Alman da, Frankfurt ovasında buyuk bir daire çizeriz, paraları havaya atarız, dairenin içindekiler milletin, dışındakiler de bizim, devletin.Temel'e sormuşlar, o da demiş ki; Konya Ovasına gideriz, paraları havaya atarız. Aşağı duşen devletin, yukarıda kalan milletin. (Guluşmeler) 2002'deki iş buydu arkadaşlar, iş buydu, hepsi faize veriyor. Elde bir şey yok, derliyor-topluyor millet faize veriyor.

2002'de 7 bin traktor satılıyor 1 yılda, 2017'de satılan traktor sayısı 72.900. Buyume olmasa traktoru ne yapacak adam, turistik gezi için mi alacak?

Otomobil satışı 2002'de 91 bin, geçen sene 723 bin. Motorlu araç sayısı 8,5 milyondan 22 milyona çıktı Turkiye'de, 2,5 kat artış.

Beyaz eşya 2002'de toplam satılan 1 yılda beyaz eşya sayısı 2,5 milyon. 2017'de 8,5 milyon.

Turistik amaçlı yurt dışına çıkış Turkiye'den, 3 milyon vatandaşımız yurt dışına gidiyordu 2002'de, geçen sene 8.9 milyon Turk yurt dışına tatile gitti. 3 kat.

Yeni kurulan şirket sayısı, hani ekonomi buyumuyor diyorlar ya; 2002'de 30.800 şirket kurulmuş, geçen sene kurulan şirket sayısı 73.800. Buyumeyen ulkede bu kadar şirket nasıl kuruluyor?

Yabancı turist, 2002'de 12.9 milyon, 2017'de 40 milyon.

Yıllık konut satışı 1.4 milyon olmuş geçen sene. Boyle gidiyor rakamlar.Şimdi bu rakamlar ortadayken buyumenin sanal olduğunu soylemek ne kadar insaflı, ne kadar doğru? Turkiye buyuyor, bunun otesi-berisi yok, 3,5 kat buyuduk kardeşim. Nereden bakarsan bak, hangi hesabı yaparsan yap aynı yere çıkıyor.

_ Soru: Say ın Başbakan, sorum şoyle: CHP-Saadet Partisi-İyi Parti ittifakının vaatleri şoyle…Yerli otomobili durduracağız, Kanal İstanbul iptal edilecek, TRT satılacak, TİKA kapatılacak, yatırımlar bitirilecek_

Ba şbakan Binali Yıldırım: Bunlar en iyi kapatmayı, geriye gitmeyi biliyor. Dunyanın hiçbir yerinde devlet televizyonu olmayan ulke pek yok, her ulkenin bir tane devlet kanalı vardır, kuçuk de olsa mutlaka olmalı.

TRT, birçok televizyon kanalı, internet sitesi var, onlardan bir tanesi haline geldi. Ama geçmiş yıllarda TRT belirleyici bir medya organıydı, her şey TRT'ye gore, kanunlar bile TRT'ye gore yazılıyordu. TRT kapatma işi duygusal.Yerli otomobile karşı çıkmanın akla ziyan bir iş olduğunu duşunuyorum. Turkiye otomotiv sektorunde 8 senedir şampiyon oluyor, ihracatta şampiyon oluyor. Yani muthiş bir istihdam alanı var. Turkiye'nin en buyuk istihdam alanını otomobil sektoru sağlıyor. Dolayısıyla yerli otomobil yapmaya karşı çıkmak akla ziyan bir iştir. Çok ciddiyetsiz bir yaklaşımdır. Yani elektrik, surucusuz, akıllı otomobil suruş sistemleriyle donatılmış otomobilimizi inşallah 2020'lerde trafiğe çıkarmış olacağız. Turkiye'nin buna ihtiyacı var. Enerji bağımlısı bir ulkenin mutlaka ozgun projesi olan ve bizim cari açığımızı azaltacak teknolojilere sahip yerli otomobile ihtiyacı var.Evvelsi gun gazetelerde gozume ilişti. Sayın Kılıçdaroğlu; Başbakan kopru yaptım, tunel yaptım, havaalanı yaptım, hızlı tren yaptım diye ovunuyor, bu ne kadar komik bir şey diyor. Buzdolabı, çamaşır makinesi yaptık diye ovunuyorlar. Bunlar 17. yuzyılın urunleri diyor. Yani boylece tabii cahilliği de ortaya çıkmış oluyor. 17. yuzyılda daha elektrik falan yok. Buhar makinelerini geliştirme çalışmaları var 17. yuzyılda.Bir vatandaş 'Cumhurbaşkanımız aya dort şeritli otoban yapacağız dese inanırım' diyor. Bu Cumhurbaşkanımıza guveni gosteriyor. Henuz Aya otoban yapamadık belki ama yaptığımız yollarda dunyanın etrafına bir tur attık, onu soyleyebilirim.

_ Soru: Ama Say ın İnce; Demirel'in yaptığı kopru bayramda ucretsiz, ancak işte AK Parti'nin yaptığı, Erdoğan'ın yaptığı kopru bayramda ucretli diyor._

Başbakan Binali Yıldırım: Arkadaşlar, tabii Muharrem İnce fizik oğretmeni, ama konuşmalarıyla merkezkaç kuvvetin formulunden uzaklaşıyor yavaş yavaş. Kritik hızın uzerine çıkınca savrulma olur biliyorsunuz, şu anda savrulma fazına geçmiş durumda.Şimdi 15 Temmuz Şehitler Koprusu olsun, Fatih Sultan Mehmet Koprusu olsun, milli butçeyle yapılan kopruler, genel butçeyle. Yani Devletin kendi parasıyla vatandaşın vergisiyle yaptığı kopru bunlar. Yaparken de borç aldılar. Bu borcu oderken herkes katkı sağladı; yani geçen de katkı sağlıyor, geçmeyen de katkı sağlıyor, evet. Borç, vergiyle odeniyor.Ama Yavuz Sultan Selim Koprusu, Osman Gazi Koprusu farklı. Bu yap-işlet-devret modeliyle yapılmış bir koprudur. Maliyeti belli. Adama diyoruz ki, biz size şu kadar trafik garantisi veriyoruz. Bu kopruyu yapacaksın, ne kadar surede işletip bize teslim edeceksin.Formul çok basit, rekabet, yarışma oldu, Şimdi bu adam bu parayı harcadı, işte birim geçiş ucreti şu kadar, çarpı şu kadar trafik. Eğer bizim garanti ettiğimiz sayıyı aşıyorsa problem yok, aşmıyorsa farkını biz veriyoruz; olay bu. Ama ne var? İşte geçen sureyi de duşunursek, birisi 7-8 sene sonra, birisi de 16-17 sene sonra bize geri donecek. Ondan sonra ister bedava yaparız, ister paralı yaparız.Yani şimdi bizim 15 Temmuz Şehitler Koprusu, Fatih Sultan Mehmet Koprusu o kopruye harcanan maliyeti karşılayacak ucretler mi uygulanıyor? Yok, sembolik ucretler uygulanıyor. Farkını nereden veriyoruz? Farkını aldığımız vergilerden veriyoruz. Öburunde de kullanıcı oduyor. Tamam, bayramlarda da bedava yapar, yapılabilir. Ama ne olacak bedava yapsan, biz vereceğiz.15 Temmuz Şehitler Koprusu, Fatih Sultan Mehmet Koprusunu kullanan da kullanmayan da, goren de gormeyen de odemesini yapıyordu. Burada durum farklı. Hizmet alan odeme yapıyor.O yuzden bu tamamen bir kafa karıştırmaya yonelik bir değerlendirme. Mugalata.

' METİN TEMEL PAŞA BİR KAHRAMANDIR'

_ Soru: İnce, bir Paşayla ilgili apoletlerini sokeceğini soyledi._

Ba şbakan Binali Yıldırım: Bunun neresini duzeltelim?

Apolet meselesi çok onemli bir mesele. Bir yandan ben cumhurbaşkanı olursam hakimler ayağa kalkmasın diyeceksin, sonra beğenmediğin durum olursa apoletlerini sokerim diyeceksin, Hitler'e ozeniyor. Buradan anlaşılan odur.Hukuk devletinde herkes hukuka saygı gostermek mecburiyetinde. İster cumhurbaşkanı olun, isterseniz başka bir sorumluluk sahibi olun, peşinen oyle herkesi asıp kesemezsiniz.15 Temmuz'u yapanlar oldu, mahkeme sokuyor apoletleri, biz sokmuyoruz. Millete silah doğrultan, insanları acımasızca katledenlerin apoletlerini millet adına bağımsız Turk yargısı sokuyor. Cumhurbaşkanının talimatıyla sokulmuyor. Belli ki hukuk devletiyle ilgili kafasında bir karışıklık var Sayın İnce'nin.Metin Temel Paşa 15 Temmuz gecesi buyuk bir kahramanlık yapmıştır, ben buna bizzat şahidim. Bu darbeye karşı çok buyuk iş gormuştur. Kendisi bu darbenin bastırılmasının onemli aktorlerinden biridir, onu ifade etmekte yarar var.Afrin Operasyonunda da tartışılmaz bir başarısı var, Cerablus'ta da oyle, değerli bir komutandır. Değerli komutanlar kolay yetişmiyor. Onun için boyle sorumsuz beyanatlardan adayların kaçınmasında yarar goruyorum.

_ Soru: FET Ö'nun iadesi hususunda Amerika neyi bekliyor?_

Ba şbakan Binali Yıldırım: FETÖ konusundaki bizim duruşumuz çok açık ve nettir. Amerika Birleşik Devletleri'nde bu 15 Temmuz darbesinin baş faili FETÖ'yu istiyoruz. Bununla ilgili her turlu resmi girişimimizi yaptık. Beklentimiz; Amerika'nın, Turkiye için hayati oneme haiz bu konuyu ele alması ve bu konuda bir adım atılması. Ne adım atılabilir?

Mesela resmen soruşturma başlatılabilir, yargı sureci başlatılabilir, bazı hakları kısıtlanabilir veya mağdurların dava açmasının onu açılabilir; birçok atılacak adım var, bunların her biri bir iyi niyet gostergesidir.Yani bugun Turk kamuoyunda Amerika'ya karşı destek dibe vurmuşsa, bunun arkasında bu darbe vardır, bunu Amerika gormek zorundadır. Yani Amerika uzerindeki bu şupheden oyle veya boyle kurtulmak mecburiyetinde. Biz bu darbeyi Amerika yaptırdı demiyoruz, ama FETÖ'yu iade konusundaki isteksizliği Turk kamuoyunda farklı yorumlanıyor.

' UBER YASAL DEĞİL'

Soru: UBER 'le ilgili taksicilerden yana tavır aldınız. Taksicilere ayrıca uyarılarınız olmayacak mı? Bir de Kuzey Irak'la ilgili. Sessiz sedasız Turk Silahlı Kuvvetleri bence muazzam bir operasyon gerçekleştirdi ve dağların obur tarafına indik ve yerleştik. Bu bize acaba Kandil'i getirir mi?

Ba şbakan Binali Yıldırım: Turkiye serbest bir ulke, her turlu teşebbusun, her turlu faaliyetin yapılabileceği bir ulke. Ama bu yasalar çerçevesinde olması lazım. Bizim derdimiz UBER değil. UBER ile diğer dış kaynaklı sosyal medya gruplarının durumu aynı. Yani burada herhangi bir resmi faaliyet gostermeden Turkiye'den kaynak transferi yapıyorlar, olayı boyle gorelim; bu bir.

İkincisi; seçtikleri yontem yasal değil. Bilişimin imkanlarını kullanarak bir kanal oluşturmuşlar buradan iş yapıyorlar. Yani aldıkları belgeler yaptıkları işe uygun değil. D-2 ve A1 belgelerinin amacı farklı. Buradaki denetim yetersizliğini kullanarak bunu bir şehir içi taşıma ağına donuşturmuşler; işin ikinci boyutu da bu.Hem vergi mukellefi değiller, haksız para kazanıyorlar, hem de yasalara uymayan yontemler kullanıyorlar. Bu iki nedenle biz karşıyız ve uzerine de gideceğiz, yoksa onların iş yapmasına itirazımız yok. Önce gelsinler vergi mukellefi olsunlar. Bu ulkeye sizden aldıkları paraların bir kısmını da ulkemize bıraksınlar. Taksici vergi veriyor.Taksicilerin hiç mi eksiği yok? Mutlaka var. Onlar da kendilerine çekiduzen verecekler. Niye UBER'i insanlar tercih ediyor, bunun cevabını arayacaklar. Kaldı ki yani UBER'in iş yapamadığı ulkeler var; Almanya, İtalya, Japonya resmen yasakladı, hiçbir şekilde faaliyet gosteremiyorlar. Londra'da da kısmen yasaklanmış.

UBER'in iki tane temel yanlışı var. Bir, yasa dışı çalışıyorlar, kendilerine tahsis edilen ruhsatı amacına uygun kullanmıyorlar. İkincisi de; Turkiye'de vergi mukellefi değiller, vergi odemiyorlar.

Biz başka ulkeye kaynak transfer edecek kadar zengin bir ulke değiliz.Kandil meselesine gelince, Kuzey Irak'ta, biliyorsunuz Afrin'de, Fırat Kalkanı bolgesinde, yani Fırat'ın batısında 250 kilometrelik bir alanı terorden temizledik. Ama Fırat'ın doğusunda henuz sorunumuz devam ediyor. Irak-İran sınırına kadar devam ediyor. Yani orada 1000 kilometrelik bir sınır boyunda hala sorunumuz var. Irak'ın kuzeyinde varlığımızı iki katına çıkardık. Tam olarak 11 tane us bolgemiz oldu. Amacımız; o bolgede topraklarımıza sızmadan teroru bertaraf etmek ve sınır guvenliğimizi sağlamak. Esasında Hatay'dan başlayarak Iğdır'a kadar biz fiziki sınır guvenliği tedbirimizi de alıyoruz. Duvarlar oruluyor, elektronik takip mekanizması kuruluyor, aşağı yukarı yuzde 70 oranında tamamladık. Geriye kalan bir yuzde 30 var, Bundan amacımız, geçişleri kontrol altına almak, sadece resmi kapılarda bunu yapmak. Onun için bu tedbirleri alıyoruz, amacımız; içeriden ve dışarıdan gelecek tehditlere karşı ulkemizi vatandaşımızın can, mal emniyetini korumak, bolgenin kalkınmasının onundeki engeli kaldırmak.

_ Soru: Say ın Başbakanım, Suriye'yle ilgili son zamanlarda bazı gelişmeler var. Rusya ile İsrail arasında goruşmeler oluyor, İran'ın orada baskılanması ve Suriye dışarısına çıkarılması yonunde çok taraflı baskılar var; Amerika'dan, İsrail'den ve Rusya'dan. Suriye'de bir de sanki bir geçiş surecine doğru evrilme emareleri var. Bu konuda goruşleriniz nedir?_

Ba şbakan Binali Yıldırım: Avrupa Birliği ulkeleri, Amerika, kısaca koalisyon guçleri dediğimiz grup Suriye'de yeterince etkin ve on planda olmadıklarını duşunuyorlar. Turkiye, Rusya, İran'ın Suriye konusunda daha aktif on planda olduklarını soyluyorlar. Bir dengeleme çabası içerisindeler. Turkiye'nin, Rusya'nın, İran'ın yaptığı, orada alan genişletmek değil, rol kapmak değil. 7 yıldan fazla suren bu zulme, bu iç savaşa artık bir son verip milyonlarca insanın mağdur, perişan olmasının onune geçmek. Sadece Turkiye'de 3,5 milyon var. Toplam Suriye nufusunun yarıdan fazlası yok oldu, memleketlerini terk etti, bir kısmı hayatını kaybetti. 1 milyon civarında insan, sivil insan yok oldu gitti bu sure içerisinde. Bir kısmı goç ederken yollarda yok oldu. Dolayısıyla bizim Suriye'deki faaliyetimiz belirli gruplara karşı avantaj sağlamak değil. İki tane amacımız var; Bir; bolgedeki istikrarsızlığın onune geçmek, bu istikrarsızlıktan kaynaklı guvenlik sorunumuzu çozmek. Nedir bu? DEAŞ geliyordu, DEAŞ'ı Fırat Kalkanı bolgesinde bertaraf ettik, Afrin bolgesinde PYD-YPG unsurları çokça başımızı ağrıtıyordu, onları orada etkisiz hale getirdik. Diğeri de, artık kalıcı bir barışın sağlanması. Ve butun grupların silah almamış butun etnik yapıların temsil edileceği bir Suriye devletinin oluşturulması ve burada da Astana sureciyle Cenevre surecinin birleştirilerek Birleşmiş Milletler koordinasyonunda bu işin yapılması, bizim hedefimiz bu. Hiçbir ulkenin alanda nufuzunu artırma çabasını desteklemiyoruz? Bir rekabet içerisinde olmasını istemiyoruz, bunun hiç Suriye'ye de faydası yok, Suriye'nin geleceğine de faydası yok.

_ Soru: Se çimlerle ilgili yapılan araştırmalar var mı? Nasıl, sonuçlar hakkında soyleyeceğiniz bir şeyler olabilir mi?_

Ba şbakan Binali Yıldırım:  Değerli arkadaşlar, seçime yonelik oran vermek, tahmin yapmanın seçmenin iradesine saygısızlık olduğunu duşunuyorum. Gerçek anket sandıktaki sonuçtur. AK Parti olarak, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ve genel seçimde biz gayet iyi gorunuyoruz.

' EY MUHARREM İNCE!'

_ Soru: İkinci tura kalma ihtimali var mı seçimlerin?_

Ba şbakan Binali Yıldırım: İlk turda bu iş bitecek inşallah.

_ Soru: Parlamenter sisteme d onuş vaatlerine nasıl bakıyorsunuz?_

Ba şbakan Binali Yıldırım: Bizde tornistan olmaz, o kararı verdik. 16 Nisan'da verilen kararlar arkadaş, çok açık ve net. 94 yıllık Turkiye'deki yonetim sisteminin değişikliğidir. Bu seçimlerin en onemli ozelliği, birçok yenilikler var, en onemli yenilik, sistem değişikliğidir. Parlamenter sistemden başkanlık sistemine gidiyoruz. Çift başlılığı ortadan kaldırıyoruz, yonetimde sadeleştirme yapıyoruz.

Bazıları diyor ki; Recep Tayyip Erdoğan tamam da, gerisi onemli değil. Bu da bir tuzaktır, boyle bir şey yok. Yani iktidara gelen hukumetin partisinin mecliste de guçlu olması lazım. Ama şunu soylemekte yarar var:Yeni donemde Meclis ve hukumet arasında uzlaşma kulturu çok daha etkin hale gelecek. Bu sistemin getirdiği en onemli şey; bir guçlu iktidar, surekli istikrar hukumet bakımından. Meclis bakımından da yasamanın guçlenmesi, artı yurutmeyle yasamanın uzlaşma kulturunu geliştirme mecburiyeti olması.Ancak vatandaş ayarı çok iyi yapıyor. Altın terazisi bile vatandaşın terazisini tutmuyor. Bu seçimde de inşallah istikrarın ve guvenin devamı yonunde vatandaşlarımız tercihini yapacaktır.Goruyorum ki muhalefet partileri 16 Nisan'ı hala zihinlerinde kabul etmemişler, içlerine sindirememişlerdir. Dolayısıyla butun rakipler, parlamenter sisteme geçeceğiz diyorlar. İyi, guzel de parlamenter sistemde cumhurbaşkanlığı makamı sembolik, icracı bir makam değil.Ey Muharrem İnce! Dağlar gibi vaatler veriyorsun, nasıl yapacaksın parlamenter sistemde, boyle bir yetkin yok ki.

_ Soru: Say ın Kılıçdaroğlu, biz Meral Akşener'le beraber parlamenter sisteme donuş çalışmalarına başladık diyor._

Ba şbakan Binali Yıldırım: İyi de, irade kimde kardeşim onu bilelim; Kılıçdaroğlu'nda mı, İnce'de mi? Yani bu kararı parlamenter sisteme geçiş kararını Meclis vermeyecek mi? Yani Muharrem İnce mi verecek bu kararı?

Kararı Meclis verecek. Meclis kompozisyonu ortada değil, kimin ne aldığı-ne verdiği belli değil. Ama vatandaşımızın kanaatinin bir yılda değiştiğini ben duşunmuyorum. Yani bu değişikliğe karar veren milletin tekrar geriye donuş yonunde bir karar vereceği kanaatinde değilim.Cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemi 24 Haziran seçimleri 16 Nisan kararının hayata geçirilmesinden ibarettir. Bu seçimlerde bu kararın gereğini yapacağız, Parlamento buna gore oluşacak.Mevcut değişiklik dahilinde bu kampanyayı surduruyorlar. İş başına gelince değiştireceklermiş. Bakalım vatandaş buna ne diyecek goreceğiz. Bizim duşuncemiz, bizim inancımız; biz vatandaşımızın boyle bir maceraya, geriye donuşe izin vermeyeceği yonundedir. Biz buna inanıyoruz. Aksi halde tabii yapılanları bozma tehdidi, iptal etme tehdidi ve yapıcı bir dil kullanmak yerine yıkıcı bir yontemi tercih etmenin bu ulkeye, bu millete hiçbir yararı yok. Bir intikam duygusuyla, rovanş duygusuyla hareket etmek Turkiye'ye zaman kaybettirir, başka bir işe yaramaz. Milletimiz butun bunları izleyecek, kararını verecek. Verdiği karar ulkemiz için, milletimiz için en doğru karar olacaktır.

Soru: Şimdi emeklilere bayram ikramiyesi verildi, bu konuda memurlar da bir beklentiye girdi. Bu konuda memurlarla ilgili bir çalışma yapılacak mı? Bir de, 3600 ek gostergenin kapsamı genişleyecek mi, ne zaman yururluğe girecek bu?

Ba şbakan Binali Yıldırım: Emeklilere her dini bayram oncesi 1000 lira seyyanen ikramiye verilecek. Yani emekli maaşı kaç para olursa olsun 1000 lirayı herkes alacak. Bir muddet hep bunlar vermeyecekler, işte yuksek maaşlılara 300 lira verecek, aşağıdakilere 500 lira verecekler diye biliyorsunuz propaganda yaptılar. Şimdi paralar dağıtılıyor, belirli bir takvime gore, herkesin aldığı gun belli, ikramiyeler veriliyor.

Memurlarımız zaten hep gundemimizde. Ancak şu anda gundemimizde ikramiye yok. Hukumetlerimiz doneminde memurumuzu hiç unutmadık, memur maaş artış oranlarında enflasyona gore duzenleme yapma gayreti içinde olduk.Yaşlılar, yani 65 ustu 266 lira alıyorlardı ayda, onu 500 lira yaptık. Üç aylık odeniyor, 1500 lira. Artı 12 milyon memur emeklisi, işçi emeklisi, işte gaziler, şehit yakınları vesaire butun bunlar 1000 lirayı herkes alacak.3600 emeklilikle ilgili bir konudur, yani fiili maaş zammı değildir. Emeklilik ikramiyesinin, daha doğrusu emeklilik maaşını artıran bir karardır. Bu subaylarda zaten var, astsubaylarda var, idarecilerde var, 3600 ve ustunde ek gostergeye sahip olanlarda var. Buna şimdi polis ilave oluyor, oğretmen ilave oluyor, din gorevlileri ilave oluyor, birkaç grup daha var. Şu anda sozu verildi. Soz bizde namustur, AK Parti'nin en onemli ozelliğinden bir tanesi, soz verdiği işleri yapar, yapamayacağı işin sozunu vermez.

' ATATÜRK'ÜN PARTİSİNİN DÜŞTÜĞÜ HALLERE BAKIN'

Soru: HDP baraj ı geçiyor mu?

Ba şbakan Binali Yıldırım: Bilemem.

Çıkıp şunu diyemediler: 'PKK'yla bizim alakamız yok, kınıyoruz, lanetliyoruz, PKK bir teror orgutudur'Bu olmadığı surece de benim Kurt kardeşimin temsil edemezler. Bu teror orgutu hem Kurtlerin, hem Turklerin, butun bir milletin başının belası.Hiçbir zaman HDP, bolgedeki Kurt kardeşlerimizin yegane temsilcisi olamaz. Kurt, Turk, Çerkez, Laz… Milletin temsilcisi AK Partidir.Er ya da geç Kurt vatandaşlarımız HDP'nin, PKK'nın esiri olduğunu gorecektir, buna yurekten inanıyorum.Tabii bugunlerde HDP sevenler çoğaldı.CHP başta olmak uzere HDP'yi barajı açtırmak için el altından çalışıyorlar. Bana seçmenlerden geliyor, CHP'li yoneticiler, teşkilat mensuplarına oylarınızın bir kısmını HDP'ye verin diyorlarmış. HDP'nin barajı aşması lazım diyorlarmış. Zaten Genel Başkanları Sayın Kılıçdaroğlu buyuk iştiyakla HDP barajı aşmalıdır diyor.

Dolayısıyla onun gereğini alttan alta yapıyorlar. Ataturk'un partisinin duştuğu hallere bakın kardeşim. Teror orgutunun destekçisi bir partiye ortulu bir şekilde destek vermek için seçmeni ne kadar zor duruma duşuruyorlar, yazıktır.