Özet (TL;DR) @ 2018-05-30T23:50:00.000Z: Sabri Öncü’ye göre; İtalya ve AB’yi sarsan kriz ‘avro tasarımının yanlışlığı’ ve ‘finans kapitalin zaten dizginlenemeyecek’ olmasından kaynaklanıyor; dünyada sürecek krizler ve istikrarsızlık ise ‘bir…
Sabri Öncu'ye gore; İtalya ve AB'yi sarsan kriz 'avro tasarımının yanlışlığı' ve 'finans kapitalin zaten dizginlenemeyecek' olmasından kaynaklanıyor; dunyada surecek krizler ve istikrarsızlık ise 'bir buyuk savaşa gebe'. Öncu, Ankara'nın İngiltere ziyaretleri hakkında "Londra çıkartması teslimiyettir, Sevr gibi bir şey. Gittik teslim olduk" dedi.
İtalya'da 4 Mart seçimleriyle sandıktan çıkan iradenin 'avro bolgesi' karşıtlığı nedeniyle hukumet kurmasına izin verilmemesinin yarattığı kriz, Avrupa Birliği'ni sarsıyor. 'Avro bolgesi'ni odağına alan neoliberal ekonomik modelin neden ve sonuçları tartışılıyor. Ekonomik kriz Turkiye'nin de Batı ile ilişkilerinin odağında yer alıyor. Kur krizinin ardından Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Merket Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, İkinci Londra çıkartmasında yabancı yatırımcıları teskin etmeye çalıştılar.
Avrupa'daki gelişmelerle Ankara'nın ekonomik krizden çıkmak girişimlerini Toplumsal Araştırma ve Özgun Duşun Merkezi (TÖZ) Baş Ekonomisti Sabri Öncu ile konuştuk.
' AB'NİN SORUNU AVRO TASARIMININ YANLIŞLIĞI'
Sabri Öncu'ye gore İtalya'daki siyasi ve ekonomik kriz Avrupa Birliği (AB) projesinin kuruluşuna içkin sorunların yansıması. AB'yi 'Almanya'nın baskın olduğu emperyalist bir proje' diye niteleyen Önce, şu anda yaşanan krizde de 'avro tasarımının yanlışlığının yattığı' goruşunu dile getirdi:
"Butun bu işin arkasında baştan yapılmış olan avro tasarımının yanlışlığı yatıyor. Bir zamanlar Avrupa Birliği acaba uygarlık beşiği, insan hakları, demokrasi, liberal ekonominin merkezi mi yoksa Almanya'nın hegemonyası altında bir emperyalist proje mi tartışmaları oluyordu? Ben ikinci tarafta yer alanlardanım. Bunun bir Alman baskınlığı altında emperyalist proje olduğunu iddia ediyorum. Emperyalizmin başında da sermaye akışları gelir. Sermaye girdiği yerde de buyumek amacındadır. Bu buyumeye katkısı olsa da olmasa da amacı buyuyerek oradan çıkmaktır. Birgun artık buyuyemeyeceğini farkettiğinde de çeker gider. Giderken de oradan almış olduğu ozellikle finansal varlıkları satışa geçer. O satışlar sırasında bu finansal varlıkların fiyatları duşer. Eğer aldıkları devlet tahvilleri ve ozel tahviller ise faizleri yukselttirirler. Piyasaların beklentileri var. Butçe açığı olmayacak, enflasyon olmayacak, hatta Avrupa'da kural enflasyon yuzde ikinin altında olacak, buyuk cari açıkları olmayacak gibi piyasadaki herkesin bildiği kurallar var. eğer siz o kuralların dışında hareket etmeye başlarsanız da sizi cezalandırmaya başlıyorlar. Eğer siz sermaye akışlarına kapınızı sonuna kadar açtıysanız, çekip gittiklerinde geriye bıraktıkları bir harabedir. Yunanistan oyle oldu. İtalya'da oraya doğru gidebilir. Merkezden çevreye doğru akmakta olan sermaye çıkmaya başladığında boyle bir yangın yeri haline gelir ortalık."
' FİNANS SERMAYE, BU DÜZENİN DEVAM ETMESİNİ İSTİYOR AMA…'
Finansal sermayenin kuresel entegrasyon denemesinin ortaya ciddi ekonomik ve sosyal sorunlar çıkardığını soyleyen Öncu, İşçi Partisi'nin de karşısında yer aldığı Brexit orneğinin bu modeldeki sıkıntıları ortaya serdiği goruşunu dile getirdi. Öncu şu saptamaları yaptı:
"İlginç bir şekilde İngiltere'de Brexit'e karşı olanlar arasında İngiliz İşçi Partisi de var. Finans sermayesi tarafından bir kuresel entegrasyon denemesi yapıldı. Bu ortaya ciddi ekonomik ve sosyal sorunlar çıkardı. Gelir ve servet dağılımı iyice bozuldu. Halk artık hayatından memnun değil o nedenle başka şeyler yapılmasını istiyor. Bir yandan da finans kapital yani finans sermaye Amerika'da, Avrupa'da, İngiltere'de bu duzenin akışının devam etmesini istiyor. Ve onların işine gelen şeyler arasında İngiltere'nin euro'dan çıkmaması da var. İngiltere de çıkacağız demeye başlayınca orada da ortalık karışmaya başladı. Brexit'i engellediler. Aslında İngilizler çakıcağız yonunde oy verdiler ama hala çıkmadılar. Bu surecin sonlandırılması lazım. 2019'da sonlandırılacak. Bunu İşçi Partisi'ndeki ilerici solcular da biliyor. Bir şekilde çıkarlarsa aynı İtalya'da yapılan cezalandırmalar gibi İngilizler de cezalandırılabilirler. Buyuk paralar donduğu zaman ortalıklarda, o trilyonlar bir taraflardan obur taraflara gittiğinde ayrıldıkları yerde ciddi ekonomik sıkıntılara neden oluyorlar. O nedenle bunu engellemek istiyorlar. İşin içinde başka nedenler de var ama asıl korku AB'den çıktıklarında ekonomik anlamda başlarına gelecekler."
' FİNANS KAPİTAL İTALYAN MISIN, JAPON MUSUN, BAKMAZ'
Turkiye'deki ekonomik krize de atıf yapan Öncu, Ankara'nın son donemde yatırımcılara ve piyasalara verdiği mesajların sorunların koruklenmesinde etkili olduğu goruşunu dile getirdi. "Finans kapital kimsenin gozunun yaşına bakmaz" diyen Öncu, Ankara'nın istenileni yapmak zorunda kalacağına şu sozlerle dikkat çekti:
"Piyasalar sizin kim olduğunuza bakmaz. Turkiye'de 'Başarımızı çekemiyorlar. Faiz lobisi saldırıyor' deniyor. Ama faiz lobisi denen şey finans kapitaldir zaten. Finans kapital de kimsenin gozunun yaşına bakmaz. İtalyan mısın, Japon musun gibi bir sıkıntısı yoktur onun. Finans kapital girdiği yerde kendisini buyutmek ister, buyutemeyeceğini farkettiği zaman da çeker gider. Şu anda olmakta olan o. Buradan gonderilen butun sinyaller Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katıldığı Londra seferinde verilen sinyaller içeriye girmiş olan sermayenin buyumesini surduremeyeceği yonundeydi. Onlar da karar verdiler, çıkmaya başladılar. Aslında bunu uyarı amacıyla da yapmış olabilirler. 'Bakın bu yaptıklarınızı surdururseniz, biz de çeker gideriz. Bakın, gorun gidiyoruz da' şeklinde bir mesaj verdiler. Bizimkiler de bu mesajı aldılar. Son Londra çıkartması da teslimiyettir. Sevr gibi bir şey. Gittik teslim olduk. Orada yapısal reformları gerçekleştireceğiz, enflasyonu indireceğiz, butçe açığını duzenleyeceğiz, bilançoya çekiduzen vereceğiz, ekonomideki ısınmayı engelleyeceğiz gibi sozler verdiler.
' 100'DEN FAZLA KİŞİYE TESLİMİYET BAYRAĞI AÇILDI'
Şimşek ile Çetinkaya'nın Londra'daki temaslarını yorumlarken, "Mehmet Şimşek'in dediğine gore 100'den fazla yatırımcı ile konuşmuşlar. Kim bu yatırımcılar? Buyuk bankalar, buyuk yatırım fonları, buyuk yatırım bankalarından oluşan 100'den fazla kişiye teslimiyet bayrağı açtı" diyen Öncu, vaadlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sozlerinin dikkate alınmamasının dile getirildiği haberlerine atıf yaptı:
(C) AA / Samuel Corum
"Siz bakmayın bizim seçimde partimizin lideri, cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan'ın dediklerine. Aslında biz, siz ne isterseniz onu yapacağız' şeklinde teslim oldular. Merkez Bankası, finans sermayenin isteklerine cevap verecek eylemleri yaptığı surece onlar tarafından bağımsız olarak algılanır. Onlar ne istiyorsa onu yapıyor çunku. Mesela enflasyon varsa faizleri yukseltmek gibi beklentileri karşılayacak adımlar atmak zorunda. Merkez Bankası bağımsızlığından onların anladığı o. Sayın Erdoğan da 'Ben bu faizleri indireceğim. Faiz sebeptir enflasyon da neticedir' gibi ciddi bir ekonomik teori geliştirmişti. Bu onların istediklerinin gerçekleştirilmeyeceği, paralarının birikemeyeceği, Merkez Bankası'nın onların istediği gibi faizleri arttıramayacağı gibi sinyaller gonderildi. Onlar da cezalandırdılar."
' EKONOMİK GİDİŞATTA SORUNLAR DEVAM EDECEK, BÜYÜK BİR SAVAŞ ÇIKMA OLASILIĞI YÜZDE 50'DEN FAZLA'
Kuresel ekonomik ve siyasi sistemdeki sıkışma halini anlatırken, sorunların devam edeceğini belirten Öncu, 'buyuk bir savaş çıkma olasılığını da yuzde 50'den fazla gorduğunu soyledi. Öncu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"2025'e kadar bu sorunların devam edeceğini, bankacılık krizlerinin, gayrimenkul patlamalarının ortaya çıkacağını, insanların daha çok fakirleşeceğini, boyle bir ortamda ulkelerde istikrarsızlık olacağını, bir şekilde hayatın surdurulebilmesi için ekonomilerin toparlanması gerektiğinden dolayı bunu gerçekleştirmek amacıyla savaşların çıkarılabileceğini duşunuyorum. Çunku savaş ekonomiyi buyuten bir şeydir."
' ALMANYA İLE RUSYA BİR TAKIM, ABD İLE ÇİN DİĞER TAKIM'
Öncu'ye goru olası bir savaş halinde buyuk guçler de aralarında ittifaklar geliştirmelerini beklemek gerekirken, umulmadık saf tutmalar gundeme gelebilir:
"Sonuçta buyuk bir savaş çıktığında buyuk guçlerin hepsi bir tarafta yerlerini alacak. ABD ve Çin en buyuk iki, arkasından Almanya, ekonomik olarak o kadar guçlu olmamakla birlikte Rusya. Bunlar bir şekilde takımlar oluşturacak. Almanya ile Amerika sanki birbirlerine yakın gibi duruyorlardı ama son zamanlarda araları açılmaya başladı. Almanya, Rusya ve Çin'e yaklaşmaya başladı. ABD'nin yanına kim geçecek? Fransa nerede olacak? Henuz belli değil ama bu ekonomik darboğaz daha da daralıp gerçek goçuş yaşanmaz da artık iyice surunmeye başlarsa buradan çıkışın bir yontemi savaş tabii ki. Ben Rusya ile Almanya'nın bir takım, ABD ile Çin'in diğer takım olacağını, diğerlerinin de bunlar arasında dağılacağını duşunuyorum. Buyuk bir savaş çıkma olasılığının yuzde 50'den fazla olduğunu duşunuyorum."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.