Özet (TL;DR) @ 2018-05-28T22:06:30.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ntv yayınında soruları cevapladı. Kılıçdaroğlu'na ikinci tur stratejisiyle ilgili soru da yöneltildi. CHP lideri, Muharrem İnce'nin ikinci tura kalamaması…



CHP Genel Başkanı Kemal K ılıçdaroğlu, NTV canl ı yayınında Ahmed Arpat ve Seda Öğretir'in sorularını yanıtladı.

_ Ahmed Arpat: Say ın Muharrem İnce'nin performansını nasıl buluyorsunuz? Adaylığını açıkladığınız gun sayın İnce'yi kursuye çağırırken kurduğunuz cumle kimi kesimlerin tepkisini çekti. _

Kemal K ılıçdaroğlu: İktidar kesiminin tepkisini çekti. Biz uzun suredir arkadaşız, kendisini davet ettim oraya. Başında da sayın sozcuğu var. Muharrem beyle tanışıklığımız ben siyasete girmeden once olmuştu. Adaylığı konusunda da bilgisiyle birikimiyle, yeteneğiyle toplumun gozunde iyi bir ivme yakaladı. Toplumun her kesimini kucaklıyor. Hiç kimseyi ayırmıyor. Bana gore Cumhurbaşkanı adaylığı gorevin başarıyla yerine getiriyor.

_Seda Öğretir: İlk turda sonuçlanacağını duşunuyor musunuz Cumhurbaşkanlığı seçiminin? İkinci tura kalırsa Cumhuriyet Halk Partisi olarak stratejiniz nedir? _

Kemal K ılıçdaroğlu: Allahın izniyle Cumhurbaşkanlığını alacağız, parlamentoda da çoğunluğu sağlayacağız. Millet İttifakı bizim demokrasi tarihimizde atılmış en onemli ittifaklardan birisidir. Turkiye'nin geleceği esas alınarak, demokrasi esas alınarak ve bu millet için çalışmak ve bir araya gelmek için guç birliği yapıldı. Bunun sonucu hep birlikte alacağız. Bu ulkeye gerçek anlamda bir demokrasiyi getireceğiz. Bildirgemizin açıklandığı gun soylemiştim, biz ayrıca butun etkenlerden arınmış herkeisn bağımsız iradesiyle bir araya geldiği bir sivil anayasa yapacağız. Boylece bu ulkeye demokrasi, ozgurlukle rnaısl gelirmiş, sosyal devlet nasıl olurmuş, insanın yoksulluğu nasıl somurulemezmiş, insana nasıl değer verilirmiş, işi, aşı nasıl vereceğiz, geleceğin Turkiye'sii nasıl inşa edeceğiz inşallah 25 Haziran'da Turkiye bunların tamamını daha geniş ve yetkili olarak anlatacağız butun Turkiye'ye ve dunyaya. Cumhurbaşkanlığında birinci turda Muharrem beyin alacağını duşunuyorum. Ben ikinci tur için diye duşunuyordum ama sahada gorduğu ilgi, vatandaşla arasında kurduğu diyalog, sevevenlliği giderek artıyor, toplumun gozunde guven veren imaj çiziyor dolayısıyla ikinci tura kalsa dahi alacaktır.

_Ahmed Arpat: Cumhurba şkanlığı seçiminde ikinci tura kalınırsa sayın Akşener'le sayın Karamollaoğlu ile siz ya da ittifakın diğer birleşenleri bir araya gelip sayın Muharrem İnce için bir ortak miting duşunur musunuz? _

Kemal K ılıçdaroğlu: Biz bazen mitingleri çok abartıyoruz. Asıl olan mitinge gelmeyen ama gonlu bizde olan insanın yanına gitmektir asıl olan. Ya da bize mesafeli olan insanı kazanmaktır. Eğer çalışmaları bu bağlamda goturebilirsek başarılı bir sureci yonetmiş oluruz. Saadet Partisi bizim siyasal tarihimizin onemli bir partisidir. Saygıdeğer bir genelbaşkanı var. Toplumun pek çok kesimi de kendisine saygıu duyuyor. Aynı şekilde sayın Akşener devlet deneyimi var, birikimi var, bir kadın kimliği ile çıktı, siyaset tarihimizde de zaten geçmişte de başarıları vardı bu kezde başarılı bir profil çiziyor. Biraraya geliş amacımız belli. Millet için bir araya geldik Millet İttifakı dedik ismine. Dolayısıyla ulkenin çıkarları için ne gerekiyorsa ortak karar verilecektir.

_Seda Öğretir: Sayın Meral Akşener'in bir roportajda dile getirdiği bir iddia var. "Cumhurbaşkanı Erdoğan ikinci tura Muharrem İnce'yi istiyor çunku ben kalırsam kaybedeceğini biliyor" diyor. _

Kemal K ılıçdaroğlu: Bu tur goruşler olabilir ama sonuçta kimin ikinci tura kalacağına halk karar verecek. Eğer biz millet için demokrasi için bir araya geldiysek, Turkiye'nin uluslararası alanda hırpalanan goruntusunu biraz değiştirebilirsek demokrasisi gelişmiş bir Turkiye'yi butun dunyaya anlatabilirsek bence asıl amacına ulaşmış olacağız.

_Ahmed Arpat: Kim kald ıysa ikinci tursa sayın Erdoğan'ın karşısına siz Cumhuriyet Halk Partisi olarak destekleyeceğiz onu diyorsunuz yani. _

Kemal K ılıçdaroğlu: Elbette.

_Seda Öğretir: Parlamentoda nasıl aritmatik ongoruyoruz? _

Kemal K ılıçdaroğlu: Parlamentoda çağunluğu alırız. Parlamentonun yetkileri son donemde kısıtlandı. Cumhurbaşkanı kararnamelerle uzun sure goturecek. Ama muharrem bey Cumhurbaşkanı olduktan sonra daha guçlu bir demokratik parlamenter sistem inşa edilecektir. Guzel bir anayasayla ve toplumun her kesimini kucaklayan hiç bir kesimi dışlamadan bu topraklarda yaşayan butun insanları kucaklayarak, yurtdışındaki işçilerimizi,duşunce insanlarımızı da kucaklayarak yeni bir anayasa yapacağız.

Ahmed Arpat: HDP 'nin durumuda meclis aritmatiğini etkileyecektir. Siz HDP'nin bir baraj sorunu yaşadığını duşunuyor musunuz?

Kemal K ılıçdaroğlu: Kamuoyuna yansıyan anketler barajı aşabileceği goruluyor. HDP'nin barajı aşması ve parlamentoda olması lazım. Yuzde 1 oy alsa dahi bir partinin en ezından genelbaşkanının parlamentoda olmasını isteriz biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Siyasetin ana yeri TBMM'dir. Butun siyasal partilerinde bir şekidel temsil edildiği bir arena olması lazım. Dolayısıyla diğer partilerinde olmasını istiyoruz ve bunun mucadelesini de yapacağız. Muharrem Bey'in Cumhurbaşkanı ve bizimde parlamentoda çoğunlukta olduğumuz bir sureçte kısa sure içinde dunyada hiç bir emokratik ulkenin Turkiye'de demokrasi yoktur diyemeyeceği ve imreneceği, demokrasi konusunda kısa surede çok gorkemli adımlar attılar diyebileceği bir Turkiye inşa edeceğiz. Çunku bizim gibi duşunmeyen insana da saygı gostereceğiz. Medyayı daha ozgur kılacağız. Medye birilerinin veya belli çevrelerin veya belli grupların kontrolunde olmayacak. Onlar halkı ozgurce bilgilendirecekler.

Seda Öğretir: Seçim için kurulan bu ittifak seçim sonrasında da devam edebilecek mi, meclis çalışmalarında yan yna duracak mı?

Kemal K ılıçdaroğlu: İttifak oncesi uç siyasal parti lideri de biz ilkelerden hareketle bir ittifakı ongoruyoruz demişlerdi. Biraraya gelecekseniz ilkeler belirlenecek. Amaçları ortaklaştırarak yola devam ediyorsanız bu yol kısa bir yol değildir, bu yol demokrasi yoludur. Yeni sivil bir anayasa dedim bu anayasayı uç siyasi parti lideri oturup yapmayacak kuşkusuz. Guzel bir birliktelikle bu anayasa geçekleşecek. Buyuk bir olasılıkla umuyorum o da gerçekleşir Adalet ve Kalkınma Partsi de katkı verecektir. Çunku kendi tabanıda demokrasi istiyor.

Ahmed Arpat: E ğer ittifak mecliste de devam edecekse bildirgelerin ve vaatlerinde birbiri ile uyumlu olması gerekiyor. Siz konuştunuz mu bildirgeler, vaatler, yurunecek yol ne kadar birbiri ile ortuşuyor?

Kemal K ılıçdaroğlu: Yargı bağımsızlığını istiyoruz, guçler ayrılığını istiyoruz, medya ozgurluğunu istiyoruz, herkesin aşı, işi olsun istiyoruz, gelir dağılımı olabildiğince dengeli olsun istiyoruz, beton ekonomisi değil uretim ekonomisi olsun diyoruz. Dikkat edersenbiz aslında Millet İttifakı'nın soylemlerinde de buyuk bir ortaklık var. Biz de onlar da demokrasiyi savunuyoruz. Yargının bağımsız ve tarafsız olmasını biz de savunuyoruz onlar da savunuyorlar. Bir siyasi partinin mahkemelere hakim atamamalı. Cumhurbaşkanı bağımsız ve tarafsız olmalı. Bunu biz de soyluyoruz onlar da soyluyorlar. Cumhurbaşkanı devletin sigortasıdır. Dolayısıyla bir sorun çıktığında gerektiğinde sorunun ve çozumun taraflarını davet edip onlarla birlikte sorunun çozumune ve atılacak adımlara dikkat çeker. Ama eğer Cumhurbaşkanı sigorta niteliğini kaybetmişse ve bir partinin genelbaşkanıysa ne yapacak? Diğer partileri rakip olarak gorecek. Siz rakibinizle nasıloturup konuşacaksınız? O nedenle Cumhurbaşkanı en tepede, tarafsız, bağımsız, 80 milyonu kucaklayan, az konuşan, dikkatli konuşan, o konuştuğu zaman toplumun her kesiminin dikkatle dinlediği bir kişi olması lazım. Gunun 24 saati konşup siyasi propaganda yapan kişiden Cumhurbaşkanı olmazki. Bu noktadan Turkiye'yi uzaklaştırmak tarafsız bağımsız bir Cumhurbaşkanı, saygın bir yargı, yasama yurutme yargı arasında sağlıklı bir denge, guçler dengesi, denetimsiz hiç bir organın olmadığı bir Turkiye istiyoruz. Bunun adınada demokrasi diyorlar. Demokrasi insanoğlunun bugune kadar bulduğu en iyi yonetim. Bundan sonra daha iyisini mi bulur, o zaman hep birlikte oraya gideceğiz. Şimdi katılımcı demokrasiden soz ediyorlar. Doğrudan doğru halkın bir şekliyle karar alma sureçlerine dahil edilmesi. Örneğin İsviçre'de otobanlar yapılacak referanduma gittiler. Halk karar verdi.

Seda Öğretir: Eğer sayın Muharrem İnce seçilemez ama Cumhuriyet Halk Partisi'nin uzerinde bir oy alırsa Cumhuriyet Halk Partisi liderliği tartışmalı bir hale gelir yorumları için nedersiniz?

Kemal K ılıçdaroğlu: Yorumlar yapılabilir. Muharrem beyi Cumhurbaşkanı yapalım oncelikle. O tartışmaları bugunden başlatmak isteyen belli çevreler var. Muharrem bey keşke daha yuksek oy alsa. Muharrem bye yuksek oy almasın bizde aleyhine çalışalım mı demek istiyorlar. Ahlakın, mantığın alacağı şey mi bu? Tam tersine Muharrem bey son derece başarılı, sadece Cumhuriyet Halk Partisi'nin değil geçmişte diğer partilere oy veren vatandaşların da oyunu alacak. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin oyunu alacak dersek seçilemeyeceği belli o zaman.

Seda Öğretir: en çok hangi kesimden oy alacak sizce?

Kemal K ılıçdaroğlu: Her kesimden oy alacak. Muharrem bey hiç bir yarım yapmadı. Her kesimin Muharrem beye oy vermesini istiyoruz zaten biz. Oy vereceğiz onu Cumhurbaşkanı olacağız, genç yenekli, enerjik, dinamik bir Cumhurbaşkanımız olacak. Bu Cumhurbaşkanımız demokrasi konusunda emin olun attığı adımlarla butun dunyada ses getirecektir. Duşunun Muharrem bey Cumhurbaşkanı oldu yemin etti ve goreve başladı. İlk yapacağı iş OHAL'i kaldırmak olacak diyor. Bu, "Bu ulkede yaşayan herkesin can ve mal guvenliğinin teminatı benim bundan sonra" demektir. Daha guzel bir mesaj olabilir mi? Bu aynı zamanda daışarıda da buyuk yankı uyandıracaktır. Butun bu tartışmaları ve guzellikleri konuşmak varken efendim, "Muharrem bey biraz daha fazla oy alırsa ne olur." Hiç bir şey olmaz zaten daha fazla oy almasını istiyoruz. Bunun için çalışıyoruz. Bir şoforun oğlu gelmeli Cumhurbaşkanı olmalı bu ulkede. Cumhuriyetin bize verdiği fırsat eşitliğini en iyi kullanan arkadaşımızdır. Öğretmen kimliği var. Toplumun onderi olarak elinde bayrağıyla toplumu aydınlatan bir ışık olarak yoluna devam edecek.

Ahmed Arpat: Milletvekili listelerinde say ın İnce il hareket eden isimlerin o listede olmadığı goruldu ve 'Eğer sayın İnce seçilemezse parlamentoya da giremeyecek, yanındaki ekip listede yok onlarda giremeyecek. Bir anlamda İnce ve ekibi Cumhuriyet Halk Partisi'nden trasfiye ediliyor.' Siz boyle bir amaç guddunuz mu?

Kemal K ılıçdaroğlu: bu değerlendirmeleri havuz medyası yapıyor. Onların yazarları çizerleri yapıyorlar. Yok oyle birşey.

Ahmed Arpat: Benzer bir de ğerlendirmeyi sayın İnce'de yapmış olabilir mi? Listeler açıklandıktan sonra Tweet atmıştı.

Kemal K ılıçdaroğlu: Öyle değilde, "Ben de bakanlar kurulu listesini yapacağım" dediği için farklı bir yorum getiriliyor. Hayır efendim zaten Muharrem bey elbette bakanlar kurulu listesini yapacak, ben mi yapacağım? Cumhurbaşkanı seçilen o. Muharrem bey bunu soyledi diye farklı yerlere çekiliyor. Bu bir meslek değil bugun yaparsınız yarın gidersiniz. Siyaset budur zaten. Mesela bizim bazı arkadaşlarımıuz gonullu olarak milletvekili adayı olmadılar. Parlamentoda bir kan değişimi elbette gerekiyor. Havuz medyası bizimle ilgili manşeti, "Cumhuriyet Halk Partisi'nde tasfiye" diye atıyor. Ama AK Parti'den çok daha fazla ismin listelere girmediği anlaşılıyor o zaman, "AK Parti'de kan değişimi" oluyor. Gorev yapan arkadaşlarımın hepsi başarılıdır. Şu anda listelerde olmayan ama alana gidip çalışan çok sayıda hatta butun milletvekili arkadaşlarımız çalışıyorlar.

_ Seda Öğretir: Sizin listeye tek başınıza karar verdiğiniz soylendi. _

Kemal K ılıçdaroğlu: Hayır efendim 600 kişiyi nasıl tek başıma belirleyeyim. Adaylar 5 genel başkan yardımcısı tarafından ayrı ayrı kabul edildi, onlarla kuçuk mulakatlar yapıldı, notlar alındı. Bu 5 genel başkan yardımcısı arkadaşımıza daha sonra başka bir gene başkan yardımcısı arkadaşımız daha katıldı oturduk birlikte değerlendirmeler yaptık. O değerlendirmeler sonucunda boyle bir tablo ortaya çıktı. 600 kişilik milletvekili listesi yuzde yuz hiç bir eksiği hatası kusuru olmadan oluşturuldu mu derseniz, hayır. Olabilir tabiki. Bana gore bir sorun yok ama bir başka arkadaşımıza gore sorun olabilir. İki turlu kırgınlık oluyor. Binlerce kişi başvurmuş ve siz ancak 600 kişiyi yazacaksınız. Dolayısıyla o 600 kişinin dışından olanlar hepimiz insanız burkuluyoruz. İnsani bir davranış bu. Bu uzuntuyu ve tepkiyi de saygıyla karşılamak lazım. 600 kişilik listede yer alıp sonra arzu ettiği sırada kendisini goremeyen arkadaşlarda uzuluyorlar. Ama bunlar artık bugun konuşulması gereken konular olmaktan çıkmıştır. Bugun adaylık için başvuran arkadaşlarımızın tamamı alanlarda çalışıyorlar.

Ahmed Arpat: Eren Erdem 'in listede olmadığı gunun sabahında kendisi ile ilgili bir iddianamenin kabul edildiğini, hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulduğunu oğrendik. Sonrasında kendisinin bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalar var. MİT TIR'ları dosyasına ilişkin sayın Tezcan'dan aldığını soyluyor, Zaman gazetesine sizin talimatınızla ziyaret ettiğini soyluyor. Yaptığı açıklamalar ve o sureçle ilgili neler soylemek istersiniz.

Kemal K ılıçdaroğlu: Eren Erdem beyle goruştum beni aradı. MİT TIR'ları ile ilgili zaten parti sozcumuz bir basın toplantısı yapmıştı. Orada elindeki belgeleri basın mensuplarına da milletvekillerine de dağıttı. O basın toplantısının kayıtları vardır her yerde. Oradan aldım diyor. Doğru. Biz butun milletvekillerimize haftalık yazılar gonderiyoruz nerede nasıl konuşulması gerektiği veya hangi konulara girilmemesi gerektiği konusunda yazılar gonderiyoruz.

Ahmed Arpat: Say ın Tezcan'a nereden ulamıştı o belgeler?

Kemal K ılıçdaroğlu: Her yerde vardı zaten o belgeler. Gidin Adana'daki mahkemelere sorun. Ben o MİT TIR'larıyla yani Suriye'ye silah gonderilmesiyle ilgili ilk açıklamalardan birisini ben bir Salı grubunda açıklamıştım. Bir şoforun ifadesini okumuştum. 17 internet sitesinde yayınlandı goruntuler. Bu goruntulerin kaldırılmasıyla ilgili savcılığın yazısı var. 17 internet sitesinde yayınlanan şeyi eğer bir siyasi parti gormuyorsa gozleri kor demektir. Bu da devlet sırrı oluyor. Mubaşir biliyor, avukat biliyor, savcı biliyor, hakim biliyor, herkes biliyor bu devlet sırrıdır. Devlet sırrı kavramında dosyayı sadece hakim gorur, savcı dahi goremez. Eren Erdem'e yurtdışına çıkış yasağı konması bir demokrasi ayıbıdır. Eren Erdem korkuyor mu? Hayır, Haksız mı? Hayır. O zaman nedir yani. Gozdağı vermek için konuluyor.

Seda Öğretir: Sizin listeye tek başınıza karar verdiğiniz soylendi.

Kemal K ılıçdaroğlu: Hayır efendim 600 kişiyi nasıl tek başıma belirleyeyim. Adaylar 5 genel başkan yardımcısı tarafından ayrı ayrı kabul edildi, onlarla kuçuk mulakatlar yapıldı, notlar alındı. Bu 5 genel başkan yardımcısı arkadaşımıza daha sonra başka bir genel başkan yardımcısı arkadaşımız daha katıldı oturduk birlikte değerlendirmeler yaptık. O değerlendirmeler sonucunda boyle bir tablo ortaya çıktı. 600 kişilik milletvekili listesi yuzde yuz hiç bir eksiği hatası kusuru olmadan oluşturuldu mu derseniz, hayır. Olabilir tabiki. Bana gore bir sorun yok ama bir başka arkadaşımıza gore sorun olabilir. İki turlu kırgınlık oluyor. Binlerce kişi başvurmuş ve siz ancak 600 kişiyi yazacaksınız. Dolayısıyla o 600 kişinin dışından olanlar hepimiz insanız burkuluyoruz. İnsani bir davranış bu. Bu uzuntuyu ve tepkiyi de saygıyla karşılamak lazım. 600 kişilik listede yer alıp sonra arzu ettiği sırada kendisini goremeyen arkadaşlarda uzuluyorlar. Ama bunlar artık bugun konuşulması gereken konular olmaktan çıkmıştır. Bugun adaylık için başvuran arkadaşlarımızın tamamı alanlarda çalışıyorlar.

Ahmed Arpat: Eren Erdem 'in listede olmadığı gunun sabahında kendisi ile ilgili bir iddianamenin kabul edildiğini, hakkında yurtdışına çıkış yasağı konulduğunu oğrendik. Sonrasında kendisinin bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalar var. MİT TIR'ları dosyasına ilişkin sayın Tezcan'dan aldığını soyluyor, Zaman gazetesine sizin talimatınızla ziyaret ettiğini soyluyor. Yaptığı açıklamalar ve o sureçle ilgili neler soylemek istersiniz.

Kemal K ılıçdaroğlu: Eren Erdem beyle goruştum beni aradı. MİT TIR'ları ile ilgili zaten parti sozcumuz bir basın toplantısı yapmıştı. Orada elindeki belgeleri basın mensuplarına da milletvekillerine de dağıttı. O basın toplantısının kayıtları vardır her yerde. Oradan aldım diyor doğru. Biz butun milletvekillerimize haftalık yazılar gonderiyoruz nerede nasıl konuşulması gerektiği veya hangi konulara girilmemesi gerektiği konusunda yazılar gonderiyoruz.

Ahmed Arpat: Say ın Tezcan'a nereden ulamıştı o belgeler?

Kemal K ılıçdaroğlu: Her yerde vardı zaten o belgeler. Gidin Adana'daki mahkemelere sorun. Ben o MİT TIR'larıyla yani Suriye'ye silah gonderilmesiyle ilgili ilk açıklamalardan birisini ben bir Salı grubunda açıklamıştım. Bir şoforun ifadesini okumuştum. 17 internet sitesinde yayınlandı goruntuler. Bu goruntulerin kaldırılmasıyla ilgili savcılığın yazısı var. 17 internet sitesinde yayınlanan şeyi eğer bir siyasi parti gormuyorsa gozleri kor demektir.

Seda Öğretir: Cumhuriyet Halk Partisi bildirgesini açıkladı. Cumhurbaşkanı adayınız Muharrem İnce de seçim bildirgesini açıkladı. Birbiri ile ortuşen metinler mi beraber mi hazırlandı?

Kemal K ılıçdaroğlu: Birbiri ile ortuşen metinler. Muharrem bey kendisi hazırladı biz de kendimiz hazırladık. Birbirini tamamlayan ve uyumlu metinler. Biz bir siyasal parti olarak açıkladık o Cumhurbaşkanı adayı olarak açıkladı. O daha genel konulara girdi, biz daha alt ayrıntılara inerek daha geniş bir seçim bildirgesi açıkladık.

Ahmed Arpat: Ekonomi tabi çok onemli. İktidar Turkiye şartlarıyla uyuşmuyor bu dovizdeki hareket ediyor yani bir spekulasyondan bahsediliyor.

Kemal K ılıçdaroğlu: Dolar yerinde duruyor asıl sozunu edeceğimiz Turk Lirası. Sorun turk Lirası'nın değer kaybetmesi. Dolar yerinde duruyor Almanya'da Fransa'da ama TL aşağı doğru gidiyor. Önlem alınması lazım tabi. Spekulasyon yapmak suç mu? Suçtur. Suçluyu bulmak kimin gorevi? Efendim dış guçler bunu yapıyor. Yakala o zaman. Dış guçler filan yaptığı yok bunun. Tamamen Turkiye'nin yonetilmezliği uzerine inşa edilen politikanın bizi getirdiği sonuçtur bu. Turkiye şu anda yonetilmiyor. Bakanlar konuşmalarına bakın her kafadan bir ses çıkıyor. Ortada hukumet yok. Bir sarayda hukumet var bir de Binali beyin hukumeti var. Siz Merkez Bankası başkanını bir partinin genel merkezine davet ederseniz o Merkez Bankası'nın dunyada saygınlığı olur mu? Butun dunya para politikaları açısından merkez bankalarına surekli bakarlar. Eğer siz merkez bankasına mudahale ederseniz ve doğrudan talimat verip onun gorev yapmasını engellerseniz asıl suçu siz işlemiş oluyorsunuz. Yani saray işlemiş oluyor. Dolar niye bizim hayatımızda bu kadar buyuk yer tutuyor? Hayatımızın her alanı dolara endekslendi. Kopru geçişi dolarla, yapılacak zamlar dolarla, araba alırsınız dolarla, ihale dolarla, teminat dolarla, garanti verirsiniz dolarla, vatandaşa Turk Lirası veriyorsunuz. Guneş gormuş kar gibi eriyor. Hayatın içine bu kadar doları niye sokuyorsunuz siz? Buyuk ihaleler dolarla. Bunların gozdesi olan muteahhitler bile mevcut iktidara guvenmiyor, "En iyisi dolara endeksleyin ki ben bir zararla karşı karşıya kalmayayım diyor. Boyle bir guvensizlik uzerine bir ekonomi inşa ediyorsunuz. Son 16 yılda Londra'daki yabancı para lobicisine 151 milyar dolar faiz odendi. Ne diyor Erdoğan, "Ben faize kaşıyım." Bu faizleri Cumhuriyet Halk Partisi mi odedi oraya. 16 yıldır 151 milyar doları nasıl verdiniz siz oraya. Borçlanma faizi. Dışarıdan dolarla borçlandılar faiz oduyorlar. Desinler odemedik diye bakalım. Her şeyi dolara endekslemişsiniz ve borç almadan ulkeyi yonetemiyorsunuz. Şimdi o tefeciler faizi yukselteceksin sonra sana borç vereceğim diyor. Kim kazandı? Tefeciler kazandı. Bunlar kalktılar faizi yukselttiler dolar kısmen duştu. Yakasını tefeciye kaptırmış bir siyasal iktidar ulkeyi yonetemez. Tefeciye kaptıranların başında da sarayda oturan zat geliyor. Bu kadar açık ve net soyluyorum. Faize kaşıyım diyor duşur o zaman faizi. Bankalara talimat veriyor Ziraat Bankası'na konut satışlarında faizi duşurun diye. Hemen duşuruyorlar. Çıkar bir kanun hukmunde kararname diğer faizi de duşurdum de. Efendim herkes elindeki dolarları bozdursun. Vatandaşta dolar mı kaldı? Bozduracaksan Man Adası'ndan gelen 18 milyon doları bozdur makbuzunu da goster bu millete. 151 milyar 35 milyon dolar Mart 2018 itibariyle yurtdışına odenene borçlanma dolayısıyla odenen faiz. Birde içerideki rakamı vereyim, 687 milyar 124 milyon lira yurt içindeki devlet tahvili ve hazine bonosu alanlara bu ulkenin vatandaşlarının vergileriyle odenen faiz. Bu hukumet tefecilere hizmet eden hukumettir.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında Ahmed Arpat ve
Seda Öğretir'in sorularını yanıtladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında Ahmed Arpat ve Seda Öğretir'in sorularını yanıtladı.

Seda Öğretir: 25 Haziran sonrası içinde kimi ekonomistler acı reçete kaçınılmaz değerlendirilmesi yapılıyor. Sizin yol haritasında çizdiğiniz acı reçete var mı?

Kemal K ılıçdaroğlu: Bizim yol haritamız seçim bildirgemizde var. Bizim yol haritamız guçlu bir sosyal devlet. Biz asgari ucret vergisiz net 2200 lira olacak diyoruz. Şu anda Turkiye'de sosyal devlet yok aslında. Bir rantiyeye hizmet eden bir hukumet var. 1 milyon 644 bin emekli 1500 TL'nin altında aylık alıyor. Kimisi ayda 400 lira kimisi 1000 lira kimisi 1400 lira. Bu hukumetin yetkililerine sormak istiyorum, "Ayda 1500 lira ile buyurun geçinin bakalım, ayda 400 lira ile buyurun geçinin bakalım." Emeklilikte bir alt dilim getireceğiz onun altında emekli maaşı olmayacak. 1500 liranın altında emekliye para vermek yok diyoruz. Katma değeri yuksek urun uretimi politikamız var. KOBİ'ler sanayi sektoru katma değeri yuksek urun urettiği surece olağanustu teşvik alacaklar. Butun KOBİ'lere odediği vergi ve sigorta primi kadar borcu olmamak kaydıyla 1 yıl sureyle sıfır faizli kredi vereceğiz. Boylece kayıtdışı ekonomiyi kontrol edeceğiz, uretimiz, istihdamı arttıracağız. Eğer katma değeri yuksek urun uretiyorsa vereceğimiz kredinin boyutunu arttıracağız. Turkiye beton ekonomisinden çıkmak ve uretim ekonomisine geçmek durumundadır.

Ahmed Arpat: İktidarın şu anda yurutmekte olduğu birtakım projelere itiraz ediyorsunuz, bazı buyuk maliyetle projelerin tekrar değerlendirileceğini soyluyorsunuz. Bunun uzerine sayın başbakan ve Cumhurbaşkanı yıkım ittifakı diyor.

Kemal K ılıçdaroğlu: Bizim yaptığımız eleştiriye sağlıklı şekilde yanıt verirlerse ben buna saygı gosteririm. Biz neyi yıktık, neye karşı çıktık? Hiçbir şeye. Kopruyu yapmayın mı dedik? Yaptılar. Sorduğumuz soru bu kopruyu kaça yaptınız? Ben bu soruyu sormayacak mıyım? Bu soruyu sorunca yıkım ittifakının bir parçası mı oluyorum. Çunku vatandaşın vergisi ile yapıyorsunuz bunu. Adam hayatı boyunca bu kopruden geçmeyecek ama yeni doğan çocuğu vergi odeyecek ve bu koprunun bedelini karşılayacak. Ben o çocuğun hakkını sormayacak mıyım? Bu soruyu sorduğumuz zaman rahatsız oluyorlar. Çunku o koprulerin maliyeti gerçek maliyet değil. İzmir Buyukşehir Belediyesi de metro yapar, İstanbul Buyukşehir Belediyesi de metro yapar. Birisi 50 milyona yapar birisi 150 milyona yapar. Niçin 150 milyon diye ben sormayacak mıyım? Siyasetçinin temel gorevi vatandaşın vergi olarak emanet ettiği paranın hesabını vatandaşa vermesidir. Şu kopruyu şu kadar, bu sarayı bu kadara yaptım ben demeniz lazım. Bunu demiyorsanız siz halk için değil cebiniz için çalışıyorsunuzdur. Biz aslında guzelliği, durustluğu inşa etmek istiyoruz. Her kurulun hesabını bu insanlara veren bir rejim inşa etmek istiyoruz. Topluma hesap vermek dunyanın en onurlu gorevlerinden birisidir. Bizim seçim bildirgemizde var. Parlamentoda bir kesin hesap komisyonu kuracağız. Bir butçe yapılır bu geleceğe yoneliktir. Ama bu arada geçen yılın butçesinin hesaplarının gorulmesi lazımdır. Parlamentonun verdiği gorev ne olçude yerine getirildi. Siyasi iktidarın parlamentoya gelip o butçeden aldığı yetki çerçevesinde harcadığı trilyonları nerelere ne kadar nasıl harcadı bunun hesabının verilmesi lazım.

Seda Öğretir: Sayın Muharrem İnce kendi liderliğinde Cumhurbaşkanı seçimi için çalışmalarını yurutuyor ve yapacaklarından soz ediyor. Siz Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı olarak Cumhurbaşkanının yetkilerini sınırlandırmaktan sembolik hale getirmekten soz ediyordunuz acaba o noktada Cumhuriyet Halk Partisi kendi adayıyla çelişmiyor mu?

Kemal K ılıçdaroğlu: Hayır çelişmiyor çunku Muharrem beyde demokratik parlamenter sistemi savunuyor.

Ahmed Arpat: 2 y ıl bir restorasyon suresi diyor.

Kemal K ılıçdaroğlu: Şu tarih demek zaten mumkun değil. Bunun gerçekleşmesi için bir anayasa değişikliği gerekiyor. Bunun içinde çok geniş bir konsensus gerekiyor. Biz boşuna mı diyoruz yeni ve butun toplumu kucaklayan bir anayasa yapacağız. Takvimi Muharrem bey belirleyecek. Tabi Muharrem bey genel başkanları davet edecektir ve çalışma yapılacaktır. Çıkan metin parlamentoya gelecektir ve kabul edildikten sonra sistem yuruyecektir. Hemen bugunden yarına olur dersek toplumu kandırmış oluruz. Doğal olarak belli bir zamanı olacaktır. O zaman içinde oturulup çalışılması, değerlendirilmesi ve parlamentoya gelmesi gerekiyor. Buyuk ihtimalle Adalet ve Kalkınma Partisi de buna evet diyecektir. Muharrem bey Cumhurbaşkanı olduktan sonra bir an evvel parlamenter sisteme geçelim diyeceklerdir. Biz kişilerden bağımsız olarak ve siyasal partilerden bağımsız olarak demokrasiyi savunan bir gelenekten geliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihinde tek parti iktidarı varken çok partili hayata geçen dunyadaki tek orneğiz biz. Dolayısıyla demokrasiyi savunuyoruz. Muharrem beyde inşallah Cumhurbaşkanı olarak koltuğuna oturduktan sonra demokrasi için yapılması gereken butun adımları belli bir takvim içinde atacaktır.

Ahmed Arpat: E ğer sayın İnce Cumhurbaşkanı olursa AK Partili milletvekilleri de bir an once parlamenter sisteme geçmek için harekete geçeceklerdir dediniz. Parlamenter sistemde yuzde 50+1 gerekmiyor. Yuzde 30-40 ile iktidar olma imkanınız var. Sayın İmce Cumhurbaşkanı seçildi diyelim Cumhuriyet Halk Partisi tek başına iktidar. Parlamenter sisteme donersek belki tekrar ana muhalefete duşme durumu soz konusu olabilir.

Kemal K ılıçdaroğlu: Ortak payda demokrasi. AK Parti yuzde 34 oyla tek başına iktidar oldu 2002'de. Demokrasilerde var mıdır bu. 12 Eylul darbe hukukun getirdikleriyle oldu. Turk hukuk sistemini darbe hukukundan arındıracağız. Dolayısıyla gerçek anlamda demokrasiyi savunuyoruz. Demokrasiyi savunan ve halkın iradesiyle parlamentoya gelen her siyasal iktidara saygı gostermek zorundayız. Hukumet ayrı şey devlet ayrı şeydir. Hukumet olanlar devleti yonetirler ama devlet olmazlar. Bugun hukumet olanlar devlet oldular. O zaman orada demokrasi artık bitmiş oluyor.

Seda Öğretir: Muharrem İnce'nin Fetullah Gulen'in usulune uygun Amerika'dan istenmediği iddiası var. Sizdeki bilgi nedir bu konuya ilişkin? Muharrem İnce'yi arayan Amerikalıları tanıyor musunuz?

Kemal K ılıçdaroğlu: Hayır bilmiyorum ama Muharrem bey bir şeyi soylerken ince eleyip sık dokur. Sayın Erdoğan Muharrem beyi oldukça sert bir dille eleştiriyor ispat et vasaire diye. Ben Muharrem beye guveniyorum ama kimse kusura bakmasın Erdoğan'a guvenmiyorum. Defalarca yanıldık dedi, bizi kandırdılar dedi. En son yaptığı konuşmada ne aldatıldık ne aldattık dedi. Şimdi hangisine inanacaksınız. Kaldı ki 17-25 olayı, 17'sinden sonra devletin uçağına bir gazeteciye tahsis edip, "Git ne olursun Gulen ile goruş, aramızı duzelt" diyen Erdoğan değil miydi? Sormazlar mı adama sen bu uçağı niye tahsis ediyorsun diye. Erdoğan'ın soylemlerinin yuzde 90'ını elemek gerekiyor.

Ahmed Arpat: Orada Erdo ğan'ın talebi miydi o gazetecinin Pensilvanya'ya gitmesi talebi sayın Gul'un muydu? Ben sanki sayın Gul'un gibi hatırlıyorum ama.

Kemal K ılıçdaroğlu: Devletin uçağı tahsis edildi mi? Edildi. Ama gazeteci ahlaklı davrandı, "Hayır ben normal uçakla gideceğim" dedi. Boyle bir pozisyonda ben Erdoğan'a guvenmem. Dayısı, kayınpederi olan dışarı çıkıyor içerdekiler gariban. 33 er 7 kez omur boyu hapse mahkum edildiler. Erin ne gunahı var talimatı veren adamı suçla. Askeri oğrenciler muebbet hapse mahkum edildiler. Komutanları git yakala asıl suçlu onlar. Bank Asya'nın onunden geçen adamları devlet memuriyetinden attılar Bank Asya'nın kuruluşuna izin verenlere tek laf yok. 1 milyonun ustunde mağdur var. Ben bunu soylediğim zaman bizi de FETÖ'cu diye suçluyorlar. Sabah akşam birlikte yatıp kalkıyordunuz. Devletin kozmik odasını bir teror orgutune açan kişiye ne denir? Açtılar. Orada devletin en mahrem bilgilerini aldılar. Şimdi kalkmışlar bizi suçluyorlar. Bu istemeyle ilgili de arkadaşlar gidecekler eğer dosyalarını verirlerse arkadaşlar inceleyecekler.

Ahmed Arpat: Say ın İnce'nin bir iddiası var, AK Parti kurulmadan once sayın Erdoğan'ın yanında birileri ile birlikte Pensilvanya'ya gittiği yonunde bir iddiası var. Sayın Erdoğan bugun sert bir yanıt verdi bu iddiaya.

Kemal K ılıçdaroğlu: Niye sert yanıt veriyor. Yedikleri içtikleri aynı değil miydi bunların? O Turkçe Olimpiyatları'nı kim duzenliyordu? Merkez Bankası bu ulkenin namusu, para bastılar Gulen'in parasını bastılar. Şimdi kakmış Muharrem beye ne laf ediyorsun sen. Önce yaptıklarının hesabını ver sen. Muharrem İnce mi butun o FETÖ'cu diye tanımladıkları paşaları, valileri, rektorleri, kaymakamları, emniyet mudurlerini atadı? Kimin imzası var bunların altında. Biri kandırdılar demedi mi? Dedi. Kalkmış iki gun sonrada, "Ben ne kandırıldım ne aldatıldım" diyor. Hangi Erdoğan'a guveneceğiz. Keşke karşısına çıksa da Muharrem beyin, Muharrem bey aldattılar bizi dediği konuşmaları gosterse siz misiniz bu başkası mı dese. Ama cesaret edip gelemez. Ama dışarıda kapı dibi dil var konuşuyor. Sayın İnce'nin soylediği bir şey varsa doğrudur. Yan yana fotoğraf çektirmeleri. FETÖ'ye kızıyorlar ama gidip birlikte fotoğraf çektiren milletvekillerinden 5'ini yeniden aday gosterdiler. Cumhuriyet Halk Partisi'nden bir milletvekili ziyaret etse ve boyle bir fotoğraf olsaydı yer gok inlerdi. Goz gore gore gonderiyorsun milletvekillerini onlar kutsal bir mekana gitmiş gibi fotoğraf çektiriyorlar, sen bunlardan 5'ini tekrar aday gosteriyorsun, sonra da Muharrem İnce'ye çatıyorsun. Sevsinler seni.

Seda Öğretir: Cumhuriyet Halk Partisi 15 Temmuz gibi bir olay bir daha yaşanmasın diye FETÖ ile yada benzeri orgutlerle nasıl mucadele edecek?

Kemal K ılıçdaroğlu: İsim hiç onemli değil terorle mucadele edeceksiniz. Bir siyasal parti her turlu teror orgutune çok açık ve net tavır almak zorundadır. Mucadelenin birinci ayağı bu teror orgutleriyle işbirliği yapanları ortaya çıkaracaksınız. FETÖ teror orgutuyle bu işbirliği yapanlar kimdi? Bunları devletin butun kademelerine yerleştirenler kimdi? FETÖ teror orgutunun siyasal ayağını sayın Erdoğan'ındır 1 numara diye soyledim. Cesaret edip bana dava açamadı. Dava açsa butun belgeleri hakim onune koyacağım ve ispat edeceğim. Savcı da harekete geçsin. Biz bunu araştırıyoruz sen de 1 numarası budur diyorsun getir bakayım şu belgeleri demiyor. Hiçbir savcı cesaret edip çağırmıyor. FETÖ teror orgutunun parasal kaynakları nereden? Bu okulların açılışına kim izin verdi, buyuk işyerlerinin açılışına kim izin verdi, bankaların kuruluşuna kim izin verdi? O zaman biz tanımıyorduk biz bilmiyorduk demeye hakları yok. Çunku Milli Guvenlik Kurulu açtı hepsinin onune koydu FETÖ Turkiye için tehlikeli bir orguttur diye kendisinin de imzası olduğu 2004 tarihli Milli Guvenlik Kurulu kararı var. Sayın Ömer Dinçer'in bir kitabı var 2004 Milli Guvenlik Kurulu kararının uygulanmamasının siyasi sorumluluğunu Erdoğan, burokratik sorumluluğunu da ben aldım diye. Niçin kavga ettiler rantı boluşemediler, ulkeyi boluşemediler. Bir ipte iki cambaz olmadı.

Ahmed Arpat: K urt sorunu yada guneydoğu doğu Anadolu sorunu adını nasıl koyarsanız seçim bildirgenizde onemli bir sorun diyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi çerçevesi yeniden belirlenmiş yeni bir çozum sureci mi oneriyor?

Kemal K ılıçdaroğlu: sorunun çozum adresi TBMM'dir. Biz teror orgutu ile Turkiye Cumhuriyeti hukumetini aynı masaya oturtmayız. Siz meşru bir organı gayri meşru bir organla muhatap edemezsiniz. Sorunun çozum yeri TBMM'dir. Sorunu çozmek için tutarlı olacaksınız, samimi olacaksınız, kararlı olacaksınız? Kişisel bir beklentiniz olmayacak, birilerine verdiğiniz angajmanlar sozler olmayacak. Oturacaksınız bu sorun şu şartlarda şu koşullarda çozulur diyeceksiniz ve oturup çozeceksiniz.

Seda Öğretir: Ortak akıl heyetinden soz ediyorsunuz bu konuda.

Kemal K ılıçdaroğlu: Parlamento içinde bir uzlaşma komisyonu olacak, akil insanlar olacak orada. Her partiden bu sorunun çozumune katkı verecek son derece değerli insanlar var. O insanlar bir araya gelecekler. Bir de parlamento dışında her partinin temsil ettiği akil insanlar olacak ve bunlar birlikte çalışacaklar. Biz yerel yonetimlerin ozerklik şartının uygulanacağını soyluyoruz. Niye Diyarbakır'ı duşunuyorsunuz mesela İzmir'i duşunun, Eskişehir'i duşunun, Trabzon'u duşunen ve Diyarbakır'ı da duşunun. Bir belediye başkanı kanun ne diyor, "Yerel yonetimler idari ve mali açıdan ozerktir" diyor. 1930'lardan beri. Ama bunlar denetlenmeyecek, bunlar kontrol edilmeyecek anlamına gelmez. Merkezi hukumetin belirlediği kurallar dışına çıkacakları anlamına gelmez. TBMM kabul etmiş bunu ama uygulanmıyor. Bizde yerel yonetimler ozerklik şartı uygulanacak diyoruz. Bizim Eskişehir Buyukşehir Belediye Başkanı baraj yapmış kendi imkanıyla, engel oluyorlar. Eskişehir'in gelecek 50 yıl için su sorununu çozecek bir projeye niye engel oluyorlar? İzmir Buyukşehir Belediyesi kentsel donuşum yapacak, ustelik hiç kimseyi bulunduğu mahalle dışına gondermeksizin. İzin vermiyorlar. Bunu kaldıracağız. Parlamentodan oybirliği ile geçmiş. Yerel yonetimlerdeki rantlara merkezi hukumetteki bazı insanlar, hani diyor ya "Kupon araziyi satacaksan bana soracaksın" o rantı nasıl cebe indiririm onun hesabı içindeler. Sen yerel yonetimleri gerçek anlamda rahat bırakacaksın ama denetleyeceksin. O rant gerçekten bolge halkı için mi yoksa birilerinin cebine girsin diye mi kullanılıyor bunu denetleyeceksin.

_ Seda Öğretir: Eğitime ilişkin de vaatleriniz var. Sayın İnce hep beraber oluşturacağız dedi eğitim sistemini. Cumhuriyet Halk Partisi nasıl bir eğitim sistemi hayal ediyor? _

Kemal K ılıçdaroğlu: Okul oncesi eğitime başlamak istiyoruz. Butun mahallelerde ucretsiz kreş açacağız. Anne çocuğunu guven içinde getirecek okul oncesi eğitim amacıyla kreşe bırakacak. Bizim butun belediyelerimiz her mahallede kreş açıyorlar ama bunu Turkiye genelinde Milli Eğitim Bakanlığı yapacak ve ucretsiz yapacak bunu. İlkoğretime giden çocuklar sabahleyin makul bir saatte kahvaltı yapmadan okula gidecekler. Ücretsiz gidecekler çocuklar kahvaltılarını arkadaşlarıyla birlikte yapacaklar, oğle yemeğini okula yiyecekler bir ucret odenmeyecek. Boylece baba cebimde harçlığım var mıdır yok mudur çocuğuma verecek diye duşunmeyecek. Çocuk beslenmesini butun harcamalarını Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanacak ve çocuk tam gun okuluna gidecektir. Sabahçı oğlenci uygulaması olmayacak. En buyuk kaynağı milli eğitime harcayacağız. Öğretmenleri bu ulkenin en saygın kişileri haline getireceğiz. Hakimler için nasıl ayrı bir yasa varsa oğretmenler içinde bağımsız bir yasa çıkaracağız. Bunun teklif olarak hazırlandı. Çok sayıda sivil toplum orgutlerinin goruşu alındı. Eğitim bir partinin, bir kişinin veya bir gurubun olayı değil. Dolayısıyla eğitim konusunda butun tarafların bir araya gelip çocuklarımıza nasıl çağdaş bir eğitim veririz bunun arayışını gerçekleştirmemiz lazım. 16 yılın sonunda bugun Turkiye'de çocukların yuzde 90'ı sayın Milli Eğitim Bakanı'nın tanımlamasıyla niteliksiz okullara gidiyor. Butun annelere sormak isterim, "Senin çocuğun niteliksiz okula gitmeyi hak ediyor mu?" Eğer hak etmiyorsa 24 Haziran'da sandığa gideceksin. Yonunu Muharrem beye ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne doğru çevireceksin. Eğitim bunlarla bitmiyor tabi. Ara eleman ihtiyacı var. Turkiye'de ilk kez seslendiriyoruz teknoloji liseleri kuracağız tarımda ve sanayide. Butun organize sanayi bolgelerinde kurulacak. O sanayi bolgesinin ihtiyaç duyduğu eğitim orada verilecek. Teknoloji lisesinin mufredatı milli eğitim bakanlığı ama yonetiminde organize sanayi bolgesi de olacak. 6 yıl olacak bunlar ve 3.yıl sonunda fabrikalarda staja başlayacaklar. Staja başladıklarında sosyal guvenlik primlerini Milli Eğitim Bakanlığı odeyecek. Çocuk mezun olduğunda da işi hazır olacak. Eğer kendi izduşumu bir universite varsa oraya daha duşuk puanla girme imkanı olacak. YÖK'u kaldıracağız. Üniversitelerarası Eşgudum diye farklı bir kurum oluşturuyoruz. Bu universitelere mudahale etmeyecek. Üniversiteler hem mali açıdan, hem bilimsel açıdan hem yonetsel açıdan ozerk olacak. Kendi rektorlerini kendi dekanlarını kendileri seçecek. Üniversiteler sadece bilgi uretecek. Üniversitelere çok daha fazla kaynak aktaracağız. Keşke butun universitelerimiz bilgi uretebilseler. Beyin goçunu tersine dondurmek istiyoruz. Bugun akademisyenlerimiz, gençlerimiz geleceklerini batıda arıyorlar. Biz bunlara her turlu imkanı sağlayacağız. Gerekirse dunyanın her tarafından iyi yetişmiş insanları Turkiye'ye davet edeceğiz. Bu çerçevede 21. Yuzyılın Turkiye'sini ilk 5 yıl içinde ciddi adımlar atarak yeniden inşa edeceğiz.

Seda Öğretir: Bunların hepsi kaynak ve ciddi maliyet oluyor.

Kemal K ılıçdaroğlu: Turkiye zengin bir ulke, Turkiye'nin kaynağı var. Bizim butun bu projelerimiz milli gelirin sadece yuzde 6'sı civarında. Biz kaynağı yeniden dağıtmak istiyoruz. İnsan ve uretim odaklı bir çalışma yaptık biz. Yaptığımız her adımın ayrıca artı katma değeri olacak. Hem devletin vergileri yukselecek ama daha fazla ve daha hızlı uretim yapacaklar. İhracatımızı artacak çunku katma değeri yuksek urun uretenleri teşvik edeceğiz ve onlar daha fazla dolar getirecekler. Size bir ornek vereyim, 1923-2002 arasında gelmiş geçmiş butun hukumetlerin harcadığı para 713 milyar dolar. 2003-2017 AK Parti iktidarları doneminde harcanan para 2 trilyon 94 milyar dolar. Bir Karakaya barajı mı yaptılar, bir Keban mı yaptılar, bir Telekom mu yaptılar? Yeni bir Turkiye inşa edersiniz. Nereye harcandı bu para? Boşuna mı diyorum ben bu yolu, bu kopruyu kaça yaptınız diye. Yol yaptık diye dunyanın hiç bir lideri çıkıp ovunmez çunku ayıp sayar. Yol zaten yapılacak. Buzdolabı uretiyoruz diye çıkıp ovunmez. Buzdolabı 17 yuzyılın urunu. Adama guluyorlar zaten dunyanın her tarafında. Elin oğlu uzaydan Mars'taki veya diğer gezegenlerdeki altını nasıl getiririm diye duşunuyor. Biz yol yaptık diye duşunuyoruz. Yol yapmayan hukumet mi var? Yeni bir ufuk açmak zorundayız. O ufku biz açacağız. Muharrem bey Cumhurbaşkanı olacak biz de parlamentoda çoğunluğumuzu elde edeceğiz ve Turkiye'ye yeni ufuk açacağız. Dijital dunyada olağanustu gelişmeler var. Turkiye bunu kaçıramaz. Osmanlı sanayi devrimini kaçırdı ve sonunu biliyoruz. Turkiye bilim çağını kaçırmamalı. Sadece Samsung'un bir Kore markasıdır, bizim Cumhuriyet tarihi boyunca elde ettiğimiz patent sayısı Samsung'un 2013'te elde ettiği patent sayısından 15 kat daha az. Oysa biz Guney Kore'den once otomobil uretmiştik. Bunun sorumluluğu Turkiye'yi yonetenlerdedir.

Ahmed Arpat: S ınav sistemleriyle ilgili sizin yaklaşımınız nedir?

Kemal K ılıçdaroğlu: Çocukları birer yarış atına dondurmeyi asla doğru bulmam ama ben bir eğitimci değilim. Çocuk okula gidecek ve her şeyi oğrenecek. Bilgisine becerisine gore oğretmen onu yonlendirecek. Çocukları sınav stresinde kurtarmak hepimizin gorevidir. OECD'nin son verilerine gore bugun eğitim çağında olan çocuklar çalışma yaşına geldiklerinde eğitim gordukleri alanların yuzde 65'i yok olacak. Biz bunun için insan kaynakları bakanlığı kuruyoruz. Yetişti eğitimini aldı fakat o eğitim aldığı alan yok artık. Onu yetiştirmek hukumetin gorevi.

Ahmed Arpat: Askerlikle ilgili çok soru geliyor. Sizin seçim bildirgenizde bedelli askerlik bekleyenlere ilişkin birtakım vaatler var.

Kemal K ılıçdaroğlu: Bizim askerlikle ilgili oturup yeniden masaya yatırmak lazım. Asker kokenli bu konuda birikimli insanlarla da oturduk durum değerlendirmesi yaptık. Yeniden ele alınması lazım, kısaltılması lazım askerliğin. Üniversite oğrencilerinin yaz aylarında askerlik yapmaları gerekiyor dolayısıyla mezun olduklarında da askerliklerini bitirmiş olmaları gerekiyor. Bedelli askerlik bizim gundemimizde yok ama universiteden mezun olduğunda askerlik gorevini bitirmiş olacak. Silahlı kuvvetlerle oturulup bunun konuşulması lazım ondan sonra bedelli askerlikle ilgili karar verilmesi lazım. Benim oğlumda askerlik yaptı geldi. Bu bir vatani gorevse herkes bu gorevi yerine getirmeli. Ama artık dunya profesyonel orduya geçiyor. Daha iyi yetişmiş daha nitelikli ordu istiyoruz. Devlette liyakat esasını getirmek her konuda işin uzmanlarının kararlarıyla yola çıkmak lazım. Biz 100 yıllık planlar yapmamız lazım. Şu anda plan yok, orneğin buğday uretici ektiği zaman gelecek sene kaça satacak devlete belli değil. Fındık belli değil, çay belli değil, et belli değil. Planlama da yok. Devleti planyacaksınız, geleceği planlayacaksınız. Her kişi kazanacak. Planlamayı oyle yapacaksınız. Kaliteli olacak urettiğiniz mal. Avrupa'nın en bereketli toprakları Turkiye'de en az kirlenmiş toprakları da Turkiye'de.

Seda Öğretir: Milliyetçi Hareket Partisi Genel başkanı Devlet Bahçeli'nin bir af çağrısı vardı hemen ardından da Alaaddin Çakıcı ziyaretini sorayım.

Kemal K ılıçdaroğlu: Af konusu bir siyasetçinin dillendirirken çok dikkat etmesi gereken bir konudur. Af konusunda toplumun vicdanının buna hazır olması lazım. Af çok ozel gunlerde başvurulması gereken bir olaydır. Örneğin bir ulkenin 100. Yılı 150. Yılı kutlanır. O zamanlar boyle toplumsal barışı toplumsal uzlaşma için genelde batıda aflar boyle çıkmıştır. Ama bir politikacının oy toplamak için ben af çıkarayım diye yola çıkarsa bu Turkiye'nin felaketi olur. Hele bu af çıkarırken bazılarını ayıralım şunlar için çıkaralım bunlar için çıkarmalım bu doğru değil. Bir siyasetçi goruşeceği kişileri çok dikkatle seçmek zorundadır. Hakkında ağır mahkumiyet kararı verilmiş olan, pek çok cinayetin musebbibi olan kişilerin hele hele yeraltı dunyasında kendisine yer edinmiş kişilerin bir siyasetçi tarafından ziyaret edilmesini asla doğru bulmam.

Ahmed Arpat: Say ın Bahçeli'nin bu af çağrısını yaparken ortaya attığı bir fikir vardı, kader mahkumları var ama bunun yanında FETÖ'culer ya da PKK uyeleri de orada. Seçim oncesi bir ayaklanma başlatılabilir bu da tehlikedi ve onune geçilmesi için...

Kemal K ılıçdaroğlu: Bu ulkede devlet yok mu? Ayaklanma çıktı diye devlet yerinde oturacak mı? Ayaklanma çıkmasın diye hapishaneleri mi boşaltacağız? Affın yeri ve zamanı olur, toplum vicdanının bunu kabul etmesi lazım. Gelip sizin çocuğunuzu oldureni siz affedecek misiniz? Gelip sizin paranızı çalanı siz affedecek misiniz? Devleti dolandıran insanı affedecek misiniz? Kuçuk çocuklara tecavuz edenleri affedecek misiniz? Çok dikkatli bir dil kullanmak lazım bu konuda. Tarsus'ta oldurulen gencecik kızımız vardı af mı çıkaracaksınız şimdi? 5-6 yaşında çocuklara tecavuz edenler var, bunları af mı edeceksiniz? Bir politikacı soylemleriyle topluma karşı sorumludur. Hapishaneler tıka basa dolu. Çoğunun aslında tutuklanmadan yargılanması lazım. Anayasa Mahkemesi karar veriyor bunların tutuklanmasına gerek yoktur alt mahkeme uymuyor. Politikacının once buna itiraz etmesi lazım. İşadamını niye tutukluyorsunuz? Yurtdışına çıkış yasağı koyarsınız yargılarsınız. Atıyorsunuz içeriye aylarca, yıllarca kalıyor sonra bir gunde senin bir şeyin yok dışarıya çık. Kanun hukmunde kararnamelerle yuzlerce akademisyenin gorevine son verildi bir politikacının bunun uzerinde durması lazım. O akademisyen benim gibi duşunmeyebilir ama bizim çocuklarımızı yetiştiriyor. 12 Eylul'de de boyle olmadı mı? 12 Mart'ta boyle oldu. 20 Temmuz darbesinden sonrada boyle oldu.

Seda Öğretir: YSK'nın sandık taşıma kararı var. HDP'nin de bir itirazı var.

Kemal K ılıçdaroğlu: Sandık taşınmasını doğru bulmam. Ama bir engelli vardır sandığa gelemiyordur oy kullanmak istiyordur onun için evine gidilebilir. Ama ozellikle doğru ve guneydoğu ozellikle sandıkları bir tarafa toplayalım dolayısıyla vatandaş gelsin burada oyunu kullansın diye. Bu devletin zayıflığını ve hukumetin beceriksizliğini gosterir. Ben sandığın guvenliğini sağlayamıyorum, vatandaşıma da guvenemiyorum en iyisi siz buyurun gelin burada oyunuzu kullanın demektir bu. Biz Anayasa Mahkemesi'ne gittik bu konuda itiraz ettik. Demokrasi varsa koy varsa sandığı koyarsınız oraya gorevliler gider. Eğer bu hukumet Turkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir koyune guvenlik elemanı dışında sandığı sahiplenecek bir kişiyi ve orada oy kullanacak vatandaşın guvenliğini sağlayamıyorsa bu hukumet bitmiştir.

Ahmed Arpat: Se çim guvenliğine ilişkin bir çalışmanız var mı?

Kemal K ılıçdaroğlu: Mukemmel bir çalışma yaptık. STK'lar, Millet İttifakı ve ittifak dışındaki butun partilerle işbirliği yapıyoruz. Herkes gonullulerde sahil sandıklara sahip çıkacak. Bunların içinde meslek kuruluşları da var, orneğin barolar var. 30 bin sandık biraz sorunlu ozellikle onlar uzerine yoğunlaşıldı. Gonullu arkadaşlar gonullu gençler var Turkiye'nin neresi olursa gidip gorev yapacağız diyorlar bunu sağlayacağız. Gerekirse milletvekili arkadaşlarımızı da gorevlendireceğiz. Çunku her yerde oy kullanma hakları var kimliklerini gostererek.

Ahmed Arpat: Say ın İnce ile birlikte bir ortak miting planlıyor musunuz?

Kemal K ılıçdaroğlu: Doğrusunu isterseniz birlikte bir miting yapmak ne kadar doğrudur onu da duşunmek gerekiyor. Sayın İnce dedi ki, "Ben Cumhuriyet Halk Partisi rozetini emanet olarak size veriyorum" dedi, bende ona Turk bayrağı rozetini taktım. Dolayısıyla o partilerden bağımsız olarak herkesin Cumhurbaşkanı olacağı için oyle bir çerçeve çizmesi lazım. Dolayısıyla bir siyasal partinin uyelerinin sadece oy verdiği bir Cumhurbaşkanı kimliğinden ote her siyasal partiden sağduyulu insanların yeniden değişimi ve donuşumu sağlayacak bir lider olarak Muharrem beye oy vermelerini istiyorum. Önumuzdeki gunlerde tabi bunlar goruşulecek çok sık olmasa bile belki bir iki yerde olabilir. Ama benim goruşum boyle. Daha bunu Muharrem beyle konuşmadım.