Özet (TL;DR) @ 2018-05-27 18:28:01.429563: O bir Halaylama... O bir 21. Halay Komutanı...
O bir Lord of the Halay...
O bir "Bana bir mendil verin dunyayı yerinden oynatayım" diyen fenomen turkucu...
O T urk halk muziğinin Elvis Pres-Lo'su...
O son alb umu "Lo by Mahmut Tuncer"e imza atan adam...
Ç ok cana yakın, çok esprili.
Mahmut Abi 'yle evinde buluştum, Zeki Muren'den album satsın diye çıkarılan Serpil Çakmaklı dedikodusuna ve İbrahim Tatlıses'e olan kırgınlığına kadar her şeyi konuştum.
◊ Yeni alb umunuz hayırlı olsun. "Lo By Mahmut Tuncer" ismi nereden çıktı? Sony ile ne zaman anlaştınız?
- Kasetimiz bitmişti. Sony Music Genel Muduru Şemsettin Goktaş ile dostluğumuz da vardı. Yanında çalışan arkadaşlara dinlettik. Onlar da Şemsettin Bey'e dinletmiş. Şemsettin Bey 1-2 parçayı dinleyince "Keşke bunu bizim firmadan çıkarsak" demiş. Sonra Işıl Hanım'ı aramışlar. Işıl Hanım derken hanımımdan bahsediyorum. O da "Sony'den çıkarmak istiyorlar" diye bana soyledi. "Benim için şeref olur oyle bir koklu firmadan çıkarmak" diye cevap verdim. Sonra maddi konuda anlaştılar. Başladık.
◊ I şıl Hanım mı bakıyor hep maddi konulara?
- Dun gece bile para getirdim, ona verdim.
◊ D un gece nereden geldin?
- Van'dan.
◊ Paray ı aldın indiregandi...
- Parayla benim fazla işim olmaz. Dışarıya parasız çıksam da istediğim an paralı donme şansım vardır.
◊ Çunku iddiaya giriyorsun.
- Alıyorum.
◊ Muhabirlerden, oradan buradan...
- Tabii.
◊ Soru sorma meselesi nereden çıktı?
- "Abi sana ufak bir soru sorayım, bir beşliğini alayım" diye başladı. Sonra, Allah sıhhatler versin, İbrahim Bey biraz parayla ilgili konuşunca, ilk parayı ondan almıştım.
◊ Bir bilmece sorup para al ıyorsun.
- İlk parayı ondan bilmece sormadan aldım. Nasıl aldım? Programına gitmiştim. Programında dedi ki "Şimdi Mahmut Tuncer'den bir parça"... Ben kalkmadım. "Kalk" dedi. "Yok. Vallahi kalkmıyorum" dedim. Niye? "Kardeşim, siz burada para alarak program yapıyorsunuz. Ben de para almadan çıkmam" dedim.
◊ Yay ında soyluyorsun bunu.
- O zaman 20 lira aldık. Sonra, kendi canlı yayın programlarımızda, dışarıya çıktığımızda falan derken insanları buna alıştırdık.
B İLMECELERDEN TOPLADIĞIM PARAYI İHTİYACI OLANLARA VERİYORUM
◊ Ger çekten topluyor musun oyle? Çıksan toplar mısın 300-500?
- Mesela Mersin'e bir çekime gitmiştim. Abi bir 20'lik, abi bir 20'lik derken bir saat içinde bir saydım 860 lira para olmuş. İnsanlar tabii bizi sevince de ister istemez veriyor.
◊ Bana bir 20 'lik soru sorsana.
- İster misin? Var mı uzerinde?
◊ Var... Veriyorum bakal ım.
- Mesela 6 ayaklı bir hayvan soyle desem.
◊ Buldum kar ınca.
- Evet.
◊ Bildim mi?
- Bilemedin. Butun hayvanların ayağı altındadır. Parayı almak istediğimde alırım yani anlatabildim mi? Yeter ki gonul istesin.
◊ Soru nas ıldı ama bir daha sorar mısın?
- Altı ayaklı hayvanlar. Butun hayvanların ayakları nerededir?
◊ Alt ındadır.
- Mesela normalde karınca altı ayaklıdır. Onu bildiniz ama ben parayı almak için obur turlu yola başvuruyorum. Bir tane de bedavadan sorayım sana. Mesela oturduğum yerde diyorum ki "Kardeşim, bu yol nereye gider?" Sen mesela "Zekeriyakoy'e gider" diyorsun. Levent kardeşim, nereye gider mesela bu yol? Yol, eve gider. Mesela o da "Eve gider" diyor. Ben de diyorum ki "Bu yol hiçbir yere gitmez. Biz gideriz. Yol yerinde durur"... Buna benzer sorular soruyorum. Mesela dunyanın en temiz hayvanını soruyorum.
◊ Yine ucu a çık bir sorudur bu.
- Ucu açık değil. Ucu kapalı. Hamamboceği. Çunku her gun hamamda. (Guluyor) Parayı aldığım zaman, muska haline getiriyorum. Aldığım paraları boyle yaparım, benim paramla karışmasın diye. Mesela gun geliyor, biri arıyor beni. "Abi, ben iki aylık ev kirası borcumu odeyemedim. Beni evden çıkarıyorlar. Bana yardım eder misin?" diyor. Ben de diyorum ki "Ev sahibinin bana telefonunu ver". Ev sahibinin telefonunu alıyoruz. "Merhaba. Ben Mahmut Tuncer. Nasılsın, iyi misin?" diye başlıyorum, adamı biraz yumuşatıyorum. Yumuşattıktan sonra "Senin kiracın Mehmet var" diyorum. Ev sahibi "Hiç ondan bahsetme" diyor. "Ondan bahsedeceğiz. Adam beni aradı. Evden çıkarıyormuşsun. Gunah. İki aylık da kirası varmış. Buna bir insanlık yapalım. Bunun bir ayını ben odeyeyim, bir ayı da senden gitsin. Bundan sonra duzenli odesin" diyorum. Adam kabul ediyor. Goturuyoruz, parasını veriyoruz.
◊ Bilmecelerden toplad ığın paraları...
- Bilmecelerden ve dışarıdan. Mesela diyelim bir yere gittik. Sahneye davet ettiler. Çıkıyorum. Çıkarken diyorum ki "Valla ben parasız çıkmam"... Sanatçıdan alıyorum veya onde oturan gozume kestirdiğim birinden. Bunları toplayıp yardıma muhtaç insanlara veriyoruz.
◊ Ama bu duyulursa herkes senin kap ına yığılır.
- Herkese kapı açık değil ki. Sağlam olmasa zaten yapmıyorum. Ben inanacağım, guveneceğim. Guvenmeden olmaz.
D ÜNYA 10 NOTADAN OLUŞUYOR DO-RE-Mİ-FA-SOL-LA-LE-LO-Sİ-DO
◊ Alb umundeki "Lo"yu İbrahim Tatlıses de seslendirmişti.
- İbrahim Bey'den once ben seslendirmiştim. Bu Urfa turkusu. İlk ben okumuştum. Benden sonra İbrahim Abi okudu.
◊ Y ıllar sonra neden yeniden ortaya çıktı?
- "Lo"yu insanlar bana hem sosyal medyada hem de projelerimizde yapıştırdı. Mesela, eski bir Galatasaraylı sporcu vardı Melo. Kuzu koymuşlar, yanına beni koymuşlar, ustte de Melo'nun resmi var. Me-lo. Başka nerede vardı lo?
◊ Alb umun adını da "Lo by Mahmut Tuncer" koydun.
- "Kar gordum kaydım", gençler tarafından çok sevildi. Bir de benim esprituel manada nota anlatışım vardı. Mesela dunyanın 8 nota olduğunu ama benim için 10 nota olduğunu soyluyorum. Soruyorlardı "Abi nasıl 10 nota olur?" Do-re-mi-fa- sol-la-si-do. Ben diyorum ki do-re-mi-fa-sol-la-le-lo-si-do. Le ve lo'yu da ekliyorduk.
◊ "Kar Gordum Kaydım" kimin turkusuydu?
- Benim. Soz ve muziği bana ait.
◊ Kendi şarkıların var mı albumde?
- Var tabii.
◊ Bir de yine daha once seslendirdiğin Bakkal Amca var.
- Bakkal Amca'yı Şafak Sezer ile yaptık. Sağ olsun. ''Beraber okuyabilir miyiz Var Var Var'ı ?''dedim. ''Ne demek abi!'' dedi. Geldi, studyoda okuduk. Onun haricinde, çok eskiden okuduğum ''Şişmanım'' diye bir parça vardı. Vay şişmanım şişmanım. Sevdim pişmanım... Onun haricinde arabesk tarzı bir parça yapmıştım o zamanlar ''Sensiz Yaşayamam'' diye.
◊ "Kar Gordum Kaydım" gibi bir başka şarkı daha var mı?
- "Lo Lo" dediğimiz parça "Kar Gordum Kaydım" gibi. Ona yakın. Hatta ondan da iyi oldu.
SOSYAL MEDYADA BiRi VAR BENi S ÜREKLi ÖLDÜRÜYOR
◊ Sizinle ilgili çok fazla caps yapılıyor. "21. halay komutanı" falan diyorlar. Bunların içinde hiç rahatsız olduğunuz yok mu?
- 21. halay komutanı mı? Kuçuk duşurucu bir şey yok. Yalnız biri var. Kafadan sakat mıdır nedir, 2-3 ayda bir benim hastanede ameliyat olduğum bir fotoğrafı paylaşıyor. Geçen hafta da koymuş. "Mahmut Tuncer'e hakkınızı helal edin. Acı haber" yazmış. Surekli acı haber veriyor. Evde biber kalmadı artık. (Guluyor)
3-5 KURUŞ ALIRSAM SATILIK ADAM SINIFINA GiRERiM
◊ 1980 'lerde 30'a yakın filminiz var.
- Evet 29 tane. Akciğer, karaciğer filmlerini saymazsak. Onları da sayarsak 50'yi bulur. (Guluyor)
◊ Son y ıllarda komedi filmlerine sizi hep çağırıyorlar. Rol veriyorlar. En son "Sinyalciler"de oynadınız değil mi?
- Bana kısa bir rol verildi. Adamlar beni tanıdıktan sonra "Abi, keşke seni başrol oynatsaydık" dedi. Gorduler bizim potansiyeli... Bir film için çalışmalarımız var. Eylulde çekeceğiz kısmet olursa. Urfa'da. "Zuğurt Ağa" tarzı bir hikaye. Hikaye de benim.
◊ Bu sefer ba şrol oynayacaksın herhalde.
- Yok. Kahyayı oynayacağım.
◊ Kim çekiyor?
- Şu anda altyapısı hazırlanıyor. Hikaye benim. Hatta onumuzdeki hafta Urfa'da yer bakmaya gideceğiz. Zaman filmi olduğu için once yerleri tespit edeceğiz.
◊ Y onetmenlik, yapımcılık da mı yapacaksın?
- Ferhat Gundoğdu diye bir arkadaşımız var. Aşağı yukarı 30 film çekmiş. Onunla beraber bu işi yapacağız. Yonetmen için yarın gece toplantıda karar verilecek. Can diye bir arkadaşımız yazacak senaryoyu.
◊ Para koyacak m ısın filme?
- Ben para koymuyorum. Aklımı koyuyorum. Para koyduğum zaman diğer adamlardan farkım kalmaz. (Guluyor)
◊ G uzelmiş.
- Zaten oyle olması lazım. Şimdi adam bir dukkan açıyor diyelim. Sana diyor ki "Gel ortak olalım"... Üstune Mahmut Tuncer yazacak. Parayı kim koyacak?
◊ Adam ın koyması lazım.
- Tabii.
◊ Zaten oyle bir anlaşma yaptın. Fincanları falan kırdın sonra.
- Anlaşma yapmadık abi. Adam geldi dedi ki "Mahmut Bey, boyle bir proje var". O da herhalde bu Lo hikayesinden kafasına yazmış, bu işten para kazanırım diye. Ben de "Bir duşunelim" dedim. Geldim eve. Işıl Hanım'a soyledim. "Bir araştıralım ama adama da aksi bir cevap vermeyelim" dedi. Sağa sola sorduk. Sonra "Ne işin var bu işte?" dediler. Sonra adam bir daha geldi yanımıza. "Kardeşim, duşunuyoruz ama size menfi bir cevap veririz herhalde" dedim. Ben sonra unuttum zaten. Hanıma mesaj atmış. "Eğer siz hazırsanız biz size sozleşmeyi gonderelim" demiş. Biz cevap dahi vermedik. Kaldı.
- Işıl Tuncer: İlk mail'e "Olabilir. Bakalım" diye cevap verdik. Araştırmadan, neye gore ben olur diyeceğim?
◊ Do ğru. Sonra bu basmış değil mi?
- Sonra ben saunadan bir çıktım...
◊ Nerede saunada?
- Bahçelievler'de.
◊ Ne yap ıyorsunuz Bahçelievler'de?
- Saunaya gidiyorum. Sauna yok mu normal insanların gittiği?
◊ Bah çelievler'de niye gidiyorsunuz?
- Orada arkadaşlarım var. Çalışlar Caddesi'nde. SPA merkezi var. Oraya gidiyoruz. Oradan çıktım. Yuruyorum.
◊ Bah çelievler'de ne kontağınız var?
- Biz yıllarca o bolgede oturduk. Bakırkoy'de, Florya'da, Yeşilkoy'de, Yeşilyurt'ta... Arkadaşlarımızın hepsi o bolgede. Ondan dolayı oraya gidiyorum. Benim mesela Zekeriyakoy'de yarım arkadaşım yok, bir de değil.
◊ Saunadan çıkmıştınız en son. Sonra ne oldu?
- Sonra baktım çocuk, beyaz tişort, onunde benim resim. Telefonla da konuşuyor. "Bu çocuk beni ne kadar seviyor" dedim. Beni de gormeyince bir surpriz olsun, kendimi gostereyim dedim. "Beni ne kadar çok seviyorsun. Nasıl yaptırdın bunu? Soyle bakayım bana" dedim. "Satılıyor abi" dedi. "Nereden aldın bunu?" dedim. Falan yerden. Baktık ki kardeşimiz bardak yaptırmış, çocuk bezleri yaptırmış, zıbın yaptırmış. Geçen gun beni avukatlar aradı. "Belli bir para verelim. Anlaşalım" dediler. Dedim ki "Hanımefendi, ben bunu para için yapmıyorum. Ben bunu prestij meselesi yaptım"... Bir de sanatçıların konumuyla alakalı. Sen sanatçıya haber vermeden, anlaşma yapmadan yaparsan...
◊ Ka ç lira teklif ettiler?
- 5 bin lira galiba. O bizi parayla satılık mı zannetti, ne zannetti artık. Dışarıda milletten 20 lira 20 lira alınca demiştir "Bu paracı" diye... 20'nin kaç katı oluyor? 250 katı. 250 katını verdik mi olur diye duşundu herhalde. Halbuki parayla alakası yok bunun.
◊ Sonra ne yapt ınız?
- Bana 1 milyon verse de ben anlaşmam. Çıktım insanların onune "Bu adam beni boyle etti" dedim. Şimdi ben 3-5 kuruş alırsam, satılık adam sınıfına girerim. Parayla alakası yok. Halbuki o arkadaş bana gelse, "Bir yanlışlık ettik" dese boynum kıldan incedir. Çayını kahvesini içer, "Arkadaş bir daha yapma" derim, opuşur gideriz.
MiLLETVEKiLLi Ği TEKLiF EDiLDi AMA KABUL ETMEDiM
◊ Alb umunun yanında bir de halay mendili veriyorsunuz...
- Vallahi 500 tane halay mendili yaptık. Bu arada 21. halay komutanı dedin ya. Bununla ilgili bir projemiz vardı Cumhurbaşkanımızla. Fakat Afrin ve seçimlerden dolayı erteledik.
◊ Ka ç kişiyle duşunuyorsunuz?
- 40 bin kişilik bir halay ordusu planladık.
◊ Siyasete girmeyi d uşundunuz mu?
- Bana milletvekilliği adaylığını uç kez teklif ettiler ama kabul etmedim.
◊ Hangi partiden ettiler?
- İlk olarak Ak Parti'den teklif etmişlerdi. Şanlıurfa'dan. Kabul etmedim. Daha doğrusu ailem kabul etmedi.
◊ Niye? İbrahim Tatlıses 5 yıldır milletvekili olmaya çalışıyor.
- İbrahim Tatlıses 7 kere girdi. 7'sinde de kaybetti.
M İLLETİN VEKİLİ OLMAK İÇİN DONANIMLI OLMAN LAZIM
◊ Siz 5 'inci sene seçilirdiniz Urfa'dan.
- Ama ben seçilsem sanatçılığımı kaybederim. Sanatçı bir partiye endekslendiği veya bir partiyle anıldığı zaman, diğer particiler ne yapacak? Sanatçı herkesin sanatçısıdır. Milletin vekili olabilmek için de donanımlı olman lazım. Bir de her şeyden once insanların yaşantısı çok onemli. İnsan bir yere aday olduğu zaman geçmişine bakıyorlar. Bir adamı seni gorduk, aman çok iyi elbise giymişsin, vay ne kadar yakışıklısın, ne kadar da hoş bakıyor, yemek yiyişine hayranım diyerek almıyorlar ki. Nereden gelmiş? Neyin nesi? Kimdir? Altını falan kurcalamadan hangi partiye alırlar?
◊ Bir parti, şarkınızı seçim şarkısı olarak kullanmak isterse ne yapacaksınız?
- Vermem canım.
◊ Vermez misiniz?
- Niye vereyim ki? Herkes soylerken niye bir tarafa soyleteyim ki? Mesela herkesin sevdiği bir parça diyelim. "Kar Gordum Kaydım".
◊ Onu de ğiştirecekler
diyelim ki...
- Ticari amaçlı verenler vardır tabii ama ben oyle bir şey duşunmedim şimdiye kadar. Birçok şarkım var tutulmuş, insanlar tarafından sevilmiş. Teklifler de geldi. Vermedim.
DiZiLERDEN FIRSAT KALIRSA PROGRAM YAPACA ĞIM
◊ Yeniden "Mahmut Tuncer Şov" yapacak mısınız?
- Yapacağım. 2002'den 2015 yılına kadar 13 sene canlı yayın yaptım. Ben diğer sanatçı arkadaşlar gibi değilim. Benim doğaçlamam çok kuvvetli. Ben doğaçlama konusunda dort sekizlik donanımlı bir adamımdır.
◊ D ort sekizlik yeni mi?
- İki katı.
◊ Mehmet Ali Erbil 'den falan daha mı iyisiniz?
- Mehmet Ali Erbil'in çok 20'liğini almışımdır. Canlı yayınlarda en donanımlı kişilerden biri de Okan Bayulgen'dir.
◊ Do ğru.
- Mesela kendisinden yaşlı olanlara da, kendisinden farklı olanlara da hep ismen hitap eder. Ama bana hep Mahmut Abi der. Bu arada dizilerden fırsat kalırsa televizyon programı yapmak istiyorum.
iBRAHiM TATLISES 'iN ELiNi ARTIK BAŞIMA KOYMAM
◊ İleride bir saygı albumu yapılmasını ister misiniz? En son Yıldız Tilbe yaptı. Ne diyorsunuz bu saygı albumlerine?
- Saygı albumleri guzel gidiyor. Beraber duet yaptığım biri oldu.
◊ Kiminle?
- Bir milletvekili aday adayıyla yapmıştık.
◊ İbrahim Tatlıses mi?
- Evet. Şarkının adı da "Bileydim"... Seçilmeyen arkadaşla yapmıştık. O zaman iyi de iş yapıyordu. Birdenbire noterden bir kağıt geldi "Benim sesimi çıkarın, Mahmut Tuncer boyle okusun" diye... Sanki ben yeni yetmeyim. Ondan sonra bu tur şeylere sıcak bakmadım. Ama bu tur bir şey bize teklif edilirse duşunurum...
◊ K us musunuz İbrahim Tatlıses'le?
- Ben hayatımda kimseyle kusmedim. Dargınlık vardır.
◊ Bu meseleden dolay ı mı?
- Yok.
◊ Neden dolay ı?
- Zaman zaman konuşulanlar kulağımıza geliyor.
◊ Ne zamand ır konuşmuyorsunuz?�
- Dargınlık yıllardan beri var da gorduğumuz zaman abi deyip elini opuyoruz. O bizim kuçukluğumuzun vermiş olduğu saygı.
- I şıl: Öpuyordun.
◊ "Öpuyordun"... Şimdi opmuyor musunuz?
- Gorsem elini tutarım ama başıma koymam. İbrahim Abi'nin yıllarca hemşerisi olarak. Ben bu adamın beni sevmediğini nereden keşfettim?
◊ Nereden?
- İnternetten. Felaket bir şey bu. İnsanın dostunu duşmanını iki dakikada gosteriyor. Zaman zaman girip bakıyorum. Belki 600 tane fotoğrafı var ama benimle bir tane yok. Buradan cebime koydum.
◊ Nerede 600 tane foto ğrafı var?
- Kendi sayfasında. Bir tane birlikte fotoğrafımız yok.
◊ Senin foto ğrafını niye koysun ki oraya?
- Öburlerinin fotoğrafını niye koyuyor?
B İR KERE BİLE FOTOĞRAFIMIZI PAYLAŞMADI
◊ Sen koydun mu onun foto ğrafını?
- Tabii. Ama sonra çıkarttım. Mesela lokantasına gittiysen gormuşsundur. Birçok fotoğraf var. Ama benimle yok. Herhalde goz değmesin diye saklamış beni. (Guluyor)
◊ Belki kebap çıya gitmiyordunuz, o da o yuzden koymamıştır.
- Kebapçıya da kaç kere gittim olur mu? Beni seven insan koyardı.
◊ K ıskançlık mı?
- Kıskanma değil. Sevmeme. Bir adam bir adamın resmini yanında taşıdığında sevgisini gosterir. Resmini yanında taşımadığı zaman... Şimdi buraya girdik. Herkesin resimleri var. Herkes beni İbrahim Tatlıses'in çok yakını, arkadaşı, kardeşi olarak biliyor. İnsanın bir resmi olmaz mı orada? Koymadığına gore ne demek?
◊ Sevmiyor demek...
- Şimdi ben İbrahim Tatlıses'im. Sen de Mahmut Tuncer'sin. Ben şimdi bir lokanta açtım. Herkesin resmi var. Gittiğim her yerde insanlar "İbrahim Abi'nin durumu nasıl?" diye bana soruyor. Çunku bizi yakın goruyorlar. Orada bir adamın resmi olmaz mı?
VURULDU ĞUNDA İLK BEN GİTTİM
◊ Vuruldu ğu zaman gitmediniz mi?
- İlk giden bendim. Beylikduzu'nde, Kaya Ramada'da programım vardı. Oradan geldim. Arkadaşım aradı, "İbrahim Abi'yi vurmuşlar" dedi. Ben de hemen Işıl'ı aradım. Işıl'a "Evde ne kadar para varsa al, ayrıca kan gruplarımızın yazdığı kartları hazırla" dedim. Biz konuşmuyorduk o zamanlar da. Gittiğimizde Aydemir Akbaş, Deniz Seki ve Fatih Terim gelmişti. Ameliyathanenin kapısında İdo, ben ve Ahmet vardık sadece. Konuşmamak ayrı. Burada benim hemşerim, iki gozum soz konusu. Onun haricinde sanatçı ve yiyip içmişliğimiz var. Burada kusluk soz konusu olmaz. Ben hazır olarak gittim. Paramı da aldım, kan kartlarını da... Oradaki arkadaşlara dedim "Kanlarımız A grubu, B grubu, Gizem'in 0, her şeye uyar. Haberiniz olsun". O dokumanları da verdik. Hatta Damla da vurulmuştu. "Kan lazım olursa biz buradayız" dedik. İlk açıklamayı da zaten ben yaptım canlı yayında.
◊ Şimdi İbrahim Tatlıses ile yıllarca çalışan Damla ile çalışıyorsunuz.
- Damla kızımız kendine has bir menajerlik şirketi kurmuş. Zaten yıllardır tanıyoruz onu. Bizim kızımız gibi. "Çalışabilir miyim?" dedi. "Neden olmasın?" dedim. Şimdi beraber çalışıyoruz.
EN K ÖTÜ ÖĞRENCiM MAHMUT OLDU
◊ İngilizce bir şarkınız vardı...
- Evet. "I'm sorry ne sorry". İngilizce bilmeden İngilizce konuşan tek adam benim herhalde.
◊ "Sabunu koydum leğene. Gor başıma ne gele"yi de soyleseydiniz keşke.
- Zaten ilk soyleyen benim. Turku repertuvarın da genişmiş.
◊ Ruhi Su 'ları filan çok dinlerdik oğrencilik zamanımızda.
- I şıl: Fakulte donemi farklıdır. Benim de fakulte donemim oyledir.
◊ Siz ne mezunusunuz?
- I şıl: Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı.
◊ Nereden buldunuz Mahmut Abi 'yi?
- I şıl: Bonus.
◊ Mahmut Abi 'ye neden oğretmediniz?
- I şıl: Bir gun Pınar'ı çalıştırırken "Beni de çalıştır. Ben de oğreneyim" dedi. "Tamam" dedim. En kotu oğrencim o oldu. Bir de kusuyordu bana. Ben çok kolay oğretirim oğrencilere. Fizik formulu gibi. En sonunda dedi ki "Ben seninle oğrenemeyeceğim. Hiç iyi oğretmen değilsin. İkide bir bağırıyorsun. Ben senin kocanım"...
B İZ TÜRKÜCÜLER iNSANLARI DERLER TOPLARIZ
◊ "Gazino zamanında yıllarca milleti sırtımızda taşıdık" dediniz. Kimdi o sanatçılar?
- Eski gazino resimlerine baktığın zaman, başta sanat muziği sanatçısı solist olarak çıkar. Bu benim için de, İbrahim Tatlıses için de, İzzet Altınmeşe için de aynıydı. Biz turkuculer veya Turk halk muziği sanatçıları, insanları derler toplar, yoğurur hazırlar.
◊ Kimler mesela? Zeki M uren'in altında çalıştınız mı?
- Yok. Zeki Muren'e yetişmedim. Kişi olarak yetiştim de sanatçı olarak bir tek benim "Altın Dişli Hayriye"yi okuduğum zaman izin aldı.
◊ S ozlerini mi değiştirdi? Ne yaptı?
- Yok. Aynı. Bir tek o hıldır hıldır soyleyemedi. Fıldır fıldır yaptı. Çok da kibar bir adamdı. Allah nur içinde yatırsın.
◊ O t urkuyu almıştı sizden değil mi?
- Evet.
◊ Kimlerin alt ında çıkıyordunuz?
- Adana'da Muzeyyen Senar ile çalıştım. Seda Sayan, Hulya Avşar, Harika Avcı ilk aklıma gelenler.
◊ "Sırtımızda taşıdık" dediğiniz bunlar o zaman.
- Ben değil. Hepimizden bahsediyorum. Öyle normal sırtımdan bahsetmiyorum. Gel seni gezdirelim kardeş manasında değil. (Guluyor) Halk muziği çok revaçtaydı. Hangi parçayı okursan, TRT 1 tek kanal olduğu için hemen tanınıyordun. "Uyandım Sabah"ı soyledim ve ertesi gun çoğu insan beni tanımaya başladı. Mirkelam da mesela bir gece koşarak bir parça soyledi, ertesi gun herkes tanıdı.
◊ "Uyandım Sabah"ı ilk okuduğunuz anı anlatır mısınız?
- O zaman ipek gomlek pahalıydı. Gittik o gun için bir elbise aldık. Ceketin kolu uzun oldu. Rahmetli Cenk Koray sunuyordu. Solisti de Adnan Şenses'ti. Adnan Abi'yi ilk orada gordum. Aman yarabbi. Filmlerde falan seyrettiğimiz, kasetini dinlediğimiz adamla karşılaştık. Sonra opuştuk ve bana "Rahmetlinin elleri ne kadar uzunmuş" dedi. Yani ceket senin değil demeye getirdi.
◊ İzmir Fuarı'na gittiniz mi?
- Ooo. 1982'de Samsun Fuarı'ndaydım. Samsun fuarı bitti. "Seni İzmir Fuarı'ndan istiyorlar" dediler. 15 gun vardı fuarın bitmesine. Geldik. Ondan sonra uzattılar fuarı.
◊ B ulent Ersoy'la da çalıştınız mı?
- Evet. Bulent Ersoy'la iki tane gurbet kervanına gittik. Onunla da aram iyidir.
◊ O zamanlar kaprisleri filan yok muydu?
- Ben ona "Hayatım, sevgilim, Işıl'dan ayrılırsam seni alacağım" diyordum. Geçen gun Demet Akalın'ın doğum gunune gelmişti. "Ne şanssız adamım, bir turlu seni alamadık gitti" dedim. Boyle espri yapıyoruz. Mesela o yıllarda da İbrahim Bey'in başına bir kaza gelmişti. Bir gun çıkmadı. Yerine ben Manolya'da çıktım. Para almadım.
◊ Öyle mi?
- Ondan sonra Gol Gazinosu'nda çalışırken bir komiserle olay olmuştu. İçeri atmışlardı. 17 gun para almadan onun yerine çalıştım.
PARA KAZANMAK İÇİN YA TOPÇU OLACAKTIM YA DA SANATÇI
◊ Zaten ilk sahneye çıkışınız İbrahim Tatlıses'in Urfa'da konsere gelmemesi uzerine olmamış mıydı?
- Başımıza ne gelse onun yuzunden geliyordu. O zaman sıkıyonetim vardı. Ben de Urfaspor'un genç takımında oynuyordum. A takıma almışlardı bizi. Allah yuru ya kulum diyecek ya. Orada işbaşı yaptık. Niyetim futbolcu olmaktı. Fakir aile çocuğuyuz ya... Para nerede kazanılır diye en kestirme yolu arıyorduk. Ya futbolcu ya sanatçı olacaktık. Candemir Berkman vardı. Galatasaray'ın sağ beki. Bize teknik direktor olarak geldi. Gençleri de çok seviyordu. Topladı bizi. Sol ayağın ne kadar kıymetli olduğundan bahsetti. Dedi ki "Sol ayaklı bir sporcu, her takımda oynar"... Biz sağ oynuyorduk halbuki. İnat ettim, 6 ay sol ayakla oynadım. Şimdi mesela sol oynuyorum, sağ ile yazıyorum. Değişik bir adamım ben. Sonraki yıllarda genç milli ve genç takımda sol açıkta oynadım.
◊ Hangi tak ımı tutuyorsun?
- 21. halay komutanı olarak 21. şampiyonluğu olan takımı, Galatasaray'ı tutuyorum.
MAHMUT TUNCER 'IN KIZI DEĞiL DE GiZEM DESiNLER
◊ K ızınız Gizem'in muzik piyasasına girmesinden memnun musunuz?
- Gizem çok donanımlı bir kız. Konservatuvar mezunu, tiyatro okumuş, sanatsal olarak butun birikimleri cebinde duran biri. Benim genlerim de ona ağırlık kazandırmış herhalde. Sesi de gayet guzel. Aslında Gizem'in branşı pop değildi. Sonradan pop tarzını seçti. Halk muziğinde ve sanat muziğinde de çok iyi. Erol Sayan'dan 2-3 sene ders aldı. Şimdi ikinci şarkısının hazırlık aşamasında. Onun haricinde dizi teklifleri aldı. Eylulde başlayacak bir dizi için hazırlık yapıyor.
◊ Birlikte d uet yapacak mısınız?
- Şu anda oyle bir niyetimiz yok.
◊ Mahmut Tuncer 'in kızı olması avantaj mı dezavantaj mı?
- Eğer kendi kanatlarıyla uçamıyorsa dezavantajdır. "Mahmut Tuncer'in kızı var ya" değil "Gizem yok mu" diye tanınmalı.
◊ Yar ın obur gun "Gizem'in babası" derlerse...
- Derim ki "Yetiştirmişiz, bugunleri gorduk"... Bundan şeref duyarım. Keşke oyle soyleseler. Soyleyeceklerine de inanıyorum. Gizem başarılı bir çocuk. İlk deneyiminde ufak tefek aksaklıklar oldu ama şimdi çok titiz çalışıyor. Bir de Gizem zaten kendinden emin bir kız. Ona "Kilo ver" dediler, 40 kilo verdi.
◊ B uyuk kızınızla goruşuyor musunuz? Yolunda mı her şey?
- Kızım zaten bizden 1 sene sonra ayrıldı. Biz haklı çıktık. Ama o zaman ona gore haksızdık. Keşke biz haksız çıkmış olsaydık. Fakat olmadı. Beraberiz şimdi. O da daha once mağaza açmıştı. İşlerin ters donmesinden dolayı kapattı.
◊ İki oğlunuz var bir de. Onlar ne yapıyor?
- Biri oğretim uyesi. Aydın'da doçent. İletişim uzerine. O da benim gibi kafası çalışan bir tip. Öburu de dunyanın işini bitiremeyeceğini anladığı için hiçbir işe başlamadı.
◊ Bir ara hal ı saha futbol işleri yapıyordu?
- Onu aldılar elimizden. Mahkemeye verdik. Mahkemeyi geçen kazanmıştık. Geri donmuş. Bir şey daha sormuşlar. Ondan sonra bir işe başlamadı. "Oğlum, niye bir iş yapmıyorsun?" diye sordum. "Baba, bu dunyanın işini kimse bitiremedi, ben mi bitireceğim?" dedi.
SERP İL ÇAKMAKLI'YLA ALBÜM İÇİN AŞK DEDİKODUSU ÇIKARDIK
◊ Ka ç senedir evlisiniz?
- 36... En buyuk oğlumuz 34 yaşında.
◊ Kad ın hayranlarınızın ilgisi kıskançlık yaratıyor mu?
- Bir gun İbrahim Tatlıses'le Bodrum'da geziyorduk. Biri "İbrahim Bey, nasılsınız?" dedi. Ben ondan en az 10 yaş kuçuğum. Ona "İbrahim Bey" diyorlardı, bana "Mahmut Abi". Beni abi olarak gonullerine hapsetmişler. Onun için kadın ya da erkek fark etmiyor. Yıllar once muzik magazin dergisi vardı. Biz de o sırada Serpil Çakmaklı'yla Guneş Plak'ta bir kaset yapacaktık. Guneş Plak'ın sahibi rahmetli Mustafa Guneş dedi ki "Ufak bir dedikodu yapalım, gazetelerde çıksın". Çunku o zaman bir tek TRT vardı. Bu dedikodu gazetelerde çıktı. Seyircilerle canlı telefon bağlantısı kuruyordun o zamanlar. Arayanların yuzde 60'ı "Sana yakıştıramadık" dedi. O zaman hanımdan da izin almıştık bunu yapabilir miyiz diye. O da "Ekmek parası için yapın" dedi. Neredeyse ekmek elden gidecekti. (Guluyor) Tovbeler tovbesi bir daha yapmadım.
◊ Çapkın mısınız?
- Yok. Çapkınlığım bir tek okey masasında olur. Taş çalarım. (Guluyor) Onun haricinde çapkınlığım yok. Öyle bir şey olsa hemen ortaya çıkar. Bu telefonlar herkesi casus yaptı.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.