Özet (TL;DR) @ 2018-05-25T16:46:00.000Z: ABD Temsilciler Meclisi, Pentagon bütçesine ilişkin yasa tasarısını kabul etti. Tasarıda Pentagon’dan Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemlerini satın alma süreci ve bunun ABD-Türkiye ikili…



Goruş

16:46 25.05.2018(Guncellendi 18:22 25.05.2018) URL'yi kısaltın

ABD Temsilciler Meclisi, Pentagon butçesine ilişkin yasa tasarısını kabul etti. Tasarıda Pentagon'dan Turkiye'nin S-400 hava savunma sistemlerini satın alma sureci ve bunun ABD-Turkiye ikili ilişkilerine potansiyel etkileri hakkında bir raporun hazırlanması ve bu rapor hazırlanana kadar F-35 savaş uçaklarının satışının askıya alınması ongoruluyor.

Basına yansıyan bilgilere gore, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi'nde ise Turkiye'nin, Rusya'dan S-400 fuze savunma sistemi satın alması halinde F-35 programından çıkarılması talep edildi.

Öyle goruluyor ki ABD, S-400'lerin Turkiye'ye gelmemesi için farklı yolları deniyor. Peki Amerika, F-35 uçaklarının Turkiye'ye satışını ongoren muttefiklerle imzaladığı çok taraflı sozleşmeyi de tek taraflı olarak feshedecek mi?

Sputnik'e konuşan Turkiye'nin eski Washington Buyukelçisi ve Dışişleri Bakanlığı eski Musteşarı Faruk Loğoğlu, bu soruyu şu şekilde yanıtladı:

Şimdi F-35'ler Turkiye'nin de ortak olduğu, katılımcı olduğu bir proje. Kongrede bu konuda mırın kırın eden kongre uyeleri hep vardı. Amerika, Turkiye ile Rusya arasında yapılan fuze anlaşmasının yururlukte ve ilerlemekte olduğunu gayet iyi biliyor. Dolayısıyla ondan donuşu olmadığını da biliyor. Bu koşullarda ABD, Turkiye'ye karşı F-35 ile ilgili bu tur olumsuz bir adım atar mı - sanmıyorum. Peki atabilir mi? İran anlaşmasından çekilen bir Amerika, her turlu bir anlaşmadan geri çekilebileceğini gosterdi. O bakımdan her ihtimale açık olmamız lazım. Ama F-35'ler konusunda, F-35 projesine ortak olan diğer NATO ulkelerinin buna karşı çıkacaklarını da eklemek lazım.

Peki NATO ulkeleri arasındaki dayanışma, ABD'nin Turkiye'ye karşı tavrı ve kararlarını engelleyebilecek kapasitede mi? Turkiye'nin, bu konuda diğer NATO ulkelerine guvenmesi ne kadar doğru ve sağlıklı olur? NATO uyesi ulkelerinin Turkiye'ye karşı gerçek tutumunu guvenlik uzmanı ve eski asker Abdullah Ağar, şoyle anlattı:

ABD yetkilileri, "Turkiye'nin NATO muttefiki olmasına ihtiyacımız var. Davranışlarında da NATO'nun hedefleri yansıtılmalı", diyor. Bu durumda Turkiye'nin de, ABD ve Kıta Avrupası'nın kendisine karşı birer muttefik gibi davranmasını umması hakkı var. Hal boyleyken Turkiye çok farklı bir tabloyla karşı karşıya. Ve Turkiye, neden bu muttefikleri tarafından ust ve orta irtifa hava savunma sistemlerinden mahrum bırakıldığını; ulkenin uniter yapısını, toprak butunluğunu ve bekasını hedef alan YPG/PKK ile neden iş tutulduğunu; Turkiye'de darbeye kalkışan FETÖ'cu çetenin, muttefikleri tarafından neden himaye edildiğini haklı olarak soruyor. DEAŞ'ı gerekçe gosterip coğrafyayı dizayn etmeye kalkışmasını da Turkiye, ABD ve muttefiklerinden beklemezdi. Ama butun bunlar meydana geldi ve devam ediyor. Dolayısıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yalnız bırakılmış ve otekileştirilmiş bir muttefik fotoğrafı var ortada.

Buna rağmen şu anda Turkiye'nın hava savunması, guven krizini yaşadığı ulkelerde bulunan komuta-kontrol mekanizmalarıyla yonetilen hava savunma sistemleriyle sağlanıyor. Bu fiili durumun temelleri 1999'da atılmıştı.

Bu konuda NATO ittifakı içinde gelinen durumu Genelkurmay'dan emekli Tuğgeneral Ali Er, şoyle anlatıyor:

1999 NATO Washington Zirvesi'nde NATO ulkelerinin hava savunma komuta yapısı değiştirilerek 'territorial defence' konseptine geçildi. Bu konsepte geçişin arkasında yatan ana duşunce - butun NATO ulkelerinin hava sahası tek hava sahasıdır ve bu hava sahası 24 saat esasına gore NATO'nun CAOC (Combined Air Operations Centre) denen sistemler vasıtasıyla komuta edilir. Bu CAOC'lar ister Norveç'te olsun ister Diyarbakır'da olsun, sistemler nerede bulunursa bulunsun butun NATO hava sahasını kontrol edebilecek şekildedir. Dolaysıyla NATO ulkeleri, 1999 yılında barışta ve savaşta teritoryal savunma konseptini kabul ederek kendi milli hava savunma sistemini kendi iradeleriyle terkedip NATO'ya teslim etmişler.

Bu durumda Turkiye'nin, şupheli muttefiklerinden ayrı ve onların sistemlerinden bağımsız kendi milli hava savunma sistemini kurma isteğini, anlayışla karşılamak gerekir. Nitekim NATO'ya onculuk eden ABD'nin şu anki yonetiminin dunya siyasetindeki ongorulemeyen ve kaygı verici adımlarına karşı onlemler almak Turkiye'nin doğal hakkıdır.

Amerikan yonetiminin adımlarının uluslararası ortamı nasıl tehlikelileştiğini Turkiye Emekli Subaylar Derneği Başkanı emekli Hava Korgenerali Dr. Erdoğan Karakuş şoyle bir ornekle gosteriyor:

Malumunuz geçenlerde Donald Trump, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile bir araya gelecekti. Bir bakıyorsunuz Trump olmadık laflar etmeye, tehditler savurmaya başladı. Kim Jong-un'ı Kaddafi'ye çevireceğini soyluyor. Maalesef, dunya politikasında bu şekilde kaba kuvvet kullanma tarzında hareket ediyor. Şu anda oyle bir ortam soz konusu. Yani eğer maksat dunyada barışın sağlanması ve nukleer silahların denemelerinin azaltılması ise Trump'ın, goruşme yapacağı kişiye, "seni Kaddafi'ye benzetirim" demesinin yararı ne kadar olur? Bugunku otrtam bu. Amerika'dan artık her şey beklenir.

Boylece bugun Amerika Birleşik Devletleri, guvenlik ve savunma gibi terimlerle değil, tehdit ve belirsizlik gibi kavramlarla ifade ediliyor. Boyle bir 'muttefik' olduğu surece duşmana gerek yok. Bu oyuncuya kendi milli hava savunmasının ne kadarının devredilebileceği bir soru işareti. Dolayısıyla ABD'nin, kendi bağımsız hava savunma sistemini kurmayı hedefleyen Turkiye'yi S-400'lerden vazgeçtiremeyeceğini soyleyebiliriz.