Özet (TL;DR) @ 2018-05-28T10:12:00.000Z: CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Sputnik Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı yabancı medya kuruluşlarının muhabirlerine mülakat verdi.



CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, AK Parti'nin 16 yıllık iktidarı boyunca dış politikadaki en buyuk hatanın Suriye'de yapıldığını ifade ederek "Bir sorun var ki o sorunu AK Parti ve Erdoğan çıkardı, o da Suriye sorunudur. 2002 yılında Suriye diye bir sorunumuz yoktu. Erdoğan ve AK Parti, her zaman Ortadoğu'yu mezhep uzerinden okudu, yanlış okudu. Devletten devlete politika yapmadı, partiler, siyasi gruplar, kliklerle ilişki kurdu. Yanlış Ortadoğu politikaları izlendi. Biz, dış politikayı ulusal çizgisine yeniden oturtacağız" dedi.

İnce, Rusya ile ilişkiler konusunda da "Rusya ile Soğuk Savaş doneminde bile ilişkilerimizi tamamen sıfırlamamıştık. Rusya ile ilişkilerimizi fevri çıkışlarla, ekonomimizi zora sokacak davranışlarla zorlaştırmamalıyız. Ulusal guvenlik çıkarlarımızı, ekonomik çıkarlarımızla ortuşturmeliyiz" diye konuştu.

' KUR DA NEYMİŞ GİBİ SÖZLER GAYRICİDDİ, ÜLKEYE YAZIK OLUYOR'

İnce, son donemde ekonominin ana gundem maddesini oluşturan Turk Lirası'nın dolar ve euro başta olmak uzere yabancı para birimleri karşısında değer kaybetmesiyle ilgili hukumetten gelen açıklamaları eleştirerek "Kur da neymiş,' 'Dolar dolsa ne olur, dolmasa ne olur,' 'Kurun yukselmesini tanımıyorum.' Biri Erdoğan'ın, biri Yıldırım'ın, biri Zeybekçi'nin sozleri. Bunlar gayrıciddi sozlerdir. Ekonomi yonetimi boyle olmaz. Çok yazık oluyor ulkeye. Bir duvara toslamak uzereyiz" dedi.

' EKONOMİDE DÜNYAYA GÜVEN VEREN YÖNETİM ANLAYIŞI OLACAK'

(C) AA /

Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda ekonomi alanında ilk olarak atacağı adımları açıklayan İnce, "24 Haziran'da Allah'ın izniyle Cumhurbaşkanı olduğumda; Merkez Bankası ozerkliğine kavuşacak, birincisi bu. Parti genel merkezlerinde Merkez Bankası başkanları ağırlanmayacak. İkincisi; ideolojik saplantılarımız olmayacak. Üçuncusu; israf ekonomisinden vazgeçeceğiz. Dorduncusu; oradaki burokratların gorevlerine hemen son vermeyeceğiz ve liyakati esas alacağız. Yatırımcıya guven vereceğiz, ongorulebilir bir yatırım ortamı sunacağız. Kurallar maç başladıktan sonra değişmeyecek. Ruşvet çarkı işlemeyecek. Ekonomiyle ilgili sivil toplum kuruluşlarının başkanlarının kim olacağına Cumhurbaşkanı olarak ben karar veremeyeceğim, uyeleri karar verecek. Yani once 81 milyona guven veren, sonra dunyaya guven veren bir yonetim anlayışı olacak ekonomide. Ekonomi onceliğimiz. Yemin eder etmez acil olarak devletin ekonomi yoneticileriyle kendi kurmaylarımı bir araya getirerek ilk toplantımızı yapacağız" diye konuştu.

' DIŞ MİHRAKLAR DENİLEREK HALK KANDIRILIYOR'

İktidardan gelen Turk Lirası'nın değer kaybının dış mudahaleden kaynaklandığı yonundeki açıklamaları da eleştiren İnce, "Halkı kandırmaktadır Sayın Erdoğan; dış mihraklar, ust akıl… Soruyorum şimdi, bu ust akıl kim? Üst aklı ortak bir akılla yenmek ister misin? Gel ortak bir akılla bu ust aklı yenelim. Beraber olalım. Bir diğeri; bizi batırmak istiyorlar. Kim bizi batırmak istiyor, Batılılar. Turkiye'nin 450 milyar dolar borcu var. Bunun 320 milyar doları son 16 yılda olmuş, yani AKP doneminde olmuş. Yani bizden 450 milyar dolar alacakları var. Sizin bir şirketten 450 milyar dolar alacağınız olsa o şirketi batırmak ister misiniz? İstemesiniz, çunku alacağınızı tahsil etmek istersiniz. Bunları doğru okumak lazım. Ekonomi ciddi bir iştir; ayakustu açıklamalarla, sırf sokak ağzıyla ekonominin konuşulmaması lazım. Hiç merak etmeyin; onumuzdeki sureçte mahkemelerine guvenilen bir Turkiye, hukuk devleti olan bir Turkiye, yargısına saygı duyulan bir Turkiye yatırımcıya da guven verecektir ve yatırımcı bundan korkmayacaktır. Bu guven ortamını sağlayacağız" dedi.

İnce, "Muharrem İnce'nin ekonomi kurmayları kim olacak?" sorusuna ise "24 Haziran'da seçildiğimde 25 Haziran'da tanıyacaksınız, ikinci tura kalırsa yine hemen ilk gunde tanıyacaksınız. Bazıları halen devlet memuru, onları riske atmak istemiyorum" yanıtını verdi.

' KÖPRÜ GEÇİŞ GARANTİLERİ GİBİ TÜM GARANTİLER YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLECEK'

İnce, "Seçimden sonra ciddi kemer sıkmaya gidilmesi gerekiyor yorumları yapılıyor, siz buna katılıyor musunuz?" sorusu uzerine de şoyle konuştu:

"Kemer sıkma olacak ama halk kemer sıkmayacak, devlet kemer sıkacak. Nedir bunlar? Birincisi saray, daha sonra Suriyelilere harcanan para, korumalar, uçaklar, debdebe, şaşaa, gosterişli sofralar, butun bunlar devletin sıkacağı kemerin nereden sıkacağını gostergesi, buradan goruluyor zaten. Daha başkası da var; uçuş garantisi veren havaalanları, hasta garantisi verilen hastaneler, geçiş garantisi verilen kopruler. 'Bizi dolarla terbiye etmeye çalışıyorlar' diyor. Pekiyi dolar uzerinden garantiyi ben mi verdim? Dolar uzerinden garanti veriyorsun, sonra 'beni dolarla terbiye etmek istiyorlar' diyorsun. O zaman sen, seni terbiye etmek isteyenlerin ortağı mısın? Buradan başlarsak sorunu çozebiliriz diye duşunuyorum. Garantilerin hepsini yeniden gozden geçireceğiz. Tabii iş dunyasının bizden çekinmelerini istemem. Ama şunu bilmelerini isterim; orneğin şeker fabrikasını almış birisi. Onun şeker fabrikasını ne yapacağını gormemiz lazım. Yeni yatırımlar yapmak istiyorsan gel sana yardımcı olalım, burokrasi engeline takılma. Ama şeker fabrikalarının çarçur edilmesine goz yumamayız."

' ERDOĞAN'A KÖPRÜ YAPTIĞI İÇİN TEŞEKKÜR EDECEĞİZ AMA NEDEN PAHALI YAPTIĞINI SORGULAYACAĞIZ'

İnce, "Sizin doneminizde yap-işlet-devret modeliyle kamu-ozel ortaklığı olmayacak mı?" sorusuna da "Boyle olmaz. Bakın, Demirel kopru yaptı, Özal kopru yaptı, Erdoğan da kopru yaptı. Neden Demirel'inki ucuz da Erdoğan'ınki pahalı, bunu sorgulamayacak mıyız? Yaptığı için teşekkur edeceğiz, ama neden pahalı yaptığını da sorgulayacağız" yanıtını verdi.

Esnafın da şirketlerin de çiftçinin de borçlarını yeniden yapılandırma vaatleri olduğunu ifade eden İnce, "Bakın geçtiğimiz gunlerde bir medya kuruluşu el değiştirdi, 1 milyar dolar kredi verdi Ziraat Bankası. Ziraat Bankası bunu şirketlere verseydi, bin şirkete teker teker 4.5 milyon TL kredi verebilirdi. Onu vermek yerine bir kişiye verdi. Biz onu bin kişiye veririz bir kişiye vermek yerine, bu bakış açısıyla ilgili bir durum. Bizim siyasete bakış açımız bu şekilde" dedi.

AKKUYU SORUSUNA 'DEVLETTE DEVAMLILIK ESASTIR' YANITI

İnce, nukleer enerji konusunda "Önceliğimiz yenilenebilir enerji kaynaklarıdır. Turkiye'nin guneş enerjisi potansiyeli yuzde 130'dur. Bunu harekete geçireceğiz. Gençlerimizi eğiteceğiz. Özellikle guneş enerjisi bataryaları konusunda pek çok gencimizi yurtdışı eğitime gondereceğiz" derken seçilmesi durumunda halihazırda inşaatı devam eden Akkuyu Nukleer Guç Santrali ve Sinop Nukleer Guç Santrali projesi konusunda nasıl bir adım atacağının sorulması uzerine "Devlette devamlılık esastır. Tekrar bakarız, masaya yatırırız ama bunları konuşmak için şimdilik erken" dedi.

' AK PARTİ VE ERDOĞAN, ORTADOĞU'YU HEP MEZHEP ÜZERİNDEN OKUDU'

İnce, "AK Parti iktidarının dış politikada yapığı en buyuk hatasının ne olduğunu duşunuyorsunuz?" sorusu uzerine şoyle konuştu:

"Turkiye'de 2002'de AK Parti iktidara geldiğinde Turkiye'nin bir Irak sorunu vardı, Kurt sorunu vardı, teror sorunu vardı, işsizlik sorunu vardı. AK Parti bu sorunları kucağında buldu, kendisi çıkarmadı. Ama bir sorun var ki o sorunu AK Parti ve Erdoğan çıkardı, o da Suriye sorunudur. 2002 yılında Suriye diye bir sorunumuz yoktu. Erdoğan ve AK Parti, her zaman Ortadoğu'yu mezhep uzerinden okudu, yanlış okudu. Devletten devlete politika yapmadı, partiler, siyasi gruplar, kliklerle ilişki kurdu. Yanlış Ortadoğu politikaları izlendi. Biz, dış politikayı ulusal çizgisine yeniden oturtacağız."

' RUSYA İLE İLİŞKİLERİMİZİ FEVRİ ÇIKIŞLARLA ZORLAŞTIRMAMALIYIZ'

İnce, Rusya ile ilişkiler konusunda da "Rusya ile Soğuk Savaş doneminde bile ilişkilerimizi tamamen sıfırlamamıştık. Rusya ile ilişkilerimizi fevri çıkışlarla, ekonomimizi zora sokacak davranışlarla zorlaştırmamalıyız. Ulusal guvenlik çıkarlarımızı, ekonomik çıkarlarımızla ortuşturmeliyiz" diye konuştu.

(C) REUTERS / Francois Lenoir

' AB SEKÜLER BİR YAPI OLMAK İSTİYORSA TÜRKİYE'YE İHTİYACI VAR'

İnce, "AB ile uyelik sureci fiilen durmuş durumda. Seçilmeniz durumunda AB ile ilişkileri rayına sokmak için neler yapacaksınız, bu konuda adım atacak mısınız?" sorusu uzerine "Turkiye'de insanımızın ozgurleşmesi, ulkemizin demokratikleşmesi AB'nin beklentisi olsun ya da olmasın, orası çok umurumda değil. Bizim insanımız onu hak ediyor. Turk insanı ozgur, demokratik, zengin bir ulkede yaşamayı hak ediyor. Onlar istediği için değil; bunu biz de istiyoruz" dedi. Geçen hafta AB Buyukelçileriyle iftarda bir araya geldiğini, AB Buyukelçilerine "Turkiye'de AB karşıtları var, sizin ulkelerinizde de Turkiye karşıtları var. Biz AB karşıtlarına teslim olmuyoruz, siz niye Turkiye karşıtlarına teslim oluyorsunuz? Bu ulkede benim gibi duşunen, hukuk devletine inanan, demokrat, ozgurlukçu milyonlar var. Gelin beraber olalım. Ama siz tek dinli bir yapı olmak istiyorsanız ona bir şey diyemem. Ama sekuler bir yapı olmak istiyorsanız bize ihtiyacınız var" dediğini aktaran İnce, "Adımın kimden gelmesi meselesine gelirsek, o tur komplekslerimiz yok. Biz adım atarız, hiç sorun değil o. AB'ye girmek istiyoruz, Avrupa çağdaşlaşmasının bir parçası olmak istiyoruz. Bu sadece Muharrem İnce'nin bir goruşu değil, Turkiye Cumhuriyeti'nin devlet politikası bu, onyıllardır boyle. Turkiye, Erdoğan ve arkadaşlarından ibaret değil, benim gibi duşunen milyonlar var. AB ile ilişkilerimizi en kısa surede duzelteceğimize inanıyorum. İster o fasılları açsınlar, ister açmasınlar. Biz doğru bildiğimiz demokratikleşme hamlelerini gerçekleştiririz zaten." diye konuştu.

' EFELENMELERLE, MEDYATİK AÇIKLAMALARLA POLİTİKA BELİRLEYEMEYİZ'

İnce, Turkiye-Almanya ilişkileriyle ilgili bir soru uzerine "Almanya ile ilişkilerimizin çok ozel onemi var tabii. En fazla vatandaşımız yurtdışında Almanya'da yaşıyor. Efelenmelerle, medyatik açıklamalarla, radikal çıkışlarla, ayakustu sohbetlerle politika belirleyemeyiz. Meydanlarda 'Ey Merkel, ey Almanya' sloganlarıyla Almanya ile ilişkilerimizi duzeltemeyiz. Biz, cumhuriyetin kuruluş ayarlarında olduğu gibi Ataturk'un 'Yurtta barış, dunyada barış' ilkesiyle tutarlı, kararlı bir dış politikayla Almanya'yla ilişkilerimizi de duzelteceğiz" dedi.

' ALMANYA'DA MİTİNG YAPMAK İSTERİM, AMA İZİN VERMEZLERSE ZORLA GİDECEK HALİMİZ YOK'

"Almanya seçimlere yonelik bir kampanya yasağı getirdi, bu sizi rahatsız ediyor mu? Almanya'da kampanya yurutmek ister misiniz?" sorusu uzerine ise İnce, "Almanya'da egemenlik hakları onlara aittir. Bizi isterlerse kabul ederler, istemezlerse etmezler. Kabul etmelerini isterim, gidip orada miting yapmak isterim. Ama olmaz derlerse bir şey diyemeyiz, ulke onların ulkesi. Yapılacak bir şey yok, zorla gidecek halimiz yok. Bana izin verirler de Erdoğan'a izin vermezlerse gitmem. Ya hepimize versinler, ya hiçbirimize vermesinler. İzin verirlerse giderim, vermezlerse ya da birine verip birine vermezlerse gitmem" diye konuştu.

' YÖNÜMÜZ BATI'DIR'

İnce, "Dış politikada ana parametreleriniz ne olacak?" sorusuna da "Bizim yonumuz Batı'dır, yontemimiz demokrasidir, yonetim şeklimiz guçlu bir lider ve liyakatli bir ekiptir" yanıtını verdi.

' BAĞIMSIZ YARGI DÜZENİ KURMADAN TÜRKİYE EKONOMİSİNİ DÜZELTMEK MÜMKÜN DEĞİL'

İnce, "Turkiye'deki hukukun durumunu nasıl goruyorsunuz, Turkiye bir hukuk devleti mi? Cumhurbaşkanı olursanız neyi değiştirirsiniz?" sorusu uzerine "Turkiye bir hukuk devleti değil artık. Turkiye'nin mahkemelerine guven dip yapmış durumda. Buna kimse inanmıyor, AK Partili de inanmıyor, CHP'li de inanmıyor, Avrupalı da inanmıyor. Bizim yargıyı yeniden tasarlamamız lazım, evrensel kuralların olduğu, bağımsız mahkemelerin olduğu, Cumhurbaşkanı ile çay toplamayan bir yargı. Bunu gerçekleştireceğiz, kimsenin şuphesi olmasın. Bağımsız bir yargı duzeni kurmadan Turkiye'nin ekonomisini duzeltmek mumkun değildir, once bunu kuracağız" dedi.

Son atamalarda daha once AK Parti yoneticiliği yapmış olan avukatların hakim olarak atandığını anımsatan İnce, "Bir partinin il başkanlığını yapmış biri yargıç oluyorsa onun adalet dağıtması mumkun değil. Hakimler Kurulu ayrı, Savcılar kurulu ayrı olacak. Adalet Bakanı ve Musteşarı orada olmayacak. Bunu yaparken, gazetelerdeki haberleri hatırlıyorum, 'Yargıtay'da şu kadar sosyal demokrat var, şu kadar ulkucu var, şu kadar muhafazakar var' diye. Bunlar utanç verici haberlerdi. Yuksek yargıçların kimliklerini bilmeyeceğiz biz, onlar yargı dağıtacaklar. Bunu gerçekleştireceğiz. Bunu yapamazsak diğer sorunların hiçbirini çozmemiz mumkun değil" diye konuştu.

' RESTORASYON SÜRECİNDEN SONRA PARLAMENTER SİSTEME GEÇECEĞİZ'

İnce, parlamenter sisteme donuş vaadiyle ilgili olarak da "Restorasyon surecinden sonra parlamenter sisteme geçeceğiz. Restorasyon sureci en az iki yıl surer. Pek çok değiştireceğimiz şey var, orneğin yargı duzeni, bunun değiştirilmesi vakit alacak. OHAL'i hemen kaldıracağız. Özgurluklerle ilgili adımları en hızlı şekilde atacağız, OHAL'i yemin eder etmez kaldıracağız" dedi.

' RÖVANŞ PEŞİNDE DEĞİLİM'

İnce, "Erdoğan donemiyle hesaplaşmak için orneğin Yuce Divan'ı çalıştırma gibi hukuki bir adım atmayı duşunuyor musunuz?" sorusuna "Hayır. İntikam, rovanş peşinde değilim, toplumu barıştırma peşindeyim. Adil bir yargı duzeni kurarız, elimize gelen dosyaları yargıya teslim ederiz. Yargı ne yaparsa başımızın ustundedir. Özel bir kinle, nefretle, rovanş duygusuyla hareket etmeyiz" yanıtını verdi.