Özet (TL;DR) @ 2018-06-03T20:01:23.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Haziran'da yapılacak seçimlerin, "Diyarbakırlı gençleri bile bile ölüme gönderen Kandil'deki terör baronlarına vurulan bir şamar olacağını" söyledi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kanaat onderleriyle TÜYAP Diyarbakır Fuar Merkezi'nde duzenlenen iftarda bir araya geldi. Burada yaptığı konuşmada, bu mubarek gunlerde tutulan oruçların, yapılan hayırların kabul olmasını dileyen Erdoğan, kardeşliğin, dostluğun, muhabbetin haneleri doldurduğu bu kutlu ayın, Turkiye'ye ve millete hayırlar getirmesini temenni etti. Erdoğan, Diyarbakır'da tarihe geçeceğine inandığı bir miting yaptığını, Diyarbakırlıların coşkusuna, heyecanına, meydanlara, alanlara sığmayan sevgisine bir kez daha şahit olduklarını belirterek "Diyarbakır bugun bizi buyuk bir hasretle, muhabbetle bağrına bastı. Diyarbakır bugun bize olan itimadını bir kez daha gosterdi." dedi.Sıcağa ve oruca rağmen miting alanını hınca hınç dolduran Diyarbakırlılara teşekkur eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır'ın, miting alanındaki tarihi duruşuyla milletin kardeşliğine uzanan ellere esaslı bir cevap verdiğini, şehrin dort bir yanını kuşatan dayanışma ikliminin de "Kurtlerin oyunu cepte gorenlere indirilmiş ağır bir tokat" olduğunu ifade etti.Diyarbakır'ın, teror orgutunun siyasi uzantıları başta olmak uzere milli irade gaspçılarına bugun çok guzel bir cevap verdiğini, birilerinin arka bahçesi olmadığını haykırdığını soyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:"Diyarbakır, istismar siyasetini kaldırıp çope atmıştır. Bugun Diyarbakır, Kurt kardeşlerimin iradesini elindeki viski şişesiyle ahkam kesen bir avuç marjinale peşkeş çekenlere tavrını belli etmiştir. CHP ile bir olup siyaset muhendisliği yapanların hesabı inşallah once Diyarbakır'da bozguna uğrayacaktır. Ben Diyarbakırlı kardeşlerimin inancına, imanına bu noktadaki kiminle beraber yol yuruyeceğini iyi bildiğine inanıyorum. Artık bu seçimle benim Diyarbakırlı kardeşim, genciyle, yaşlısıyla 'İmandır o cevher ki ilahi ne buyuktur, imansız olan paslı yurek sinede yuktur.' diyerek yoluna yuruyecektir. Yavrularını, kızlarını dağa kaçıranların kim olduğunu, kimlerin bunu yaptığını gayet iyi bilen Diyarbakırlı kardeşim bunun hesabını soracaktır. Belediyenin onunde hungur hungur ağlayan anneler bunun hesabını soracaktır. Öyleyse şu kalan 20 gunde el ele, omuz omuza vereceğiz ve bu milletin gerçek sahipleriyle beraber bu yolu yuruyeceğiz. Burası artık kimlik siyaseti uzerinden boluculuk yapanların değil, kardeşlerin, dayanışmanın şehridir. Burası artık teror orgutune yandaşlık yapanların değil, ulkesine aşkla hizmet edenlerin yonettiği bir şehirdir. Dort bir yanı enbiya makamlarıyla nakşedilmiş bu mubarek şehirde Hans'a, George'a, İslam duşmanı emperyalistlere taşeronluk devri artık tamamen kapanmıştır."

" DİYARBAKIR, YENİ BİR BAŞLANGICIN, ŞAHLANIŞIN ARİFESİNDE"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır'da artık milletin emanetini korumakla gorevli olanların, bodrum katlarında teroristlerin ayakçıları tarafından tokatlandığı, belediyenin imkanlarının teroristlerin emrine verildiği donemin sona erdiğini, Diyarbakır'ın yeni bir başlangıcın, şahlanışın arifesinde olduğunu soyledi. Erdoğan, 24 Haziran'ın Diyarbakır'ın onunde taze bir sayfanın açılacağı gun olacağına işaret ederek "24 Haziran, kendileri zevk ve sefa içinde yuzerken, Diyarbakırlı gençleri bile bile olume gonderen Kandil'deki teror baronlarına vurulan bir şamar olacaktır. 24 Haziran, Kurt kardeşlerimin inancıyla, değerleriyle, tarih ve medeniyet birikimiyle kavgalı siyaset tarzının mezara gomulduğu gun olacaktır." diye konuştu. 24 Haziran seçimlerinde Diyarbakır'ın, "guçlu Meclis, guçlu hukumet, guçlu Turkiye" diyeceğine inandığını dile getiren Erdoğan, Turkiye'nin kaderinin belirleneceği o kritik gunde, Diyarbakırlıların, "vakit birlik, Diyarbakır, Turkiye vakti" diyerek muhru basacağına da inandığını ifade etti. Bugune kadar gonul diliyle, samimiyetin diliyle konuştuğunu, Diyarbakır'da nasıl bir siyaset anlayışını savunuyorsa diğer 80 ilde de aynısını savunduklarını, soylediklerini belirten Erdoğan, "Bolucu orgutun siyasi uzantıları gibi Doğu'da farklı Batı'da farklı bir dil kullanmadık. Onlar gibi çift dilli, çift kimlikli, hepsinden ote iki yuzlu siyasi soylemlere başvurmadık." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 yıllık iktidarları doneminde, bolgecilik, ırkçılık, şehirler ve vatandaşlar arasında asla ayrımcılık yapmadıklarını, oy versin vermesin 81 ilin tamamını, 81 milyonun tum fertlerini, kokenine, bolgesine, inancına, meşrebine bakmadan kucaklamanın gayreti içinde olduklarını anlattı.

Herkesin, her kesimin kendi kimliğini ozgurce ifade edebildiği bir Turkiye'yi, bir atmosferi tesis ettiklerini soyleyen Erdoğan, 16 yıldır "Halka hizmet Hakk'a hizmettir.", "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.", "İnsan en buyuk kalemin çizdiği nakıştır", "Yaratılanı severiz, Yaradan'dan oturu" diyerek sadece ekonomiyi değil, aynı zamanda demokrasiyi, kardeşliği, refahı ve barışı da buyutmek için çalıştıklarını vurguladı.

" REFORMALARI HAYATA GEÇİRDİK"Buradaki konuşmasında, Turkiye'yi ilk gunden beri hak ve ozgurlukler bakımından dunyanın super ligine taşımanın mucadelesinin verdiklerini belirten Erdoğan, bu sureçte daha once hayal ve telaffuz dahi edilemeyen nice reformları hayata geçirdiklerini vurguladı.Temel hak ve ozgurlukler noktasında 28 Şubat darbecilerinin devrettiği enkazı temizleyerek demokrasinin standartlarını yukselttiklerini dile getiren Erdoğan, şoyle devam etti:"Vatandaşına tepeden bakan, vatandaşını duşman goren ceberrut devlet anlayışı yerine, vatandaşının hizmetkarı olan yeni bir yonetim paradigmasını uygulamaya koyduk. Sizlerin sorunlarını çozmek için girdiğimiz bu mucadelede risk aldık. Zaman zaman tehdit aldık ancak hak bildiğimiz yoldan asla donmedik. Eski Turkiye'nin inkarcı, dışlayıcı, tahkir edici dili ortadan kaldırarak, yerine daha kucaklayıcı, daha kapsayıcı, daha saygılı bir soylem inşa ettik. İnkar politikalarını, ret politikalarını, baskı politikalarını bir daha asla gundeme gelmemek uzere rafa kaldırdık."Programa katılanlara, "PKK'nın desteklemiş olduğu malum partinin, bunların bizim değerlerimizle bir alakası var mı? Bunların İslam'la yakından uzaktan bir alakaları var mı?" sorularını yonelten Erdoğan, "Bunlar ateist, bunlar dinsiz ve bunlar dini istedikleri suistimal eden, istismar eden tipler. Öyleyse bunların karşısında dik durmanın onurunu yaşamalıyız. Ölumu oldurmeliyiz, korkuyu korkutmalıyız. Eğer bunu yapmazsak onlar gelir istedikleri gibi buralarda cirit atarlar."

" ONLARIN KÜRTLÜKLE ALAKASI YOK"

Erdoğan, teror orgutunun evlerin altına tuneller kazdığını, mezarlıklarda sozde mahkemeler kurduğunu, Kurtleri haraca bağladığını anımsatarak, şu ifadelere yer verdi:"Sonunda silahlı kuvvetlerimiz, polisimiz, guvenlik guçlerimiz el ele verdiler. Hep beraber bu işin uzerine gittik. Şu anda geldiğimiz nokta ortada. Benim vatandaşıma ister Turk, ister Kurt, ister Abhaz, ister Roman, ister Boşnak ne olursa olsun, duşman olanlar bizim de duşmanımızdır. Bunlar hepsi ne yazık ki Batı'nın oyuncaklarıdır, maşasıdır. Onların verdiği talimatla bunlar hareket ediyorlar. Kuzey Suriye'de ulkemize saldıranlar bu ulkenin dostları mı? Neymiş Kurt'muş, onların Kurtlukle alakası yok. Onları George idare ediyor. Onlar ne talimat verirse onu yapıyor. Amerika 5 bin tır silahı gelip kime teslim etti. Bunlara teslim etti. Bu silahlar kime karşı kullanıldı? Benim Kilis'teki, Urfa'daki kardeşlerime karşı kullanıldı. Oradaki şehitlerimizi biz neyle izah edeceğiz. Susalım mı, duralım mı? Susamayız, duramayız. Gereği neyse bunu yapmak zorundayız. İşte şimdi bunun gereğini yapıyoruz. Allah'ın izniyle bu ulkede kimse kalkıp da birilerinin talimatıyla bize yon veremeyecek. Gereğini de biz yapıyoruz, yapacağız."

" BİZİM ÖNÜMÜZEKİ TEK SORUN TERÖR SORUNUDUR"

Afrin'ne yonelik Zeytin Dalı Harekatı'nın başarılı bir şekilde icra edildiğini vurgulayan Erdoğan, "Bazıları Kandil'den atıp tutuyor. Öyle kuru kuruya atıp tutmakla olmaz. Sıra oraya da gelecek tabii." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, anaların ağlamaması, ulkenin korpe fidanlarının terore kurban gitmemesi için demokratik açılımı, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni ve nihayetinde çozum surecini kendilerinin devreye aldığını anımsattı.Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:"Teror sorununu bu ulkenin gundeminde tamamen kaldırmak için bolucu orgutun sabotajlarına ve ihanetlerine rağmen butun bu sureçleri kararlılıkla devam ettirdik. Bir donem otekileştirilmiş diğer vatandaşlarımızla beraber Kurt kardeşlerimin de sıkınt��larını çozmek için çalıştık. Kulturel haklardan eğitime, yerleşim birimlerinin isimlerinden seçmeli derslere, Kurt dili ve edebiyatı bolumlerine kadar hemen her alanda yuzlerce duzenlemeyi biz hayata geçirmedik mi? Sadece hakka ve halka guvenerek halis niyetle çıktığımız bu yolda hamdolsun Kurt sorununu çozmeyi başardık. Evet, 2018'in Turkiye'sinde artık Kurt sorunu diye bir sorun yoktur. Çunku eski Turkiye'de Kurtlerin bizatihi kendileri bir sorun olarak goruluyordu. Bugunun Turkiye'si hiçbir vatandaşını sorun olarak gormuyor. Turkiye artık bu tur yersiz kaygıların tamamını aşmış bir ulkedir. Bizim onumuze ki tek sorun teror sorunudur. Hamdolsun artık onu da çozuyoruz. Sizlerin desteği, guvenlik guçlerimizin başarılı operasyonlarıyla teror sorununun da ustesinde geliyoruz, geleceğiz. 780 bin kilometrekare vatan toprağının bir karışında dahi eli kanlı katil surulerine hayat hakkı tanımayacağız. Hele hele bir donem olduğu gibi sokak çetelerinin bolge halkına musallat olmasına asla musaade etmeyeceğiz."

" 81 MİLYONUN HER BİR FERDİ DEVLETİN GÖZÜNDE EŞİTTİR"

Erdoğan, hayata geçirdikleri reformlar sayesinde Turkiye Cumhuriyeti tarihinin en buyuk demokratik donuşumunu gerçekleştirdiklerini bildirdi.81 milyon vatandaşın her bir ferdinin devletin gozunde eşit olduğuna dikkati çeken Erdoğan, insanlarına etnik kokeninden, dilinden, dış gorunuşunden, sakalından, sarığından, başortusunden, feracesinden, poşusundan dolayı ayrımcılık yapan devlet anlayışı tamamen tedavulden kalktığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu devlet artık vesayetçilerin değil, Turk'u, Kurt'u, Laz'ıyla 81 milyonun tamamının devletidir. Bu devlet artık milletin, milli iradenin emrindedir. Bu devlet artık milletin iradesiyle kurulan bir devlettir. Her ne kadar muhalefet hazımsızlık duysa da bugun 16 yıl oncesine gore daha ozgur bir Turkiye var. Birileri rahatsız olsa da bugun geçmişe gore daha hur, daha mureffeh, daha demokratik bir Turkiye var." dedi.

" HİÇBİR VATANDAŞIMIZIN ÖZGÜRLÜK ALANI DARALMAMIŞTIR"Erdoğan, "İddiayla soyluyorum, 16 senede bu ulkede darbeciler, teroristler, teror seviciler dışında hareket alanı kısıtlanan hiç kimse yoktur. 16 yıl oncesine gore Turkiye'de millet, devlet ve demokrasi duşmanları dışında hiçbir vatandaşımızın ozgurluk alanı daralmamıştır. 16 yıllık mucadelemizin en buyuk kaybedenleri boluculerdir, FETÖ'culerdir, fitnecilerdir, milletin sırtına kene gibi yapışan tefecilerdir." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarları doneminde herkesin ozgurluklerinin alabildiğine genişlediğine dikkati çekerek, şunları soyledi:"Ortalığı ayağa kaldıranlara Allah aşkına şoyle bir bakın. Yurt içinde ve yurt dışında surekli demokrasimize kara çalmaya çalışanları şoyle bir gozden geçirin. Sadece imtiyazı elinden alınan seçkinleri goreceksiniz. Sadece çalışmadan, uretmeden, hiçbir riske girmeden para kazanmaya çalışmış ve alışmış rantçıları goreceksiniz. Sadece Diyarbakır sokaklarında top koşturan çocukları, annelerinden koparıp dağa kaçıran teror baronlarını goreceksiniz. Sadece camiye giden imamın, rızkının peşindeki esnafın, pırıl pırıl dimağları geleceğe hazırlayan oğretmenlerimizin kanını doken canileri goreceksiniz. Sadece 15 Temmuz gecesi, insanlarımızı vahşice katleden FETÖ'cu hainleri goreceksiniz. Sadece Kobani bahanesiyle 53 vatandaşımızın olumune neden olan siyasetçi kılıklı, provokatorleri goreceksiniz.Sadece 28 Şubat doneminde imam hatipleri kapatan, dini kurumlarımızın kapısına kilit vuran, kızlarımızı universiteye sokmayan faşistleri goreceksiniz. Sadece tarihi şanlı kahramanlıklarla dolu, bu aziz milleti, 'takunyalı, makarnacı, komurcu, irticacı' diye aşağılayan kibir abidelerini goreceksiniz. Sadece baskı, zulum ve dayatmayla milleti hizaya sokmaya çalışan jakobenleri goreceksiniz. Evet, eski Turkiye'nin artıkları dışında AK Parti iktidarlarından rahatsız olan, hazımsızlık duyan hiç kimse yoktur. Biz bugune kadar aydın, sanatçı, gazeteci, siyasetçi, akademisyen gorunumlu bu mankurtlar topluluğunu asla dikkate almadık. Ne yaptıysak, hangi başarıya imza attıysak, bunlara rağmen yaptık. İnşallah bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz."Dunyada mukemmel diye bir şey olmadığını, statik olan ve değişime direnenin kaybetmeye mahkum olduğu gerçeğini gayet iyi bildiklerini soyleyen Erdoğan, dunyanın surekli geliştiğini, değiştiğini, yeni bir biçim kazandığını anlattı.

" BU DAVA HEPİMİZİN DAVASI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, değişen dunya ile beraber şartlar ve taleplerin de değiştiğini, Turkiye'nin geliştikçe, dunyaya açıldıkça, vatandaşlarına sağladığı hak ve imkanlar noktasında çıtayı yukselttikçe insanların beklentilerinin de arttığını dile getirdi.16 yıldır hiçbir zaman milletin taleplerine kulak tıkamadıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:"Hangi reformu yaparsak yapalım, kendimizi asla mukemmel bir noktada gormedik. Hep daha iyisini, daha guzelini, daha kalitelisini yapmayı hedefledik. İnşallah yeni donemde de mevcut kazanımlarımızdan asla taviz vermeden başta siz kardeşlerim olmak uzere toplumumuzun butun kesimlerinin taleplerini karşılamayı surdureceğiz. Fakat 20 gunumuz var. Bu 20 gunde bolgenin siz kanaat onderlerinden destek bekliyoruz, yardım bekliyoruz. Bu dava hepimizin davası. Bu davaya hep birlikte omuz verirsek netice alırız, vermezsek kusura bakmayın, bedelini de hep birlikte oderiz.Demokrasi standartlarımızı çok daha yukarılara taşıyacağız. Guç birliği yaparak, soframızdaki ekmeği daha da buyuteceğiz. Ülkemizi, ekonomide, ticarette, yatırımlarda, turizm ve alt yapıda çok daha ileriye gotureceğiz. Biz yapıyoruz, onlar yıkıyor. Ziya Paşa'nın guzel bir sozu var. 'Eşek olur, kalır semeri. İnsan olur, kalır eser.' İşte bu yakılan, yıkılan Diyarbakır'ı bizler yeniden ayağa kaldırdık mı, inşaa ettik mi, ihya ettik mi? Eserler ortada. Unutmayın marifet iltifata tabidir. İltifatı olmayan marifet zayidir."

" TÜM MAZLUM VE MAĞDURLARA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurt, Turkmen, Arap ayrımı yapmadan bolgedeki tum mazlum ve mağdurlara sahip çıkmaya devam edeceklerini bildirerek, "Bizi bolmeye çalışanlara inat, kardeşliğimizi perçinleyecek, saflarımızı sıklaştıracak, birbirimize çok daha kenetleneceğiz. Sizlerin duası ve desteğiyle de hiç kimsenin devletimizi girdiği bu yoldan saptırmasına asla izin vermeyeceğiz." diye konuştu. "CHP zihniyetinin bu ulkeyi tekrar eski baskıcı, anti demokratik gunlerine geri dondurmesine musaade etmeyeceğiz. CHP ile kol kola yuruyen, bolucu orgutun siyasi uzantılarının sizlerin ismini istismar etmesine kesinlikle fırsat tanımayacağız." ifadelerini kullanan Erdoğan, 24 Haziran'da Diyarbakırlıların, Turkiye, millet ve Diyarbakır için en guzel kararı vereceğine inandığını kaydetti.

Ülkenin tum kritik aşamalarında Diyarbakırlılarla istişare ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni bir donemin arefesinde olduklarını, Diyarbakırlıların çok guçlu desteğine ihtiyaç duyduğunu, hayır dualarını almak istediğini soyledi.